Turist Olarak Amerika’da Araç Alınabilir Mi?

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Amerika Birleşik Devletleri, Kuzey Amerika coğrafyasında yer alan bir ülkedir. Bu ülke sahip olduğu ulusal ve de uluslararası güç ile, I. ve II. Dünya Savaşları sırasında elde ettiği başarıyla beraber dünyanın hakimi olarak anılmaya başlanmıştır. Ülke kapitalizmin merkezi olup, bu da beraberinde ülkenin göçmen ülkesi olması sonucunu doğurmuştur. Günümüz Amerika’sının çok büyük bir kısmı, Avrupalı göçmenlerden oluşur. Bu göçmenler yaklaşık 200 ila 300 yıl öncesinde Avrupa’dan gemilerle bölgeye gelen genellikle fakir kesimi oluşturan Avrupalıların oluşturduğu bir guruptur. Bu insanlar artık Amerikalı olmuş ve de bir anlamda soy isimlerini bir kenara koyarsak Avrupa’yla herhangi bir bağı kalmamış topluluk haline gelmiştir. Kuzey Amerika’da yer alan Kanada da tıpkı Amerika Birleşik Devletleri’ne benzer bir geçmişe sahip olup, günümüzdeki devlet sistemleri de oldukça benzerlik gösterir. Birleşik Devletler, önceki kadar yoğun bir göçmen alımı yapmaz. Sadece belirli bir sayıda kuralı yoluyla yurtdışından ülkeye göçmen kabulü gerçekleştirilir. Bu da 50 bin kişiyle sınırlandırılmıştır. Ancak bunun haricinde ülkenin birçok üçüncü ülkeye vize kolaylığı sağladığı da bilinir. Hatta öyle ki, bu ülkeler arasında vizeden muaf olanlar da mevcuttur. Başka bir ifadeyle herhangi bir vizeye gerek duymadan Amerika Birleşik Devletleri’ne seyahat edebilen yabancılar da vardır.

Bunlar haricinde kalan kişiler ise, vize başvurusu yapar ve de bunun üzerine ülkeye vizeyle seyahat eder. Türkiye, henüz vizeden muaf olarak seyahat edebilecek kadar başarılı ülkeler arasında yer almaz. Burada başarılı ifadesinden kasıt, devlet politikası ve de ülke refahı olarak açıklanabilir. Her ne kadar vize alınması zorunlu olsa da, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Amerika Birleşik Devletleri’ne vize almak da pek de zorlanmaz. Meğer ki, söz konusu kişinin potansiyel kaçak olma durumu olsun. Amerika’ya her yıl çok sayıda Türk vatandaşı vizeli bir şekilde seyahat eder. Bunlar arasında Work and Travel programı uyarınca ülkeye davet edilen Türkler de olabildiği gibi turist statüsü altında seyahat edenler de vardır.

Türkiye Cumhuriyeti pasaportu taşıyor ve de Amerika’ya kalıcı statü altında seyahat etmiyorsanız aslında bu durum size, birçok hak da verir. Başka bir ifadeyle, turist ya da geçici statü altında ülkeye girmek, size hukuki anlamda tasarrufta bulunma yetkisi verir. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri sınırları dahilinde bir araç satın alabilirsiniz. Bu yasal olarak size tanınmış bir haktır. Ülkede kaldığınız süre zarfından aracın resmi olarak satışını üzerinize alabilir ya da devredebilirsiniz. Bu durumda sizin uyruğunuz ya da ülkede sahip olduğunuz oturum dikkate alınmaz. Amerika bu anlamda diğer birçok ülkeden ayrılır. Yani yasal olarak oturumunuz olmasa dahi, bu sizin araç alıp, satmanıza engel bir durum oluşturmaz.

Araç fiyatlarının son derece ucuz olduğu bu ülkede birçok Türk, geçirdiği süre boyunca ya araç satın alır ya da kiralama yoluna gider. Eğer yeni bir araç takıntınız yok ise, bu durumda araç satın almak ki eğer tek başınıza değilseniz son derece mantıklıdır. Öyle ki, Amerika’da herhangi bir sorunu olmayan ve de fiyatı 1000 ila 1500 dolar arasında değişen araçlar bulmak son derece kolaydır. Bu fiyatlara ek olarak yaklaşık 500 dolara kadar çıkabilecek bir de araç trafik sigortası masrafı bulunur. Yine de aracınızı satabileceğiniz için bu fiyatlar son derece makuldür. Ancak aracınızla seyahat ederken eğer Türk ehliyetiniz varsa, bu durumda yanınıza pasaportunuzu da almanızda fayda var. Eyaletler arasında çok farklı uygulamalar olduğunu sakın unutmayınız ve de seyahatiniz öncesinde bu konuya kesinlikle zaman ayırınız ve bilgi sahibi olunuz.

Yazar: Emir Karasu

 

Editör : Suna Korkmaz