1900 yıllarına doÄŸru, bir gün Orville Wright, Ohayo’ daki Dayton ÅŸehrinin kütüphanesinde bir kitap okumuÅŸtu. Bunda bir adamın motorsuz uçaÄŸa benzer bir araçla, yani kocaman bir uçurtma ile uçtuÄŸundan söz ediliyordu. Orville Wright bu büyük baÅŸarıya hayran oldu, kendisi de uçmak istedi. Onun bu merakı, kardeÅŸi Wilbur’u da sardı. İki kardeÅŸ, uçak yapmak için çalışmaya baÅŸladılar. Wright kardeÅŸler bisikletçilikle uÄŸraşırlardı. Dükkânlarının içinde dolambaçlı bir tünel açtırdılar; bu tünelde oluÅŸan rüzgârın kanatlar üzerinde nasıl etkiler yapacağını denemeye baÅŸladılar. Ayrıca uçurtmalar üzerinde de denemeler yaptılar. Artık hep bunlarla uÄŸraşıyor ve yaptıkları uçak taslaklarını ilerletiyorlardı. En sonunda büyük bir uçurtma, yani motorsuz bir uçak yapmayı baÅŸardılar. Sonra bir de motor yaptılar. Bunları 1903 yılının 17 Aralık günü Kuzey Carolina’da bir yere götürdüler. Burada motoru uçurtmaya yerleÅŸtirdiler, yani uçurtmayı uçak ÅŸekline soktular. İki kardeÅŸ bu uçakla ilk defa hangisinin uçacağını kura ile tayin ettiler. Kurayı Orville kazandı.
Yazının Devamı…
Tekerlegin bulunuşunda, Amerikalı arkeolog Speiser, Gawra’da, M.Ö. 3.000–2.500 yıllara ait tekerlek kalıntılarına rastlamış; İngiliz meslektaşı Woolley ise Ur’da, M.Ö. 2.950 yıllarından kalma bir mezardan tekerlek çıkarmıştır. Ne gibi bir ihtiyacın bu icada yol açtığı kesinlikle bilinmemektedir. General Frugier’nin ilginç bir varsayımına göre, Yontma Taş Çağı’ndan başlayarak insan, avladığı hayvanı, kaya parçaları gibi bazı şeyleri taşıma ihtiyacını duymuştur. Bu soruna çare ararken, kesilmiş bir ağacın yuvarlandığını, böylece taşımayı kolaylaştırdığını fark eden insanlar yüklerini iki ağaç kütüğünün üzerine koymayı akıl etmişleridir.
İngiliz tarihçisi Maccurdy’ye göre; tekerleÄŸin atası, tomar denilen silindir biçiminde durulmuÅŸ kağıt ya da deridir. Bu geliÅŸmeyi kazılar da doÄŸrulamaktadır. Yapılan kazılarda Sümer ülkelerinde, M.Ö. 3.000′den kalma kızaklar ve arabalar çıkartılmıştır. TekerleÄŸin icadını hiç şüphesiz araba izlemiÅŸtir. Bir çift tekerleÄŸi dingille birleÅŸtirmek ve buna demirsiz bir saban oturtmak iÅŸten bile deÄŸildir. Gerçekten de, M.Ö. 3.000 yıllarının Sümer kalıntılarında rastlanan arabalar böyledir. Sürücüsü, iki tekerleÄŸin arasına konmuÅŸ bir eyere, ata biner gibi otururdu. Bu taslak çabuk geliÅŸerek dört tekerlekli bir araç oldu; fakat henüz ön tekerlekler sabitti. Yazının Devamı…
Etiketler: Bilim, Bilim, icad, tekerlek, İcadlar
Thomas Alva Edison, yedi yaşındayken ailesiyle birlikte Michigan’daki Port Huron’a yerleşti. İlköğrenimine burada başladıysa da yaklaşık üç ay sonra algılamasının yavaşlığı nedeniyle okuldan uzaklaştırıldı. Bundan sonraki üç yıl boyunca özel bir öğretmen tarafından eğitildi. Son derece meraklı ve yaratıcı bir kişiliğe sahip olan Edison, 10 yaşına geldiğinde kendisini fizik ve kimya kitaplarına verdi.
Bu arada evlerinin kilerinde bir kimya laboratuvarı kurdu. Özellikle kimya deneylerine ve Volta kaplarından elektrik akımı elde etmeye yönelik araştırmalara ilgi duydu; bir süre sonra kendi başına bir telgraf aleti yaptı ve Mors alfabesini öğrendi. O günlerde geçirdiği ağır bir hastalık sonucu kulakları ağır işitmeye başladı.
