Taş Devri Diyeti Daha Mı Sağlıklı?

Gün geçmiyor ki teknolojinin sunduğu imkanlarla gelişen gıda sektörü sofralarımıza yepyeni, pratik, hazır ve lezzetli ürünler sunmaya görsün.

Özellikle çalışma hayatı içinde yemek hazırlamaya fazla vakit ayıramayanların tercih ettiği dondurulmuş, yarı pişmiş, konserve ya da benzeri hazırlanması kolay ve pratik ürünlerin, işlenmiş gıdaların, hayatımızı kolaylaştırdığı yadsınamaz bir gerçek.

Ancak bu ürünleri tüketmek ne kadar sağlıklı? Vücudumuz bu endüstriyel ürünlere nasıl tepki veriyor?

6493_tas_devri_diyeti_daha_mi_saglikli

Son yıllarda hızla artan obezite, kanser, diyabet ve kalp hastalıları bu sorunun yanıtını gözler önüne sermeye yetiyor da artıyor bile.

Peki nasıl doğru besleneceğiz? Doğal bir beslenme ile gelen sağlıklı yaşamın sırrı nedir? Hastalıklardan nasıl uzak duracağız?

İşte uzmanlar bu sorulara hem çok yeni hem de insanlık tarihi kadar eski bir yanıt veriyor;

Taş Devri Diyeti ile…

Taş Devri Diyeti Nedir?

“Paleo Diyeti” olarak da bilinen taş devri diyeti, gerek zayıflamak ve fit bir vücuda kavuşmak isteyenlerin, gerekse insan ömrü üzerinde olumsuz etkileri olan pek çok hastalıktan korunmak ve sağlıklı bir beslenme tarzı benimseyerek yaşam kalitesini yükseltmek isteyenlerin benimsediği bir beslenme programıdır.

Taş devri diyeti faydaları saymakla bitmeyen bir öze dönüş operasyonu adeta. Özellikle geçtiğimiz yüzyılda, işlenmiş, katkı maddeleri eklenerek ömrü uzatılmış, doğal olmayan her türlü gıdadan, preslenmiş sıvı yağlardan ve kimyasal yollarla katılaştırılmış, margarin tipi yağlardan uzak durmanızı ve besinleri, doğada bulundukları hallerine en yakın şekliyle tüketmenizi öğütleyen taş devri diyeti faydaları kısa zamanda kendini gösteriyor.

Kısacası taş devri diyeti nedir sorusunun cevabı, hiç bir teknolojik ve endüstriyel uygulamaya maruz kalmamış, natürel gıdalarla beslenilen bir yaşam biçiminin benimsenmesidir.

6493_tas_devri_diyeti

Taş Devri Diyeti Nasıl Yapılır?

Sağlıklı ve doğal beslenmeyi yaşam biçimine dönüştürmek isteyenlerin tercih ettikleri taş devri diyeti nasıl yapılır, kuralları nelerdir, kısaca özetleyelim;

Taş devri diyeti uygulayanlar, pek çok diyetin istenmeyen çocuğu olan 3 beyazdan, yani un, tuz ve şekerden uzak durmayı birinci ilkeleri olarak benimsiyorlar.

Gün içerisinde tüketilen her şey, doğada var olduğu formuna en yakın şekliyle tüketilmek zorunda. taş devri diyeti, gıdaların tüketiminde herhangi bir sınır belirlemiyor. Doyuncaya kadar yiyebiliyor, sınırlı porsiyonlarla, kalori cetvelleriyle uğraşmıyorsunuz.

Fakat günlük beslenmenizin en az % 60’lık bir bölümünü çiğ gıdalardan oluşturmanız gerekiyor.
•Etler, az pişmiş olmalı

•Balıklar çiftlikte yetişmiş değil, doğal deniz balığı olmalı

•Yumurtalar doğal ortamında beslenen tavuklardan elde edilmiş olmalı

•Kesilmeyen, ekşimeyen, bayatlamayan yoğurt, süt ve süt ürünlerinden uzak durulmalı

•Sebzeler mümkün olduğunca çiğ tüketilmeli

•Meyvelerin fazla şeker ihtiva edenleri sınırlı tüketilmeli

•Zeytinyağı, tereyağı, iç ve kuyruk yağları serbest, margarinse kesinlikle yasak

•Çay, telli, zımbalı, yapışkanlı poşetlerde değil, demlenerek tüketilmeli

•Rafine şeker kullanılarak yapılan her şey yasak. Tatlandırıcılar, yoğun şeker içeren reçeller yasak. Bal ve pekmez serbest. Ancak piyasada bulunan balların % 95’inin doğal olmadığı unutulmamalı

•İçecek tercihiniz için bildiğimiz siyah çay, yeşil çay, kafeinsiz kahve yada su (meyve suyu yasaktır) ya da içine tereyağ yada hindistan cevizi yağı karıştırılmış doğal filtre kahvesi veya tam organik üretilmiş Türk kahvesi serbesttir. (şeker koymak kesinlikle yasaktır)

Taş Devri Diyeti Neye İyi Gelir?

Taş devri diyeti daha mı sağlıklı sorusu bir süredir gündemi meşgul etmekle birlikte uzmanlar, doğal yapısı bozulmamış gıdaların daha sağlıklı oldukları görüşünde birleşiyor.

Taş devri diyeti neye iyi gelir merak edenler, hipertansiyondan, kalp ve damar hastalıklarına, obeziteden, diyabete, kanserden, sindirim sistemi ve sinir sistemi rahatsızlıklarına kadar pek çok derdin devası olan taş devri diyeti ile şifa buluyor, sağlıklı zayıflıyor ve zindeliğe kavuşuyor.

Kaynakça:
www.medikalakademi.com

Yazar: Ensar Türkoğlu