Sütün Miktar Ve Bileşimine Etki Eden Unsurlar Nelerdir?

Sütün verimliliği, sağımın devamlılığının sağlanması, hayvanların sağlık durumları ve elde edilecek sütün kalitesine birçok unsur etki etmektedir. Bu unsurların en uygun şartları sağlaması, hem elde edilecek sütler açısından maddi boyutunda yardımcı olmakta, hem de hayvanların ömürlerinin daha uzun ve verimli olmasını sağlamaktadır.

6108_holstein_inek

Hayvanın Irkı:

Irklara göre süt verimi yani süt miktarı, kuru madde ve dolayısıyla yağ miktarı değişmektedir. Aynı ırkın farklı bireyleri arasında bile bazı farklılıklar bulunabilir. Bu farklılıkta kalıtsal yeteneğin yanı sıra, hayvanın içinde bulunduğu çevre etmenlerinin etkisi de çok büyüktür. En yaygın olan ırk jersey ırkıdır. Holstein, günde 85 litre süt miktarıyla en fazla süt verimine sahip ırktır.

Hayvan Yaşının Etkisi:

Yaş ile süt verimi arasında oldukça sıkı bir ilişki vardır. İlerleyen yaş etkisi ile süt verimi düşmektedir. Yine yaş ilerledikçe kuru madde ve yağ oranında düşme gözlenmektedir. Yaş ile ya da ilerleyen laktasyon sayısı ile ortalama yağ içeriği arasında negatif bir ilişki vardır. Protein ve laktoz içeriğinde de yaş ilerledikçe azalma görülür. Süt verimi düşen hayvanlar beslenmez ve kesime gönderilir.

Kalıtım ve Yetiştirmenin Etkisi:

Uygun bir yemlemenin yanı sıra, kalıtsal özellikler bakımından da süt veriminde artış, yağ ve protein oranlarında yükseliş görülmektedir. Yetiştirme koşulları iyi değilse, hayvan verimi ve sağlığı olumsuz yönde etkilenir.

Mevsimlerin Etkisi:

Kış sütleri, yaz sütlerine göre içerik bakımından daha zengindir. Yaz aylarında otlama olanağı daha çok olduğundan dolayı,yeşil yemlerle beslenirler. Yeşil yemlerin su içeriği fazla olduğundan süt miktarında artış olur, fakat yağ verimi düşer. Barınaklar ise yağ verimi artar. Çünkü çok fazla hareket etme durumları yoktur. Sıcaklık ile yağ miktarı ters orantılıdır. Yani kışları daha yağlı sütler elde edilmektedir. Dolayısıyla sıcaklık arttıkça süt yağı ve proteini azalır. Laktoz miktarı düşer.

6108_hayvan-besleme-3

Sıcaklık, Hava Nemi ve Işığın Etkisi:

Çevre sıcaklığı arttıkça süt yağı ve proteini azalır. Yaz aylarında ışık altında otlama yaptıklarından dolayı verim artarken, rengi de iyileşme göstermektedir. Aniden etkin olan rüzgar, nemli hava sıcaklıkları, sütün çabuk pıhtılaşmasına sebep olur. Yaz ve kış aylarında yağ asidi ve miktarı değişir. Akşam sağılan sütler, sabah sütlerine göre yağ ve protein bakımından daha zengindir.

Laktasyonun Etkisi:

Doğumdan kuru kalmaya kadar geçen süt verme devresi boyunca, sütlerin miktar ve bileşimlerinde değişme görüşmesidir. Laktasyon ilerledikçe süt miktarı düşmeye başlar. Yağ miktarı 2. laktasyondan sonra artar.

– Kuru Dönem: Doğumdan önceki 8 haftalık kısma denir. 2. Laktasyona hazırlık evresidir. Yani, süt verilmeyen dönemdir. Bu nedenle kuru dönem adını almıştır.

Meme Dilimlerinin Etkisi:

Meme 4 dilimlidir. Her dilime ait süt yapılarında farklılık vardır. Bu fark, gelişme, sürekli sağım ya da zamana bağlı olarak değişir. Her bir dilimdeki enfeksiyon diğerini etkilemez. Ancak, tüm sağım esnasında tüm meme dilimlerinden elde edilen sütler bir araya, bir ekipmanın içine toplandığından, toplam süt bileşimi üzerinde etkisi vardır.

