Mar 08

albert_einstein_1947a-wince.jpgEinstein, 1879 yılında Güney Almanya’nın Ulm kentinde dünyaya geldi. Babası küçük bir elektrokimya fabrikasının sahibi, annesi ise, klasik müziÄŸe meraklı, eÄŸitimli bir ev hanımıydı. KonuÅŸmaya geç baÅŸlaması ve içine kapanık bir çocuk olması, ailesini tedirginliÄŸe düşürmüşse de, sonraki yıllarda bu korkularının gereksizliÄŸi anlaşılacaktı. Giderek meraklı, hayal gücü zengin bir çocuk olarak büyüyordu. ÇocukluÄŸunu Münih’de geçirdi ve ilk öğrenimini burada yaptı. Okulu hiçbir zaman sevemedi. Gerçekten de, genç Einstein’ın ileride ortaya çıkacak dehasının temelleri, kendisinin de sonradan belirttiÄŸi gibi, okulda deÄŸil baÅŸka yerlerde atılmıştı.

Lise öğrenimini 1894′te İsviçre’de tamamladı ve 1896′da Zürih Politeknik Enstitüsü’ne (ETH) girdi. Sonradan İsviçre vatandaşı olup, Sırp asıllı bir kız öğrenci ile evlendi. Sonra Bern’de federal patent dairesinde görev aldı. Bu görevden arta kalan zamanlarda çaÄŸdaÅŸ fizikte ortaya atılmaya baÅŸlanan problemler üzerinde düşünmek fırsatını buldu. Önce atomun yapısı ve Max Planck’ın kuantum teorisi ile ilgilendi. Brown hareketine ihtimaller hesabını uygulayarak bunun teorisini kurdu ve Avogadro sayısının deÄŸerini hesaplayarak teorisini test etti. Kuantum teorisinin önemini ilk anlayan fizikçilerden birisi oldu ve bunu ışıma enerjisine uyguladı. Bu da onun, ışık tanecikleri veya fotonlar hipotezini kurmasını saÄŸladı. Bu yoldan fotoelektrik olayını açıklayabildi. Bu çalışmalarını açıklayan ve 1905 yılında “Annalen der Physik” dergisinde yayımlanan iki yazısından baÅŸka, üçüncü bir yazısı daha çıktı ve bu yazıda görelilik teorisinin temelini attı. Teorileri sert tartışmalara yol açtı. 1909′da Zürih Üniversitesi’nde öğretim görevlisi oldu. Prag’da bir yıl kaldıktan sonra, Zürih Politeknik Enstitüsü’nde profesör oldu. 1913′de Berlin Kaiser-Wilhelm Enstitüsünde ders verdi ve Prusya Bilimler akademisine üye seçildi. İsviçre vatandaşı olarak 1. Dünya Savaşı’nda tarafsız kaldı. Yazının Devamı…

Etiketler: , , , ,
Mar 03

archimedes.jpgArÅŸimet (Archimedes), M.Ö. 287 - 212 yılları arasında yaÅŸamış Sicilya doÄŸumlu Yunan matematikçi, fizikçi, astronom, filozof ve mühendis. Bir hamamda yıkanırken bulduÄŸu iddia edilen suyun kaldırma kuvveti bilime en çok bilinen katkısıdır ancak pek çok matematik tarihçisine göre integral hesabın babası da ArÅŸimet’tir.

