Stüdyo Mikrofon Tipleri

Okuma Süresi: 5 Dakika  | Yazdır

Profesyonel ses kayıt mühendisleri, yaratıcı bir mikrofon seçiminin her muazzam ses kaydı için temel bir unsur olduğunu bilirler. Oysaki ses kayıt alanında yeniyseniz mikrofon konusu muhtemelen sizin için kapalı bir kutu niteliğindendir. Deneyimli bir ustanın yanında alınacak bir stüdyo tecrübesiyle belirli mikrofonların belirli müzik aletlerinin kaydı için iyi bir şekilde çalıştığı öğrenirsiniz, ancak bir akustik kavramından yoksun olmak muhtemelen bu konu hakkında bir şey anlamamamıza neden olacaktır. Acaba eliniz dinamik bir mikrofona mı yoksa kondenser bir mikrofona mı uzanır? Yoksa tüplü ya da katı-hal mi? Böylesine çoklu bir seçenekle bu iş bunaltıcı gibi görünebilir bu yüzden mikrofon tiplerinin basit bir şekilde anlaşılması ve bunların kullanımı size yardım edecektir. Kötü bir mikrofon seçimi genellikle daha sonraki zamanlarda sorunlara yol açacaktır ve rahatsız edecek şekilde kendisini gösterecektir ancak korkmaya gerek yok.

Mikrofon Tipleri

Dinamik Mikrofonlar
Dinamik bir mikrofonda ses sinyali manyetik alan içerisindeki bir iletkenin hareketiyle meydana getirilir. Dinamik mikrofonların pek çoğunda çok ince bir hafif diyafram ses basıncına tepki olarak içeri girer. Diyaframın bu hareketi manyetik bir alan içindeki askıda kalan ses bobininin hareket etmesine neden olarak küçük bir elektrik akımı meydana getirir. Dinamik mikrofonlar, kondenser mikrofonlardan daha az hassastır ve genel olarak daha fazla zahmetlidirler. Bunun yanı sıra daha ucuzdurlar. Dinamik mikrofonlar bateri ve elektrogitarlar için kusursuzdurlar.

Kondenser Mikrofonlar
Peşinde olduğunuz kaynak mutlak doğruluk olduğunda eliniz kondenser mikrofona uzansın. Kondenser mikrofonlar “hıza” ve ses dalgalarının ince ayrıntılarına dinamik mikrofonlardan daha duyarlıdır. Bu basit mekanik sistem metal bir plakaya (arka plaka) yakın bir şekilde konumlandırmış ince gerilmiş iletken diyaframdan oluşur. Bu düzenek harici bir güç kaynağından (bir batarya, özel bir güç kaynağı ya da mikserinizden gelen fantom güç kaynağı) gelen elektik akımından verilen elektrik akımıyla bir sığa üretir. Diyafram ses basıncına tepki olarak hafifçe titreşerek voltaj değişimlerini (mikrofonun çıkış sinyali) üretmek ve değiştirecek olan elektriksel dirence neden olur. Kondenser mikrofonlar hem katı-hal hem de tüp çeşitliliklerinde yaygındır ve çeşitli şekil ve boyutlara sahiptir (ancak hepsi bu prensibe göre işlev görür).

Kordonlu Mikrofon
Radyonun altın çağında kapsamlı bir şekilde kullanıldı. Kordonlu mikrofonlar ticari olarak başarılı mikrofonlardır. Diğer pek çok tipteki mikrofonları harekete geçiren ses basınç seviyesinden (SPL) ziyade kordonlu mikrofonlar, güçlü bir manyetik alan içerisinde, asılı olarak duran küçük bir öğeyi hareket ettiren hava moleküllerinin hızına tepki verir. Rüzgârlı bir havada dış mekânlarda yapılan kayıtlar esnasında kurulu olmaya yatkın olmasına rağmen bu işlevsel farklılık stüdyo ortamında pek de önemli değildir.

