Eyl 12

Plastic Logic e-reader iş dünyasına hitap eden oldukça faydalı ve gelişmiş bir ürün. Bu ürün sayesinde iş gezilerinizde , toplantılarda yada uzun yolcukularınızda yanınzda çok sayıda döküman olan çantalar taşımanıza gerek yok. Plastic Logic E-Reader sayesinde ofis belgelerinizi, sunumlarınızı, pdf dosyalarınızı rahatlıkla okuyabiliyorsunuz. Yalnızca 7mm kalınlığında olan bu alet bilgisayara mikro USB, WiFi ve Bluetooth bağlantı türleri ile bilgisayarınıza yada diğer bir plastic reader cihazına kolayca bağlayabiliyorsunuz. Bu bağlantılar ile dökümanlarınızı cihaza yükleyip yada diğer bir cihazla kolayca kaplayabilirsiniz. 22cm x 28 cm boyutlarında olan bu alet oldukça hafif (Macbook Air den çok daha hafif). Cihaz plastikten yapıldığı için esnek ve kırılma gibi bir durum söz konusu değil. Yazının devamında cihazın sunumunun yapıldığı konferanstan bir bölümü izleyebilirsiniz.

Yazının Devamı…
Etiketler:
7mm,
amazon,
dijital,
e reader,
ekran,
Elektronik,
plastic logic,
plastik,
sony,
Teknoloji
Tem 30
Plazma ekranlar görüntüyü oluÅŸturma mantığı olarak büyük oranda “LCD Paneller” e benzemektedir. Plazma ekranlar LCD’lerde olduÄŸu gibi görüntülediÄŸi bütün pikselleri üç alt piksele ayırıp herbirini RGB renkleriyle tanımlar. RGB renkleri yani kırmızı(red), yeÅŸil(green) ve mavi(blue) ana renklerinden oluÅŸur. Bu renklerin bahsettiÄŸimiz alt piksellerde yapılan farklı varyasyonları sayesinde ara renkler oluÅŸturulur. Üç rengin tam birleÅŸimi beyaz, pikselin ışığı absorbe edip yansıtmaması ise karanlık yani siyah rengi oluÅŸturur. Plazma panellerde bulunan fosfor kaplı yüzey sayesinde oluÅŸturulan her alt piksel deÄŸiÅŸik oranlarda aydınlatılarak neredeyse tüm ara renkler gerçeÄŸe yakın tonlarda görüntülenebilir.

Plazma Panelin İç Yapısı
Plazma panellerin yapısında iki elektrot arasında yer alan xeon ve neon gazları voltaj uygulanarak iyonlaştırılır. Bu esnada oluşan morötesi dalga boyundaki foton parçacıkları, panelin foton kaplanmış olan yüzeyine çarpıp yansıyarak ekranı aydınlatırlar. Her piksel ayrı ayrı aydınlatıldığından renk derinliği ve dolayısıyla renklerdeki gerçekçilik olabilecek en üst seviyeye çıkıyor. Plazma paneller, LCD panellere oranla daha canlı ve gerçekçi renkleri verebilmenin yanında çok büyük boyutlarda da üretilebiliyor. Plazma panellerin en büyük dezavantajları ise, düşük kontrast oranı ve fazla güç tüketmeleridir. Plazma panellerde her piksel ayrı ayrı aydınlatıldığından hepsinin karanlık olması gerçek siyah oluşumunu sağlayacaktır. Bu nedenle kağıt üzerinde 10000:1 gibi çok yüksek kontrast oranlarından bahsedilse de hareketli görüntülerde koyu ve açık renklere geçiş her piksel için ayrı ayrı yapıldığından daha zor gerçekleşmekte, bu da kontrastı azaltmaktadır. Plazma ekranların en büyük avantajları ise, daha canlı ve gerçeğe yakın renkler oluşturabilmesi ve görüş açısı olarak sıralanabilir. LCD ekranlarda görüş açısı oldukça düşüktür. Bunun pratik bir örneğini vermek gerekirse; CRT monitörde film izleyen 5 kişinin hepsi aynı hazzı alabilirken, LCD’lerde yandan bakanlar karanlık ve renkleri bozuk görüntüyle izleyebilmektedir. CRT yani tüplü ekranların zaten çok iyi görüş açılarına sahip olduğu biliniyor. Fakat plazma ekranlarda da bu oldukça yüksek oranlarda bulunuyor. İyi bir plazma ekran CRT ekranlara yakın değerlerde görüntü açısı sunabilmektedir.

