Türkiye’de Yargı Kolları ve Yüksek Mahkemeler

Türkiye, yargı ayrılığı sistemini benimsemiş, (Anayasa’nın 146-160.maddeleri incelendiğinde) birden fazla yargı koluna sahip bir ülkedir. Bu yargı kolları eşit ve aynı derecededir ve birbirleri ile alt üst ilişkisi bulunmamaktadır. Türkiye’de bulunan altı temel yargı kolu ve yüksek mahkemeleri;

1. Anayasa Yargısı – Anayasa Mahkemesi,
2. Adli Yargı – Yargıtay,
3. İdari Yargı – Danıştay,
4. Askeri Ceza Yargısı – Askeri Yargıtay,
5. Askeri İdari Yargı – Askeri Yüksek İdare Mahkemesi,
6. Uyuşmazlık Yargısı – Uyuşmazlık Mahkemesi’dir.

1. Anayasa Yargısı – Anayasa Mahkemesi

Anayasa Yargısı, Üç üyenin Türkiye Büyük Millet Meclisi, on bir üyenin Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’nın 146. maddesine göre seçtiği “on yedi” üyeden kurulan Anayasa Mahkemesi olarak tek bir yargı yerinden oluşmakta ve en yüksek organdır.

Anayasa Mahkemesi üyeleri asli görevleri dışında resmi veya özel hiçbir görev alamaz ve üyeler on iki yıl için seçilmekte ve bir kişi iki defa Anayasa Mahkemesi üyesi seçilememektedir.

Anayasa Mahkemesi’nin Görev ve Yetkileri;

  • Kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasa’ya uygunluğunu şekil ve esas bakımından uygunluğunu denetlemek,
  • Mahkemelerce kendisine itiraz yolu ile intikal ettirilen işleri karara bağlamak,
  • Olağan kanun yolları tükenen bireysel başvuruları almak ve karara bağlamak,
  • Siyasi partilerin mali denetimini yapmak,
  • Siyasi partilerin kapatılmasına veya siyasi partinin devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar vermek,
  • Yasama dokunulmazlığının kaldırılması veya milletvekilliğinin düşürülmesi kararlarına karşı yapılan başvuruları kesin olarak karar bağlamak,
  • Yüce Divan sıfatı ile Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcı vekilini, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile Jandarma Genel Komutanı’nı görevleri ile suçlardan dolayı yargılamak,
  • Mahkeme üyeleri arasından Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı ve Başkanvekilini seçmek,
  • Anayasa’da kendisine verilen diğer görevleri yerine getirmektedir.

2. Adli Yargı – Yargıtay

Türkiye’de Adli Yargı, genel yargı koludur. Temel olarak Hukuk Yargısı ve Ceza Yargısı olarak iki bölümü bulunmakta olup Adli Yargı’da İdari Yargı konusuna girmeyen hukuk mahkemelerinin özel hukuk kurallarının uygulandığı yargılamaları yerine getiren Hukuk Yargısı ile ceza mahkemelerinin ceza kanunlarını Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alan usullere göre somut olaylara uyguladığı Ceza Yargısı kapsamında yargılamalar yapılmaktadır.
Ceza Yargısı’nda genel mahkemeler Asliye Ceza Mahkemesi ve Ağır Ceza Mahkemesi olarak ikiye ayrılmaktadır. 2014 yılından itibaren Sulh Ceza Mahkemeleri, Sulh Ceza Hakimliğine dönüştürülmüş ve mahkeme sıfatı kaldırılmıştır.
Hukuk Yargısı’nda, yargıya başvuran kişinin Davacı, karşısında yer alan tarafın ise Davalı dendiği ortada bir uyuşmazlık neticesinde taraflardan birinin uyuşmazlığın giderilmesi, somut hukuk kurallarına göre çözülmesi istemi ile gerçekleşen Çekişmeli Yargı ile uyuşmazlık ya da davalının bulunmadığı yargılamalar ile ilgili olan Çekişmesiz Yargı uygulanmakta olup, görevli mahkemeleri Sulh Hukuk mahkemeleri ile Asliye Hukuk mahkemeleridir.

