Telefon Suya Düşünce Neler Yapılmalıdır?

7839_111Modern dünyamızın en çok kullanılan araçlarından biride cep telefonlarıdır. Teknolojinin gelişmesi ile telefonların hayatımızdaki yeri gün geçtikçe daha da artmaktadır. Bilindiği gibi telefonları artık sadece arama ve mesaj atmak için değil birçok amaç için kullanılmaya başladı. Artık insanlar telefonları ile anı yakalayarak, fotoğraf çekip anılarını ölümsüzleştirebiliyor. Özellikle çağın teknolojisi sayesinde cep telefonları internet bağlantısı kurup birçok sosyal ağa bağlantı yapabiliyor. Bunun yanı sıra cep telefonlarında birbirinden güzel, eğlenceli oyunlar oynamak mümkündür. Hal böyle olunca cep telefonlarını çoluk çocuk demeden, yediden yetmişe herkesin elinden düşmeyen araçlar olma ayrıcalığını yakalıyor. Ama bazen küçük bir dikkatsizlik sonucunda, cep telefonlarımızı biranda suyun içerisinde bulabiliriz. Cep telefonu kullanıcılarının yaptıkları en büyük dikkatsizliklerden bir tanesi telefonlarını denize düşürmektir. Bir diğer dikkatsizlikleri ise içilen içeceklerin telefonun üzerine dökülmesidir. Suya dayanıksız olan cep telefonları, kullanıcılara oldukça zor anlar yaşatmaktadır. Sigorta şirketlerinin teknolojik alanda en çok hasar aldıkları sorunlardan biri telefonun suya düşmesidir.

Cep Telefonum Suya Düşerse?

Bilindiği gibi cep telefonların hayatımızın vazgeçilmezleri arasında yer almaktadır. Son moda telefonlar her ne kadar teknoloji harikası olsa da su konusunda oldukça hassastır. Cep telefonları suya dayanıklı olmadıklarından tüm sıvılardan uzak bir yerde muhafaza edilmesi gerekir. Aksi takdirde zarar görebilir ve kullanımı olanaksız hale gelebilmektedir. Kullanıcılar böyle bir durumla karşı karşıya kaldıklarında ne yapacağını bilmez bir halde panik durumu yaşarlar. Bu panik sayesinde yanlış uygulamalar içerisine girip telefonu daha beter bir konuma sokarlar. İşte bu gibi sorunları yaşamamak ve cep telefonunuzun başına gelecek herhangi bir sıvı darbeye karşı korumak için yapılması gereken basit ve kolay uygulamalar vardır. Şimdi hep birlikte cep telefonunuzun bir şekilde suyla temas ettiğini veya suya düşmüş olduğunu varsayalım… Ne yaparsınız? İlk akla gelen müdahalelerden biri kuşkusuz telefonu peçeteyle silmektir. Bir başka akla gelen ilk davranış hallerinden biri ise telefonu parçalarından ayırıp bataryayı çıkartmaktır.

Cep Telefonunu Sudan Kurtarmak İçin Yapılacaklar

7839_107Cep telefonunuz suyla temas etmişse (su, çay, kahve, meyve suyu) ya da farklı sebeplerden ötürü suya düşmüşse (havuz, deniz, tuvalet) genellikle insanlarda şok etkisi yaratır. Dolayısıyla ne yapacağını bilmez bir halde tepkisiz kalabilmektedir. Ancak müdahalede gecikilmemelidir. Telefon hemen sudan çıkarılmalıdır. Telefon derhal kurulanmalıdır. Çok geciktirilmeden telefon parçalara ayrıştırılarak bataryasından çıkarılmalıdır. İyice kurulanarak hava ile temas sağlanarak kuruması beklenmesi gerekmelidir. Bunun yanı sıra telefonun şarj, kulaklık girişlerinden su girmesi nedeniyle suyun daha da içeri kaçması muhtemelendir. Bu deliklerden suyun iyice çıktığına emin olmak gerekir. Ardından cep telefonunuzu geniş bir kapta pirinç üzerine yatırmanız gerekmektedir. Cep telefonlarının kurtarıcısı gibi görünen pirinç telefonunuzun kurumasına yardımcı olacaktır. Cep telefonunuz en az 48 saat boyunca pirinç dolu kap içersinde tutmalısınız. 48 saat dolduğunda eğer hala telefonda su akıntısı veya nem var ise bir 24 saat kadar pirinç dolu kapta beklemesinde fayda vardır. Ancak bu yöntemlerin ne kadar yarar sağladığı pekte bilinmemektedir. Telefonunuzun yeniden çalışması tamamen sizin şansınız ile alakalı bir durumdur. Ancak bu yöntemler yapılsa bile birçok telefon su yüzünden kullanışsız hale geldiği bilinmektedir. Suya düşmüş telefonlar kurtarılsa bile öncesi kadar iyi çalışmamakta olduğu da gözlenmektedir. Genellikle bu telefonların ekran kartlarında oldukça ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Eğer suya düşmüş bir telefonunuz varsa ve pirinç yöntemi telefona olumlu sonuç vermiyorsa yeni bir telefon edinmeniz çok mantıklı olur. Yaptıracağınız teknolojik tamirler ile astarı yüzünden daha pahalıya gelmektedir.

Yazar: Ensar Türkoğlu