Solucan Türleri Nelerdir? İnsan Yaşamına Etkisi Nedir?

Sayfayı Yazdır

İnsan vücuduna bir çok solucan türü yerleşmektedir. Bu solucanlardan bir kısmı insan vücuduna zarar vermektedir. Kişinin düzenli beslenmesini engellemekte ve  vücutta kansızlığa neden olmaktadır. Ancak bazı solucan türleri birçok hastalığa karşı şifa dağıtmaktadır.

Dünyada yaklaşık olarak 2000 solucan türü bulunmaktadır. Bunların boyları değişiklik göstermektedir. Bazı solucan türlerinin boyu 4 metreyi bulabilmektedir. Ancak solucanlar genel anlamda 3 gruba ayrılmıştır.

Bunları sayacak olursak;
- Annelida : Halkalı solucan
- Nematoda: Yuvarlak solucan
- Platyhelminthes: Yassı solucan

Bu solucan türleri genelde parazit şekilde yaşamaktadır. Sağlam bir deriye sahiptir. Ancak el, ayak , beyin ve göz gibi organlara sahip değildir. Ancak el, ayak ve göz gibi organlarının olmaması onların doğadaki acizliğini göstermemektedir. Solucanlar kendine özgü duyu hücreleri ve mükemmel yapıdaki sinir sistemleri sayesinde dış ortama ayak uydurabilmektedir. Yani solucan türleri yaşadığı ortamda ihtiyaçlarını karşılayacak özellikleri bünyesinde barındırmaktadır.

Bu solucan türlerinin bir kısmı insanların vücut yapısına karışmaktadır. Bir kısmı ise hayvanlara karışmaktadır. İnsan vücudunda yaşayan parazit solucan türleri bulunmaktadır. Aslında her ne kadar iğrenç görüntüye sahip olsa da insanlara şifa verebilmektedir.

Solucanların Özellikleri
- Omurgasız hayvanlardır
- Uzunlamasına olan kasları sayesinde hareket ederler.
- Bazı türleri görülemeyecek kadar küçükken bazı türleri ise 4 metreyi bulabilmektedir.
- Hem sperm ve yumurta hücresi üretirler.
- Sürekli karanlık ortamda yaşamaktadır.
- Genellikle tatlı sularda , denizlerde, dip çamurlarda ve canlı vücutlarında yaşamaktadırlar.

Solucanlar oksijen miktarı az olduğunda bile yapılarındaki hücreleri canlı tutan prtoteinlere sahiptir. HIF adı verilen bu protein Alzheimer gibi hastalığa neden olan proteinlerle savaşmaktadır. Bu sayede solucanların bu şekilde daha uzun yaşamaktadır.

Bağırsak solucanlarının bazı türleri insanların vücuduna zarar vermektedir. Aslında beyni bile olmayan bu solucanlar insan vücudunda bir çok aşama kaydetmekte ve erişkin hale gelebilmektedir.

Bazı zararlı bağırsak solucan türleri incelenecek olursa;

Necator Americanus
Bu solucan türü ankilostomia  hastalığına yol açmaktadır. Kancalı kurtçuk şeklideki bu solucan türü gözle görülememektedir. Ürettiği toprak ile deri bölgesini delerek vücuda girmektedir. Vücut içinde toplar damar ve lenf damarları aracılığıyla akciğere gelmektedir. Akciğer kılcal damarlarına gelen kurtçuklar burada ileriye gidememektedir. Çünkü akciğer kılcal damarları küçük ve dar bir yapıya sahiptir. Bu yüzden kurtçuklar akciğer dokusunu delmektedir. Akciğer dokusunu delerek hava keseciklerine ulaşan bu solucan türü, daha sonrasında sırasıyla nefes borusu, mide ve bağırsaklara geçmektedir. Bağırsaklarımız necator americanus solucanının son durağıdır. Bağırsak yüzeyine tutunan bu tür burada kan emerek beslenmektedir. Bu yüzden vücudumuzda kansızlık meydana gelmektedir. Kancalı kurtlar bağırsaklara yumurtalarını bırakmaktadır. İnsanların bu solucanlardan kurtulması ile dışkılama ile olmaktadır. Görüldüğü gibi anlattığımız solucan türü vücudumuzda bir çok organda dolaşmakta ve buralara zarar vermektedir. Bu kancalı solucan türü deriyi delerek vücudumuza girerken kişiler hafif bir kaşıntı hissetmektedir. Nefes borusundan yemek borusuna geçişi sırasında ise kişide öksürük oluşmaktadır.

