Nis 03

En eski harita aslında 1513 yılında çizilmiÅŸ olan Piri Reis‘in dünya haritasıdır. Fakat Piri Reis’in çizdiÄŸi haritanın bulunmuÅŸ olan kısmı tamamının 16 parçasından birisidir. Yani diÄŸer 15 parça henüz bulunamamıştır. Bu nedenle 1800′li yılların baÅŸlarında Avrupa’da çizilmiÅŸ olan bu harita, en eski ilk tam dünya haritasıdır.

eski_dunya_haritasi.jpg

Dosya Adı: eski_Dunya_haritasi.TIF
Çözünürlük: 7200×6296 Piksel
Renk DerinliÄŸi:
24-bit
Boyut: 89.3MB

Not: Resmin üzerine tıklayarak büyük halini indirebilirsiniz.

Etiketler: , , , , ,
Mar 29

turkiye.jpg

Gökyüzünde bulutların aldığı enteresan bir şekil

Dünya ve Türkiye hakkında detay bazı bilgileri yazının devamından okuyabilirsiniz.

Yazının Devamı…

Etiketler: , , , ,
Ara 02

6649_alphasat_ixl.jpgİngiltere telekom uydusunun devini geliştiriyor. Altı ton ağirlıgındakı Alphasat I-XL uydusu tamamlanmasının ardından dünyanın en büyük ticari uydulardan biri olacak. Londralı sanayici Inmarsat ın sponsor oldugu uydu Avrupa, Asya ve Orta Doğu da yüksek hızda internet sağlayacak.

I-XL nin daha önceki uydulardan en büyük farkı internet konusunda 5 kat daha fazla destek sağlayacak olması. I-XL işadamlarına karada yada denizde yarım-megabit internet bağlantısı sağlayacak ve dünyanın neresinde ne kadar uzakta olduğunuz hiç önemli değil. Bu, gezeteciler, afet kurtarma ekipleri, denizcilik endüstrisi ve petrol endüstrisi için çok cazip ve değerli bir destek. Sistem sinyal yakalamak için laptop boyutlarında terminaller kullanıyor.

EADS Astrium bu güçlü uydu için bilim adamları sağlamakla görevlendirildi. Bu şirket, Inmarsat la birlikte bu riskli iş için büyük bir heyecan duyuyor. Şirket sinyal yürütme ve merkezi yürütme kapasitelerinin uyduya inanılmaz bir üstünlük sağlayacağını düşünüyor.

EADS Astrium ÅŸirketinin uydunun sinyal yakalama dizaynı bölümünden Dave Robson; “Bu uydu tekil olan Inmarsat 4 uydusununu saÄŸlamış olduÄŸu iletiÅŸim kapasitesinden, 5 kat daha fazla kapasite sunuyor. Bunun yanında diÄŸer baÅŸka bir avantajı da büyük yapısına çok daha fazla elektronik bileÅŸen yerleÅŸtirebiliyoruz. Bu uydu, İngiliz bilim insanlarından büyük bir teknolojik adımdır.” dedi. Astrium ÅŸirketi ayrıca uzayaraçlari ÅŸasesi üretiyor ve iÅŸin bu kısmında Thales Alenia Space ile ortaklık yapıyor.

Avrupa Uzay Ajansı(ESA) ve Fransa uzay ajansı (CENS) uydunun ihtiyaç duyduÄŸu yeterli platformu saÄŸlamak için iÅŸ birliÄŸi yapıyor. Yeni platform “Alphabus” olarak isimlendirilmiÅŸ ve Avrupa’nın rekabetci uydu piyasasında kalması için dizayn edilmiÅŸtir. Inmarsat bunun ilk ticari müşterisi olacak. Alphabus 8 tona kadar ve 18 kW yüke kadar taşıyabilme kapasitesi saÄŸlayabilir. Ayrıca büyük uyduların yörüngede kalmasına yardımcı olması için daha etkili itici güç saÄŸlaması açısından gelecekte iyon iticiler yapmayı umuyor.

I-XL 12m açıklığında yansıtıcı antene sahip. Görev uzunluğu 15 yıl olacak ve bu sürede 12 kW güç gerektirecek.

