Dünya » Bilgiustam

yeryuzusekilleri1Dünya, bugünkü şeklini alıncaya kadar çeşitli evrelerden geçmiştir. Birbirinden farklı bu evrelerden her birine jeolojik devir denir. Jeolojik devirlerin ayrılmasında önemli yerkabuğu olayları etkili olmuştur. Bu devirlere ait bilgiler tortul tabakalar arasında bulunan fosillerden elde edilmektedir.

Dünya’nın her yerinde olduÄŸu gibi Türkiye’de de yerÅŸekilleri sürekli bir oluÅŸum ve deÄŸiÅŸim içindedir. Konumu itibariyle hareketli bir tektonik kuÅŸakta yer alan Türkiye’de jeolojik devirlerin hepsinin izlerini görmek mümkündür. Türkiye, Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus arasında kalan Tethys (Tetis) Denizi’nin yer aldığı geniÅŸ tortulanma alanında oluÅŸmuÅŸtur, iç kuvvetler tarafından iskeleti kurulmuÅŸ bulunan Türkiye’nin yerÅŸekilleri dış kuvvetler tarafından yavaÅŸ yavaÅŸ deÄŸiÅŸtirilmektedir. Türkiye’nin jeolojik devirlerde geçirdiÄŸi evreleri şöyle sıralayabiliriz.

Birinci Jeolojik Zaman (Paleozoik)
Bu devirde Türkiye’nin bulunduÄŸu yerde Tethys Denizi bulunuyordu. Bu denizin dibinde bulunan tortullar, kuzey ve güneydeki eski kıta çekirdeklerinin birbirine doÄŸru yaklaÅŸmaları sonucunda kıvrılarak su yüzüne çıkmıştır. Bu kara parçaları günümüzde sert kütleler yani masifler halindedir. Masifler kıvrılma özelliÄŸini kaybetmiÅŸ I. zamanda oluÅŸmuÅŸ yaÅŸlı ve sert kütlelerdir.

Birinci jeolojik dönemde bitki kalıntılarının çukur alanlarda birikmesi sonucunda da Zonguldak çevresindeki taÅŸkömürü yatakları meydana gelmiÅŸtir. Birinci jeolojik dönemde oluÅŸmuÅŸ arazilerin en önemli özelliÄŸi sert ve oturmuÅŸ tabakalardan oluÅŸmalarıdır. Bu nedenle depreme dayanıklıdır. Türkiye’de birinci zaman arazileri Yıldız DaÄŸları, Saruhan-MenteÅŸe, Mardin-Derik, Kastamonu-Devrekani, Anamur-Alanya, KırÅŸehir ve Bitlis civarında vardır.

İkinci Jeolojik Zaman (Mesozoik)
Bu jeolojik dönemde Türkiye’nin büyük bir bölümünde tethys denizi yer almaktaydı. Tethys Deniz’inde dış küvetlerin taşımış olduÄŸu kum, mil, çakıl ve kireçli malzemeler birikmiÅŸtir. İkinci zamanın sonlarından itibaren kuzey ve güneydeki eski kıta çekirdekleri yeniden birbirine doÄŸru yaklaÅŸmış, Tethys Denizi’ndeki tortullar kıvrılmaya baÅŸlamıştır.

Üçüncü Jeolojik Zaman (Tersiyer)
Bu devir, Türkiye’nin yeryüzü ÅŸekillerinin oluÅŸumu bakımından çok önemlidir. Çünkü Alp orojenezi bu dönemde oluÅŸmuÅŸtur. Üçüncü jeolojik zamanda, Tethys Denizi’nde biriken tortullar kıvrılarak Anadolu’nun büyük bir kısmının kara haline geçmesine neden olmuÅŸtur. Alp orojenik hareketleri en ÅŸiddetli safhasına ulaÅŸmış, Toros ve Kuzey Anadolu daÄŸları oluÅŸmuÅŸ, iç kısımlar ise göllerle kaplanmıştır.

Aynı dönemde Anadolu’da hüküm süren nemli ve sıcak iklim ÅŸartları altında tropikal ormanları andıran gür bir bitki örtüsü yetiÅŸmiÅŸtir. Buralardan gelen organik maddeler zamanla göl ortamında birikerek günümüzdeki linyit yataklarının oluÅŸumunu saÄŸlamıştır, iç Anadolu ve DoÄŸu Anadolu’daki tuz yatakları ile GüneydoÄŸu Anadolu’daki petrol yatakları da bu zamanda meydana gelmiÅŸtir. Ayrıca ülkemizdeki bor yataklarıda bu dönemde oluÅŸmuÅŸtur.

