Teokrasi Nedir?

Okuma Süresi: 4 Dakika  | Yazdır

Teokrasi, devlet işlerinin dini temellere dayandırıldığı yönetim şeklidir. Teokrasilerde devlet yönetimi siyasi otorite unsurları yerine dini otoriteye sahip organlarca elde tutulur.

Etimoloji

Teokrasi kelimesinin kökeni ve anlamı Yunancaya dayanmaktadır. Yunanca Tanrı anlamına gelen “Theos (Teo)” ile kudret ve düzen anlamına gelen “Kratos” kelimelerinden türemiştir. Tam kelime anlamı “Tanrı’nın Düzeni” olarak karşılık bulan teokrasi anlam olarak da Tanrı’nın doğrudan yönlendirmesi ile ortaya çıkan ve dini düzen ile devlet düzenin bir olduğu hükümet tanımı ile ifade edilir. Kelimenin kökeninde bulunan “Theos” ifadesi sadece Yunanca’da değil, aynı zamanda Hint Avrupa dillerinde de dini bir kavram olarak kabul edilmektedir.

Teokrasi kelimesinin ilk olarak Flavius Josephus isimli bir Yahudi bilgin tarafından, Yahudilerin büyük hahamlarca yönetildiği siyasi rejimleri için kullanıldığı sanılmaktadır. İngilizce olarak kaydedilen ilk kullanım yılı ise 1622 tarihidir. Bu kullanımda “İlahi Esin Altındaki Papazların Hükümeti” anlamı taşır. 1825 yılına gelindiğinde ise teokrasi, din adamlığına ve dine dayalı politik ve sivil güç anlamı ile kullanılmaya başlanmış ve bu anlam çerçevesinde teokrasi kavramı oluşmuştur.

Tarihi Süreci

Din kavramının eski çağlardan beri siyasi otorite kavramına yakın olmuş ve toplumlar açısından önemli bir kavram olarak merkeze alınmıştır. Bu nedenle dini merkeze alan teokrasi kavramı Yahudilik, Hristiyanlık, Müslümanlık ve diğer dinler içinde bir rejim meselesi haline gelmiştir.

Teokrasiyi yönetim şekli olarak uygulayan ilk uygarlıklar Hititler ve Urartular’dır. Bu iki uygarlıklarla ilgili bulunan tüm belgeler dini kaynaklıdır. Hititlerin Teokratik Monarşi ile yani güçlerini Tanrı’dan aldığına inanan krallar tarafından yönetildiği bilinmektedir.Teokrasiye aynı zamanda eski Mısır dönemindeki firavun yönetimi olan Tanrı-Kral terimi ve Sürümlerdeki Rakip-Kral tanımı da örnek verilebilir.

Ortaçağ’a gelindiği zaman ise teokrasi yönetimler Papalık ve Rahiplik kavramı ile görülmeye başlar. Hristiyanların öngördüğü ruhbaniyet esası ile Vatikan ve başında bulunan devlet başkanı olan papazların mutlak düzen kurma çabaları göz önüne alındığında teokrasi, Hristiyanlığın mutlak özelliklerinden biri olarak yerini alır. Hristiyan teokrasisi içinde ruhban sınıfı siyasi hakimiyet sahip olurken, otorite üstünlüğü de kilise tarafından yürütülmekteydi. Bu teoriye alternatif olarak dünya hakimiyetinin Roma İmparatorluğu’na ait olduğu ve kilise dahi l bütün otoriteleri Roma hakimiyetine ait olduğunu belirten “Sezaropapizm” kavramı ortaya atılmıştır. Hristiyan teokrasisi ortaya atılan alternatif teoriler, reform ve Protestanlık hareketleri ile milli kiliselerin güç kazanımları arasında zedelenmeye başlamıştır. Özellikle Fransız kralı Güzel Phillipp’in siyasi başarısı Vatikan otoritesine büyük bir darbe olurken, papaların siyasi etkinliği de sınırlamıştır. Orta Çağ’da bu gibi kilise gücü ve siyasal alan etkisine muhalefet eden hareketler devam etmiştir. Kilisenin siyasal alanda ikinci plana düşüşü ise burjuva sınıfının başarısı olarak kabul edilen 1789 Fransız İhtilali’ne dayanmaktadır. Bu olayın sonucunda siyasal yaşamda laik yönetimler ortaya çıkmaya başladı.

İslam teokrasisi ise, Hristiyanlık’tan farklı olarak tek bir grubun ya da din adamlarının egemenliği söz konusu olamamış ve siyasal yapı olarak Kur’an-ı Kerim’in ortaya koyduğu kurallar dahilinde şekillenmiştir. Yönetim ve din ilişkileri açısından İslamiyette de teokratik yönetim görülse de yapı bakımından irdelendiğinde yönetimin yarı dine dayalı bir sisteme sahip olduğu gözlenir. İslam dini, temelde herhangi bir dünyevi gücü merkeze almadığı için diğer dinlerde ortaya çıkan Tanrı-Kral ya da Kilise-Kral çatışmalarına benzer bir mücadeleye tanık olmamıştır.

Son Peygamber dönemi İslamiyette teokrasi olarak kabul edilse de, temele inildiğinde tam olarak sistemin karşılığını vermez. Peygamber sonrası dönem ise herhangi bir kişinin tartışmasız egemenliği söz konusu olmadığı için Kuran’da belirtilen düzen üzerine devam ettirilmiştir. Osmanlı Devletinin ise bir teokrasi olduğu iddiasının yanı sıra aslında bir “Yarı-Dini Sistem” olduğu da ifade edilmektedir.

Günümüzdeki Durumu

Günümüzde teokrasi ile yönetilen yedi ülke vardır. Bunlar; İran, Vatikan, Suudi Arabistan, Yemen, Moritanya ve Sudan. Bu ülkelerin siyasal yapıları teokratik olarak kabul edilse de modern dönemin etkisi ile sekülerize olan toplumların dine bakış açıları sonucu yönetimdeki teokratik yapının özünde değişmeler olmuştur. Eski özü geçerli olmasa da din hala bu ülkeler için bir rejim şekli olarak kabul edilmektedir.

Kaynakça:
tr.wikipedia.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvVGVva3Jhc2k
filozof.net/Turkce/tarih/2172-teokrasi-nedir-ne-demektir-tanimi-tarifi-hakkinda-konusu-dair-tarihi-kavrami-terimi-anlami-manasi-siyasi-teori-duzen-sekilleri-tarihi-islama-hiristyanliga-musevilige-gore-teokrasi-nedir-ne-demektir-islam-devleti-teokratik-midir-islam-teokrasi-midir.html
makaleler.com/teokrasi-nedir
enfal.de/sosyalbilimler/t/025.htm

Yazar: Vildan Yılmaz