Inmarsat için I-XL nin fiyat yaklaşık 260 milyon euro olacak. Alphabus platform ise katılan 16 devlet tarafından ödenecek, yaklaşık 440 milyon euro’ya mâl olacak.

Ağır yükünden dolayı I-XL, Ariane 5 roketinde fırlatılacak (Avrupa nın ilk roket fırlatma aracı).

DailyTech.com

Etiketler: , , , , , ,
Aug 18

Küresel ısınma, yerküre yüzeyinin ortalama sıcaklığında yükseliş göstermekte. 1800’lerin sonlarından beri küresel ortalama sıcaklık 0.4 ilâ 0.8 derece C civarında arttı. Birçok uzman’ın yaptığı hesaplara göre 2100 yılına kadar ortalama sıcaklık 1.4 ilâ 5.8 derece C daha artacak. Bu artış oranı geçmiş artış oranlarından çok daha fazla olabilir.

Bilim adamları insan topluluğu ile doğal ekosistemin çabuk bir iklim değişimine uyum sağlayamayacağından endişe ediyorlar. Bir ekosistem özel bir bölgede, yaşayan organizmalardan ve fiziksel çevreden oluşur. Küresel ısınma çok miktarda zarara sebep olabilir, bu yüzden tüm dünya ülkeleri sınırlamaya yardım etmek için Kyoto Protokolü adlı antlaşma taslağı hazırladılar.

Küresel ısınma’nın sebepleri

Klimatolojistler (İklim Bilimi konusunda çalışan bilim adamları) 1800’lerin sonlarından beri meydana gelen küresel ısınmayı analiz ettiler. Klimatolojistlerin çoğunluğu insanoğlu faaliyetlerinin ısınmanın çok büyük bir miktarından sorumlu olduğuna karar verdilar. İnsanoğlu faaliyetleri Yerküre’nin doğal sera etkisini arttırarak küresel ısınmaya katkıda bulunuyor. Sera etkisi, güneş ışığını, gazları , atmosferdeki parçacıkları kapsayan karmaşık bir işlemle Yerküre’nin yüzeyini ısıtıyor. Sera gazları, ısıyı dünyanın atmosferine hapseden gazlara verilen isimdir. (En zararlı sera gazı, karbondioksittir. Kyoto Anlaşması, karbondioksidin yanısıra metan ve nitrus oksid gazlarının salınımını da düşürmeyi öngörüyor.)

Küresel ısınmaya katkıda bulunan ana insan aktiviteleri: fosil yakıtların yakılması (kömür, petrol ve doğal gaz) ve ormanların yokedilmesidir. En çok yakıt tüketimi: otomobillerde, fabrikalarda, elektrik santrallerinde meydana gelmektedir. Fosil yakıtlarının yakılması ile karbondioksit gazı (kimyasal formülü CO2) açığa çıkmaktadır. CO2 ısının uzaya çıkışını yavaşlatan bir sera gazı’dır. Ağaçlar ve diğer bitkiler besin üretmek için havadaki CO2’i fotosentez ile kullanırlar. Ormanların yokedilmesi, bitkiler tarafından yok edilen gaz miktarı oranını indirgeyerek ya da ölü bitki örtüsü ayrıştırılması ile CO2’ nin çoğalmasına katkıda bulunuyor.

Az miktarda bilim adamı sera gazlarının, sıcaklıkta ölçülebilir değişiklik yapmadığı görüşündeler. Doğal oluşumun küresel ısınmaya sebep olabileceğini söylüyorlar. Bu oluşumlar: güneşten yayılan enerjideki artışları içeriyor. Fakat Klimatolojistlerin çok büyük çoğunluğu güneş’in enerjisindeki artışların oluşmuş ısınmaya katkısının çok çok küçük olduğuna inanıyorlar.

ISINAN GEZEGENİMİZ!