Roma generali Marcellus, Sirakuza’yı kuÅŸattığında, Archimedes adlı bir mühendisin yapmış olduÄŸu silahlar nedeniyle ÅŸehri almakta çok zorlanmıştı. Bunların çoÄŸu mekanik düzeneklerdi ve bazı bilimsel kurallardan ilham alınarak tasarlanmıştı. ÖrneÄŸin, makaralar yardımıyla çok ağır taÅŸlar burçlara kadar çıkarılıyor ve mancınıklarla çok uzaklara fırlatılıyordu. Hatta Archimedes’in aynalar kullanmak suretiyle Roma donanmasını yaktığı da rivayet edilmektedir. Ancak bütün bunlara karşın M.Ö. 212 yılında Romalılar Sirakuza’yı zapt ettiler ve ÅŸehrin diÄŸer ileri gelenleriyle birlikte Archimedes’i de öldürdüler. SöylendiÄŸine göre, bu sırada Archimedes toprak üzerine çizdiÄŸi bir problemin çözümünü düşünüyormuÅŸ ve yanına yaklaÅŸan Romalı bir askere oradan uzaklaÅŸmasını ve kendisini rahat bırakmasını söylemiÅŸ; ancak asker Archimedes’e aldırmayarak hemen öldürmüş. Tarihin nadir olarak yetiÅŸtirdiÄŸi bu çok yetenekli bilim adamının öldürülüşü Romalı generali de çok üzmüş. Yazının Devamı…

Etiketler: , ,
Mar 03

galileo-wince.jpgGalileo Galilei, (1564 - 1642), modern fiziÄŸin ve teleskobik astronominin kurucularından olan İtalyan bilim adamı. 1564′te İtalya’nın Pisa ÅŸehrinde doÄŸdu. Dönemi­nin tanınmış müzikçilerinden Vincenzo Galile­i’nin oÄŸlu olan Galilei, ilk tahsilini Floransa’da yaptı. 1581′de Pisa Üniversitesinde tıp tahsiline baÅŸladı, ancak parasızlıktan okulu terk etti. 1583′ten itibaren matematiÄŸe ilgi duyan Galilei, bu konudaki çalışmaları sayesinde 1589′da Pisa’da profesörlük elde etti.

Sarkacın, yüzen cisimlerin ve hareketin Aristo fiziÄŸinden farklı bir düşünceyle matematiksel olarak ele alınması gerektiÄŸine inanan Galilei, Pisa Kulesinden ağırlık düşürerek Aristo’nun yanlışlığını açıkça gösterdi. Bu davranışı yaÅŸlı profe­sörlerle anlaÅŸmazlığa düşmesine sebep oldu. 1592′de Pisa’yı terk ederek, Padova Üniversitesi matematik kürsüsüne geldi.

1597′de pratikte çok faydası olan pusulayı ticari olarak piyasaya arz etti. 1600 senesinden hemen sonra ilkel bir termometre, insan kalp atışının ölçümünde kullanılmak üzere bir sarkaç ve 1604′te serbest düşüşün matematik kanunlarını keÅŸfetti. Ancak düzgün ivmeli hareket kavramı hatalıydı. 1609′da Hollanda’da teleskopun bulunduÄŸunu iÅŸitti. Kendisi daha ileri bir alet yaparak bunu astronomi gözlemlerinde kullandı. 1610′ da aydaki daÄŸlar, yıldız kümeleri ve Samanyolu üzerine ilk tespitlerini yayınladı. Bu arada Jupiter’in dört uydusunun varlığını bildirdi. Bu kitabı çok ilgi uyandırdı ve Floransa’da saray matematikçisi olmasını saÄŸladı. Hemen sonra Venüs gezegeninin devreleri ve Satürn’ün ÅŸekli hakkında bilgi verirken, astronomideki Ptolemy (Batlamyus) sistemini tartıştı. Yazının Devamı…

Etiketler: , ,
Mar 03

farabi.jpgTürk asıllı İslam felsefecisi (Maveraünnehir, Farab, 870-Åžam, 950). Asıl adı Ebu Nasr Muhammed bin Tahran bin Uzlug olan ve Batı kaynaklarında “Alpharabius” adıyla anılan Farabi (Türkistan’ın Farab [Otrar] kentinde doÄŸduÄŸu için Farabi [Farablı] diye anılır). İlk öğrenimini Farab’da, medrese öğrenimini Rey ve BaÄŸdat’ta gördükten sonra, Harran’da felsefe araÅŸtırmaları yaptığı yıllarda tanıştığı Yuhanna bin Haylan’la birlikte Aristoteles’in yapıtlarını okuyarak gezimciler okulunun ilkelerini öğrendi. Halep’te Hemedani hükümdarı Seyfüddevle’nin konuÄŸu oldu. Arap ülkelerinde yaÅŸamış, Türk kimliÄŸini ve Türk törelerini ölünceye kadar bırakmamış olan Farabi’yi anlatan kitaplar, İslam aleminde Ebul Hasan el-Beyhaki, İbn-el-Kıfti, İbn Ebu Useybiye, İbn el-Hallikan adlı yazarlar tarafından Farabi’nin ölümünden birkaç yüzyıl sonra gerçekleÅŸtirildi. Ama bu yapıtlar, birer araÅŸtırma olmaktan çok, Farabi’yle ilgili söylenceleri derliyor,bir felsefeciyle deÄŸil, bir ermiÅŸi açıklıyordu.

Aristotales’in ortaya attığı madde ve suret kavramını hiçbir deÄŸiÅŸiklik yapmadan benimseyen, eÅŸyanın oluÅŸumunda, yani yaradılışta madde ve sureti iki temel ilke olarak gören Farabi’nin fiziÄŸi de, metafiziÄŸe baÄŸlıdır. Buna göre, evrenin ve eÅŸyanın özünü oluÅŸturan dört öğe (toprak, hava, ateÅŸ, su) ilk madde olan el-aklül-faalden çıkmıştır Söz konusu dört öğe, birbirleriyle belli ölçülerde kaynaşır, ayrışır ve içinde bulunduÄŸumuz evreni (el-alem) oluÅŸtururlar. Yazının Devamı…

Etiketler: , ,
Mar 03

louis_pasteur.jpgLouis Pasteur, 1822 yılında Fransa’nın Dura bölgesindeki Dole kasabasında dünyaya geldi.

Pasteur kimyager ve daha sonra bakteriyolog olarak yaÅŸadığı çaÄŸda, tıbbın ilerlemesine çok büyük katkılarda bulundu. Fakat o tıp doktoru olmadığı için, 1800′lü yılların doktorları onun teorilerine burun kıvırıyorlardı. Pasteur buna hiç aldırmadan çalışmalarını sürdürdü, çünkü Pasteur’ün bakterilerin ya da mikropların gerçekten var olduklarına ve bunların hastalıklara yol açabileceÄŸine olan inancı tamdı.

O kendi bildiği yöntemle yaptığı işe ve kendine inancını sürdürerek araştırmalarına devam etti. Bundan sonra ise ipekböceği hastalığına ve kuduza çare buldu. Pasteur ayrıca içtiğimiz sütün bozulmasını önlemenin yöntemini de keşfetti. Burada sütü 140 (fahrenheit) derecede otuz dakika süreyle ısıtmak ve sonra hızlı bir biçimde soğuttuktan sonra sütü kapalı ve sterilize edilmiş şişelere koymak gerekiyordu. Bu yöntem sütü mikroplardan arındırmak için günümüzde de kullanılmaktadır.

Bu yönteme, Louis Pasteur’ün adıyla ‘Pastörize’ etmek denilmektedir. Pasteur, Strasberg’li Marie Laurent ile evlendi. Birbirlerini çok seviyorlardı. Marie eÅŸini, araÅŸtırmalarını her ÅŸeyin üstünde tutması için özendiriyordu. Bu yüzden Pasteur, laboratuar çalışmaları üzerinde yoÄŸunlaÅŸabiliyor ve iÅŸine gereken zamanı ve önemi verebiliyordu. Yazının Devamı…

Etiketler: , ,
Mar 03

james-wattwince.jpgJames Watt (19 Ocak 1736 Greenock - 19 Ağustos 1819 Heathfield) modern buhar makinesinin geliştiricisi olan İskoçyalı mucit ve mühendistir. Endüstüriyel devrimin oluşmasında önemli rol oynamıştır.

Gemi iÅŸleten zengin bir baba ve kültürlü bir annenin oÄŸlu olarak dünyaya gelen James; çocukken sık hastalandığı için okula devamlı gidememiÅŸ, evde annesi tarafından eÄŸitilmiÅŸtir. 17 yaşında iken annesini kaybetmiÅŸ ve babasının iÅŸleri kötüleÅŸmiÅŸtir. Londra’ya bir seneliÄŸine ölçüm aletleri yapımını öğrenmeye giden Watt, Glosgow’a dönüp bu mesleÄŸi icra etmek istemiÅŸti. Fakat 7 sene çıraklık yapma zorunluluÄŸundan, İskoçya’da baÅŸka bir ölçüm aletleri yapımcısı olmamasına raÄŸmen, Demirciler Locası tarafından baÅŸvurusu red edilmiÅŸtir.

Watt bu durumdan, kendisine Glosgow Üniversite’sinde atölye öneren profesörler tarafından kurtulmuÅŸ, fizikçi ve kimyacı olan profesör Joseph Black kendisine hocalık etmiÅŸtir. Atölyenin açılmasından 4 sene sonra Watt buhar gücü üzerinde çalışmaya baÅŸlamış daha önce hiç görmemiÅŸ olmasına raÄŸmen bir prototip yapmaya çalışmıştı. 1765′de Thomas Heathfield yaptığı bir model üzerinde uÄŸraÅŸarak buhar makinesini çalıştırmayı baÅŸardı.

1767′de kuzeni Margaret Miller ile evlenmiÅŸ ve 6 çocuk sahibi olmuÅŸtur.

Tam kapsamlı bir buhar makinesi geliÅŸtirmeye çalışan Watt’a Carron Demir İşleri ÅŸirketinin kurucusu Joh Roebuck maddi olarak destek olmuÅŸtur. Hemen baÅŸarılı olmayan tasarım maddi sıkıntıya düşünce Watt 8 sene anketçilik yapmıştır. Roebuck iflas edince, Matthew Boulton patent haklarını satın almış ve Watt ile 25 yıl sürecek baÅŸarılı bir ortaklığa imza atmıştır.

Etiketler: , ,
Mar 03

sina.jpgİslam filozofu. Aristotelesçi felsefe anlayışını İslam düşüncesine göre yorumlayarak, yaymaya çalışmış, görgücü-usçu bir yöntemin gelişmesine katkıda bulunmuştur.

Buhara yakınlarında Hormisen’de doÄŸdu, 21 Haziran 1037′de Hemedan’da öldü. Gerçek adı Ebu’l-Ali el-Hüseyin b. Abdullah İbn Sina’dır. Babası, Belh’ten göçerek Buhara’ya yerleÅŸmiÅŸ, SamanoÄŸulları hükümdarlarından II. Nuh döneminde sarayla iliÅŸki kurmuÅŸ, yüksek görevler almış olan Abdullah adlı birisidir. İbn Sina, önce babasından, sonra çağın önde gelen bilginlerinden Natilî ve İsmail Zahid’den mantık, matematik, gökbilim öğrenimi gördü. Bir süre tıpla ilgilendi, özellikle, hastalıkların ortaya çıkış ve yayılış nedenlerini araÅŸtırdı, sağıltımla uÄŸraÅŸtı. Bu alandaki baÅŸarısı nedeniyle, II. Nuh’un özel hekimi olarak görevlendirildi, onu saÄŸlığa kavuÅŸturunca, dönemin önde gelen tıp bilginlerinden biri olarak önem kazandı.

İbn Sina’nın felsefeye karşı ilgisi deney bilimleriyle baÅŸlamış, Aristoteles ve Yeni-Platoncu görüşleri incelemekle geliÅŸmiÅŸtir. İslam ve Yunan filozoflarının görüşlerini yorumlayan ve eleÅŸtiren İbn Sina’nın ele aldığı sorunlar genellikle, Aristoteles ve Farabi’nin düşünceleriyle bağımlıdır. Bunlar da, bilgi, mantık, evren (fizik), ruhbilim, metafizik, ahlak, tanrıbilim ve bilimlerin sınıflandırılmasıdır. Belli bir düşünce dizgesine göre yapılan bu düzenlemede her sorun bağımsız olarak ele alınıp çözümüne çalışılır. Yazının Devamı…

Etiketler: , ,
Sayfa 1 (2)12»