Şeyh Şamil Kimdir?

Kuzey Kafkasya’da Dağıstan’ın Gimri kasabasında 1797 tarihinde doğan İmam Şamil, Kumuk kökenli Kafkas Türklerinin dini ve siyasi liderlerindendir. Kafkas savaşında Ruslara karşı savaşan Çeçenya ve Dağıstan’ın 1834 ile 1859 tarihleri arasında 3. imamı olarak Şeyh Şamil adıyla anıldı.

Kafkasya halkının özgürlüğü ve bağımsızlığı için 25 yıl sürdürdüğü liderlik ve savaşlar ile Dağıstan, Kafkasya ve diğer İslam dinini benimseyen ülkelerde tanınan, fikirleri benimsenen bir lider olarak hala anılmaktadır.

Şeyh Şamil’in Ailesi, Gençliği ve Eğitimleri

Şeyh Şamil’in babası Dengau Muhammed’dir ve Kumuk kökenli Türk’tür. İmam Şamil, değişik zamanlarda bazıları dini bazıları siyasi sebeplerden beş defa evlenmiştir. Fatimat, Zahidet, Cevheret, Şovanat ve Emine isimli eşlerinden altı oğlu ve beş kızı dünyaya gelmiştir. Ahmet Cemaleddin, Muhammed Said, Muhammed Gazi, Muhammed Şefi, Muhammed Kamil ve Cemaleddin oğulları, Necabat, Fatimat, Nafisat, Bahu-Mesedu ve Sayfiyat kızlarıdır.

15 yaşlarında at binmek ve kılıç kullanmak için her Türk çocuğu gibi eğitimler aldı. 20 yaşlarında iken uzun boyu ve iri yapısı sayesinde, güreş, kılıç, atış gibi sportif savaş oyunlarında yeteneklerini geliştiren İmam Şamil, eğitimine dönemin bilginlerinden olan Said Harekani’ye tabi olarak başladı. Dini ve tasavvufi eğitimlerini, sonradan kayınpederi olacak olan Nakşibendi Şeyhi Cemaleddin Gazi Kumuki’den aldı. İyi eğitimi ve başarıları sayesinde kendinden önceki İmam Gazi Muhammed Hamza Beg’in yardımcılığını yaptı.

Nakşibendi tarikatına tabi olduğundan, aldığı İslam ve tasavvuf eğitimleri, Rusların Kafkasya bölgesinde ortadan kaldırmak istedikleri İslam inanışını, liderliği öncesi ve sonrasında yaygınlaştırmak için çaba göstererek, Kafkas Türkleri arasında İslam birliği gibi konuları gündeme getirmiştir. Bu amaçla İmamet makamında iken Dağıstan’da başlattığı savaşta, Rus imparatorluğuna karşı dost ülkelerden gelen yardımlar sayesinde tüm Dağıstan ve Çeçenistan’da başarılar elde etmiştir.

6383_234576

İmamet ve Şeyhlik ile Bağımsızlık Savaşı

Şeyh Şamil’in imamet döneminde tok gözlülüğü, hitabet yeteneği, kararlı tutumları ile askeri yeteneği sayesinde büyük başarıları kısa zamanda çevre beylikler ve şehirlerde ün kazanmasına yol açmıştır. Otoritesi Dağıstan dışına kadar uzanan Şeyh Şamil’i birçok topluluk lider olarak kabul etmiştir. Döneminde Dağıstan’da baruthaneler, tophaneler, silahhaneler yaparak dağınık askeri düzeni muntazam birlikler haline getirmiş, adli ve idari bir ülke yönetimi sağlamıştır. İmam Şamil, siyasi düzeni yeniden şekillendirerek ülkesini vilayetlere ve naipliklere ayırmıştır. Naipliklerin başlarına askeri ve sivil idarede tecrübeli isimler getirerek, halkı için istenilen düzende refah ve bağımsızlık için çalışmıştır. Naipler, vergi toplamak, orduya asker kazandırmak İslam etiğine uymak ve uygulamak ile görevlendirildiler. Vilayetlerin yönetimine atadığı naipler, savaş kahramanı ve yüksek rütbeli askerlerden oluşmaktadır. Ahverdil Muhammed, Şuayıp Molla, Kabet Muhammet, Tasof Hacı, Nur Muhammed, Danyal Sultan, Sadullah, Hitinav Musa, Hacı Murat ve en büyük oğlu olan Muhammed Gazi idarecileri, naipleri ve kahramanları arasında adları ilk anılanlardandır.

Şeyh Şamil’in imam seçildiği 1834 yılı itibariyle 1859 yılına kadar Rus imparatorluğu ile olan savaşta, yılmadan tüm mürit ve askerleri ile birlikte en önlerde savaştı. Kendisinden önceki 2 imamın önderliği döneminde de savaşlara katılan İmam Şamil, toplamda 35 yıl kadar İslam adına savaşmıştır. Aradan geçen çetin yıllarda Rus ordularına oldukça fazla zayiatlar verdirmiş; fakat kısıtlı askeri gücü oldukça kayıplar vermiş ve zaman geçtikçe azalmıştır. Ahulgo Tepesinde Rus ordularının 10.000 den fazla olan askeri gücüne, 3.000 kadar müridi ve askeriyle 80 gün dayanmış ve savaş tarihine bu büyük direniş altın harflerle yazılmıştır. Bu direnişte Şeyh Şamil, eşi Cevheret hatun’u, oğlu Said’i ve kız kardeşi Mesedo’yu şehit vermiş, 8 yaşındaki küçük oğlu Cemaleddin Ruslar tarafından esir alınmıştır. Dehşet boyutları, savaş sırasında sadece insan kaybı ile sonuçlanmamıştır. Rus orduları işgalde elde edebildikleri bölgelerde, ağaçları ve ormanları yakmış ve ev, araç ne varsa yerle bir ederek bir daha kullanılmamasını sağlamışlardır.

