Televizyonun Bebekler Üzerindeki Olumsuz Etkileri

3627_tvcocuk1-300x226

Türkiye’de bebeklerin televizyon izleme oranı, diğer ülkelere göre günden güne artış göstermektedir. Bu oran yetişkinlerde de mevcut olup, gündelik hayatın vazgeçilmeyen aktivitesi arasında yer almaktadır.

Ebeveynler, bebeklerini susturabilmek için ya da daha rahat iş yapabilmek için televizyon seyrettirmeyi tercih ediyorlar. Uzmanlar bu tür davranışın bebeğin ileriki yaşamını olumsuz etkileyeceğini, dikkat eksikliğe yol açtığı ve sosyal yaşamdan uzak bir yetişkin olabileceklerini söylemektedirler. Özellikle 2 yaşına kadar televizyondan uzak kalması gerektiğini savunmaktadırlar. Bebeklerin, genellikle reklamlara karşı daha çok zaafları bulunmakta ve renk, cisim, hareket gibi birçok faktörü ilgi ile izlemektedirler. Ekranda seyrettikleri görüntüleri hafızalarına kaydeden bebekler, olumsuz görüntülerden etkilenmekte ve buda ilerleyen yaşlarda, bazı psikolojik reaksiyonlara yol açmaktadır.

Çocukların konuşmaya geç başlamasının en büyük etkisi de bu alettir. Bebeklerin dil gelişiminde tehlike arz eden bu faktör, ilerleyen zamanlarda daha çok problem ile karşılaşmaya neden oluyor ve çocukların tembellik, otizm gibi birçok hastalığın ortaya çıkmasını sağlıyor. Televizyondaki görüntü eğitici bir fonksiyon taşısa da 0-2 yaş arası çocukların zihin ve dil gelişimine olumsuz etkisi bulunmaktadır. 2007 yılında yapılan bir araştırma, bu aktivitenin ne kadar zararlı olduğunu ortaya koymuştur. “Journal of Developmental Psychology” tarafından araştırmaya tabi tutulan çocukların, farklı özelliklere sahip olduğu ortaya çıkmıştır. 8-16 ay arasında bir bebek, gün boyu televizyon izleyerek büyümektedir. Ve 3 yaşına geldiğinde diğer çocuklara oranla dil gelişimi daha zayıf ve sınırlı kelime sayısına sahip olduğu görülmüştür. Ve diğer bir araştırmada, televizyon izlemeyen bebeklerin, hafıza, zeka ve dil gelişimin daha ileri düzeyde olduğu saptanmıştır.

3627_bebek_televizyon-321x250

Bebeklerin, ilk doğdukları andan itibaren, belli bir yaşa kadar göz ve beyni kameraya benzer bir sistem ile işlev görmektedir. Her gördüğünü hafızaya kaydeder ve çok hızlı öğrenme ve tekrarlama yetenekleri, bu dönemlerde ortaya çıkar. Olumsuz durumları hafızasında taşıyan çocuklar, ileriki zamanlarda psikolojik sorunlar yaşamaya daha çok meyillidirler. Çoğu psikolog, tedavi esnasında çocukluğuna inmek ister ve orda ki problemleri çözüme kavuşturmak ile işe başlar. Günümüzde televizyonda şiddet içerikli sahneler daha ağır basmaktadır. Yetişkinler gördüklerini, çok kolay hafızalarından çıkarsa da bebekler ilerleyen yaşlarda bile bu şiddet içerikli sahneleri hatırlayabilir ve bu durumdan olumsuz etkilenebilir. Bebeklerde düşünme tembelliğine ve yeteneklerin gelişmesine engel olan televizyon, ayrıca çocukların aileden uzaklaşmasına ve sosyal ortamda pasif bir kişiliğe bürünmesine sebep oluyor. Göz rahatsızlıklarına da sebep olan alet, yüz, mimik ve kavrama becerisine yoksun olmaya neden oluyor. Bebeği dokunarak algılama, öğrenerek algılama ve merak ederek algıma olgularını sona erdiriyor. Çünkü televizyonda hazır olarak verilen bilgiler, ezber yaparak öğrenmeyi ve düşünmeden öğrenmeyi sağlıyor.

3627_tv-cocuk

Sürekli araştıran, yeni bilgiler edinmek isteyen, zeki ve yeteneklerini keşfeden bir çocuğa sahip olmak istiyorsanız, 0-2 yaş arası çocukları televizyondan uzak tutmalısınız. Bu yaştan sonra ise aşırıya kaçmayacak şekilde izletmeli ve mutlaka eğitici programlara yer vermelisiniz. Ve en önemlisi sosyal yaşamdan kopmaması adına birlikte izlemeli ve seyir esnasında soru sorarak ya da konuşarak, çocuğunuz bu alete bağımlı kalmasını engelleyiniz.  0-2 yaş arasında çocuklarınıza, televizyon seyretmek yerine renkli baskılardan oluşan kitap, dergi gibi objeler ile vakit geçirmesini ya da yaşına uygun oyuncaklar ile oyun oynamasını sağlayabilirsiniz. Ve bebeklerin en önemli gelişme aşaması, anne ve baba ile geçireceği zaman dilimidir.

Çocuğunuz ile sürekli irtibat içinde olmanız, kendine güvenen ve size bağlı bir birey olmasını sağlar. Bebeğiniz ile sürekli konuşun ve ilk bilmesi gereken objeleri, kavramları, bilgileri siz öğretiniz ve gelişimine katkı sağlayınız.

Yazar: Elif Acıkgöz