Yazının Devamı…

Etiketler: , , , , , , , ,
May 29

Bilgisayar tarihçesine bir göz atarsak, bilgisayar fikrinin çok eskilere dayanmadığını görürüz. Daha 1830′larda Charles Babbage (1792-1871) fark makinesini ve ardından analitik makineyi yapmasıyla hesaplama işlerinin elektro mekanik araçlara yaptırılması ve sonuçların elde edilmesi görüşü doğmuştu. Charles Babbage yaptığı bu makineler ile başarılı sonuçlar elde edememesine rağmen, bilgisayarların temelinin onun tarafından atıldığı kabul edilmektedir.

1850 yılında George Boole kendi adıyla anılan ve sadece 1 ve 0 rakamlarının kullanıldığı Boole Cebiri sistemini bularak, bilgisayarların gelişimi üzerinde önemli rol oynamıştır.

1890′da Herman Hollerith tarafından, delikli kartlarla bilgilerin yüklenebildiği ve bu bilgiler üzerinde toplama işlemlerinin yapılabildiği bir elektro mekanik araç geliştirdi. Bu hesaplayıcı ABD’nin 1890 nüfus sayımında başarılı biçimde kullanıldı.

İlk analog bilgisayar 1931 yılında Vannevar Bush tarafından gerçekleÅŸtirildi. Buna karşılık, ilk sayısal bilgisayarı George Stibiz 1939′da New York’taki Bell Laboratuvarında üretti. Stibiz ikili sistemi bu makinaya uygulayarak komplex sayılarla aritmetik iÅŸlemler yapılmasını saÄŸladı. Yazının Devamı…

Etiketler: , , , , , ,
May 13

Güneş’in Özellikleri ve Enerji Kaynağı Olarak Güneş
Güneş ve çevresinde dolanan gezegenlerden oluşan güneş sistemi dünya için, temel bir enerji kaynağıdır. Özellikle, dünyada yaşayan canlılar için vazgeçilmez bir kaynaktır. Bugün kullanılan çeşitli enerji kaynaklarının büyük kısmı, güneşin sebep olduğu olaylar sonucu ortaya çıkar. Günlük güneş enerjisi ile dünya aydınlatılabilmekte; yağışlar ile su döngüsü sağlanabilmekte ve en önemlisi de, fotosentez ile canlı yaşam sürdürülebilmektedir. Hayati önemdeki bu yıldızın endüstriyel manada enerji üretimi de mümkündür.

GüneÅŸ yarıçapı 700.000 km (dünya yarıçapının yaklaşık 109 katı),kütlesi 2×1030 kg (dünya kütlesinin yaklaşık 330.000 katı)olan bir yıldızdır. GüneÅŸ kendi ekseni çevresinde dönmektedir. Bu dönüş, güneÅŸ ekvator bölgesinde 24 günde, kutup bölgelerinde de 30 günde olmaktadır.GüneÅŸin merkezinde, temelde hidrojen çekirdeklerinin kaynaÅŸmasıyla füzyon reaksiyonu meydana gelir. GüneÅŸin merkezinde ve yaklaşık 15-16 milyon derecedir. GüneÅŸin yaklaşık % 90’ı hidrojendir.
Güneşin korunda hidrojen çekirdekleri füzyon yaparak helyum çekirdekleri oluşmakta ve bu
tepkimeler sonucu büyük bir enerji ortaya çıkmaktadır. GüneÅŸin toplam ışıması 3.8×1026 J/saniye
olduğundan, güneşte bir saniyede yaklaşık 600 milyon ton proton, yani hidrojen tüketilmektedir.

Bu sayı ilk bakışta ürkütücü gibi gelse de, güneÅŸin kütlesi ve bu kütlenin %90’ına yakın kısmının protonlar olduÄŸu düşünülürse, güneÅŸteki hidrojen yakıtının tüketilmesi için daha, yaklaşık 5 milyar yıllık bir süre olduÄŸu ortaya çıkar. Bu yönüyle güneÅŸ, insanlık için tükenmez bir enerji kaynağıdır. Yazının Devamı…

Etiketler: , , , , , , ,
Nis 07

Yeryüzünü kuşatan atmosfer, troposfer diye adlandırılan alt tabakadan ibarettir. Deniz seviyesinden itibaren yüksekliği 10 km.dir. Bacadan ve egzozdan atılan kirleticilerin atmosferde dağılmasını etkileyen parametreler meteorolojik şartlar ile bölgenin topografik özellikleridir.

