Şişen Engerek Nasıl Bir Canlıdır?

Yaygın Adı: Şişen engerek
Bilimsel Adı: Bitis arietans
Alt familya: Viperinae
Familya: Viperidae (engerekgiller)
Alt takım: Serpentes (yılanlar)
Takım: Squamata (pullu sürüngenler)
Boyutları: 90 cm’den 1.8 m’ye kadar
8353_isen_engerekFiziksel Özellikleri: Geniş başlı ve yuvarlak burunlu, oldukça yapılı bir vücut; pulları karına çıkıntılı; rengi değişiklik gösterir; çoğu koyu gri; büyük, krem rengi kenarlı nişanlar veya arka aşağısında “U” şeklinde işaretler olan kirli-sarı ya da kahverengi vücutları vardır.
Alışkanlıkları: Karasal, hava durumuna göre gececil veya gündüzcüldür.
Yaşam Çizgisi: Yavrularını canlı ve kümeler halinde doğurur; bir seferde en çok 156 yavru kaydedilmiştir; gebelik süresi 90-120 gündür.
Beslenme Tarzı: Memeliler, kuşlar ve kertenkeleler.
Yaşam Alanı: Çok uyumludur; kapalı, sık ormanlar ve en kurak çöller dışında her yerde görülebilir.
Yeryüzünde Dağılımı: Afrika Sahrasının güneyinde yalıtılmış bir nüfus ile Fas’ın güneyinde bulunur; Kongo havzasında bulunmaz; Arap Yarımadasında küçük bir nüfus bulunur.
Türün Durumu: Oldukça yaygın.
Benzer Türler: Yoktur, diğer büyük engerekler renkli, geometrik şekillere sahiptir.
Zehir özellikleri: Nispeten toksiktir ama asıl tehlike, büyük miktarda enjekte edildiğinde gelir, bir insanı kolayca öldürebilir, zehir yavaş hareket eder, tedaviyle vakaların yüzde 90‘dan fazlası kurtarılabilir.

Şişen engerek, en çok rastlanan Afrika yılanlarından biridir. Geniş bir dağılıma sahip olmakla birlikte, aynı zamanda farklı habitatlarda gözlenir ve büyük olması sebebiyle dikkat çekicidir.

Erişkin şişen engerekler çok büyüktür, ağır kanlı yılanlar genellikle tırtıl gibi düz bir çizgide ve arkalarında belirgin bir sığ yarık bırakarak hareket ederler. Gövde altı pullarının izleri genellikle kumlu topraklarda görülebilir. Yılın başlarında genellikle sessiz yollardan geçerken görülürler; hareket etmeden yatarak, mümkün olduğu kadar çok ısı absorbe etmeye çalışmaları birçok yaralanmayla sonuçlanır. Hantaldırlar, tipik yılan kıvraklığıyla bir yerden bir yere kolayca kayarak hareket edemezler. Ancak eğer gerekirse, kayarak gitme metodunu kullanıp, şaşırtıcı derecede hızlı hareket ederler. Gevşek zemin üzerinde bu hareket yöntemi beceriksizce bir sarmala dönüşür.