Etiketler:
ekran,
Elektronik,
görüş açısı,
güç tüketimi,
kontrast,
lcd,
Nasıl Çalışır?,
panel,
plasma,
Plazma,
plazma panel,
Teknoloji
Nis 16
BilindiÄŸi gibi OLED ekranlarda LCD’deki gibi bir arka aydınlatma ışığı bulunmuyor. Bu nedenle çok daha ince ekranlar yapmak mümkün oluyor. Sony’nin üretimini yaptığı yeni OLED ekran ise, 0.2mm kalınlığa sahip. Åžu an 3.5 inçlik prototip halinde olan ekran yanlızca 320×220 piksel QVGA çözünürlüğü sunabiliyor. Sony’nin hali hazırda üretimini yaptığı XEL-1 model isimli OLED TV’sinden 10 kat daha ince olan bu ekran, geleceÄŸin monitör teknolojisi hakkında bize ipucu veriyor. Gerçekten çok ama çok ince ekranlarda laptoplar kullanacağız ve hatta belki de gazetemizi bile bu ekranlar üzerinden elimize alıp okuyacağız.
Etiketler:
Bilgisayar,
Donanım,
ekran,
Elektronik,
Güncel,
monitor,
oled,
sony,
Teknoloji
Mar 17
Dokunmatik ekranların çalışma prensipleri, kullanım amaçlarına ve bulunacakları yere göre birkaç farklı çeşitte olabiliyor. Bu tür ekranlarda günümüzde kullanılan üç temel teknoloji mevcut: Dirençli (Rezistif) Teknoloji, Yüzey Dalgası (Surface Wave) Teknolojisi ve Kızılötesi (Infrared) teknolojisi.
Dirençli Teknoloji
Rezistif ve kapasitif teknolojiler, dokunmayı algılamak için bir nevi devre anahtarlama sistemiyle çalışırlar. İçi açılmış bir uzaktan kumanda veya hesap makinesi gördüyseniz, tuşların temasını sağlamak üzere basınç noktalarında birbirine çok yakın iki yüzey yerleştirildiğini ve bunların
üzerine baskı uygulandığında temas ederek devreyi tamamladıklarını görmüşsünüzdür. İşte rezistif ve kapasitif dokunmatik ekran teknolojilerinin de dokunulan yeri algılamak için kullandıkları prensip
aynıdır.
Rezistif teknolojide önemli olan, öncelikle tüm ekranı basınçla çalışan bir anahtarlama sistemi haline dönüştürebilmek. Bunun için özel bir yapıya sahip kaplama ekran üzerine sıkı bir ÅŸekilde yerleÅŸtirilir. Bu kaplama iki katmandan oluÅŸur: Üstte dış etkilere dayanıklı polyester panel, altta ise direnç özelliÄŸi gösteren panel. Üstteki panelin de ön ve arka yüzeyleri de farklı özelliklere sahiptir. Ön yüzey dış etkilere dayanıklı bir yapı sunarken, arka yüzey ise yarı iletkendir. Dokunma iÅŸleminin algılanması için, öncelikle üst kaplamadaki iletken yüzey ve alttaki dirençli kaplamanın bir ÅŸekilde birbiriyle temas etmesi gerekir. Ancak bunun bir dokunma etkisiyle olması gerektiÄŸinden dolayı, her iki kaplama arasına yerleÅŸtirilen yüzlerce ÅŸeffaf ayıraç sayesinde paneller arasından bir hava boÅŸluÄŸu oluÅŸturarak iki kaplamanın durup dururken birbiriyle temas etmesini engellenir. Yazının Devamı…
Etiketler:
Bilim,
dokunmatik,
ekran,
Elektronik,
Elektronik,
Nasıl Çalışır?
Kas 11
OLED, çok sayıda organik ince film tabakaları ve 2 yarı iletken bir araya gelerek oluşturulan bir yapıya verilen isimdir. Bu yapının üzerinden elektrik akımı geçtiğinde ise parlak bir ışıma yapmaktadır. Bu özelliği sayesinde bildiğimiz LCD ekranlardan farklıdır. Çünkü günümüzde kullanılan LCD ekranlarda görüntü olabilmesi için beyaz bir arkaplan ışığına ihtiyaç duymaktadır. OLED ekranların bu özelliği sayesinde çok ince ve kaliteli görüntü elde edilmektedir.
OLED ekranların avantajları şu şekilde sıralanabilir:
- Heyecan Verici Ekranlar: Şimdiye kadar görülmemiş, çok ince, esnek yada transparan ekranlar
- Düşük Enerji Tüketimi: Özellikle Taşınabilir cihazlarda düşün enerji gereksinimi sayesinde çevre dostu.
- Daha Yüksek Parlaklık : Daha yüksek parlaklık ve her açıdan mükemmel görüntü kalitesi.
- Hafif : Çok ince yapıda olduğundan her türlü esnek yapıda kullanılabilme.

