Ekran » Bilgiustam

brando

Bir elektronik cihazın başına gelebilecek en kötü durumlardan bir tanesi ekran sorunlarıdır ekran çizilmesi, çatlaması gibi durumlar kullanıcının canını sıkar. Ekranlar hassas parçalar olduÄŸundan dolayı bazen deÄŸiÅŸimi zor ve masraflı olabilmektedir üstelik taktırdığınız yeni cam eskisi kadar performanslı deÄŸildir. Brando firması kullanımı kolay üstelik masrafı yeni bir ekrandan çok daha az olan bir ürünü “Protector Plus”ı bizlerle tanıştırdı.

Ekran koruma filmleri ekranın rengini soldurduğu için bazı kullanıcılar taraından pek benimsenmezler ancak Brando firması bu koruyucu filmi iki türde üretmiş ekranın parlaklığından birşey kaybetmemesini isteyen kullanıcılar için Ultraclear, parlama olmasını istemeyen kullanıcılar için ise Anti-glare. Ürünün Ultraclear versiyonu inleciği ile size kendisi hiç hissettirmezken düşme, darbe alma gibi durumlarda karşı ekranınızı başarıyla koruyor, Anti-glare ise güçlü yapısıyla parmak izi lekelerini bile yok edebiliyor.  Ürünün her iki versiyonunuda dilediğiniz zaman çıkartabilir, yıkayabilir ve geri takabilirsiniz.

Ürünü telefonunuzun ekranına yapıştırmadan önce etrafta fazla toz olmayan bir ortama geçin, daha sonra toz toplama özelliği olan bir bez yardımıyla telefonunuzun ekranındaki tozları temizleyin ki film ile telefonun ekranı arasında sizi rahatsız edecek toz tanecikleri kalmasın. Ürünü telefonunuzun ekranına yapıştırmak istediğinizde siz yanlızca ekranın kenarlarını belirleyin, ürünü telefon ekranına tam oturacak şekilde hizzaladığınızda Protector Plus kendiliğinden ekrana yapışacaktır kenarlarıyla oynayıp yeniden şekil vermek için uğraşmanıza gerek yok.

Bu kullanışlı ürünü Brando sitesinden 10$ ücret karşılığı satın alabilirsiniz ancak ürün kargolandıktan sonra Türkiye’ye ulaÅŸması 2 ay kadar sürebilmektedir.

12 September 2008

Plastic Logic E-Reader

Plastic Logic e-reader iş dünyasına hitap eden oldukça faydalı ve gelişmiş bir ürün. Bu ürün sayesinde iş gezilerinizde , toplantılarda yada uzun yolcukularınızda yanınzda çok sayıda döküman olan çantalar taşımanıza gerek yok. Plastic Logic E-Reader sayesinde ofis belgelerinizi, sunumlarınızı, pdf dosyalarınızı rahatlıkla okuyabiliyorsunuz. Yalnızca 7mm kalınlığında olan bu alet bilgisayara mikro USB, WiFi ve Bluetooth bağlantı türleri ile bilgisayarınıza yada diğer bir plastic reader cihazına kolayca bağlayabiliyorsunuz. Bu bağlantılar ile dökümanlarınızı cihaza yükleyip yada diğer bir cihazla kolayca kaplayabilirsiniz. 22cm x 28 cm boyutlarında olan bu alet oldukça hafif (Macbook Air den çok daha hafif). Cihaz plastikten yapıldığı için esnek ve kırılma gibi bir durum söz konusu değil. Yazının devamında cihazın sunumunun yapıldığı konferanstan bir bölümü izleyebilirsiniz.

Yazının Devamı »

Plazma ekranlar görüntüyü oluÅŸturma mantığı olarak büyük oranda “LCD Paneller” e benzemektedir. Plazma ekranlar LCD’lerde olduÄŸu gibi görüntülediÄŸi bütün pikselleri üç alt piksele ayırıp herbirini RGB renkleriyle tanımlar. RGB renkleri yani kırmızı(red), yeÅŸil(green) ve mavi(blue) ana renklerinden oluÅŸur. Bu renklerin bahsettiÄŸimiz alt piksellerde yapılan farklı varyasyonları sayesinde ara renkler oluÅŸturulur. Üç rengin tam birleÅŸimi beyaz, pikselin ışığı absorbe edip yansıtmaması ise karanlık yani siyah rengi oluÅŸturur. Plazma panellerde bulunan fosfor kaplı yüzey sayesinde oluÅŸturulan her alt piksel deÄŸiÅŸik oranlarda aydınlatılarak neredeyse tüm ara renkler gerçeÄŸe yakın tonlarda görüntülenebilir.

