Aug 25
Moleküler biyoloji ve genetik günümüzün en önemli çalışma alanlarından biridir. Ünlü bilimadamları Watson ve Crick’in 55 yıl önce tanımladığı Dna’nın çifte sarmal yapısı ile önemli bir hız kazanan bu alandaki çalışmalar günümüzde zirve noktasına ulaşmayı hedefleyen çalışmalarla devam etmektedir. Mendel’in yüzyıllar önce yaptığı çaprazlama çalışmaları bugün yerini genome projesine bırakmıştır. The Human Genome Project (HGP) biyoloji bilim tarihinin en üst düzey deneylerinden biri kabul edilmektedir. Bu projeyi tanımlayabilmemiz için ilk önce genome hakkında bilgi edinmeliyiz. Genome herhangi canlı bir organizmanın tüm genetik varlığıdır. Başka bir deyişle, organizmanın sahip olduğu Dna’nın bütün nükleotidlerinin sıralamasıdır. Watson’ın The Secret of Life olarak adlandırdığı Dna organizmaların gelişip büyümesine rehberlik eder.
Gelelim esas konumuz HGPye. Proje James D. Watson’ın önderliğinde 1990 yılında U.S. de bulunan National Institutes of Health de başlamıştır. Projenin amacı insan genomundaki tüm genleri - yaklaşık 25.000 - bulmak, sıralamak ve haritalamaktır. Her insan ayrı bir gen dizilişine sahiptir bu yüzden proje her bireyin gen dizilişini sıralamaya yönelik değildir. Belirli kimseler üzerinde yapılan bu çalışma tıp ve bioteknoloji alanında önemli gelişmeler sağlayacaktır. Kanser hastalarının genome bilgileri onların tedavisinde yardımcı olacaktır. Daha önce birçok gen üzerinde araştırma yapması gereken doktorlar genome bilgileri sayesinde araştırmalarını belirli genlere indirgeyerek daha hızlı tedaviler gerçekleştirebileceklerdir.
Yazının Devamı…
Etiketler:
Bilim,
bioteknoloji,
biyoloji,
dna,
genom,
human genome project,
ingiltere,
james d watson,
mendel,
national institutes of health,
project
Aug 05
İnsan beyni hiç bir bilgisayarla karşılaştırılmayacak kadar karmaşık ve üstün bir sisteme sahiptir. Beynin içine derinlemesine girildikçe, bizim kavrayabilme sınırlarımızı zorlayan detaylarla karşılaşırız, orda henüz kavramayı tam olarak beceremediğimiz bambaşka bir dünya vardır.
Bizim yerimize düşündüğünü zannettiğimiz beyin aslında karar verme yeteneğine sahip olmayan basit hücrelerden oluşur.
DiÅŸideki yumurta hücresinin, erkekten gelen sperm hücresiyle birleÅŸmesi sonucu meydana gelen hücre, tekrar-tekrar bölünerek binlerce, milyonlarca hücre oluÅŸturur. Vücutta bulunan tüm hücrelerin ortak özellikleri vardır. Çekirdek, mitekondri, sitoplazma vb… Fakat her hücre farklı bir dokuyu oluÅŸturur. Beyin ve sinir sistemini oluÅŸturan hücrelere nöron denir. Nöronların ise diÄŸer hücrelerden belirgin olarak görülen farklılıkları akson ve dendrit adı verilen iki uzantılarının olmasıdır. Hücre çoÄŸalmasının 18. gününde sinir sisteminin ilk farklılaÅŸmaları oluÅŸmaya baslar. Embriyonun sinir sistemi oluÅŸmaya baÅŸlarken baÅŸkalaÅŸan sinir hücrelerinin akson ve dendritleri hücre gövdesinden uzar. Her nöronun sahip olduÄŸu akson ve dendritlerin uzunlukları birbirinden farklıdır ve hepsi sahip oldukları uzunluklara göre bir görev üstlenmiÅŸlerdir. Mesela, omurilikten ayaÄŸa mesaj iletecek akson 1 m. uzunluÄŸundayken, gözümüzden beynimize uzanan diÄŸer bir akson sadece 5 cm. uzunluÄŸundadır. Vücuttaki milyarlarca akson ve dendrit, görevlerini gerçekleÅŸtirmek için sadece kendilerine gerekli olacak uzunluÄŸa kadar geliÅŸir ve ardından büyümeleri durur. Vücuttaki tüm nöronların sahip olduÄŸu bu uzantılar sayesinde tüm bilgiler gereken yerlere iletilir. Nöronların bu ÅŸekilde olması, vücudun her kösesine yayılarak sinir sistemimizi oluÅŸturmalarını ve vücudumuzdaki haberleÅŸmeyi çok hızlı bir ÅŸekilde gerçekleÅŸtirmelerini saÄŸlar. Böylece beyin vücuttaki her noktadan eksiksiz bilgi alır. İletiÅŸimin en önemli elemanları ise elbette ki nöronlardaki akson ve dendritlerdir. Her ikisi arasında çok uyumlu bir iÅŸ bölümü vardır. Dendritler gelen mesajı hücre gövdesine iletmekle, aksonlar ise hücre gövdesinde deÄŸerlendirilen bu mesajı baÅŸka bir nörona iletmekle görevlidirler.
Yazının Devamı…
Etiketler:
beyin,
Bilim,
biyoloji,
insan,
sır,
vücut,
zeka
Son Yorumlar