Tarihin Canlı Tanığı; “Londra Kalesi”

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Londra Kalesi ya da resmi adıyla Her Majesty’s Royal Palace and Fortress of the Tower of London, Avrupa Birliği’ne 1973 yılında üye olan ve hali hazırda Birlik ile bağlarını koparma arifesinde olan Birleşik Krallık’ta yer almaktadır. Birleşik Krallık’ın sınırları dahilinde olan İngiltere’nin başkenti Londra’da yer alan Londra Kalesi, şehrin ve ülkenin en gözde simgeleri arasında yer almaktadır. Dünyanın en tarihi yapıtları arasında yer alan Londra Kalesi, Londra’nın en önemli nehirlerinden Thames’ın hemen yanı başına kurulmuştur. Konum olarak Londra şehrinin birinci bölgesi olarak lanse edilen ”Zone 1”de yer alan Londra Kalesi, Londra için son derece önemli bir yere sahiptir. Adından da anlaşılacağı üzere bir kale olan bu yapıt, Londra için bir dönem tutuk evi ya da başka bir ifadeyle cezaevi niteliğinde idi. Bu anlamda dünyanın en uzun süreli hizmet veren ceza evi olma özelliğini de taşıyan Londra Kalesi, II. Dünya Savaşı sonrasında cezaevi olmaktan çıkarılmış ve başka amaçlar için kullanılmaya başlanılmıştır. Döneminin en önemli eserleri arasında yer alan Londra Kalesi, son derece iyi bir mimariye sahiptir ve tarih boyunca buradan kurtulan ya da başka bir ifadeyle kaçmayı başaran bir mahkuma rastlanılmamıştır.

Kimi yerli halk tarafından ”Traitors” Gate olarak da lanse edilen bu eser, bir dönem için özellikle vatana ihanet ettiği varsayılan suçluların uğrak yeri haline gelmiştir. Londra şehrinin en eski ve en tarihi yapıtları arasında yer alan Londra Kalesi, resmi kayıtlara göre 1078 yılında inşa edilmeye başlanılmıştır. Kademeli olarak inşa edilmiş olan bu nadide eserin ilk önce Beyaz Kule olarak adlandırılan kısmının yapımına başlanılmıştır. Bunun sonrasında ise söz konusu kalenin iç duvarlarının yapımına start verilmiştir. Resmi kayıtlar incelendiğinde iç duvarların yapım tarihi 1190’lara dek uzanmaktadır. Bu da yapının ne denli tarihi bir eser olduğunu da ortaya çıkarmaktadır. İlk inşa çalışması sonrasında Londra Kalesi, suçlular için korkulu rüyaya dönüşmeyi başarsa da kalenin bazı eksiklikleri bulunmakta idi. Bunlardan en önemlisi kalenin bir iskele sistemine tam olarak sahip olmaması idi. Bunun üzerine ilk önce 1285 yılında Londra Kalesi’nin bir kısmı yeniden dizayn edildi ve inşa sürecine start verildi. Sonrasında içinde iskelenin de yer aldığı proje 1377 ile 1399 yılları arasında inşa edildi.

1399 yılı sonrasında Londra Kalesi’nde herhangi bir değişikliğe gidilmediğini vurgulamakta fayda var. 1078 yılında inşasına başlanan kale, kısa süre içinde bölgenin en ürkütücü zindanları arasında yer almıştır. Öyle ki bu 850 yılı aşkın bir süre boyunca bölgenin en önemli suçlularına ev sahipliği yapmıştır. Bu da Londra Kalesi’ni en uzun süreli hizmet vermiş hapishane yapmaktadır. Günümüz itibariyle bir turist yuvasına dönüşen Londra Kalesi, yılda yaklaşık 2,8 milyon yerli ve yabancının ziyaretine uğramaktadır. Londra Kalesi, gerek İngiltere’nin gerekse de Birleşik Krallık’ın en önde gelen figürleri arasında kabul edilir. UNESCO tarafından da koruma altına alınmış olan bu eser UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne 1988 yılında dahil edilmiştir. Londra Kalesi’nin hukuki sahibi Kraliçe II. Elizabeth’dir.

Yazar: Emir Karasu