Kafkas Kartalı Şeyh Şamil’in Cihad Mücadelesi ve Esareti

Rus ordularının ilerleyişi, dost ülkelerden gelen yardımların kesilmesi ve sayıca azalma sebeplerinden dolayı hız kazanmıştır. Şeyh Şamil ülkesinin eriyişini görmüş ve 1859 yılında 6 Eylül günü, yaklaşık 70.000 kişilik Ruslara karşı, ordusunun sayısı yüzler ile ifade edilmeye başladığında artık savaşın İslamiyet ve ülkesinin bağımsızlığı için tehlikeli olduğuna karar vermiştir. Çarlık yetkililerine görüşlerini bildirerek savaşın durması için çağrıda bulunarak silah bırakma yoluna gitmiştir.

6383_3ad55800-735f-4fca-906c-1efb953a0191seyh_samil_slider

İmam Şeyh Şamil, ailesinden kalanlar ve yaklaşık 40 kişilik müridi ile Petersburg’daki Rus çarına götürülür. Çar 2.Aleksandr Şeyh Şamil’i hayret edilecek seviyede nezaket ile karşılar. Eski Çar 1.Nikolay ve Rus imparatorluğu ordularına yaklaşık 35 yıl kadar kök söktüren bir Müslüman lideri esir olarak değil misafir gibi karşılar ve adetleri gereği sakalından öptüğü söylenir.

İmam Şeyh Şamil yaklaşık 1 ay kadar sarayda misafir edilip kendisi gibi önemli esirlerin tutulduğu Kaluga’ya gönderilir. 2 yıl içerisinde Şeyh Şamil ve ailesi esaretten çok etkilenir, saçları ve sakalları bembeyaz olan İmam Şamil, ailesinden kayıplar verir. Büyük kızı Nafisat ve oğlu Muhammet Gazi’nin eşi Kerimet veremden ölür.

Esaretin Sonu, Hac ve Şahadet

Esaretin onuncu yılında Şeyh Şamil’in hac vazifesini yerine getirme isteği kabul görmüştür. Çar tedbir olarak oğlu Muhammed Şefi’yi esir olarak alır ve hac sonrası Rusya’ya gelerek teslim olması şartını koşar.

1870 yılında Rusya’daki esareti son bularak, hac vazifesini yerine getirmek üzere ayrılarak önce İstanbul’a gelir. Dönemin sultanı Abdülaziz tarafından sarayda ağırlanan Şeyh Şamil’in geldiğini duyanlar, saraya akın eder ve bu İslam ve halk kahramanını görmek isterler. Allah ve İslam aşkına ömrünü adayan Şeyh Şamil hac görevini yerine getirmek için Sultan Abdülaziz’in kendisine ve mahiyetine tahsis ettiği gemi ile İstanbul’dan ayrılır. Cidde limanına vardıklarında Mekke Emiri ve mahşeri bir kalabalık tarafından karşılanırlar. Mekke’de Şürefa dairesinde konaklayıp, Hacca giderler. Hac görevi sırasında Şeyh Şamil’in orada olduğunu duyan Dünya’nın birçok yerinden gelen yaklaşık yüz bin Müslüman onu görmek arzusu içerisindedir. Oluşan izdihamın önüne geçmek için Mekke yönetimi Şeyh Şamil’in Kabe üstüne çıkmasına izin verir. Hac vazifesinin ardından Medine’ye ziyaretlerini tamamlamak için giden Şeyh Şamil, artık 74 yaşındadır ve yaşam mücadelesi onu yorgun düşürmüştür. Esaret dışındaki tüm hayatını ülkesinin bağımsızlığı ve İslam adına mücadele için geçiren, askeri ve siyasi dehasını tüm Dünya’ya kabul ettiren İmam Şeyh Şamil, adını artık tarihe en büyük liderlerin yanına yazdırmıştır. 4 Şubat 1871 tarihinde ebediyete intikal ederek hayata gözlerini yumar.

Güvenilir kaynaklara göre mezarı, Medine’de bulunan Cennet-ül Baki de bulunmaktadır. Güvenilir müritlerinden olan Muhammed Emin 1859 yılında Şeyh Şamilin ardından Çerkesya’da mücadeleyi sürdürme kararıyla adından söz ettirmektedir.

Şeyh Şamil dehasını tüm dünyaya kabul ettirerek halen günümüzde adından bahsettirmektedir. Hakkında birçok akademik çalışma ve yayın bulunmaktadır. Ülkemizde en çok bilinen kitaplar, İmam Şamil (Tarık Yılmaz GÖZTEPE-1993), Efsane Soluklar (İbrahim REFİK-2007), Şeyh Şamil (Ziya ŞAKİR-2014) bazı örneklerdendir.

Kaynakça:
wikipedia.org – Dijital Ansiklopedi
kimkimdir.gen.tr – Popüler Biyografi Sitesi

Yazar: Ensar Türkoğlu