1. Katot (−), 2. Işık yayan tabaka, 3. Radyasyon yayan tabaka, 4. İletken tabaka, 5. Anot (+)
Günümüzde OLED ekranlar cep telefonları, taşınabilir müzik/video oynatıcılar, taşıtlardaki müzik sistemlerinde, dijital fotoğraf makinelerinde ve PDA türündeki cihazlarda küçük boyutlarda kullanılmaktadır. Düşük enerji türketimi ve yüksek parlaklığı sayesinde tercih edilmektedir. Aralık 2007 de Sony firması 11 inch boyutunda (yaklaşık 27 cm) OLED televizyonu satışa sunması bekleniyor. Bunun yanı sıra birkaç firmanın birlikte yaptığı çalışmalar sayesinde 42 inch lik OLED ekran prototip olarak üretilmiştir. Ancak şuanda yüksek maliyeti dolayısıyla piyasaya sürülmemektedir. Önümüzdeki yıllarda bu alanda yapılan çalışmalar sonucunda bu teknolojinin de fiyatları makul seviyelere inecektir.
[youtube]1SJN93E8kd4[/youtube]
Yazının Devamı…
Etiketler:
ekran,
Elektronik,
monitor,
nasıl,
Nasıl Çalışır?,
oled,
Teknoloji
Kas 29
Ekran Kartları Nasıl Çalışır?
Hemen hepimizin bilgisayar almaya kalktığımızda ilk seçtğimiz parçalardan biri de ekran kartıdır ama sadece işlemci, bellek ve sabit diske bakarak bilgisayar seçtiğimiz günlerin üzerinden o kadar da uzun yıllar geçmedi. şimdi yeri geldiğinde bir bilgisayar parası verebildiğimiz ekran kartlarına biraz yakından bakalım.
|

Standart bir ekran kartının görünüşü.
|
Ekrandaki Görüntü Nasıl Oluşur?
Monitörünüze yeteri kadar yakından bakarsanız görüntünün çok küçük noktalardan oluştuğunu görürsünüz. İşte bu noktlara görüntünün en küçük birimi olan piksel diyoruz. Her pikselin kendine ait renk ve yoğunluk bilgileri vardır. Daha genel bir tanımla piksel için ekranın bağımsız olarak kontrol edilebilir en küçük parçası olduğunu söyleyebiliriz. İşte bu piksellerden binlercesi bir araya gelerek ekrandaki görüntüyü oluşturuyor.
Yazının Devamı…
Etiketler:
Bilgisayar,
Donanım,
ekran,
ekran kartı,
gpu,
nasıl,
Nasıl Çalışır?
Kas 05
Ekran kartı piyasasının iki hakim firmasından biri olan Nvidia’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı 8.jenerasyon grafik iÅŸlem ünitesi olan G80 tabanlı GeForce 8800GTX ve GTS modellerinin çıkmasına artık hemen hemen 1 haftalık bir süre kaldı. Microsoft’un uzun süredir üzerinde çalıştığı Windows Vista ile gelecek olan ve özellikle grafik ve oyun dünyasında çok ÅŸeyi deÄŸiÅŸtireceÄŸi belirtilen DirectX 10′u destekleyen ilk grafik iÅŸlem ünitesi olacak olan G80′in test sonuçları yayınlanmaya baÅŸlandı. İlk testlerden birini Dailytech sitesi gerçekleÅŸtirdi.

Üncelikle G80′i biraz hatırlamak gerekirse, Vista ile birlikte gelecek olan DirectX 10 ve Shader Model 4.0 ile tam uyumlu olacak olan G80′nin ilk etapta GeForce 8800GTX ve 8800GTS olmak üzere iki farklı modelinin piyasaya sürülecek. GeForce 8800GTX’in 575MHz hızında çalışan çekirdek ile birlikte 1800MHz’de çalışan 384-bit bellek veri yoluna sahip olan 768MB GDDR3 bellek ile birlikte piyasaya çıkacak. KardeÅŸi 8800GTS’in ise 500MHz’de çalışan çekirdek hızının yanı sıra 320-bit bellek veri yoluna sahip, 1200MHz’de çalışan 640MB GDDR3 bellek ile gelmesi bekleniyor. Yine G80′nin üstünde durulan önemli özelliklerinden bir diÄŸer ise grafik çekirdeÄŸinin 16X örneklemeli olarak 128-bit HDR ve Antialiasing yapabilyor olması. BilindiÄŸi gibi HDR+AA yapabilmesi ile dikkat çeken Ati’nin Radeon serisi üst seviye ekran kartlarında bu oran 64-bit.

Nvidia’nın G80 ile üzerinde durduÄŸu önemli noktalardan biri de Quantum Fizik motoru. BilindiÄŸi gibi AGEIA’nin ilk fizik kartını çıkarmasından sonra bu alandaki boÅŸluÄŸu gören gerek Nvidia gerekse Ati fizik iÅŸlemlerini hızlandırma konusunda çalışmalara baÅŸlamışlardı. Nvidia’nın yeni G80 grafik çekirdeÄŸi üzerinde fizik iÅŸlemleri için özelleÅŸtirilmiÅŸ bir katmanın yer aldığı belirtiliyor. Bu sayede grafik iÅŸlemci uygulamaya göre deÄŸiÅŸmek ile birlikte bazı shaderları sadece fizik hesaplamaları için ayırabiliyor.
Yazının Devamı…
Etiketler:
ati,
Bilgisayar,
ekran,
ekran kartı,
gpu,
grafik,
kart,
nvidia,
Teknoloji
Son Yorumlar