USB Mikrofonlar
Mikrofon teknolojindeki son zamanlardaki bir gelişim olan USB mikrofonlar geleneksel mikrofonlardaki tüm unsurları içerir: kapsül, diyafram vb. Diğer mikrofonlardan ayrıldığı nokta içerdiği ek devrelerdir: on-board bir preamp ve analogtan dijitale çevrim yapan bir çevirici (A/D). Preamp, bu mikronunun bir miksere ya da harici bir mikrofon preampine bağlanmasını gereksiz kılar. A/D çevirici mikrofonun çıkışını analogdan (voltaj) dijitale (veri) değiştirir böylece bir bilgisayara doğrudan bağlanabilir ve bir kayıt yazılımı tarafından okunabilir. Bu da mobil kaydını bir müzik üretim yazılımı çalıştırıp kayıt tuşuna basmak kadar kolaylaştırır.

Mikrofon Diyafram Boyutları Kavramı

Boyutların Önemi
Kondenser ve dinamik mikrofonlar kapsüllerinin boyutuna göre sınıflandırılırlar. Geleneksel olarak bu durum iki sınıfta toplanır: geniş diyafram ve küçük diyafram; her biri iyi donatılmış bir stüdyodaki yerini alır. Orta büyüklükteki diyaframlı mikrofonlar ise son zamanlarda geliştirilmeye başlandı ve bu tipteki mikrofonlar karma şeklinde düşünülebilir yani geniş ve küçük diyaframlı mikrofonların her ikisinin de karakteristik özelliklerini taşıyabilirler.

Geniş Diyafram
Geniş diyaframa sahip kondenser mikrofonlar stüdyonun temel bir unsurudur. Vokallerden yaylılara, üflemeli çalgılardan vurmalı çalgılara kadar geniş diyaframa sahip kondenser mikrofonları herhangi bir kayıt için kullanabilirsiniz. Birden fazla müzik aletlerinin kullandığı yapıların kaydında kullanılmaları onları stüdyolar için çok yönlü mikrofonlar olmalarının nedenidir. Ayrıca güçlü bas enerjili gürültü kaynaklarının da (düşük frekanslı davul sesleri) yakalanmasında uygun olan geniş diyaframa sahip dinamik mikrofonlar da vardır.

Orta Büyüklükteki Diyafram
Orta büyüklükteki diyafram tanımı potansiyel olarak çelişkili bir konudur. Tarihsel olarak geniş ve küçük diyaframlı mikrofonlar vardı ancak herkesin tam olarak üst ve alt limitleri konusunda hem fikir olmasa da son zamanlarda orta büyüklükteki diyafram kendi sınıfını oluşturmuştur. Pek çok profesyonel ve üreticiler kabaca 5/8 ila 3/4 inç çaplı bir diyaframa sahip herhangi mikrofonun orta büyüklükte diyafram olarak karakterize edilebildiği üzerinde hem fikirdir. Genel olarak orta büyüklükteki diyaframa sahip mikrofonlar kısa süreli ve yüksek frekans içeriği (küçük diyaframa sahip bir mikrofon gibi) doğru olarak yakalamaya elverişli olmakta beraber hafifçe pürüzleri düzeltip, doldurup ve potansiyel olarak daha canlı bir ses iletir (büyük diyaframa sahip bir mikrofon gibi).

Küçük Diyafram
Kayıt işinde yeni olan bir kimse için daha büyük emsallerinin gölgesinde yaşamak gibi algılanan küçük diyaframa sahip kondenser mikrofonlar aslında kendilerinden daha büyük olan kuzenlerinin geride bıraktığı uygulamalarda sivrilirler. Karakteristiği olan son derece tepki verebilme yeteneği tamamıyla daha küçük, daha hafif kütledeki diyaframlarından ileri gelmektedir. Akustik gitarlar, ziller, arp ya da herhangi bir kısa süreli keskin ve genişletilmiş armonik sesler için şüphesiz seçimdir. Pek çok kayıt mühendisi davullarının tepe mikrofonu olarak küçük diyaframlı mikrofonları tercih eder. Bu tüy sıkletlerin bir artısı da (genellikle ince silindirik şekline bağlı olarak kalem mikrofon olarak adlandırılırlar) kolay konumlandırılabilir olmalarıdır.

Yazar: Selim ÖKTEN