Asliye Hukuk Mahkemeleri; Diğer mahkemelerin görev alanına girdiği kanunla gösterilmemiş olan bütün davalara bakmakla görevli mahkemedir. Yargının etkinliğini artırmak için kurulan uzmanlık mahkemeleri bulunmaktadır. Asliye Hukuk Mahkemeleri, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile ihtisasa göre kurulu Özel Görevli Hukuk Mahkemeleri;
Aile Mahkemesi, Kadastro Mahkemesi, İş Mahkemesi, Tüketici Mahkemesi, İcra Mahkemesi, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, Denizcilik İhtisas Mahkemesi’dir.

Bu uzmanlık mahkemelerinin kurulu olmadığı yerlerde de yine bu mahkemelerin görev alanına giren yargılamalar, kural olarak Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmekte olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2. maddesine göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın; mal varlığına ilişkin davalarda, şahıs varlığına ilişkin davalarda, diğer dava ve işler bakımından ve aksine bir düzenleme bulunmadıkça, genel görevli ve tek hakimli mahkemelerdir.

Sulh Hukuk Mahkemeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesine göre, dava konusu ve tutarına bakılmaksızın; kira uyuşmazlıklarına ilişkin davalar: (9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı) İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla kiralanmış taşınmazın tahliyesine ilişkin hükümler ayrık (Müstesna: Ayrık; istisna olan; kural dışı) olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların,

Ortaklığın giderilmesi davaları ile taşınır ya da taşınmazların paydaşları arasındaki mal ya da hakların paylaştırılmasına ilişkin davaların,

Taşınır ya da taşınmazlarda bir hakka dayanmaksızın sadece zilyetliğin (Zilyetlik: Bir şey üzerinde fiili hakimiyet veya bir eşyayı fiili hakimiyet ve kudret alanı içinde bulundurma) korunmasına ilişkin davaların,

Bu ve diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini görevlendirdiği davaların görüldüğü ve tek hakimli mahkemelerdir.

Asliye Ceza Mahkemeleri; Kanunla Sulh Ceza Hakiminin ve Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girmeyen tüm konularda, genel görevli ve tek hakimli, ilk derece bir mahkemedir.

Ağır Ceza Mahkemesi; Kanun tarafından belirlenen ve ağır cezayı gerektiren suçları yargılamakla görevli olup kural olarak, işlenen suç ağırlaştırılmış müebbet, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezasıyla cezalandırmayı gerektiren suçlarla ilgili davalara bakmaktadır. Yağma, nitelikli dolandırıcılık, hileli iflas, resmi belgede sahtecilik ve irtikap (İrtikap: Kötü iş yapma, kötülük etme. Yalan söyleme, hile yapma) suçlarına ilişkin yargılamalardan ve davanın Ağır Ceza Mahkemesinde görüleceği, Türk Ceza Kanunu ve diğer ceza içeren kanunlarda düzenlenmişse bu davalardan Ağır Ceza Mahkemesi görevlidir. Bir başkan yeterli sayıda üye bulunmakta olup, mahkeme başkan ve iki üye ile yargılama faaliyeti yapmaktadır. Bunun dışında Asliye Ceza Mahkemesi gibi ilk derece mahkemelerindendir fakat çok hakimli, diğer bir deyişle toplu bir mahkemedir.

Özel Görevli Ceza Mahkemeleri; Devlet Güvenlik Mahkemelerinin kaldırılmasıyla ortaya çıkan ihtiyacın bir sonucu olarak boşluğu gidermek üzere, sivil hakimlerden oluşacak şekilde kurulmuş olup, kural olarak, örgütlü suçlarla, devlete yönelik suçlarda yargılama yapmakla görevli mahkemelerdir.