Üçüncü jeolojik zamanın sonlarına doÄŸru Anadolu bütünüyle yükselmeye baÅŸlamıştır. Bunun sonucunda ülkemizde kırık hatları oluÅŸmuÅŸtur. Bu kırık hatlarının en önemlileri Kuzey ve DoÄŸu Anadolu ile Batı Anadolu’daki kırık hatlarıdır. Bu durum Türkiye’nin etkin bir deprem kuÅŸağında yer almasına neden olmuÅŸtur. İç Anadolunun doÄŸusu ve kuzeybatısı, DoÄŸu Anadolu’nun büyük bir kısmı ve Güney Marmara’daki volkanik araziler bu dönemde oluÅŸmuÅŸtur. Yazının Devamı »

yerkabuguYeryüzü birbirinden çok farklı yerşekillerinden oluşur. Yeryüzü şekilleri iç ve dış kuvvetlerin etkisi ile sürekli olarak değişir. Bazı yerlerde yerşekilleri aşınarak ortadan kalkar, bazı yerlerde yeni yerşekilleri oluşur. Yerşekillerinin oluşumunda gerekli olan enerjiyi yerkabuğunun altındaki mantodan alan kuvvetlere iç kuvvetler denir. Mantonun üzerinde bulunan kıtalar, magmanın yatay ve dikey hareketlerine bağlı olarak yer değiştirirler. Bu olay bazı kıtaları birbirine yaklaştırarak, okyanus çanaklarının daralmasına yol açar. Bazı yerlerde ise kıtalar birbirinden uzaklaşır, buna bağlı olarak okyanuslar genişler. Sonuçta bu kıta hareketleri okyanus çanaklarının oluşmasına, dağların meydana gelmesine, depremlere vs. yol açar. iç kuvvetlerin oluşturduğu yerşekillerini aşındıran, ortadan kaldıran ve yeni yerşekillerinin oluşmasına yol açan kuvvetlere de dış kuvvetler denir. Bu olayları daha iyi anlayabilmek için yerkürenin katmanlarını ve katmanların özelliklerini kısaca gözden geçirelim.

Yerküre ve Katmanları
Yerküre, yeryüzünden yerin merkezine doğru yerkabuğu, manto ve çekirdek denilen üç katmandan oluşur. Bunların fiziksel ve kimyasal özellikleri birbirinden farklıdır. Yeryüzünden yerkürenin merkezine doğru inildikçe yoğunluk, sıcaklık ve basınç artar.

A) Yerkabuğu (Taşküre)
Yerküreyi çepeçevre örten kabuÄŸa litosfer (taÅŸküre) ya da yer kabuÄŸu denir. Halen kızgın ve hamurumsu bir yapıda bulunan mantonun üzerinde, adeta yüzer halde bulunan yerkabuÄŸunun kalınlığı her yerde aynı deÄŸildir. Yer kabuÄŸunun kalınlığı karalarda ortalama 30-40 km, deniz ve okyanus diplerinde ise yaklaşık 8-10 km’dir.
Yer kabuğu, yer yuvarlağının en ince ve yoğunluğu en az olan tabakasıdır. Yer kabuğunun sıcaklığı mantoya doğru inildikçe 33 metrede 1 °C artmaktadır. Ancak sıcaklıktaki bu değişim yeraltı suyu, taşlar, vb faktörlerin etkisi ile düzenli olmayabilir.

Yer kabuğu; bileşimleri ve yoğunlukları farklı iki katmandan oluşur:

1.    Sial
Canlıların üzerinde yaÅŸadığı katmandır. BileÅŸiminde yoÄŸun olarak silisyum (Si) ve alüminyum (Al) bulunduÄŸu için “sial” adını almıştır. Tamamen katılaÅŸmış halde bulunan bu tabakanın yoÄŸunluÄŸu 2,7 gr/cm3 tür. Sial tabakası okyanus tabanlarında ince, karalarda ise kalındır.

2.    Sima
Sial tabakasının altında bulunur. BileÅŸiminde silisyum (Si) ve magnezyum (Mg) yoÄŸun olarak bulunduÄŸu için “sima” ismini almıştır. Sial tabakasındaki taÅŸlara göre yoÄŸunluÄŸu biraz daha artmış ve 3,3 gr/cm3 olmuÅŸtur. Yazının Devamı »

gunes_sistemiGezegenlerin özellikleri aÅŸağıda güneÅŸe olan yakınlıklarına göre sıralanmıştır. GüneÅŸe en yakın gezegen Merkür iken, en uzak gezegen Plüton’dur.

Merkür
Sıcaklığı çok fazladır(gündüzleri 500° C, geceleri -175° C). Atmosferi yoktur ve yüzeyi kayalıktır. Kendi çevresindeki dönüşünü 58 günde, güneş çevresindeki dönüşünü 88 günde tamamlar.

