21jasz8Uçuş simülatöründeki pilotlar gibi cerrahların operasyondan önce tabiri caizse prova yapmalarına imkan veren yeni simülatör, beyin cerrahi alanında devrim niteliği taşımaktadır.

NeuroTouch Kanada ulusal araştırma konseyi ve birkaç araştırma grubu tarafından geliştirilen prototip simülatör, cerrahların sanal bir eldiven ile prova yapmalarını sağlayarak olası hataları en aza indirmektedir.

İlk olarak fonksiyonel manyetik rezonans görüntülemeden gelen hasta dataları yüksek çözünürlüklü 3-D biçimine dönüştürülür. Model sisteme yüklendikten sonra doktorlar cerrah bıçağına benzeyen fiziksel aleti (bisturi) kullanarak tümörlere ve gerçek zamandaki ekrandaki diğer sanal objelere dokunabilir ve müdahale edebilir. Aletin 6 derecelik serbestiyeti var ve farklı sertliklerde beynin bölgelerindeki  dokunun değişen  dirençlerini ve gerçek mekanizmanın güç dönütünü tekrar oluşturur.  Aynı zamanda ekran görüntülerindeki gerçekçi resimler, kanayan ve titreşen maddeleri içeren simule edilmiş operasyonu gösterir.

Neuro Touch’ı geliştirmeye yardım eden bilim adamı Ryan D’Arcy der ki :“Hastaya özgü simülasyon oluşturmak için medikal imaj görüntülemeyi, madde modellerini, sınırlı element modellemeyi, grafikleri ve dokunma duyusu teknolojisini birleştiren ilk simülatördür.Bir diğer dikkate değer özelliği ise fMRI daki  işlevsel  beyin haritalama datalarını birleştirmesidir.Bu beyinin konuşma bölgeleri gibi kritik bölgelerini daha keskin bir şekilde görüntülenmesini sağlar.”

Neurosurgery( beyin cerrahisi)  simülatörü  geliştirmek amacıyla üç yıllık 9.1 milyon dolarlık    bu proje  Nisan 2008 de başladı ve 50 Klinik tedavi uzmanı ve Canada’ın her yerinden mühendisleri istihdam etti.Geçen ay Halifax, Nova Scotia daki cerrahların, beynindeki konuşma merkezi civarında iyi huylu tümörü olan 48 yaşındaki kadını ameliyat etmeden önce bu simülatörü kullanmaları bir dönüm noktası olarak nitelendirilir.5 saatlik operasyon başarılıydı ve ilerleyen günlerde kadın taburcu edildi. Gerçi yöntem her şeye rağmen basitti, ilk kez böyle bir operasyondan geçmek için bu simulatör kullanıldı.

Halifax’s Queen Elizabeth II Sağlık Bilimleri Merkezinin Başhekimi David Clarke çok gerçekçi bir şekilde prototipi överek “cerrahi ekip bizim başka türlü sahip olamadığımız özgüven ve bilgi ile oraya gitti” dedi operasyondan sonra.”Bunun sadece hastalarla önceden yapılan tartışmalar açısından değil aynı zamanda  bütün olarak cerrahi sonuçları için de iyi olduğunu düşünüyorum.”

Rolando Del Maestro der ki:”Beyin ameliyatları daha az yaygın ve oldukça karmaşık.Genç cerrahlar bu simulatörü kullanılarak daha iyi eğitilebilir. Biz beyin cerrahları simülatör pilotlar gibi olacağız böylece bizim yeteneklerimizin kesin bir seviyede olup olmadığını ortay çıkaracağız”.

Toronto’s Hospital for Sick Children  Hastahanesinde NeuroTouch tan bağımsız  bir beyin cerrahı olan  Abhijit Guha, sanal ameliyatın asla gerçek olanın yerini alamayacağını söylüyor. “Sistemin bir  zayıf tarafı şudur ki; sistemin  beyin ve cerebrospinal (beyin ve omurilikle ilgili) sıvının yer değiştirmesinden dolayı ameliyat sürecinde sistemi geçerli kılmayacak arşivsel  MRI taramalarına dayalı olmasıdır.” diyor Guha.  “Ayrıca yargı faktörü de var özellikle bir şey yolunda gitmediği zaman. “

Prototipin bir tekniksel sınırlaması şu ki; o sadece beynin yüzeyine yakın yerlerdeki tümörü  görüntüleyebiliyor ve cerrahlar sadece bir elini kullanabiliyor. Gelişmeler 2011 Nisanına kadar devam edecek. Bununla beraber son cihazlar, doktorların bir çok aleti ve her iki ellerini kullanmasıyla daha derin beyin tümörlerinde çalışmasını sağlayacak.