Oniki yaşına geldiÄŸinde ailesine yardım etmek için Port Huron ile Detroit arasında çalışan trende gazete satmaya baÅŸlayan Edison, evlerindeki Laboratuvarını trenin yük vagonuna taşıyarak, çalışmalarını burada sürdürdü. Bu dönemde Edison, Michael Faraday’ın Experimental Research in Electricity adlı yapıtını okudu ve derinden etkilendi. Bunun üzerine bir yandan Faraday’ın deneylerini tekrarladı bir yandan da kendi deneylerine ağırlık vererek daha düzenli çalışmaya ve notlar tutmaya baÅŸladı. 1868′de kendine atölye kurdu. Aynı yıl geliÅŸtirdiÄŸi elektrikli bir oy kayıt makinasının patentini aldı. Aygıt oldukça ilgi topladı ama kimse tarafından satın alınmadı. Tüm parasını yitiren Edison Borç içinde Boston’dan ayrılarak New York’a yerleÅŸti. Edison’un ÅŸansı altın borsasının düzenlenmesinde kullanılan telgrafın bozulması üzerine döndü. Borsa yetkililerinin isteÄŸi üzerine aygıtı ustaca tamir eden Edison, Western Union Telegraph company’den geliÅŸtirilmekte olan telgraflı kayıt aygıtları üzerinde yetkinleÅŸtirme çalışması yapma önerisi aldı. Bunun üzerine bir arkadaşı ile birlikte Edison Universal Stock Printer mühendislik ÅŸirketini kurdu. Sattığı patentlerle kısa sürede önemli miktarda para kazandı. Bu parayla New Jersey’deki Newark’ta bir imalathane kurarak telgraf ve telem aygıtları üretmeye baÅŸladı. Bir süre sonra imalathanesini kapatarak New Jersey’deki Menlo Park‘ta bir araÅŸtırma laboratuvarı kurdu ve tüm zamanını yeni buluÅŸlar yapmaya yönelik çalışmalara ayırdı. Yazının Devamı…
Etiketler: ampul, Bilim, Bilim, edison, icad, İcadlar
Radyonun icadı Guglielmo Marconi’nin evinde araÅŸtırmalarını sürdürürken radyo dalgalarını kullanarak havadan iletilebilme fikriyle gerçekleÅŸmiÅŸtir. Bu yönde çalışmalarını sürdüren İtalyan mucit 1902′de, kablo ya da tel olmadan bir yerden diÄŸerlerine mesaj göndermenin yolunu keÅŸfetti. Bu ÅŸekilde telsiz kullanımını resmen baÅŸlatan mucit, bu konuda ciddi bir ticari baÅŸarı yakalamıştır.
Marconi 1894 yılında, radarın mucidi Hertz’ in yapmış olduÄŸu elektrik kıvılcımı jeneratörünü ve Branly’nin icad ettiÄŸi bir dalga alıcıyı kullanarak oda içinde bulunduÄŸu yerden 9 metre uzaktaki bir kapı zilini çaldırmayı baÅŸardı ve radyo dalgalarının bütün dünyada kullanılacağı büyük bir geliÅŸimin temellerini atmış oldu. Bu dönemde radyoyu Marconi’den önce keÅŸfettiÄŸini söyleyen birçok kiÅŸi çıkmış fakat, sadece bu konuda ticari baÅŸarısı bulunan Marconi kabul görmüş ve patent alabilmiÅŸtir.
Popov, Lodge ve Marconi, Edward Branly’nin bulduÄŸu Branly Tüpü adı verilen ve radyo dalgalarını saptamak için kullanılan bir aracı geliÅŸtirmeye çalışıyorlardı. 1890 yılında baÅŸlayan bu geliÅŸtirme çabaları 1895 yılında Marconi ve Popov’un birbirlerinden habersiz bir ÅŸekilde geliÅŸtirmeleri ile sonlandı. 1896 yılında ise ilk defa Popov tarafından”Heinrich Hertz”ismi Mors alfabesi kullanılarak anlaşılır bir ÅŸekilde iletildi. Sonraki yıllarda Lee De Forest ve Edwin Howard Armstrong Amerika’da radyo teknolojisinde devreler kullanarak çok büyük yenilikler yaptılar.
Etiketler: Bilim, Bilim, icad, radyo, İcadlar
Teleskop, çok uzak cisimleri yakınımızdaymış gibi gösteren çok etkileyici bir alettir. Teleskoplar günümüzde çok çeÅŸitli boyutlarda kullanılmaktadır. Oyuncakçıdan alabileceÄŸiniz ufak teleskopların yanında, tonlarca ağırlığa sahip örneÄŸin Huble Uzay Teleskobu gibi çeÅŸitleri vardır. Teleskopun ne kadar etkileyici bir cihaz olduÄŸuna örnek vermek gerekirse, 20cm’lik ufak bir teleskopla 80 metre uzaktaki bir el yazısını okuyabilirsiniz.