Venüs
Sıcaklık çok yüksetir(400° C). Kalın ve yoğun bir atmosferi vardır. Kendi çevresinde 243 günde, güneş çevresinde 224 günde döner. Yani 1 venüs günü, 1 venüs yılından daha uzundur. Diğer gezegenlerin aksine kendi çevresinde ters yönde döner.

Mars
Sıcaklık düşüktür(-80° C ile -160° C). Atmosferin büyük çoğunluğu karbondioksitten oluşur. Yüzeyi kızıl renkli ve kayalıktır. Kendi çevresindeki dönüşünü 24 saat 37 dakikada, güneş çevresindeki dönüşünü 687 günde tamamlar.

Jüpiter
Güneş sisteminin en büyük gezegenidir. Kütlesi dünyadan 1300 kat daha büyüktür. Tam olarak katı olmayıp gaz ve buz bulutlarından oluşmuştur. Kendi çevresindeki dönüşünü 10 saatte, güneş çevresindeki dönüşünü 12 yılda tamamlar.

Satürn
Sıcaklığı düşüktür(-145). En belirgin özelliği halkalarının olmasıdır. Yoğunluğu sudan az olan tek gezegendir. Yani uygun bir okyanus bulunup satürn gezegeni içine bırakılacak olsaydı, yüzerdi. Kendi çevresinde 10 saatte, güneş çevresinde 29,5 yılda döner.

Uranüs
Metan gazı içeren atmosferi nedeniyle mavi-yeşil renkli, çok soğuk bir gezegendir(-190° C). Kendi çevresindeki dönüşünü 17 saatte, güneş çevresindeki dönüşünü 84 yılda tamamlar.

Neptün
Güneşten uzak olduğu için sıcaklığı çok düşüktür(-200° C). Kendi çevresindeki dönüşünü 16 saatte, güneş çevresindeki dönüşünü 165 yılda tamamlar.

Plüton
Dünya’dan çok uzakta olduÄŸu için ölçülerini saptamak zordur. Yüzeyinde sıcaklığın  -200° C’nin altında olduÄŸu sanılmaktadır. Kendi çevresindeki dönüşünü 248 yılda tamamlar. Son dönemlerde plütonun gezegen olmadığı söylenmektedir.

Gezegenlerin Boyutlarının KarşılaÅŸtırılması: Yazının Devamı »

GüneÅŸ sistemi, güneÅŸin çekim kuvvetinin etkisiyle; gezegenler, gezegenlerin uyduları, kuyruklu yıldızlar ve meteorların yine güneÅŸ etrafında birikmesiyle oluÅŸan gök cisimleri topluluÄŸudur. GüneÅŸ sisteminin oluÅŸumu ile ilgili olarak bir çok teori vardır. Ancak en çok bilinen ve doÄŸruluk payı en yüksek olan teori 1796 ‘da matematikçi Simon Laplace tarafından bağımsız olarak ortaya atılan Kant-Laplace (Nebula) teorisidir. Bu teoride güneÅŸ sisteminin 4,6 milyar yıl önce dev bir moleküler bulutunun çökmesiyle oluÅŸtuÄŸu ileri sürülmektedir.

GüneÅŸ sisteminde bulunan gezegenler ve diÄŸer gök cisimleri çekim kuvvetinin etkisiyle güneÅŸ etrafında ve belli bir yörünge üzerinde dönmektedirler. Çapı 30 ışık yılı yani 283,821,914,177,430 km olan güneÅŸ sisteminde güneÅŸ de dahil olmak üzere toplam 10 gezegen vardır. Bu gezegenler güneÅŸe olan uzaklıklarına göre sırasıyla Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün ‘dür. Bunların dışında bir de Plüton vardır. Ancak Plüton dış merkezli bir yörüngeye sahip olduÄŸu için gezegen olup olmadığı konusunda uzun tartışmalar yaÅŸanmış, 24 AÄŸustos 2006 yılında ise Uluslararası Gökbilim BirliÄŸi Plüton’un gezegen sınıfından çıkarılarak “cüce gezegen” sınıfına konulduÄŸunu açıklamıştır. Bu dokuz gezegen ile birlikte onların bilinen 166 uydusu da güneÅŸ sistemine dahildir.

Güneş Sistemindeki gezegenlerin bazı özellikleri şunlardır;

  • Gezegenlerin tamamı elips ÅŸeklinde bir yörüngeye sahiptir ve tüm gezegenlerin dönüş hızları birbirinden farklı olmakla birlikte bazı gezegenlerin yörüngeleri birbiri ile kesiÅŸir.
  • Gezegenler hem kendi ekseni etrafında hem de güneÅŸin etrafında batıdan doÄŸuya doÄŸru dönerler.
  • En küçük gezegen Plüton, en büyük gezegen Jüpiter’dir.
  • GüneÅŸ’e en yakın gezegen Merkür, bilinen en uzak gezegen ise Plüton’dur.
  • Dünya’ya uzaklık ve yarıçap olarak en yakın gezegen Venüs’dür.
  • Dünya’nın 1, Mars ve Neptün’ün 2, Uranüs’ün 6, Satürn’ün 10 ve Jüpiter’in 12 uydusu vardır. Merkür ve Plüton ve Venüs’ün uydusu yoktur.
  • Gezegenlerin dönüş hızları güneÅŸe olan uzaklıklarına göre ters orantılıdır.

