Aug 24

Bilgisayarın en mühim sorunlarından biri olan birbirine dolanan, kullanım zorluğu ve ayrıca görüntü kirliliği oluşturan kablolar tarihe karışıyor.  Kablosuz bir dünya uzun zaman hayal edilen bir olaydı.  Intel’in yaptığı önemli bir ilerleme bizi kablosuz günlere bir adım daha yaklaştırdı.  Intel kablosuz enerji tüketen araç ve bilgisayarların teknik etkinliğini arttırdı.  Intel’in teknoloji patronu Justin Rattner enerji kaynaklarının kaybolma fikrinin mükemmel bir fikir olduğunu söyledi.  Rattner ayrıca elektriğin nereden geldiğini düşünmememizin ve elektriğin her yerde oluşunun hayret verici olduğunu belirtti.  Sözlerine  bundan böyle ne kablo ne pil diyerek devam ettiren Rattner rezonatöre yakın olan laptonun (aralarında duvar dahi olsa) kendini sarj edebileceğini tahmin etmektedir.  Intel’in bu teknolojisi manyetik indüksiyon fikrine dayanıyor. Bu prensip bir şarkıcının sesiyle bardağı tuzla buz etmesine benzerlik gösteriyor.  Bu olay bardağın akustik enerjiyi doğal frekansında absorb etmesine dayanıyor.

Prizde enerji rezonatördeki - esasında anten - manyetik alana girer.  Alıcı rezonatör manyetik alandaki enerjiyi etkili bir şekilde absorb etmeye ayarlıdır, bu yakınındaki objeler veya nesneleri etkilemiyor.

Sistem Nasıl Çalışıyor ?

1. Bakırdan yapılmış ana güç kaynağı olan anten.
2. Anten 6.4 Mhz frekansından elektro manyetik alan üretiyor.
3. Yaklaşık 5 m mesafede enerji tüneli
4. 6.4 Mhz frekansına ayarı anten (bilgisayarın alıcısı). Aldığı enerjiyi bilgisayarın şarj edilmesinde kullanıyor.
5. Enerji bilgisayar tarafından absorblanmıyor. Sadece bilgisayara bağlı olan anten tarafından absorblanıyor. Bu sayede çevredeki diğer cisimler yada insanlar bu olaydan etkilenmiyor.

Yazının Devamı…

Etiketler: , , , , , , , , ,
Tem 17

Rezonans mühendislikte teknik olarak; “genliÄŸin sonsuza gitmesi” ÅŸeklinde açıklanır. Periyodik bir etkinin altında olan sistemde salınımlar olduÄŸunu biliriz. Salınımlar esnasında sistemin normal durumuna göre yaptığı yer deÄŸiÅŸtirme miktarına genlik denir. Bu salınımlar eÄŸer sistemin doÄŸal frekansına eÅŸit olursa, sistemin genliÄŸi sonsuza dek artma eÄŸilimi gösterir; bu olaya rezonans denir.

Salınıma neden olabilecek etkiler çok çeÅŸitli olabilir. Örnek vermek gerekirse; kesintili rüzgar etkisi altındaki bir köprü, deprem dalgaları nedeniyle oluÅŸan salınım etkisi altındaki bir bina veya alternatif gerilim etkisi altındaki elektriksel bir sistem rezonansa uÄŸrayabilir. DoÄŸrusal sistemlerin rezonansa girebilmesi için, salınım genliÄŸinin, uygulanan kuvvetle doÄŸru orantılı olması gerekir. EÄŸer uygulanan kuvvetin frekansı sistemin doÄŸal frekansına eÅŸitse rezonans gerçekleÅŸir. Kesintili rüzgar etkisi altındaki bir köprüyü ele alacak olursak, rüzgarın ani ve deÄŸiÅŸken esmesinin neden olduÄŸu titreÅŸim ve salınımlar sonucunda köprünün doÄŸal frekansı ile köprünün maruz kaldığı periyodik rüzgar frekansı birbirine eÅŸitlenebilir. Bunun neticesinde salınım genliÄŸi sonsuza gitmeye baÅŸlayacağından köprü rezonansa uÄŸrayarak bir süre sonra yıkılacaktır. Bunun gerçek bir örneÄŸi 1940 yılında Washington’da yapılmış olan Tacoma köprüsünde yaÅŸanmıştır. Bu köprü rüzgar etkisiyle rezonansa girerek yıkılmıştır. Yazının Devamı…

Etiketler: , , , , , , ,
Mar 17

Havada dahil olmak üzere tüm maddeler moleküllerden oluşur. Bir odada otururken etafınızı oksijen, nitrojen, karbondioksit ve şehir hayatının vazgeçilmezi karbonmonoksit yanınızda oturan kişinin ucuz kolonyasının molekülleri sarar. Bu moleküller odada serbest halde dolaşmaktadır. Bu moleküllerin arasındaki boşlukta havanın basınca bağlı olarak değişir. Hava basıncı da barometrik basıncın bir sonucudur. Yağmurlu bir günde alçak basınç altındasınızdır ve hava molekülleri de birbirinden uzaktır. Moleküller basınç değişimine hızla tepki verirler.

Geniş çaplı bir örnek olarak bir flütün nasıl ses çıkardığına bakalım. Basit olarak bu sadece üzerinde birkaç delik bulunan tüpten başka birşey değildir. Öndeki uç üflemek için vardır. Sondaki büyük açıklık ise dünyaya açılmasını sağlar. Bizim üflememiz sonucu tüpün içindeki hava basıncı değişecek, oluşan titreşimler ses çıkmasına sebep olacaktır. Diğer delikleri parmaklarımızla açıp kapatarak iç kısımdaki basıncın değişmesine sebep oluyoruz. Bu da değişik sesler çıkmasını sağlıyor.

Genlik
Genlik kavramını incelemek için biraz basitleÅŸtirilmiÅŸ örnekler kullanalım. DiÄŸelimki elinizde bir noktanın verilen zamandaki basıncını ölçebiliyor. Cihazı flütün ses çıkan kısmına yerleÅŸtirip birindan nota çalmasını isteyelim. Flütün iç basıncıyla orantılı olarak cihazdaki deÄŸerlerin sürekli deÄŸiÅŸtiÄŸini görürsünüz. EÄŸer odada hiç ses yoksa, flüte hızla üflendiÄŸinde ölçülen basınç deÄŸerine “Tepe Genlik” adı verilir. Genel olarak birimi “Pascal” (Pa)’ dır. DuyabileceÄŸiniz en yüksek ses 20 Pascal, en düşük ise 20 micropaskal (20µPa)’dır. Yazının Devamı…

Etiketler: , , , , ,
Sayfa 1 (1)1