Söz Dinlemeyen Çocuklarla Nasıl Başedilir?

Ebeveynlerin en çok şikayetçi oldukları konulardan biri de çocuğun söz dinlememesidir. Çocuğun ebeveynin sözünü dinlememesi, halk arasında yaramaz bir çocuk olarak bilinmesidir aslında. Yani, ebeveynler için uslu çocuk söz dinleyen; yaramaz-haylaz çocuk ise söz dinlemeyen çocuktur. Bazen ebeveyn çocuğum söz dinlesin diye tükenircesine çocuğa laf anlatmaya, nasihat etmeye çalışır. Bunun sonucunda yine yorgun düşerler ve çabaları yanıtsız kalır. Anne baba elbetteki tecrübeli bireyler olarak çocuğunun üzülmesini istemez bu yüzden sık sık uyarır, öğüt verir. Fakat ebeveynlerin gözden kaçırdığı şey; çocukların dikkat süreleridir. Çocukluk yıllarında genellikle çocukların dikkat süresi 5-7 dakika arasında yaşa ve cinsiyete bağlı olarak değişmektedir. Ebeveyn bunu hesaba katmaz ve saatlerce anlatır durur, sonunda çocuğun dikkati başka yere kaydığında ise “bu çocuk hep böyle yapıyor, beni hiç dinlemiyor.” gözü ile bakar. Bu nedenle çocuğa kısa, öz, açık ve kısa cümlelerle yapılmasını istediğimiz şey anlatılmalıdır. Cümle uzun olduğunda çocuk için önemini yitirecektir. Çocuğun dikkat süresi baz alınarak, onun ilgisini çekebileceğimiz şeylerle anlatmalıyız.

8777_463816-3-4-c98a3Bu yapılması istenen şeyler çocuğun kararlarını, bireyselliğini, özerkliğini, girişimciliğini etkileyici şeyler olmamalıdır. En önemlisi de ebeveynlerin en sık yaptığı hatalar ise, çocuk adına karar vermektir. Çözüm yolunu bildiğimiz şeyleri çözüp kolayca çocuğu çözüme ulaştırmamalıyız, ama çözüm sürecinde çocuğa destek olup, ona çözümü bulmasında rehberlik etmeliyiz ki bizi dinlesin ve dediğimizi göz önünde bulundursun. Çocuğun hata yapmasına, çözüme kendinin ulaşmasına fırsat verilmelidir. Çocuk bunu görmeden, denemeden, kararlarına saygı duyulmadan ebeveynin sözünü dinlememekte ısrarcıdır. Ancak ebeveyn yargılar, öğüt verir tarzda konuşmadan, yol gösterip kararı çocuğa bıraktığında ve çocuğun özerkliğini desteklediği zaman çocuk da bu durumdan verim alacak, ebeveyn de sözünün dinlenildiğini hissedecektir.

Ebeveynlerin yaptığı bir diğer yanlış ise, bir şeyleri çocuğa diretmektir. Bu da yine sözünü dinletmek istemelerinden kaynaklanmaktadır. Fakat, çocuğu zorlarsak ebeveynin söylediğine zıt şeyler yapabilir. Örneğin; çocuğun çamurla oynamış olduğunu üzerini batırdığını ve öylece eve girmek istediğini düşünelim. Düşünmesi bile korkunç değil mi? Hele de evi yeni temizlediysek ve misafir gelecekse, annelerin sinirlenmemesi elde değildir. Çocuğa tepkimiz; “eve bu şekilde giremezsin asla!” olur. Fakat bu tepkimizi biraz yumuşatsak; “ çamurla oynamayı sevdiğini biliyorum fakat, ben buraları yeni temizlemiştim, misafir gelecek ve biraz yoruldum ne yapabiliriz sence?” şeklinde tepki versek daha tatlı olmaz mı? Tabi ki her evde kurallar vardır ve çocuğun eğitimi için de olması gereklidir. Bu kurallar çocuk ile birlikte belirlenmeli ve kararlara çocuk dahil edilmeli ki çocuk bunları uygulasın. Böylece çocuk ile zıtlaşmadan ebeveyn sözü dinlenmiş olur. Bunun yanı sıra tutarlılık en önemli kavramdır. Kurallar, yasaklar, engeller hakkında ebeveyn tutarlı olmalıdır ki çocuk söz dinlesin. Ebeveyn bir kez (çok acil gerekmedikçe- ergenlik döneminde çocuğu kaybetmemek için kurallar istisna olarak esnetilebilir, değiştirilebilir.) kuralı çiğnediğinde, tutarsız davrandığı zaman, çocuk bir sonraki sefere de istediğini yaptıracaktır. Ebeveyn direttikçe, çocukta diretecek ve anlaşmazlık çıkacaktır. Kurallar belirlenmeli, çocuğa rüşvet verilmemeli ya da şunu yaparsan, şuna izin veririm gibi anlaşmalar yapılmamalıdır.

Her çocuğun bir birey olduğu, kendi isteklerinin, duygularının, hayallerinin, kendi kararlarının olduğu unutulmamalıdır. Çocuğun özerkliği ve gelişimi tutarlı bir şekilde desteklendiği zaman çocuğunuz sizin tabirinizle uslu bir çocuk olacak ve söz dinleyecek hatta kendisi gelip size bazı konularda danışacaktır. Böylece bizde çocuğumuzun söz dinlemiyor olmasından yakınmak yerine, çocuğumuza yoldaşlık edip, onunla daha iyi iletişim kurabilmenin keyfini çıkarabiliriz.

Yazar: Nur Altn