1900 yıllarına doÄŸru, bir gün Orville Wright, Ohayo’ daki Dayton ÅŸehrinin kütüphanesinde bir kitap okumuÅŸtu. Bunda bir adamın motorsuz uçaÄŸa benzer bir araçla, yani kocaman bir uçurtma ile uçtuÄŸundan söz ediliyordu. Orville Wright bu büyük baÅŸarıya hayran oldu, kendisi de uçmak istedi. Onun bu merakı, kardeÅŸi Wilbur’u da sardı. İki kardeÅŸ, uçak yapmak için çalışmaya baÅŸladılar. Wright kardeÅŸler bisikletçilikle uÄŸraşırlardı. Dükkânlarının içinde dolambaçlı bir tünel açtırdılar; bu tünelde oluÅŸan rüzgârın kanatlar üzerinde nasıl etkiler yapacağını denemeye baÅŸladılar. Ayrıca uçurtmalar üzerinde de denemeler yaptılar. Artık hep bunlarla uÄŸraşıyor ve yaptıkları uçak taslaklarını ilerletiyorlardı. En sonunda büyük bir uçurtma, yani motorsuz bir uçak yapmayı baÅŸardılar. Sonra bir de motor yaptılar. Bunları 1903 yılının 17 Aralık günü Kuzey Carolina’da bir yere götürdüler. Burada motoru uçurtmaya yerleÅŸtirdiler, yani uçurtmayı uçak ÅŸekline soktular. İki kardeÅŸ bu uçakla ilk defa hangisinin uçacağını kura ile tayin ettiler. Kurayı Orville kazandı.
Yazının Devamı…

Bilgisayar tarihçesine bir göz atarsak, bilgisayar fikrinin çok eskilere dayanmadığını görürüz. Daha 1830′larda Charles Babbage (1792-1871) fark makinesini ve ardından analitik makineyi yapmasıyla hesaplama işlerinin elektro mekanik araçlara yaptırılması ve sonuçların elde edilmesi görüşü doğmuştu. Charles Babbage yaptığı bu makineler ile başarılı sonuçlar elde edememesine rağmen, bilgisayarların temelinin onun tarafından atıldığı kabul edilmektedir.
1850 yılında George Boole kendi adıyla anılan ve sadece 1 ve 0 rakamlarının kullanıldığı Boole Cebiri sistemini bularak, bilgisayarların gelişimi üzerinde önemli rol oynamıştır.
1890′da Herman Hollerith tarafından, delikli kartlarla bilgilerin yüklenebildiği ve bu bilgiler üzerinde toplama işlemlerinin yapılabildiği bir elektro mekanik araç geliştirdi. Bu hesaplayıcı ABD’nin 1890 nüfus sayımında başarılı biçimde kullanıldı.
İlk analog bilgisayar 1931 yılında Vannevar Bush tarafından gerçekleÅŸtirildi. Buna karşılık, ilk sayısal bilgisayarı George Stibiz 1939′da New York’taki Bell Laboratuvarında üretti. Stibiz ikili sistemi bu makinaya uygulayarak komplex sayılarla aritmetik iÅŸlemler yapılmasını saÄŸladı. Yazının Devamı…
Etiketler: Bilgisayar, dünya, ilk, Nasıl Çalışır?, pc, tarih, Teknoloji
XIX. yüzyılın son çeyreğinde Morse telgrafı standart araçları, kuralları ve uzmanlarıyla tam örgütlenmiş bir kamu hizmeti durumuna gelmişti. Ve sayısız araştırmacılar daha da geliştirmek için harıl harıl çalışmaktaydılar. Çabaları özellikle iki yön izlemekteydi: En kısa zamanda masrafları karşılayacak azami hızı ulaşımda sağlamak; bir de Morse alfabesini bir yana bırakıp mesajları normal yazıyla alabilmek…
Birincisini duplex (çift taraflı haberleşme) tekniğiyle yani her iki yönden birden mesaj göndermek yoluyla sağladılar. Bu güzel icat iki kişinin eseri oldu: Wheatstone (1852) ve Amerikalı Stearns (1868). Ünlü Thomas Edison da bunu 1871′de guadruplex sistem haline soktu.
İkinci sorun için ilk çözüm bulan İngiliz Davit Hughes (1831-1900) oldu.1855′te alfabenin harflerine karşılık olan bir klavye teklif etti. Ama yine de en köklü çözüm yolunu basit bir telgraf teknisyeni olan Fransız Emile Baudot (1845-1903) gösterdi. 1874′te karma bir yol Hughes ile ÅŸirketinin kullandığı Morse makinelerinin birleÅŸtirilmesini teklif etti. Ve bunu gerçekleÅŸtirmeyi baÅŸardı. Böylece yazılı bir telgraf meydana getirmekle kalmadı, birkaç mesajı (5-6 taneyi) birden gönderme imkânını da saÄŸlamış oldu. Yazının Devamı…
Etiketler: alexander, bell, Bilim, graham, icad, ilk, Nasıl Çalışır?, telefon, İcadlar


Son Yorumlar