Dünyada, cam mercek kullanan kırıcı teleskoplar ve ayna-lens sistemini kullanan yansıtıcı teleskoplar olmak üzere iki tür teleskop çeşidi bulunur. Her iki metodla da yapılan iş aynı olmasına rağmen, birbirinden çok farklı şekillerde çalışırlar.
Teleskobun nasıl çalıştığını anlayabilmek için şöyle düşünmek gerekir; neden 80 metre uzaklıktaki yazıyı okuyamıyoruz? Cevabı çok basit, çünkü yazının gözümüzde retina üzerine düşen boyutu çok ufak kalıyor ve okunamıyor. Gözümüzü bir dijital kamera olarak düşünürsek, 80 metre uzaktaki yazıların görüntünün tamamına baktığımızda birkaç pikselden oluÅŸacağını ve okunabilecek büyüklükten oldukça uzak olduÄŸunu anlayabiliriz. EÄŸer çok daha büyük gözümüz olsaydı, o zaman görüntünün o kısmına odaklanıp yazıyı okuyabilirdik. Yazının Devamı…
Etiketler: Bilim, Bilim, icad, Nasıl Çalışır?, teleskop, İcadlar
Evangelista Torricelli 15 Ekim 1608′de İtalyanın Feanza ÅŸehrinde doÄŸdu, 5 Ekim 1647 in Floransa’da öldü. Açık hava basıncı üzerine yaptığı deneyleriyle tanınan ünlü İtalyan fizik ve matematik bilginidir.
ÇocukluÄŸunda matematiÄŸe olan merakıyla dikkatleri çekti. 1627′de Roma’ya giderek, hidrolik biliminin kurucusu ve Galilei’nin talebesi olan Benedetto Castelli ile birlikte çalıştı. 1641′de Galilei ile mektuplaÅŸmaya baÅŸladı. Aynı sene, Castelli nin tavsiyesi üzerine Galile, Torricelli’yi Tuscany’ye davet etti. Galile ile görüştükten birkaç hafta sonra, Galilei ölünce, Tuscany büyük dükü Torricelli’yi onun makamına tayin etti. 1644 yılında geometri ve mekanik üzerinde bir kitap yayınladı. Matematik sahasında mühim bir boÅŸluÄŸu dolduran bu kitapta aynı zamanda Galile’nin mekanik üzerindeki ilk çalışması, birbirine baÄŸlı cisimlerin ortak ağırlık merkezleri aÅŸağıya doÄŸru hareket ederken, ani hareket edebilecekleri prensibi bir neticeye baÄŸlanıyordu. Yazının Devamı…
Etiketler: Bilim, Bilim, icad, kimdir, Nasıl Çalışır?, İcadlarElektrik milattan öncesinden beri biliniyordu fakat net ve uygulanabilir bir bilgi olarak ortaya koyulması ancak 19. yüzyılda gerçekleÅŸebilmiÅŸtir. Bu tarihe kadar elektrik alanındaki en önemli isimlerden birisi Luigi Galvani(1737-1798)’dir.
Luigi Galvani, 1783 yılında yaptığı ünlü kurbağa deneyi ile bilinir. O tarihte bilinen statik elektriği kullanarak metal bir çubukla ölü bir kurbağanın bacağına dokundurmuş ve bacağın hareket ettiğini keşfetmiştir. Bu olay, statik olarak elektrik yüklenmiş bir metal çubuğun uyarıldığında kasları hareket ettirmesi prensibine dayanır ve bioelektriğin keşfi için yapı taşlarından birini oluşturur.
Galvani, hayvansal elektrik olarak adlandırdığı buluÅŸunda canlı hücrelerinin deÄŸil kasların elektrik içerdiÄŸine inanmıştır. Fakat Galvani’den sonra deneyleri sürdüren Alessandro Volta(1745–1827), bunun kas hücrelerinin yapısındaki metal iyonlarından ve içerisindeki sıvıdan kaynaklandığını keÅŸfetti.
Volta, aynı mantıkla ilerleyerek tuzlu su çözeltisinin iki ayrı uç kısmına çinko ve bakır metal parçalarını yerleÅŸtirmiÅŸ ve elektrik akımını elde etmiÅŸtir. 1801 yılında gerçekleÅŸen bu keÅŸif Volta Pili olarak bilinir. Bu keÅŸif ile Galvani’nin hayvansal elektrik teorisi ortadan kalkmıştır. Alessandro Volta 1827 yılında ölmüştür. Ölümünden sonra elektrik ve elektriÄŸi depolama yani pil alanında yapılan geliÅŸmelerde onun temelini attığı bu keÅŸifin deÄŸeri çok daha iyi anlaşılmış ve onun anısı olarak elektrik gerilim birimine “Volt” adı verilmiÅŸtir.
Etiketler: Bilim, Bilim, icad, pil, İcadlar


Son Yorumlar