Ascaris Lumbricoidesin
Yuvarlak solucan tiplerindendir. Bu solucan türlerinin büyük bir bölümü parazit şeklinde yaşamaktadır. Tıpta Ascariasis olarak nitelendirilen hastalığa sebep olmaktadır. Bu solucan türünün yumurtaları genellikle insan vücuduna bitkiler aracılığıyla yerleşir. Yeşil soğan, kıvırcık, marul ve benzeri sebzeler iyi temizlenmeden yenildiği taktirde yuvarlak solucanlar vücudumuza bulaşmaktadır. Genellikle kirli sularda da bu zararlı solucan türü bulunmaktadır. Besin yoluyla vücudumuza girdiği için sindirim sistemimiz boyunca ilerlemektedir. Bu yumurtalar son durak olan bağırsaklarımıza geldiğinde açılmaktadır. Açılan yumurtaların içinden zararlı kurtçuklar çıkmaktadır. Bu solucan türleri bağırsaklarımızı delmektedir. Bağırsakları delerek karaciğere kadar gelmektedir.Ancak karaciğerin dar ve küçük kılcal damarlarında takılmaktadır. Burada karaciğer dokusuna zarar vermektedir. Dokuyu delerek diyafram kasına oradan ise akciğere ve mideye ulaşır. Buralardaki yolculuğundan sonra bağırsaklara tekrar gelmektedir. Bağırsaklarımıza gelen bu solucan türü insanların aldıkları besinlerden yararlanmaktadır. Bundan dolayı kişiler dengeli beslenememekte ve sonucunda beslenme problemleri ortaya çıkmaktadır.

Evet buraya kadar solucanların zararlarından bahsettik. Ancak yapılan araştırmalar ile  solucanların meydana getirdiği parazit hastalıkların ilerde meydana gelebilecek alerjik hastalıkları önlediği görülmüştür. Bu yüzden aslında bu solucan türleri tamamen zararlı değildir. Kancalı solucan türü çıplak ayak ile dolaşıldığında üzerine basılırsa insan vücuduna geçmektedir. Ülkemizde özellikle Doğu Karadeniz’de  çıplak ayak ile tarlada çalışan bir çok insanımız vardır. Bu kişiler üzerinde inceleme yapıldığında bir çoğunun astım gibi alerjik hastalığının bulunmadığı görülmektedir.

Alerjik hastalığı bulunan bazı insanlar üzerinde deneyler yapılmıştır. Bu hastalara kancalı solucan türü bulaştırılmıştır. Bu solucan türü ilk başta mide ağrısı ve ishal gibi problemlere yol açmıştır. Ancak çok şikayet edilecek kadar sıkıntı vermemiştir. Diğer yandan ise kişinin alerjik hastalığına şifa olmuştur.

Hep insan vücudunda parazit olarak yaşayan solucanlardan bahsettik. Birazda toprak solucanlarından bahsedecek olursak;

Toprak solucanları genel anlamda çok faydalıdır. Toprağı karıştıran, burayı havalandıran ve bitkisel atıkların toprağa daha çabuk geçmesini sağlayan toprak solucanlarıdır. Toprak solucanları toprağın su geçirgenliğini arttırmaktadır. Topraktaki azot çevrimine katkıda bulunmaktadır. Ayrıca erezyon oluşumunu engellemektedir. Bu ve benzeri etkileri sebebiyle bir çok ülkede toprağa bu solucanlar bilinçli olarak aşılanmaktadır. Toprağa aşılan bu solucanlar gün boyunca toprağı işlemektedir. Bu sayede toprakta humus oranı artmaktadır. Humuslu topraklar ise tarım için çok elverişlidir.