Su Piresinin İlginç Dünyası

Okuma Süresi: 2 Dakika  | Yazdır

Su piresi ( bilimsel alanda kullanılan adıyla Daphnia) , bilim çevreleri tarafından oldukça merak edilen bir canlı. Bunun sebebi ise bu küçük canlının göründüğünden daha büyük işlevler görmesi. Boyu 1-5 mm arasında değişen bu canlı DNA ‘sında 31.000 gen barındırıyor. İnsan gibi gelişmiş ve ileri düzeyde işlevleri olan bir canlıda ise gen miktarı 23 bin. Çok sayıda farklı geni bulundurması bilim dünyasının bu canlıya olan merakını daha da arttırdı ve üzerinde birçok araştırma yapıldı. Bu araştırmalar sonucunda üreme yapısından , çevreyle olan etkileşimine ; beslenme şeklinden, evrimleşme sürecine kadar birçok bilgiye ulaşıldı.

Su pireleri saydam kabuklular grubunda olup ıstakoz ve karidese akrabadır. Çevreyle etkileşimleri oldukça gelişmiştir. Ortam değişikliği yaşandığında veya tanınmayan başka bir canlı tarafından uyarıldıklarnda farklı tepkiler gösterirler. Bu davranış farklılıkları bazen o kadar hızlı ve ani yaşanır ki gerçekleşen değişimi gözlemlemek mümkün değildir. Bu esnada vücutlarını çok değişik şekillere sokarlar. Bu durumu omurgasız hayvanlar grubuna dahil olmalarına borçlu olduklarını söyleyebiliriz. Su pireleri çok hızlı üreyebilen canlılardır. Eşeysiz üreme yoluna başvurmaları bunun en önenmli sebebidir. Eşeyli üremeyle kıyaslandığında eşeysiz üreyen canlılar daha hızlı ve birbirinin genetik kopyası olarak ürerler. Su pireleri de bu yolla üremeyi seçerler.

Yaşam alanlarında değişiklik olmadığı sürece yeni oluşan bireyler yeni çevre şartlarına uyumlu olarak doğarlar. Yaşam koşullarının zorlaştığı durumlarda ise çevreye uyum sağlaması için yeni genetik kombinasyonlara sahip canlılar üretmek gerekir. Bunun için canlı eşeyli üreme yoluna gider. Kış aylarında sıcaklığın azalmasıyla birlikte su pireleri de eşeyli üreme yapmaya başlar. Bu üreme döngüsü ekolojik araştırma yönünden su pirelerini ilgi çeken bir canlı yapmaktadır.

Su piresi sıcaklığın 20 derece olduğu sularda rahatlıkla yaşayabilir. Besin kaynağını su içerisindeki canlılar oluşturur. Paramesyum ve bakteri bunlardan bazılarıdır. Ayrıca bazı bitki ve hayvan organizmaları atıkları da besinlerini oluşturabilir. Ayaklarında bulunan taraklar sayesinde besinleri süzerek ağızlarına götürürler.

Yazar: Hepşen SOYLU