İnsanların toprağı işleyerek, çeşitli bitkileri yetiştirmesine tarım denir. Topraklardan tarım alanı olarak yararlanma geniş ölçüde yerşekillerine ve iklime bağlıdır. Ülkemizde nüfusun önemli bir kısmı geçimini tarımdan sağlar. Ayrıca tarım, insanımızın temel besin maddelerini karşılaması, dış satımında önemli bir yere sahip olması ve ülkemizdeki bir çok sanayi kolunun hammadesini karşılaması nedeniyle ülke ekonomisindeki önemini korumaktadır.
1. Türkiye Topraklarından Yararlanma
Toprak gelişmiş ülkelerde önemli bir ekonomik varlık olarak ele alınmakta ve planlı bir şekilde kullanılmaktadır. Ülkemizde yeterince planlama yapılmaması nedenleriyle erozyon, kirlenme ve toprağın aşırı kullanımı gibi olumsuzluklar görülmektedir.
Toprak hem tarımda kullanılır hem de sanayide hammadde olarak değerlendirilir. Tarım açısından ormancılık, hayvancılık ve bitkilerin yetişmesi için kullanılırken sanayide çimento, tuğla, kiremit, fayans ve seramik gibi ürünlerin hammaddesi olarak kullanılır.
Türkiye’de arazinin % 36′sında tarım yapılabilmektedir. Ayrıca iklimin ve toprağın çeÅŸitli olması yetiÅŸtirilen ürün çeÅŸidinin fazla olmasına sebep olmuÅŸtur. 1950′li yıllardan sonra makineleÅŸmenin etkisiyle çayır ve otlakların bir kısmının tarım alanına dönüştürülmesi ayrıca bazı yerlerde ormanların tahrip edilerek tarlaya çevrilmesi sonucu tarım alanları geniÅŸlemiÅŸtir. Tarım alanlarının bölgelere göre dağılış oranı farklılık gösterir. Ekili-dikili alanların bölge yüzölçümüne göre en az yer kapladığı bölge DoÄŸu Anadolu, en fazla yer kapladığı bölge ise Marmara’dır. Bu durum üzerinde yerÅŸekillerinin yükseltisi ve engebeliliÄŸi etkili olmuÅŸtur.

Topraklarımız daha çok Karadeniz Bölgesi‘nde baÄŸlık, bahçelik ve ormanlık alanlar, Ege’de endüstriyel bitki alanları, Akdeniz’de endüstriyel bitki alanları ve ormanlıklar, Marmara’da endüstriyel bitki alanları ve tarım arazisi, iç kesimlerde de tarım alanları ve otlaklık alanlar olarak karşımıza çıkmaktadır.


Bazı bitki türleri bazı topraklarda daha iyi ve kaliteli yetiÅŸmektedir. ÖrneÄŸin çay, yıkanmanın fazla olduÄŸu kireçsiz topraklarda yetiÅŸirken antep fıstığı kurak bölgelerde kireçli topraklarda, yumrulu bitkiler (patates, soÄŸan) kumlu topraklarda, üzüm baÄŸları da kumlu çakıllı topraklar üzerinde daha kaliteli yetiÅŸmekte ve daha fazla verim alınmaktadır. Yazının Devamı »

Kimimiz için sabahları çıtır simitimizin yanında eşsiz bir tat; kimimiz için soğuk kış günlerinde kahve köşelerinde arkadaşlarla yapılan sohbet sırasında içimizi ısıtan bir güzellik; kimimiz içinse kansere, baş ağrılarına ve bilimum hastalıklara neden olan bir içecek.
Japonlar’ın ‘cha’, Ruslar’ın ‘chay’, Araplar’ın ‘shaye’, Çinliler’in ise ‘ça’ dediÄŸi çay’ı hepimiz lıkır lıkır içiyoruz, çok güzel. Peki, her birimizin hafızasında farklı bir güzelliÄŸi olan bu içeceÄŸi kim nasıl bulmuÅŸ, hiç merak etmediniz mi?
Ben merak ettim ve cevabını sizler için kısaca araştırdım.
Çay’ı Milattan önce 2737 yılında Çin İmparatoru Shen Nung bulmuÅŸ efendim. Nasıl bulduÄŸunu da anlatalım;
Shen Amca, bir gün bol yeÅŸillikli bahçesinde aÄŸzı açık kapta su kaynatırken(eskinin imparatorları böyle mütevaziymiÅŸ iÅŸte), iÅŸ bu ya iki tane kendini bilmez ot düşüver Shen Amca’nın kaynar suyunun içine. Shen Amcamız bunları çıkarmaya üşenmiÅŸ. Tam suyu içmeye koyulurken sudan gelen çok hoÅŸ kokuları farketmiÅŸ ve ‘Buldum’ diye bahçede koÅŸuÅŸturuvermiÅŸ
İmparator, çay’ın susuzluÄŸu bastırdığını,harareti giderdiÄŸini, uykusuzluÄŸa çare olduÄŸunu söylemiÅŸ; hatta Çay Avrupa’ya geldiÄŸi 1610 yılında ilaç muamelesi görüp, çok pahalıya gidiyormuÅŸ ama içenlerin daha çok susadığı, terlediÄŸi ve uykularının kaçtıkları anlaşılınca bu imparator’un söylemide ayyuka çıkmış ve çay’ın deÄŸeri birden düşüvermiÅŸ. Yazının Devamı »

Birçok kolektif çalışma ortamında insanlar ufak kare bir odada sanki insanlar kümesteymiÅŸ gibi iÅŸlerini yapmaya çalışırlar. Bu tarz ufak alanlarda iÅŸini yapmak isteyenler için en büyük sorun hiç şüphesiz yerdir. Gün boyunca içtiÄŸiniz çaylar için odada koskoca bir çay-kahve makinası bulundurmak kimsenin iÅŸine gelmez. Artık birçok kiÅŸi ofisinde büyük-hantal bilgisayarlar da kullanmıyor ve dizüstü bilgisayarıyla her iÅŸini halledebiliyor. İşte bu noktada dizüstü bilgisayarınıza baÄŸlayabileceÄŸiniz bir su ısıtıcı gerçekten iÅŸe yarayabilir. HEAT ME adıyla piyasaya sürülecek olan ısıtıcı sayesinde çay-kahve yapmak çok basit. Resimde görüldüğü gibi basit bir tutamak ve ısıtıcı uçtan oluÅŸan cihaz gücünü bilgisayarınızın usb portundan alıyor. HEAT ME usb ısıtıcısını su ısınana kadar bardağın veya çaydanlığın içerisinde tutuyorsunuz ve ardından sıcak çayınızın keyfini çıkarıyorsunuz. Piyasaya çıkış tarihi henüz belli olmayan cihazın oldukça makul fiyatlar alınabileceÄŸine şüphe yok. İnsanları gittikçe daha az hareket etmeye sevk eden bu tarz teknolojileri, kendi adıma destekliyorum. Son olarak, blogunun ismini “çaykolik” koyacak kadar çaysever bir arkadaşımız olan Teakolik‘in sahibi Hamza kardeÅŸime bu cihazı ÅŸiddetle öneriyorum. (: