Jerry Yang yapacağını yaptı. Yahoo’nun iki kurucu ortağından birisi ve şu an yönetim kurulu başkanlığı görevini sürdüren Jerry Yang, Microsoft’un 47.5 milyar dolarlık teklifini reddetmesinin ardından büyük bir baskı altında bulunuyordu. Geçtiğimiz günlerde Microsoft’tan gelen “Yahoo’yu almaktan vazgeçtik” sözüyle beraber Yang daha da köşeye sıkışmış oldu. Çünkü şirketin hisse senetleri bu olayın ardından yaklaşık %20′lik değer kayıbına uğradı. Microsoft’un teklifiyle beraber yükselen hisse senetlerinin bu denli düşmesi hiç iyiyegidişat olarak görülmüyor. Diğer taraftan Jerry Yang’ın ilk göz ağrısı, bebeği olan Yahoo, bir iç ayaklanmanın eşiğine geldi. Çünkü Microsoft’un bu yağlı teklifinin reddedilmesi karşısında yönetim kadrosu hiç de memnun görünmüyor.

CERN, günümüz internetinden 10.000 kat daha hızlı olan bir altyapının temelini oluşturuyor. Bu proje tamamiyle fiber optik network altyapısına sahip modern kontrol merkezlerinden oluşuyor. Telefon ve diğer bütün veri sistemleri network üzerinden haberleşiyor. CERN sistemine dünya çapında 11 merkezden bağlanılacak ve büyük bir açılışla tanıtımı yapılacak. proje günlük yaşamımız için kulağa biraz fantastik gibi geliyor ama HD video konferans ve terabaytların transfer edilmesi gibi büyük ve önemli iş alanlarında gereksinim duyulan birşey. Umarım Türkiye altyapısı da bir an önce fiber optiğe geçer de biz de bağlanırız. Çok iyimser bir temenni oldu çünkü bu zamana kadar ne çıktıysa biz ona yetişemedik. Yenisi çıktığında ise bir öncekini uygulayabilir konumda olduk. Bu sefer öyle olmaz umarım, şahsen internetten saniyede 80-100MB ile veri transferi yapabilmeyi çok isterdim. Düşünsenize o hızda 25GB’lık bir blu-ray filmi yakşalık 5dk’da indirilebilir.
E-fikrim adı altında yayınlanan bu yeni sitede büyük bir proje yarışması başlatıldı. Herkesin aklının köşesinde cin fikirler vardır ve onlarla ilgili ne hayaller kurulmuştur kimbilir…
e-Fikrim projesi de ekonomik katma değer sağlayacak ve gerçek hayatta uygulanabilir olan yenilikçi fikirleri bekliyor. Katılımcıların fikirleri değerlendirilip yarışmaya alındıktan sonra, 3 Mayıs 2008 Cumartesi yapılacak olan “E-fikrim Günü” etkinliğinde kazanan açıklanıp ödülleri takdim edilecek. Fikirler geniş bir yelpaze içerisinde sunuluyor şöyle ki; mobil iletişim, internet ve teknoloji dallarında fikri gelmiş olanlar, bu yarışmaya katılabilirler. Detayları e-fikrim.com‘dan öğrenebilirsiniz.
Benim bu organizasyonda aklıma takılan birşey var: Yarışmaya başvuruda bulunan kişilerin fikirlerinin kurum içerisinde kalacağını yani organizasyon yetkililerinden başkasının asla ulaşamayacağını kim garanti ediyor? Onca hayaller kurmuş genç bir beynin fikirlerini, bir başkası uygulamaya koyar ve üstüne başarılı olursa bunun hesabını kim verebilir? Yani doğasında güzel bir proje ve ben de sonuna kadar destekliyorum fakat “en değerli şey fikirdir” diye düşünürken, kişiler sizlere açtığı fikirlerinin karşılığını ne kadar alabilecekler, işte buna kafam takıldı. Son derece suistimale açık olan bu konuda verilen ödüllerin dizüstü bilgisayar, palm ve cep telefonundan ibaret olması beni biraz daha endişelendirdi açıkçası. En nihayetinde “bu kadar sponsor almış bir organizasyonda öyle suistimal falan olmaz herhalde” diye düşünürken, burası Türkiye demekten de geri kalamıyorum…
23 Haziran 1943′te Newhaven’da doğan Vinton Cerf, California’daki Stanford Üniversitesi’nde Matematik Mühendisliğinde okuyan bir öğrenciydi. 1966 yılında üniversiteyi henüz bitiren Cerf, doğuştan işitme engelli olan Sigrid ile tanıştı ve ona büyük bir tutkuyla bağlanarak evlendi. Eşini çok seven Cerf, onun dış dünya ile iletişim sağlayamamasına çok üzülüyor ve buna bir çözüm bulmak istiyordu. Aklına gelen bir fikir ile araştırmalara başlayan Cerf, bilgisayarlar arasındaki veri transferi olayını belirli temellere oturtmaya çalışıyordu.
O dönemlere denk gelen süreçte Amerikan ordusu tarafından 1969′da Arpanet isimli internet benzeri geniş bir yerel ağ kurulmuştu. Bu sistem tamamen güvenlik amaçlı bir iletişim ağı olduğundan kendi sınırları içerisinde hapsolmuş bir yapıya sahipti. Cerf araştırmalarında bu sistemi ilham kaynağı olarak kullandı ve eşinin diğer insanlarla iletişim kurabilmesini sağlayabilmek için sistemi yaymaya başladı. Diğer bilim adamları tarafından da ilgi gören çalışma 1970 yılında resmen kullanılmaya başlandı. 1973-1978 yılları arasında TCP/IP protokolünün geliştirilme sürecinde yer aldı. Bu protokolün resmen kullanılması ile dünyanın heryerinden internete bağlanmak mümkün oldu. Bu noktada Cerf işin fikir adamıydı yani kıvılcımı çakan kişiydi. Daha sonra mail, web, html vs. gibi birçok yenilik ve teknoloji diğer bilim adamları tarafından bulunup geliştirildi.
Sadece eşinin uzaktaki kişilerle iletişim kurabilmesini sağlamak amacıyla internetin tohumlarını eken Cerf, şu an milyonlarca kullanıcısı olan dev bir ağın mucidi olarak anılmakta. Dr. Cerf aldığı sayısız ödülle beraber 1992 yılında bu zamana kadar internet üzerine yaptığı çalışmaların karşılığı olarak, “İnternet Dünyasının Başkanı” ödülünü aldı.
Etiketler: icad, İcadlar, İnternet, İnternet
Gtalk senelerdir beta olarak yaşamını sürdüren fakat tamamlanmış birçok programa taş çıkartacak kadar sağlam çalışan basit arayüzlü, hızlı ve efektif kullanım sunan chat programıdır. Bu program benim gibi msn’in hantallığından ve kalabalığından kaçmak isteyenler için ilaç gibi geliyor. Şayet en yakın arkadaşlarımı gtalk’a ekleyip, sürekli açık bırakıyorum. Msn’i ise arada bir lazım olduğunda açmam yetiyor. Programın sesli konuşma, mesaj, dosya gönderebilme gibi standart özellikleri dışında farklı bir fonksiyonu yok. Gmail hesabınız açıkken web üzerinden de mini bir gtalk penceresi ile konuşmalarınızı rahat biçimse sürdürebiliyosunuz. Bunun yanında sistemde sürekli açık kalsa bile, çok az ram harcayan ve ihtiyacınız olduğunda kolaylıkla ulaşabileceğiniz hantallıktan uzak ufacık bir programdır. Bir program bu kadar mı sorunsuz çalışır? Evet. Yaklaşık iki senedir sürekli kullanıyorum ve daha hiçbir sorun çıkardığını görmedim. Bazen teferruat ve kalabalıktan uzak durmak gerekiyor sanırım, fonksiyon arttıkça sorunlar da çoğalıyor haliyle…
Gtalk’ın en güncel versiyonunu indirmek için: tıklayın
Etiketler: Bilgisayar, chat, google, gtalk, program, Yazılım, İnternet, İnternet
PixaMSN adlı bu ufak program sayesinde msn’e her zaman bağlanabilirsiniz. Sesli-görüntülü chat veya dosya göndermek gibi fonksiyonları yok. Sadece yazışmak için sürekli yanınızda taşıyabileceğiniz küçük bir yazılım.
Keylogger, spyware, adware içermeyen tamamiyle güvenli olan bu programı aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz.
Program Adı: PixaMSN V0.61
Programcı: Sergi Martinez
Download Link: http://www.bilgiustam.com/downloads/PixaMSN.rar
Etiketler: Bilgisayar, msn, Yazılım, Yazılım, İnternet, İnternetArama motorları internetin sonsuzluğu içinde kaybolmadan ulaşmak istediğimiz bilgiye hızlı ve kolay ulaşmamızı sağlayan bilgisayar programlarına verilen addır. Kendisine gönderilen sorguları cevaplayabilmek için bir arama motoru internetteki bilgileri önceden “görmek” zorundadır. Başka bir deyişle bir arama motoru ancak daha önceden “gördüğü” ve “hatırlayabildiği” sayfaları size sunabilir. Daha önce görmediği, ya da görmüş olsa biler hatırlayamadığı sayfaları ise kullanıcılara sunamaz. Peki ama nasıl oluyor da bir bilgisayar sayfaları görüyor ve hatırlıyor? İşte burada bizim kapımızdan içeri giriyorsunuz.
İnternetteki sayfalar birbirine bağlantılar (linkler) vasıtasıyla bağlıdır. Bu sayede bir sayfadan diğerine geçmek mümkündür. Dahası, normalde sayfalar kendileriyle alakalı sayfalara link verirler. Mesela kalp ameliyatlarından bahseden Türkçe bir sayfada, hatta sitede, kedi mamaları hakkındaki Fransızca bir sayfaya link görmeniz ihtimali oldukça düşüktür. İşte arama motorları bu özellikten faydalanarak bir siteden başlar ve internette dolaşmaya başlarlar. Bir sayfa gördüklerinde aynen bir kullanıcının Internet Explorer ya da Firefox gibi bir tarayıcı ile bakacağı gibi sayfaya bakar ve içeriğini anlamaya çalışırlar. Sonra içeriği hafızalarında (hard disklerinde) bir yere yazar ve sayfadaki linkleri takip ederek diğer sayfalara ulaşır orada da aynısını yaparlar. Böylece internmette gezinirken mümkün olduğu kadar çok siteyi ziyaret eder ve hatırlamaya çalışırlar.
Yazının Devamı…


Son Yorumlar