9 June 2009

Radar Ve Sonar

radar1Radar ve Sonar
Sonar (İngiltere’de daha önce ASDIK olarak bilinirdi), su altında ses dalgaları kullanarak yön ve uzaklık bulmaya yarayan bir sistemdir. Radar da aynı ilkeye dayanmakla birlikte ses dalgaları yerine radyo dalgalarından yararlanır.

İki sistem de temelde basittir Akustik (ses) ya da elektromagnetik (radyo) dalgalar yollanır. Bu dalgalar katı bir cisme çaptıkları zaman, bir kısmı yansır ve geri gelerek, bir ses ya da dalga yankısı oluşturur. Alınan yol, dalganın gidiş ve gelişi arasında geçen zamanla, dalganın hızı çarpılarak bulunur. Normal olarak bu, söz konusu cisme uzaklığın iki katıdır. İkinci dünya savaşı sırasında yapılan ilk radarlar, taşınmak için treylere yüklenirdi. Bazılarında, radar ışınını yönlendirmeye yarayan bir “mercek” vardı.

Gelişim ve Kullanımları;
Sonar, ses denizcilik bilimi ve uzaklık saptama anlamına gelir (İngilizce soud Navigation And Ranging sözcüklerinin ilk harflerinden oluşmuştur) ve temelde deniz altıları, öteki gemileri, mayın taralarını, buzulları, batık gemileri ve öteki su altı tehlikelerini saptamak için geliştirilmiştir. Sonar, “etken yada “edilgen” olabilir. Etken sonarda bir akustik dalga gönderilir ve yankısı kaydedilir. Edilgen sonarda, gemiler, makinelerinin çıkardığı seslerle saptanır. Günümüzde sonar, balıkçı gemileri tarafından balık sürüleri aramakta ve okyanus diplerini incelemekte kullanmaktadır.

1935’de Robert Wvatson-Watt’ın (1892-1973) başkanlığında bir İngiliz grubu, askerlikte kullanmak için, radyoyla yön bulma aracı geliştirmeyi amaçlayan bir araştırma programına başladılar. İkinci dünya savaşı çıktığında (1939), İngiltere, doğu kıyıları boyunca uzanan bir uçak saptama sistemi kurdu. RDF (radyoyla yön bulma) olarak bilinen bu sitem, çok geçmeden güney kıyılarına da yerleştirildi ve uçak sayılarının düşük olmasına karşın İngilizlerin hava savaşına karşın İngilizlerin hava savaşına karşın İngilizlerin hava savaşını kazanmasında temel etken oldu.

RDF’nin sırları, daha sonra ABD’ye geçti. Bu konuda, burada da yoğun araştırmalar yapıldı ve yeni teknolojiye, yeni bir isim (radar) verildi. Savaşın ilk yıllarında, alman bilim adamları da bu tür araştırmalar yürütmüşlerdir. Almanya’da elde edilen sonuçlar, radara benzemekle birlikte teknik olarak daha geriydi.

Bir radar donanımı üç ayrı üniteden oluşur. Özel radyo dalgası yayan bir verici, yansıyan her dalgayı alan ve değerlendiren bir alıcı; ve telsizcinin istenilen bilgiyi derhal okuyabileceği bir ekran olan gösterme ünitesi.

Yazının Devamı »

Sayfa 1 (1)1