Aug 22
Bilimin yaşantımızla ne kadar içiçe olduğunu ispatlayan bir haber. Korku hepimizde varolan bir duygu. Peki canlılar bu duyguyu nasıl algılarlar? Çoğu zaman görme veya işitme duyusu bize bu konuda yardımcı olur fakat bilim adamlarının yaptığı araştırma 35 yıllık eski bir problemin yanıtını gün ışığına çıkararak koklama duyusununda tehlikeyi algılamada işlevi olduğunu ispatladı.
Bilim adamları memeli canlıların burunlarındaki tehlikenin kokusunu algılayan bölgeyi tespit ettiler. Grueneberg gangliyonu(birçok sinir hücresi içeren yapı) isimli gizemli hücre topağı hassas ve özelleşmiş bir uyarıcı olarak canlı tehlike anındayken gerekli sinyalleri beyne iletir ve böylece canlı tehlikenin farkına varmış olur. Grueneberg gangliyonları ilk olarak 1973de farelerde farkına varılmıştır fakat yıllarca unutulan bu hücreler koklama duyusu üzerine araştırma yapan bilimadamlarınca tesadüfen 2005te tekrar bulunmuştur. Bu gangliyonun fonksiyonu belirsiz kalmış fakat İsviçre’de bulunan University of Lausanne’dan Biolog Marie-Christine Broillet elektron mikroskopi feromenle alakalı proteinler ortaya çıkarınca korkuyu koklamak hakkında kuşkulanmıştır. Daha sonra o ve meslektaşları farelerden oluşan 3 çeşit deney grubu oluşturmuşlardır: bunların ilki ameliyatla gangliyonları alınmış olan fareler, ikincisi ameliyatlı fakat tüm gangliyonları eksiksiz olanlar ve son olarakta hiç neşter görmemiş olan fareler. Yapılan araştırmada deney grupları kafes içine konarak kafesin içerisine gerekli feromenler salınmıştır. Bu feromenlerin farelerin donakalmasına veya kaçışmasına neden olucağını açıklayan Broillet sonuç olarak sadece gangliyonları eksiksiz olanların bu davranışı gösterdiğini bulmuştur.
Yazının Devamı…
Etiketler:
algılama,
araştırma,
bağlantı,
Bilim,
deney,
fareler,
koklama,
marie christine,
problem,
tehlike,
university of lausanne
Haz 11
Bir süredir geliÅŸtirilme sürecinde olan yeni USB 3.0 baÄŸlantı arabirimi teknik olarak kullanılmaya hazır. Fakat bu teknolojinin en erken 2010 yılında kullanıma baÅŸlanacağı gerçeÄŸi de ortada. Çünkü ÅŸu anki sabit disk teknolojileri 4 tane disk Raid 0 olarak baÄŸlanmadan bu hızları destekleyemiyor malesef. USB 3.0 ile saniyede 4.8Gbit yani 600MB/s gibi bir veri transfer hızı mümkün olacak. Bu denli yüksek bir hız ne kadar gereklidir tartışılır fakat ileride Blu-ray’ın yaygınlaÅŸacağını düşünürsek ÅŸu an ancak firewire ve Gbit ethernet ile mümkün olabilen 100MB/s ve üzeri transfer hızları olmazsa olmazlar arasında yer alacaktır.
Etiketler:
arabirim,
bağlantı,
Bilgisayar,
Donanım,
Teknoloji,
usb,
usb 3.0
Nis 21
Difransiyel her iki aks ile aynı zamanda çalışırken aksların farklı hızda dönmelerini sağlayarak virajlarda stabilite sağlar. Otomobil virajı alırken, dairesel yol izler ve bir yay çizer. İşte bu yayı çizerken dışta kalan tekerlekler çapı daha geniş bir daire yayı çizeceğinden yani daha fazla mesafe katedeceğinden içtekilerden daha hızlı dönmelidir. Aşağıdaki şekilde de göreceğiniz bu durumu sağlayan diferansiyeldir. Difransiyel her iki tekerleğin arasında yer alır ve yarım bir dişli şaft ile tekerlere bağlanır. Dört tekerlekten çekişli araçlarda ise her çift teker için ayrı ayrı iki tane difransiyelleri vardır.
Diferansiyelin Kısımlarına Bakacak Olursak;
- Diferansiyel Yağları
- Åžaft
- Universal Mafsallar
- Sabit Hız(CV) Mafsallar
Diferansiyel Yağları
Difransiyelde yağlama birinci sırada gelen en önemli gerekliliklerden birisidir. Yağlama için mutlaka özel difransiyel yağları kullanılmalıdır. Yağ yuvarlak dişli tarafından mekanizma içerisinde dolaştırılır. Difransiyel kovanının altında yağı boşaltmak için üstünde ise yağ eklenmesi için birer tapa bulunur.
Åžaft
Åžanzımanı difransiyele baÄŸlayan elemana ÅŸaft adı verilir. Åžaft ÅŸanzıman ile baÄŸlantısında esnek bir yapıya sahiptir. Yolların engebeli yapısında ÅŸanzıman düz konumunu her zaman koruyabilsin diye, ÅŸaft esnek bir yapıdadır. Sürüş açısı deÄŸiÅŸtiÄŸinde universal mafsallar ÅŸaftın esnek olmasını saÄŸlar. Ağır olmamaları için ÅŸaftlar içi boÅŸ boru ÅŸeklindedir. Sarsılmayı engellemek için düzgün ve balansı alınmış olmalıdırlar. Genelde motorun dönme hızıyla döndüklerinden hafif bükülmüş yada balanslı olurlarsa otomobilde ciddi hasarlara neden olabilirler. Yazının Devamı…
Etiketler:
bağlantı,
Diferansiyel,
mafsal,
Nasıl Çalışır?,
Otomobil,
yaÄŸ,
ÅŸaft,
şanzıman
Son Yorumlar