Günlük yaşamımızı etkileyen tüm meteorolojik olaylar troposferde oluşmaktadır. Troposferde düşük basınç şartları altında, sıcaklık yükseklikle azalır. Böyle durumlarda yer seviyesindeki hava kütlesi ve bacalardan atılan gazlar yükselir ve dağılır. Sıcaklık genelde yerden yükseklikle 0,65 oC/100 metre oranında azalır. Hava yerden yukarı doğru yükselirken genişler ve soğur. Hava içindeki nem, bulut oluşturmak üzere yoğunlaşır. Bu şartlar altında troposferde hava kirliliği ile ilgili sorun olmaz ve gazlarda çökme meydana gelmez.

Kararsız (anstabil) ve nötr şartlarda, yere yakın hava, üstteki havadan daha hızlı olarak ısınır. Isınan hava soğuk tabakaya doğru yükselir. Sıcaklığın yerden yükseklikle azalması, havayı karıştırarak bacalardan ve egzozlardan atılan kirleticilerin dağılmasına ve seyrelmesine yardımcı olur. Bir parsel hava, çevre havasından daha sıcaksa bu hava atmosferde kendi sıcaklığına, yoğunluğuna ve basıncına ulaşıncaya kadar yükselir. Böylece kararsız ve nötr şartlarda bacadan ve egzozdan atılan gazların atmosferde yükselmesi ve dağılması hızlı bir şekilde gerçekleşir.

Sıcaklık İnversiyonu

Sıcaklık inversiyonu, yüksek basınç şartlarının hakim olduğu günlerde, açık hava ve sakin rüzgar şartlarında meydana gelir. Özellikle açık hava (bulutsuz) ve sakin rüzgarlı (hızı düşük) gecelerde, yer infra-kızıl radyasyonu yayarak hızlı şekilde soğur. Böylece yer ve yere yakın yüzey, yukarıdaki yüzeyden daha soğuk olur. Bu duruma sıcaklık inversiyonu denir. Böyle zamanlarda hava kütlesi yukarı doğru değil daha soğuk ortam olan aşağı doğru hareket etme meylindedir.

İnversiyon, atmosferik şartların en muhtemel sonucunda meydana gelir. Sıcaklık inversiyonu, bacadan veya egzozdan atılan kirleticiler olmazsa, genel olarak zararlı sonuçlar oluşturmayan normal bir meteorolojik olaydır. Sanayi bölgeleri ile şehir içi bölgelerde inversiyon olayı hava kalitesi üzerinde olumsuz etki oluşturabilir. Bacadan atılan sıcak ve hafif gazlar yükselir, genleşir ve sonra soğur. İnversiyonlu günlerde bacadan atılan sıcak kirleticiler yer seviyesinde tutulabilir ve birikebilir. Bu durumda bacalardan ve egzozlardan atılan kirleticiler inversiyon tabakası içinde veya altında tutulur ve birikmeye başlar. Bacadan atılan kirletici miktarı azaltılmıyorsa ve inversiyon süresi de uzuyorsa o bölgede ciddi hava kirliliği problemi yaşanabilir. Çünkü inversiyonlu şartlarda gazların dikey değil düşey hareketi ve birikmesi söz konusudur. Ayrıca soğuk hava, sıcak havadan daha yoğundur. Bu durum yer seviyesindeki havanın ve kirleticilerin yükselmesini ve seyrelmesini önler.

İnversiyon tabakasının üzerinde ise sıcaklık yükseklikle azalmaya devam eder.

Bulutlarla örtülü havalar termal radyasyonu absorbe eder ve radyasyonun yeryüzüne dönmesine neden olur.

Üç temel inversiyon vardır. Bunlar; radyasyon inversiyonu, çökme inversiyonu ve adveksiyon inversiyonudur.

Bölüm1 : Radyasyon inversiyonu, Çökme İnversiyonu

Yazının Devamı…

Etiketler: , , , , , , , , ,
Sayfa 1 (2)12»