Güneş ve Özellikleri ;

gnehgjÇapı 1.4 milyon km, 5 milyar yaşında olduÄŸu tahmin edilen ısı, ışık ve enerji kaynağıdır. Yapısının tamamına yakını Hidrojen ve Helyum gazlarından oluÅŸmaktadır. Hacmi dünyanın hacminden 1.3 milyon kat daha fazladır ve kütlesi itibariyle dünyanın 332.000 katıdır. Ayrıca dünyaya en yakın yıldızdır. Dünyadan uzaklığı 149.500.000 km’dir. GüneÅŸ kendi ekseninde 70.000 km hızla döner ve bir turunu 25 günde tamamlar. GüneÅŸte hidrojenin helyuma dönüşmesi sırasında büyük bir enerji açığa çıkar. Saniye de 600 milyon ton hidrojen, helyuma dönüşmektedir. Bu olay sırasında kırmızımsı bir alev 15-20 bin km yükselir bu olaya güneÅŸ fırtınası denir. GüneÅŸin sıcaklığı 6000 °C ve merkezindeki sıcaklık ise 1.5 milyon °C dolayındadır. GüneÅŸ ışınları 8 dakikada yeryüzüne ulaÅŸmaktadır ve güneÅŸin üç günde yaydığı enerji dünyadaki tüm enerjilerin toplamından fazladır.

Güneş sistemindeki gezegenler İç (Karasal) ve Dış (Gaz Yapılı) gezegenler olmak üzere ikiye ayrılırlar;

1. İç (Karasal) Gezegenler:

Bu gezegenler; Merkür, Venüs, Dünya ve Mars‘dır. Karasal gezegenlerin kütleleri küçük, dönüş hızları yüksek ve ortalama yoÄŸunlukları 5.5 gr/cm3 dolayındadır. Yazının Devamı »

donendunyaDünyanın Günlük Hareketi
Düna kendi ekseni etrafında batıdan doğuya doğru 24 saatte döner. Buna 1 gün, harekete ise günlük hareket denir.

Dünyanın Günlük Hareketinin Sonuçları

  • Gece ve gündüz oluÅŸur.
  • Gün içinde güneÅŸ ışınlarının yere düşme açısı deÄŸiÅŸir ve buna baÄŸlı olarak gün içinde; sıcaklıklar deÄŸiÅŸir, cisimlerin gölge boyu ve yönü deÄŸiÅŸir, günlük ıscaklık farklarına baÄŸlı olarak taÅŸlarda mekanik çözülmeler oluÅŸur, günlük basınç farklarına baÄŸlı olarak meltem rüzgarları meydana gelir.
  • 30 ve 60 derece enlemlerinde dinamik basınç alanları oluÅŸur.
  • Sürekli rüzgarların yönlerinde sapmalar oluÅŸur. Kuzey yarımkürede hareket yönünün sağına, güney yarımkürede hareket yönünün soluna sapar.
  • Okyanus akıntılarında halkalanmalar oluÅŸur.
  • DoÄŸudaki bir yerde güneÅŸ batıdaki bir yere göre erken doÄŸar ve erken batar.
  • DoÄŸu ve batı yönleri belirlenir.
  • Yerel saat farkları oluÅŸur.

Dünyanın Yıllık Hareketi
Dünya, güneş çevresindeki dönüşünü 365 gün 6 saatte tamamlar. Buna 1 yıl, harekete ise yıllık hareket denir. Dünya, güneş çevresinde elips şeklindeki yörüngeyi takip ederek döner.

Dünyanın elips şeklindeki yörünge üzerindeki hareketi esnasında güneşe olan uzaklığı sabit değildir. Dünya güneşe yaklaşıp uzaklaşır. Dünyanın güneşe en yakın olduğu 3 Ocak tarihine günberi(perihel), güneşe en uzak olduğu 4 Temmuz tarihine ise günöte(afel) denir.

Dünyanın yörünge üzerindeki hareketi sırasında güneşe yaklaştığı dönemlerde hızı artarken, uzaklaştığı dönemlerde hızı azalır. Bunun sonucunda;

  • Yarımkürede mevsim süreleri farklı olur.
  • Eylül ekinoksu 2 gün gecikerek 23 Eylül’de gerçekleÅŸir.
  • Åžubat ayı kısa sürer. Yazının Devamı »
Sayfa 1 (4)1234