Siyanür Nedir? Siyanürle Altın Aramanın Zararları Nelerdir?

5495_61918-3-480x268Kimyasal anlamda siyanür, bir karbon ve bu karbona bağlı üç azot atomu içeren bileşiklere verilen isimdir. Siyanürün organik ve inorganik şekilde bulunduğu bilinmektedir. Endüstriyel anlamda üretilip, yine bu alanlarda kullanılan siyanür de oldukça faaldir. Siyanür, hidrosiyanik asit ve bu asitten türeyen metal tuzlarından meydana gelmektedir. Siyanürün kendisi ve türevleri, zehir maddeleridir.

Bazı bitkiler, bakteriler ve böcekler, siyanürü doğal yollardan üretebilmektedirler. Endüstriyel anlamda ise, genel olarak taşıma ve saklama güvenliği anlamında, birçok sektörde üretilip kullanılmaktadır. Kimyasal üretim endüstrisi başta olmak üzere, birçok iş alanında, siyanür kullanımına sıklıkla baş vurulur. Türkiye’de göze çarpan kullanım alanı ise, madencilik sektöründe yer alan altın ve gümüş arama ve çıkarma proseslerinde siyanürün yoğun olarak kullanılmasıdır.

5495_9994Madencilik sektöründe siyanür kullanımı, 1860’lı yıllara kadar uzanır. Bu sektörde, özellikle altın ve gümüş üretiminde kullanılan siyanürün kullanımı ise, kapalı devre sistemler ile mümkün olmaktadır. Her ne kadar, madencilik sektörünün firmaları, siyanür kullanımı sonrasında, o alandan atıkları uzaklaştırmanın mümkün olduğunu söylese de, altın arama çalışması yapılan her toprağa ve bölgenin içme suyuna siyanürün karışması, yüksek ihtimalli olduğu kadar, yadsınamaz bir gerçektir de. Madencilikte, diğer tüm maden çalışmaları sonrası üretilen ürünlerden farklı olarak, özellikle altın üretiminde, cevherden çok atık ortaya çıkmaktadır. Altın üretimi sonrasında ortaya çıkan yoğun atık, doğaya ve insana zarar vermektedir. Şirketlerin savunduklarının aksine, yoğun konsantrasyona sahip siyanür, toprağa ve suya kolayca karışır ve doğadan hemen kaybolmaz. Toprağa ve suya karıştığı için de, meyve, sebze ve içme suyundan dolayı insan bünyesine de kısa sürede tesir eder. Ölüme varana dek, birçok hastalığa da yol açmaktadır.

Siyanür kullanılarak altın üretme yöntemi, yeryüzünde ilk defa 1867 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nde kullanılmıştır. Ancak o dönemlerde, bu yöntem oldukça pahalı olduğu için, çok uzun süre kullanılmamıştır. 1950’li yıllara gelindiğinde ise, siyanürle altın arama ve üretme faaliyetleri tekrar denenmiştir. Ve günümüzde de, dünyada altın üretim ile ilgili en sık kullanılan yöntem, siyanürleme yöntemidir. Altın üretiminin gerçekleştiği işletmeye taşınan siyanür, dökülmesi ya da devrilmesi ihtimalinde, çok fazla sayıda olumsuzluklar silsilesi yaşanır. Yukarıda da bahsedilen, siyanürün havaya ve suya karışma durumu, işleme yapılan borulardan sızan siyanürün doğaya karışması noktasında gerçekleşir. Hatta, akarsu ve göllere karışan siyanür, o suda yaşayan tüm canlıların ölümüne de yol açmaktadır. Tüm bunların yanında, sadece su ve toprak ile değil, zehir havaya da karışarak, solunum sistemi ile de insan bünyesine giriş yapabilmektedir.

5495_sodyumsiyanur1 (1)

İnsan vücuduna alınan siyanür, kısa sürede zehirlenmeye yol açar. Siyanürün beyin, kalp ve akciğerleri çok hızlı bir şekilde etkileyebildiği, bilimsel açıdan kanıtlanmış bir gerçektir. Altın arama ve üretme şirketleri, siyanür kullanıyorlarsa, siyanür için arıtma tesisleri kurmak zorundadırlar. Bu arıtma tesislerinde, kükürt dioksit ve siyanürün, zararlı etkilerinden arıtılması amaçlanmaktadır. Siyanüre hava, su ve kükürt dioksit verilmek suretiyle bu zehir, siyanata çevrilir. Fakat bu teknik, hatırı sayılır bir miktardaki bilim adamı nazarında, bir şey ifade etmez. Böylece, siyanürün zararlı etkilerinden kurtulmak bir yana, sadece farklı zehirli bileşenlere ayrışması sağlanmaktadır.

Ne yazık ki, siyanür ile altın arama tekniğinin bu kadar büyük tehlikelere neden olduğu bilinse de, bugün dünyadaki altın arama çalışmalarının neredeyse %80’den fazlası, bu teknikle yürütülmektedir. Her ne kadar şirketler çeşitli önlemler alsa dahi, bu önlemler yetersiz kalmaktadır. Ülkemizde de yıllarca Bergamalı köylülerin köy ve ilçelerinde siyanür kullanımına karşı isyanları gündemde kalmıştır. Aynı şekilde, Kaz Dağları’nda da, benzer olaylar yaşanmıştır.

Kaynakça:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Siyan%C3%BCr
http://www.jewelryturk.com/siyanurle-altin-cikarmanin-zararlari/

Yazar: Baran Akçok