Plazma Panelin İç Yapısı

Plazma panellerin yapısında iki elektrot arasında yer alan xeon ve neon gazları voltaj uygulanarak iyonlaştırılır. Bu esnada oluşan morötesi dalga boyundaki foton parçacıkları, panelin foton kaplanmış olan yüzeyine çarpıp yansıyarak ekranı aydınlatırlar. Her piksel ayrı ayrı aydınlatıldığından renk derinliği ve dolayısıyla renklerdeki gerçekçilik olabilecek en üst seviyeye çıkıyor. Plazma paneller, LCD panellere oranla daha canlı ve gerçekçi renkleri verebilmenin yanında çok büyük boyutlarda da üretilebiliyor. Plazma panellerin en büyük dezavantajları ise, düşük kontrast oranı ve fazla güç tüketmeleridir. Plazma panellerde her piksel ayrı ayrı aydınlatıldığından hepsinin karanlık olması gerçek siyah oluşumunu sağlayacaktır. Bu nedenle kağıt üzerinde 10000:1 gibi çok yüksek kontrast oranlarından bahsedilse de hareketli görüntülerde koyu ve açık renklere geçiş her piksel için ayrı ayrı yapıldığından daha zor gerçekleşmekte, bu da kontrastı azaltmaktadır. Plazma ekranların en büyük avantajları ise, daha canlı ve gerçeğe yakın renkler oluşturabilmesi ve görüş açısı olarak sıralanabilir. LCD ekranlarda görüş açısı oldukça düşüktür. Bunun pratik bir örneğini vermek gerekirse; CRT monitörde film izleyen 5 kişinin hepsi aynı hazzı alabilirken, LCD’lerde yandan bakanlar karanlık ve renkleri bozuk görüntüyle izleyebilmektedir. CRT yani tüplü ekranların zaten çok iyi görüş açılarına sahip olduğu biliniyor. Fakat plazma ekranlarda da bu oldukça yüksek oranlarda bulunuyor. İyi bir plazma ekran CRT ekranlara yakın değerlerde görüntü açısı sunabilmektedir.

sony-02-mm-oled-wince.jpgBilindiÄŸi gibi OLED ekranlarda LCD’deki gibi bir arka aydınlatma ışığı bulunmuyor. Bu nedenle çok daha ince ekranlar yapmak mümkün oluyor. Sony’nin üretimini yaptığı yeni OLED ekran ise, 0.2mm kalınlığa sahip. Åžu an 3.5 inçlik prototip halinde olan ekran yanlızca 320×220 piksel QVGA çözünürlüğü sunabiliyor. Sony’nin hali hazırda üretimini yaptığı XEL-1 model isimli OLED TV’sinden 10 kat daha ince olan bu ekran, geleceÄŸin monitör teknolojisi hakkında bize ipucu veriyor. Gerçekten çok ama çok ince ekranlarda laptoplar kullanacağız ve hatta belki de gazetemizi bile bu ekranlar üzerinden elimize alıp okuyacağız.

Dokunmatik ekranların çalışma prensipleri, kullanım amaçlarına ve bulunacakları yere göre birkaç farklı çeşitte olabiliyor. Bu tür ekranlarda günümüzde kullanılan üç temel teknoloji mevcut: Dirençli (Rezistif) Teknoloji, Yüzey Dalgası (Surface Wave) Teknolojisi ve Kızılötesi (Infrared) teknolojisi.

Dirençli Teknoloji
Rezistif ve kapasitif teknolojiler, dokunmayı algılamak için bir nevi devre anahtarlama sistemiyle çalışırlar. İçi açılmış bir uzaktan kumanda veya hesap makinesi gördüyseniz, tuşların temasını sağlamak üzere basınç noktalarında birbirine çok yakın iki yüzey yerleştirildiğini ve bunların
üzerine baskı uygulandığında temas ederek devreyi tamamladıklarını görmüşsünüzdür. İşte rezistif ve kapasitif dokunmatik ekran teknolojilerinin de dokunulan yeri algılamak için kullandıkları prensip
aynıdır.

11.JPGRezistif teknolojide önemli olan, öncelikle tüm ekranı basınçla çalışan bir anahtarlama sistemi haline dönüştürebilmek. Bunun için özel bir yapıya sahip kaplama ekran üzerine sıkı bir ÅŸekilde yerleÅŸtirilir. Bu kaplama iki katmandan oluÅŸur: Üstte dış etkilere dayanıklı polyester panel, altta ise direnç özelliÄŸi gösteren panel. Üstteki panelin de ön ve arka yüzeyleri de farklı özelliklere sahiptir. Ön yüzey dış etkilere dayanıklı bir yapı sunarken, arka yüzey ise yarı iletkendir. Dokunma iÅŸleminin algılanması için, öncelikle üst kaplamadaki iletken yüzey ve alttaki dirençli kaplamanın bir ÅŸekilde birbiriyle temas etmesi gerekir. Ancak bunun bir dokunma etkisiyle olması gerektiÄŸinden dolayı, her iki kaplama arasına yerleÅŸtirilen yüzlerce ÅŸeffaf ayıraç sayesinde paneller arasından bir hava boÅŸluÄŸu oluÅŸturarak iki kaplamanın durup dururken birbiriyle temas etmesini engellenir. Yazının Devamı »

Sayfa 1 (2)12