İlk derece mahkemesi olarak görev yapan Özel Görevli Mahkemeler;

Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi, İcra Ceza Mahkemesi, Trafik Mahkemesi, Kadastro Mahkemesi, Çocuk Mahkemeleri, Çocuk Ağır Ceza Mahkemeleri, Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’dir.

Çocukların ceza yargılamasında tek hakimli çocuk mahkemeleri görevlidir ve bu duruşmalarda Cumhuriyet Savcısı bulunmaz. Ancak çocuklar tarafından işlenen, ağır cezayı gerektiren suçların yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak çok hakimli çocuk ağır ceza mahkemeleri kurulabilmektedir.

Her il merkezi ve ilçede başsavcılık bulunmakta ve Cumhuriyet Başsavcılığı’nda bir Başsavcı ile yeterli sayıda savcı bulunmaktadır. Cumhuriyet Başsavcılığı, kamu davasının açılmasına karar verme, kanun yollarına başvurma, soruşturma yapma, yargılama faaliyetlerini Cumhuriyet adına izleme ve katılma, mahkeme kararlarının yerine getirilmesi konusunda gerekli işlemleri yapmakla görevli mercidir.

084_196_hw0_z.jpg

Bölge Adliye Mahkemeleri (İstinaf (İstinaf: Mahkemenin verdiği kararı kabul etmeyerek bunu istinaf mahkemesine götürme)); Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun iş yoğunluğu ve coğrafi dağılımı değerlendirerek olumlu görüşü neticesinde, kanunilik ilkesinin istinası değil, kanun tarafından açıkça bu yetkinin verilmesi sonucu, Adalet Bakanlığı tarafından kurulabilmekte olan Adli Yargı kolunda ki ikinci derece mahkemelerdir.

Henüz işlerlik kazanan istinaf kanun yolu ile Adli Yargı, Hukuk ve Ceza ilk derece mahkemeleri tarafından verilen, kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak istinaf başvurularını incelemek ve karara bağlamakla görevlidir. İstinaf başvurusunda ilk derece mahkemesi kararı hukuka uygun bulunmaz ise Bölge Adliye Mahkemesi, kararı bozabilir ve yeniden yargılama yapabilmektedir. Bölge Adliye Mahkemesi maddi olayı ve hukuka uygunluk denetimini bir arada yapabilmekte iken temyiz incelemesinde yalnız hukuka uygunluk denetimi yapılmaktadır.

Yargıtay, Yirmi üç Hukuk Dairesi ve yirmi üç Ceza Dairesi ile her dairede bir başkan ve yeterli sayıda üyeler bulunmaktadır. İlk derece mahkemesi olarak hukuk ve ceza mahkemelerinden verilen kararlar üzerine Yargıtay’da temyiz incelemesi yapılabilmektedir ancak alınan kararlar, maddi olayı yeniden değerlendirip yargılama içermeyip, sadece hukuka uygunluğun denetimini sağlamaktadır. Adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların ve kanunun başka bir yargı mercine bırakmadığı hüküm ve kararları ilk ve son merci olarak inceleyerek karara bağlayan yüksek mahkemedir. Yargıtay Başkan ve üyeleri ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı vekili ve özel kanunlarında belirtilen kimseler aleyhindeki görevden doğan tazminat davalarına ve bunların kişisel suçlarına ait ceza davalarına ve kanunlarda gösterilen diğer davalara ilk ve son derece mahkemesi olarak bakmaktadır.

3. İdari Yargı – Danıştay

İdarenin işlemleri ve eylemlerinin hukuka uygunluğunu denetleyen bir yargı koludur.
İlk Derece Mahkemeleri; İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleridir.
İkinci Derece Mahkemeleri ise Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay’dır.
Ancak Danıştay hem ilk derece hem de son derece yargı yeri olarak faaliyet göstermekte ve Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri de genel görevli bağımsız mahkemelerdir.

