Sosyal Medyanın Fenomen Hayvanı; Bal Porsuğu

Bal porsuğu, sansargiller ailesinin kuşkusuz en yırtıcı olanıdır. Bal porsukları hayvanlar aleminde cesaretleriyle, inatçılıklarıyla ve zorlu yaşam koşullarına dayanıklılıklarıyla ün salmışlardır. Afrika’nın yırtıcı hayvanları içerisinde, kayda değer bir topluluk tarafından ”Dünyanın en yırtıcı ve tehlikeli” hayvanı olarak sayılması, bu ünvanı fazlasıyla hak ettiklerini göstermektedir.

6097_bal-porsugu-169738

Yetişkin bir erkek porsuk yaklaşık olarak 10 kilo civarındadır ve günde 1 kilodan fazla yiyecek tüketmektedir;Dişiler ise erişkenliklerinde 6 kiloya ulaşırlar ve bu vücudu ayakta tutmak için günlük 1 kiloya yakın yiyecek tüketirler. Yavru porsuklara bakma ve besleme görevini dişi porsuklar üstlenmiştir. Erkek porsuklar dişiler ile yalnızca çiftleşme esnasında bir araya gelir ve çiftleşmeden sonra yeniden kendi yalnız dünyalarına çekilirler. Bununla birlikte, dişi porsuklar hemen hemen erkekler kadar av konusunda başarılıdır. Bunda kuşkusuz dişilerin, yavru porsuklara bakma yükümlülüğü en büyük rolü oynamaktadır.

Dişiler, bir seferde yalnızca bir tane yavru dünyaya getirebiliyor.

Şimdi asıl konumuza dönmek gerekirse, “Neden bal porsukları internetin fenomeni haline geldi?” ve onların sosyal medyada insanlar tarafından bu kadar paylaşımlarının yapılması, onların hangi özellik veya özelliklerinden kaynaklanıyor?

6097_bal-porsugu

Her şeyden önce şunu söyleyebiliriz ki; bal porsukları isminin ve görünümünün aksine son derece saldırgan ve cesurdur. İnsanı bile zehiriyle öldürebilen kobra ve engerek yılanlarına bir an düşünmeden saldıran ve çoğunlukla onları kendine yem yapan aslan, leopar, zebra gibi kendisinden 10 veya 15 katı hayvanlara kafa tutan, yeri geldiğinde bu hayvanların avlarına ortak olma cesaretini gösteren, ayı ile korkusuzca savaşan, 1 metre boyundaki timsahı yiyen, 2 – 3 metre boylarındaki zehirli kobra ve şişen engerek yılanlarının sokmalarına rağmen, bayılıp yeniden ayağa kalkan ve bunları afiyetle yiyen bir hayvandır. Bütün bunlar, onun bu saygıyı fazlasıyla hak ettiğini göstermektedir.

Bal porsuklarıyla ilgili aydınlığa kavuşturulmamış en önemli sır; “nasıl oluyor da bal porsuğu, doğadaki bütün hayvanların zehrini kendi bünyesinde absorbe edebiliyor?”

Uzmanlar uzun araştırmalara rağmen bu fızyolojik mucizeye bir açıklama getirememişlerdir. Kesin olan tek şey bal porsuklarının bu toksik zehirlerin etkileme gücüne karşı direnç sağlayan panzehiri, bağışık sistemleri sağlar. Bu panzehir, gerek bal porsukları arı kovanına pervasızca kafalarını soktukları zaman, kendisini sokan arılardan aldığı zehirlere, gerekse kobra ile mücadelesinde ısırıklar vasıtasıyla aldığı zehirlere ve daha bir çok hayvan türünün enfekte ettiği zehirlere karşı farklı farklı panzehirleri vardır. Bal porsuğunun en sevdiği yiyecek her ne kadar arı balı olsa da bal porsukları önlerine gelen her şeyi yemeğe çalışırlar. Yeri gelir aslana saldırır, yeri gelir kurda, yeri gelir leopara… Kısacası korku hormonu yoktur bal porsuklarının. Nitekim 2004 yılında Guinness rekorlar kitabına adını ”Dünyanın en korkusuz hayvanı” olarak yazdırarak bunu bir nevi tescil ettirmiştir. Bal porsukları yine de yenilmez değildirler, aslan ve leoparlara yem olurlar ama bal porsukları kesinlikle kolay kolay teslim olmazlar, aslan ve kaplanları perişan ederler. O yüzden bu yırtıcılar bal porsukları yerine kendilerine daha az enerjiye mal olacak hayvanları seçerler. Bal porsuklarının ise sağı solu belli olmaz, kendisini kızdıran bir kaplan bile olsa düşünmeden saldırır.

Yazar: Ihsan Taskin