Hareket Etkisi:

Açıkta, serbest gezen hayvanların, sinir ve hormon sistemi ile kan dolaşımı hızlanır. Kan dolaşımının hızlanması ve hareketlilik de süt verimi arttırır. Bu nedenle doğal ortamında otlatılan hayvanların verimliliği daha yüksektir.

Sağım Süresi ve Sayısının Etkisi:

İyi bir sağım ve masaj, süt bezlerinin faaliyetine ve memenin tamamen boşalmasına yardım eder. Bu durum ise süt verimini arttırır. Yapılan denemeler sonucunda, gün boyu 3 kere sağılan ineklerin 2 kere sağılanlara göre %10 verimli, 4 kere sağıldığında ise bundan çok daha fazla süt verdiği görüşmüştür. Sağım başlangıcında süt yağı %1,2 iken, sonunda %6,7 (bir sağım süresince) ‘ye çıkar. Sağım araları uzadıkça verimde artma fakat yağ veriminde düşme görülmüştür. 5 – 6 dakika içinde sağım tamamlanmalıdır. Yağın yoğunluğu düşük olduğundan, ilk önce süt verimi yüksek su, daha sonra yoğunluğu düşük olan yağ sağıma geldiğinden ilk sağımlar yağ açısından çok zengin değildir.

Yem Etkisi:

Yemlerin hem miktarı hem özellikleri önemlidir. Hayvanın bulunduğu evreye göre beslenmelerinde yem çeşidi kullanılır. (kızgınlık dönemi, laktasyon dönemi) Yeşil yemler, baklagil otları, şekerpancarı atıkları, buğday kepeği, kolza küspesi, malt çimi, Ayçiçek küspeleri, soya süt verimini arttıran yemlerdir. Buğday, çavdar kepeği, yulaf ezmesi, arpa kırması, şerbetçiotu yan ürünleri, keten tohumu, palm küspesi yağ oranını arttıran yemlerdir. Mısır, susam küspesi, soya, pancar posası, çiğ patates, haşhaş küspesi, donmuş yemler, soğuk yemler yağ oranını azaltıcı yönde etki yapan yemlerdir. Ani yem değişimleri de verimleri etkilemektedir. Islak, küflü çapa bitkileri ile beslenen hayvanların sütleri de kötü etkilenmekte ve küf kokusuna sahip olmaktadır. Ahırda beslenen hayvanların meraya salındığı ilk günlerde de yem değişikliği olduğundan yağlarda ilk günler artma gözlenir, fakat daha sonra tekrar eski haline gelmektedir.

6108_image017

Mastitis:

Meme yangısı, meme iltihabı demektir. Süt verimi etkileyen en önemli unsurdur da denebilir. Bu hastalık, mikroorganizmaların neden olduğu meme iltihaplanmasıdır. Mikroorganizmaların yanı sıra, mastitis oluşumuna etki eden farklı durumlar da bulunur. Bunlar, memenin yaralanması, memenin ezilmesi, kötü hava koşulları, hatalı sağım, inek bünyesindeki fizyolojik değişimlerdir. Mastitise neden olan mikroorganizmaların başında Streptococcus agalactiae, Streptococcus dygalactiae, E.coli, Staphlycoccus auerus’tur. Bu mikroorganizmalar gübre, idrar ve altlıklarda oldukça çok bulunur. Altlıklar kirliyse, barınaklar kirliyse mikroorganizmaların bulaşması yüksek olasılıktır. Hijyenik olmayan ortam ve yaşam koşulları en önemli faktördür. Yaşlılıkla birlikte de mastitis görülebilmektedir. Tam yapılamayan sağımlar, süt akımının durgunlaşması, memeye takılan makinenin vakum gücü, meme başlıklarının memede çok kalması da mastitisi tetikleyen sebeplerdendir. Mastitisli sütlerde renk, tat ve koku değişime uğrar. İstenmeyen süt asitliği artışına neden olur. Meme uçlarında kan olması durumunda fark edilmediği taktirde süte bulaşır ve kırmızımsı renk oluşur.

Kaynakça:
Gıda Mühendisliği Süt Teknolojisi Ders Notları Dr. O. Gürsoy

Yazar: Gökçe Cömert