Stres Hastalığa Yol Açar Mı?

Stres; insan ve çevre arasındaki etkileşimi içeren ve bireyin çevreye uyumunu sağlayan bir süreçtir. Bireyin dış çevreden rahatsız edici bir olaya karşı verdiği tepkidir. Vücudun normal psikolojik dengesini bozan durumlara gösterilen tepki, sıkıntı, zorluk anlamına gelmektedir.

Stres hayatımızın her alanında bulunan doğal bir süreçtir. Stressiz bir hayatı düşünmek mümkün değildir. Hayatta her an iç ve dış; aile, akraba, okul, iş gibi etkenlerle etkileşim içinde bulunmaktayız. Haliyle bir süre sonra etkilenmemek, stres tepkisi vermemek mümkün değildir. Birey belirli ölçü ve sınırlardan sonra bu etkileşimlerden olumsuz şekilde etkilenir ve tepki verir.

8614_timthumbKontrol edemediğimiz olaylar, kaza, doğal afetler, iş yaşamındaki güçlükler, aşırı iş yükü, aile içi stresler, belirsiz olaylar, yakınlarından destek görememe gibi olaylar strese yol açar. Bu noktada bireyin stresi nasıl algıladığı ve nasıl değerlendirdiği devreye girer. Kişi stres verici olayı, tehditkar, olumlu, tehlikeli, meydan okuyucu olarak değerlendirebilir. Bu değerlendirmenin sonucunda ise karşılaştığı strese yönelik tepki verip vermeyeceğini belirler. Kişi stresle baş etme yollarını arayabilir, stresten kaçınabilir, direk harekete geçebilir veya hiçbir şey yapmayabilir. Bu durumda kişinin, öz yeterliliği(stresi aşmaya yönelik güveni), dayanıklılığı(stres faktörlerini nasıl yorumladığı), hakimiyeti önemlidir.

Stres, hastalığa yol açan en önemli faktörlerden birisidir. Stres, virüsten dolayı hasta olma ve hastalık belirtileri gösterme durumunu etkileyebilmektedir. Uzun süre strese maruz kalmak bireyi, yıpratarak, bağışıklık sistemini zayıflatarak, vücut direncini düşürerek bazı hastalıklar için yatkınlık oluşturur. Vücut direnci düştüğü için, vücut çeşitli enfeksiyonlara açık hale gelir ve kişiler genelde sık sık soğuk algınlığına yakalanmaktadır.

8614_images_(1)Stresin oluşumundaki fizyolojik değişimlerin olduğu dönemin bazı hastalıkların ortaya çıkmasına zemin hazırladığı, yatkınlık oluşturduğu ortaya çıkmıştır. Öfke ataklarının ardından, kalp hızı ve kan basıncındaki artış ve ani değişimler kalp krizi görülme olasılığının artmasına yol açıyor. Stres, genelde bireyleri kalp-damar hastalıkları yönünden çok etkilemektedir. Bunun yanı sıra, kişilerin stresli dönemlerinde sağlıkla ilgili davranışlarının değişmesi de bu tarz hastalıklara yol açmaktadır. Örneğin; stresli olduğumuzda yemek yemede azalma ya da sağlıklı beslenememek, uyku düzenimizin bozulması, sigara, alkol kullanımı gibi değişen sağlık davranışlarımız büyük oranda hastalıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Stres hormonu salgılandığında, kan şekerinin dengesini bozar ve pankreasa daha fazla yük binmiş olur.

Stres dönemi uzadığı zaman kas ve kemiklerde kayıp başlar. Stres durumunda bazı insanlar içine kapanır, madde bağımlılığı, alkol ya da sigara bağımlılığı ortaya çıkabilir. Stres bunların yanı sıra birçok psikiyatrik hastalığa, dikkat ve konsantrasyon güçlüklerine yol açar, stres dönemi uzarsa panik atak, depresyon gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir.

Stresten dolayı vücudumuzda ne kadar çok alan etkilendiyse, hastalıklara yol açma ihtimali o kadar çok artar.
Her insanın stres sonucunda mutlaka bir hastalığa maruz kalmayacağını da bilmek gerekir. Bazı kişiler diğer insanlara göre stres durumlarına oranla daha güçlü fizyolojik tepki verirler. İki kişi aynı strese maruz kalsa bile algılanan stres düzeyi farklıdır. Birisi stresi olumlu algılayabilir, diğeri ise tehlike olarak yorumlayabilir. Yani stresi yorumlama, strese verilen tepki düzeyi, stres direnci (kişilik özellikleri, baş etme becerileri), strese karşı baş etme yollarını bilmek, denemek gibi etkenler stresin hastalığa yatkınlığını belirler.

Yazar: Sevde Alp