Suda Doğum Nedir? Nasıl Yapılır?

4046_sudadogum

Son zamanlarda gündemde olan ve bayanların içini rahatlatan suda doğum, bebeğin dünyaya gelmesini kolaylaştırmaktadır. 1803 yılında Fransa’da tesadüf eseri ortaya çıkan bu yöntem, zamanla diğer ülkelere yayıldı ve şimdilerde gözde bir yöntem olmayı başarmıştır. Ağrısı olan ve doğumu uzun süren bir bayanın sıcak su dolu küvete girerek acılarını dinmesine şahit olması ile gelişmeye başlamıştır. Ve o günden sonra klinik olarak hastanelerde uygulanan bir yöntem olmaya başlamıştır.

Suda doğum, diğer doğum türlerine göre daha faydalıdır. Doğum esnasında acıları daha çok hafifleterek, doğumun kolaylaşmasını sağlamaktadır. Rahme giden kan akımını artıran ve kasılmaları düzene sokmayı sağlayan bu metot, bebeğin geliş kanallarını yumuşatır ve gevşetir. Bu sayede daha rahat doğum yapılmasını sağlar. Ve en önemlisi vajina ağzında oluşan yırtıkların oluşmasını engeller. Bu da anne adayının doğum sonrası ağrı çekmesini de engeller. Suda doğum ayrıca bebek içinde yararlıdır. Anne karnında su dolu bir haznede olan bebek, tekrar su dolu bir ortama gelir ve değişikliğe uğramadığında daha sakin olmakta ve daha az ağlamaktadır.

4046_suda_dogum_nasil_yapilir_1

Suda doğumun riskleri diğer doğum türleri ile aynı orandadır. Yani bebeğe ve anneye herhangi bir zararı yoktur. Fakat bazı şartlar, bu yöntem için gereklidir.  İlk başta hekim kararı ile olmalıdır. Anne adayının genital bölgesinde enfeksiyon, mantar, yara gibi faktörlerin bulunmaması gereklidir. Birden fazla bebek sahibi olacaklar içinde bu yöntem sakıncalıdır. Sakat olma riski bulunan bebeklerde, dışkısı görüldüğü zaman, gebelik zehirlenmesi riskini taşıyanlar, astım, diyabet gibi hastalığı olan kişilere bu yöntem uygulanmaktadır. Ve ayrıca oksijen azlığı ya da kalp atışlarında azalma olan bebeklerde de bu metot tavsiye edilmez. Uzmanlar genelde anne adaylarına bu yöntemi ikinci ya da üçüncü doğumda önerirler. İlk doğum zor olacağı için ve vajina kapasitesi dar olduğu için, gerektiğinde kesik atmak gerektiği için daha sonraki doğumlar bu yöntem için uygundur. Bebeğin 4 kilo ağırlığından fazla olduğu durumlarda da yapılmamaktadır. Aşırı kanama, suyun erken gelmesi de yine suda doğum yapılmasını engellemektedir.

4046_suda_dogum_fotograf_a1

Suda doğum, mutlaka uzman kişilerin denetimi altında yapılmalıdır. Havuzun ve suyun çok hijyenik olmasına dikkat edilmelidir. Aksi takdirde bebek ve annenin enfeksiyon kapmasına neden olunabilir. Suyun sıcaklığı 37 derece olmalıdır ve bu ayar doğum bitene kadar kontrol edilmeli, aynı derecede kalması sağlanmalıdır. Bebeğin gelmesi ile birlikte mutlaka kalp monitörü ile izlemesi gerekmektedir. Bu bebeğin nefes alış düzeni için önemlidir. Anneye bu yöntem için özel hazırlanmış kıyafeti giydirilir. Burada anne adayına büyük görev düşer. Çünkü hemen hemen her işlemi kendi gerçekleştirir. Doğum esnasında suni sancı gibi tıbbi faktörler verilmez. Doğum başladığı esnada annenin tansiyonu sürekli ölçülür ve bebeğinde kalp atışı kontrolü, kalp monitörü tarafından takip edilir. Bebek geldikten sonra anne de bebek de sudan çıkartılır. Ve normal doğumun gerçekleştiği masaya yatırılarak, kanamasının ne derecede olduğunun, kontrolü yapılır. Bebek ve annenin rutin tahlilleri yapılır. Mikrop faktörlerinin taşıyıp taşımadığı incelenir ve olumsuz bir durumda erken müdahale edilir.

Suda doğumun bilinenin aksine birçok faydası bulunmaktadır. En önemli yararı doğum süresini 3-4 saat kadar kısaltmış olmasıdır. Su rahmin kan akışını artırdığından, bebeğe de oksijen gitme oranı artar ve daha sağlıklı bir doğum gerçekleşir. Bebekler ciğerlerinde bulunan suyu daha rahat atarlar ve aynı ortama geldikleri için doğum şoku ile karşılaşmazlar. Bebeklerin boğulma riski olacağını düşünen ebeveynler, bu yöntemden uzak durmaktadırlar. Fakat diğer doğum yöntemlerinden ayrı bir risk taşımamasının yanında, bebeğe ve anneye daha rahat ve ağrısız bir doğum yaşamasını sağlar.

Yazar: Elif Açıkgöz