NRC prototipi Kanada üzerinden beyin cerrahları merkezine göndermeyi ve daha sonra ticari bir ortağa 2 yıl içinde bu teknolojiyi transfer etmeyi planlıyor. Bir ticari versiyonu  fonksiyonuna bağlı olarak 10000 dolardan 500000 dolara kadar satabilir. NRC’den Robert DiRaddo  der ki :”Paket, optimal cerrahi şerit seçimi için cerrahi görevler ve cerrahi prosedürlerde bir eğitimci kadar iyi bilgisayar temelli bir tasarımcı içerecek.İkisi de hastaya özgü kullanım için prova sistemine entegre edilecek.”

D’Arcy: “Baştan beri hedeflenen neurosurgical simulatorü ticarileştirmekti” der. “Hedef simülatörü dünya çevresindeki hastanelere kliniklere ve eğitim merkezlerine koymak fakat daha yapılacak çok iş var”.

Kaynak: http://www.technologyreview.com/biomedicine/23337/page1/

Hedef simulatörü dünya çevresindeki hastanelere kliniklere ve eğitim merkezlerine koymak fakat daha yapılacak çok iş var.

cerrahCerrahlık yaraların, sakatlıkların ve öteki hastalıkların bıçakla tedavisidir. Eski insanlar, büyük bir olasılıkla, kırılan bir kolu ya da bir yarayı sarmak, bir apseyi yarmak, ya da diş çekmek gibi, cerrahlığın basit biçimlerini uygulamışlardır. Ayrıca, bazı nazik ameliyatlara giriştikleri ve bir ölçüde başarılı oldukları yolunda da ipuçları vardır.

Anatomide ilerlemeler;
Bundan 10.000 yıl önce bile “sihirbaz hekimler” trepanasyon olarak bilinen gçü bir ameliyatı (deliliği ya da baş ağrısını tedavi için kafatasından bir parça kemik çıkarma işlemini) yapabiliyorlardı bugün bile bazı Peru ve Avustralya kabilelerinde bu gibi ameliyatlara rastlanmaktadır. Romalılar da durumları tehlikeli olan bebekleri, sonradan sezaryen olarak bilinen yöntemle ana karnından alıyorlardı. Ancak, cerrahlık genellikle basit dışsal ameliyatlarla sınırlıydı ve içsel olanları kapsamıyordu. Modern cerrahlığın ilerleyişi gerçekte son 300 yıldaki bulguların ününüdür.

Bir cerrahın ilk gereksemesi, kuşkusuz, insan bedeninin çalışması konusunda açık ve kesin bilgi elde etmektir. Ortaçağın sonlarına kadar cerrahlık ilkel bir iş olarak, (berberlikte yakın bir ilişki içinde) kaldı, çünkü ne hekimlerin ne de cerrahların gerçek bir anatomi bilgisi yoktu. Öğrenmenin tek yolu, kilise ve devletin dehşet verici bir işlem diye baktıkları ölü teşrihiydi. Xv yüzyılda bu tabunun kısmen üstesinden gelindi ve ancak bu tarihten sonra hekimler bedenin içindeki yapıları araştırmaya başlayabildiler. Çoğunluklu, “çağdaş cerrahlığın babası” olarak adlandırılan ambroise pare, bu yeni bilgiyi ilk kullananlardan biriydi, bundan sonraki önemli dönüm noktaları, Wiliam Harvey’in (1578-1657) kan dolaşımının varlığını ortaya koyması ve William Hunter (1728-93) anatomi bilimine ilişkin bulgularıydı.

Acıyı ve Enfeksiyonu yok etme;
En kesin anatomi bilgisi bile cerrahın, daha önemlisi de, hastanın karşılaştığı iki temel sorunu, acı ve enfeksiyonu, çözmekte yetersiz kalmaktadır. Cerrahlığı acı veren kaba ve tehlikeli bir iş olmaktan çıkarıp, bugünkü daha güvenli ve acısız biçimine dönüştüren büyük devrim. Xıx yüzyılda gerçekleşti. İlk adım, 1844’de Amerikalı dişçi Horace Wells’in (1815-48) diş çekiminde güldürücü gaz (nitröz oksit) kullanmasıyla atıldı. Birkaç yıl içinde büyük ameliyatlarda eter ve kloroform kullanılmaya başlandı. Wvillam Morton (1819-68), eterin kullanımının (genel anestezi) öncülüğünü yaptı. Yazının Devamı »

Sayfa 1 (1)1