Güçlü Savunma

dunyanin-en-olumcul-canlilari-aslan-akrep-olumcul-canlilar-beyaz-kopek-baligi-kaplan-kopekbaligi-tuzl-1016047Şişen engerekler genelde kolay korkmaz. Eğer açık alanda fark edilirse, muhtemelen bir süre hareketsiz kalır, daha sonra yavaşça uzaklaşır. Uzaklaşmasına engel olunursa, korunaklı “S” şeklinde bir sarmal halini alıp, kafasın hafifçe kaldırarak, vücudunu şişirir ve yüksek sesle tıslar. Bu ses; bir kere duyulursa, kolay kolay unutulmayacak bir sestir. Bazıları huysuz olur ve ufak provokasyonlarla saldırmaya başlar, hızlı ve güçlü bir şekilde ısırırlar (bilimsel ismi olan Arietans, Latince Arieto’dan gelir ve sertçe toslamak veya saldırmak anlamına gelir.). Saldırırken neredeyse yerden uzaklaşabilirler ama hemen geri çekilirler, bazen de darbenin kuvveti sonucunda geriye devrilirler. Bu da açıkça hatalı olan, şişen engereklerin sadece geriye doğru saldırabildiği teorisine neden olmuştur. Hatta çoğu zaman saldırırken geriye veya yana doğru siper alarak yanaşırlar ve dönüp uzaklaşmak için fırsat yaratırlar. Çoğu şişen engerek kurbanı, kendilerini sokan yılanı son ana kadar görmez. Şişen engerekler oldukça tembeldir ve yol kenarlarının tadını çıkarma alışkanlıkları vardır. Ayrıca çok iyi kamufle olur; gün batımında aktif olduğu için görülmesi zordur. Üzerine veya yanına basılması çok kolaydır ve bu yılanın refleks olarak saldırmasına neden olur. Büyük oldukları için yukarı doğru birçok ayakkabı ve botun boynundan yükseğe saldırabilirler, bu sebeple ısırıklar çoğunlukla ayak bilekleri ya da alt bacaklarda bulunur. Acı ve ısırılan alan çevresindeki şişkinlik, çok hızlı gelişir (bazı ısırıklar kuru ve zehir iletilmeden belirmesine rağmen). Şişkinlik kısa sürede etkilenen uzva ve bütün vücuda morarma ve kan dolu kabarcıklar şeklinde yayılır. Fakat zehir göreceli olarak yavaş hareket eder, ölüme yol açması iki-dört gün sürer, ki bu süre içinde tıbbı yardım almak mümkündür. Panzehiri bulunmaktadır ve vakaların yüzde 90’ından fazlası kurtarılmaktadır. Komplikasyonlar çoğunlukla yanlış ilk yardımdan kaynaklanır. Örneğin; uygun olmayan turnikeler, yarayı yırtarak açmak veya fazla heyecanla uygulanan panzehirler gibi. Yüksek iyileşme oranına rağmen, Güney Afrika’daki ciddi yılan sokma vakalarının yarısından çoğu ve ölümcül vakaların ise neredeyse tamamından şişen engerekler sorumludur. Ölüm, çoğunlukla böbrek iflası sonucu gelir.

Nüfus Türevleri

Şişen engerekler, nemli yağmur ormanları (gaboon engerekten, bitis gabonica. ile ye değiştikten bölgeler) ve kurak çöller dışında hemen hemen her ortamda yaşayabilirler. Sahra, dağılım alanlarının kuzeyinde bir bariyer oluştursa da, Güney Fas’ta türler genişleyen bir çölle yüz yüze gelip geri çekildikleri zaman, geride küçük bir nüfus kalır (kahverengi ev yılanlarıyla, Lampror fuliginosus, benzer şartlardadırlar). Şişen engerekler aynı zamanda Kızıl Deniz in karşısında ve Arap Yarımadası’nın güneybatı köşesinde de yaşarlar Dağılım alanının daha kuru yerlerindeki yılanlar, genellikle cansız olur ve kumlu, tozlu çevreye uyum sağlamak için donuk bir görüntüye sahiptir. Afrika’nın kuzeydoğusundaki soluk fertlere bazen Bitis arietans somalica, yani Somali şişen engereği de denir. Bu alt türlerin kuyruklarının altında karinalı pullar vardır (kuyruk altı olarak bilinirler). Bazı yüksek alanlarda bulunan şişen engereklerin, göz alıcı, sarı veya turuncu bir alt rengi vardır ve Güney Afrika’nın Cape bölgesindeki türlerle benzerlik gösterirler. Erkek şişen engerekler dişilere kıyasla daha küçük ve daha parlak renkli olur.

Av Çeşitliliği

Şişen engerekler pusuya yatarak avlanır; kemirgenler, kuşlar, kara kurbağaları ve diğer yılanlar gibi pek çok omurgalı ile beslenir. Kara kaplumbağalarını bütün olarak yuttukları bilinir ve Afrika kirpilerini de sıklıkla avlarlar. Küçük ve savunmasız avları da zehir enjekte etmeden yakalayıp yutabilirler ancak büyük avlarına saldırıp, hemen serbest bırakırlar ve zehir etkisini gösterene kadar izlerini sürerler. Erişkinler ağızlarını çok büyük açabilir ve beçtavuğu, bağırtlak, tavşan, hayreksler, hatta dik-dik fawn gibi küçük antilopları bile avlayabilir. Kışın etkin olmadıkları süre boyunca idare edecek kadar büyük miktarlarda yağı yaz döneminde depolayabilirler; bu yağ, yerel kabileler tarafından alınarak romatizma tedavisinde kullanılır.

Dev Doğum Kümeleri

Üreme döneminde, erkekler birbirleriyle savaşır ve feromon izini takip ederek dişilerin izini sürerler. Bir dişinin peşinde yedi adet erkek yılan olabilir. Yavrular çiftleşmenin ardından üç ya da dört ay sonra doğar. Güney Afrika söz konusu olduğunda bu yaz sonuna denk gelir. Tropik bölgelerde üreme dönemi sıcaklıktan çok yağışlarla uyumludur, yavruların dünyaya gelişi yağışlı dönemle aynı zamana denk gelir. Bir defada dünyaya getirilen yavru sayısı dişinin boyutuna bağlıdır; 65 cm’lik bir dişi, 11 yavru doğurur, 90cm’lik bir dişi 35 yavru, çok büyük bir dişi 147 yavru doğurabilir. Bu rakam, vahşi şişen engereklerde kaydedilen bir seferde en yüksek yavru sayısıdır, Çek hayvanat bahçesinde koruma altında tutulanlarda bu sayı 156 olarak kaydedilmiştir. Böylesine büyük doğum kümelerinde yavruların yırtıcılar tarafından avlanma oranı, her zaman çok yüksek olur. Şişen engerek yavruları ilk günden itibaren zehirli olsa da, varanlar, gevşek derili yılanlar (Mehelya) gibi diğer türler; leylekler, yırtıcı kuşlar ve hatta yırtıcı balıklar -şişen engerekler bazen suya girer- tarafından avlanır.

Dağ Akrabaları

Bitis cinsi, 16 türü kapsar. Koyu desenleri olan koyu gri dağ engerekleri. Bitis atropos, yavru bir şişen engerekle karıştırılabilir. Yaşam alanları Güney Afrika kıyılarındaki Drakensberg gibi dağlık çayırlarla sınırlıdır, bu da şişen engerekle yelpazesini örtüştürür. Dağ engereği hızlı, ısıran, huysuz bir türdür ancak zehrinin etkisi hafiftir ve ölümle sonuçlanmış bilinen herhangi bir ısırma vaka yoktur.

İsmini Yunan mitolojisindeki üç kader tannçasından biri olan, Zeus’la Themis’in kızı, Atropos’tan almıştır. Atropos, hayat ipini kesen bir kader tanrıçasıdır, zehirli bir yılan için uygun bir isim ancak bu tehlikeli türlerden olmayan bir yılan için fazla dramatik bir isimdir. Diğer iki kader tanrıçasından biri, Lanchesis, hayatın ipini ölçen ve uzunluğuna karar veren kader tanrıçasıdır. Lanchesis ismi çalı ustalarını da içinde bulunduğu cinse verilmiştir.

Kayıp Akraba

Yaşayan yakın akrabaları arasında somut bir bağ kurulabilen fosil yılanlar, çok nadirdir. Bitis olduvaiensis ise bir istisnadır. 1950’lerde Antropolog Dr Louis Leakey ve karısı Mary tarafından Tanzanya’daki ünlü Olduvai Gorge bölgesinde keşfedilen 1.75 milyon yıllık insan kalıntılarına arasında bulunması (fosil omurgası şeklinde) nedeniyle kayda değerdir.

Ultraviyole Koruma

Birçok yılanda, gözlerinden geçen, ana hatlarını bozarak görülmelerini zorlaştırmak için tasarlanmış, karanlık çizgiler bulunur. Birçok zehirli yılan daha kalın çizgilere, gözlerinin arkasında ve zehir bezlerinin üzerinde, karanlık deri yamalara sahiptir. Bazı durumlarda siyah pigment (melanin) derinin hemen altında bulunur. Bazı sürüngen uzmanları, bu alanların ultraviyole radyasyonun (bazı proteinlerde kimyasal değişime sebep olan) zehrin özelliğini bozmasını engellediğini düşünmektedir. Siyah pigment, ultraviyole ışınlarını emer ve nüfus etmesine engel olur. Şişen engereğin derisi iridofor denilen ve ışığı emmek yerine yansıtan küçük, parlak hücreler içerir.

ZD YouTube FLV Player

Kaynakça:
BBC

Yazar: Tuncay Bayraktar