İdare Mahkemeleri; Bir başkan ve yeterli sayıda üye bulundurur. İdari işlemlerin iptali talebi ile açılan iptal davalarına ve zararın tazmini talebiyle açılan tam yargı davalarına bakmakla beraber, kamu hizmetlerinden herhangi birinin yürütülebilmesi için yapılan idari sözleşmelerden dolayı doğabilecek uyuşmazlıkların çözümleri ile diğer kanunlarla verilen işlere bakar.

Vergi Mahkemeleri; Bir başkan ve yeterli sayıda üye bulundurur. Genel bütçeye, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un uygulanmasına ilişkin, il özel idareler, belediyeler ve köylere ait vergiler, harçlar ve benzeri mali yükümleri ile bu yükümlerin zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ile birlikte diğer kanunlarla verilen işleri çözümler ve bakar.

Bölge İdare Mahkemeleri; Dairelerinde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun atamasını yaptığı bir başkan ve yeterli sayıda üyeleri bulundurur. İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararlara karşı itiraz başvurularını karara bağlamak ve kendi yargı çevresinde, idare ve vergi mahkemeleri arasında ortaya çıkan görev ve yetki uyuşmazlıklarını çözümleme ve kesin karara bağlama görevini yerine getirmekle yetkilidir. İdari Yargı’da istinaf başvurularını inceleyerek karara bağlama görevi bu mahkemeye aittir.

Danıştay; Vergi Daireleri, İdari Dava Daireleri ve bir İdari Daire olmak üzere on beş daireden oluşmaktadır. Her dairede bir başkan ve yeterli sayıda üye bulundurur. İdari Dairelerin asıl amacı uyuşmazlıkları çözmek değil, görüş bildirmektir yani Danıştay, idari daireleri aracılığı ile idareye yol gösterici danışman işlevini de görmektedir. Böylece Danıştay Kanunu’nun 24. maddesine göre bazı davalara ilk derece mahkemesi olarak baktığı işler de bulunmaktadır. Sonuç olarak, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülen davalara ilişkin nihai kararlar ile İdari Yargı ilk derece mahkemelerinin yani İdare Mahkeme ve Vergi Mahkemelerinin verdikleri kararların, kanunun başka bir İdari Yargı mercine bırakmadığı kararların ve hükümlerin son inceleme mercidir ve temyiz başvurularını incelemek ve karara bağlamak Danıştay’ın görevi. İlk derece mahkemesi olarak, “Bakanlar Kurulu kararları ile Başbakanlık, Bakanlıklar ve diğer kamu kurumları ve kuruluşlarının müsteşarları ile ilgili müşterek kararnamelere veya bu kurumlar niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılarak ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere, Danıştay İdari Daire ya da İdari İşler Kurulu tarafınca verilen kararlar üzerine uygulanan eylemler ve işlemlere, Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ve görev alanı ile ilgili olarak Danıştay Başkanlığı işlemlerine ve birden çok İdare Mahkemesi veya Vergi Mahkemesinin yetki alanına giren işlere” karşı açılacak iptal davaları ile tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetlerine ilişkin sözleşmelerden doğan idari davaları karara bağlar.

4. Askeri Ceza Yargısı – Askeri Yargıtay

Askeri Yargıtay, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve diğer kanunlarla görevlendirilmiş bağımsız bir yüksek mahkemedir. Asker kişilerin kanunla gösterilen belli davalarında da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakmaktadır.

İlk Derece Mahkemesinde, Askeri Ceza Yargısında ilk derece mahkemeler, Askeri Mahkeme ve Disiplin Mahkemeler olup, asker kişilerce işlenen askeri suçlar ile asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmetleri, görevleriyle ilişkin işledikleri suçlara ait davalara bakar.

Üst Derece Mahkemesi ise Askeri Yargıtay’dır. Askeri Mahkemelerin verdiği kararlara ilişkin başvurulacak son yargı yeri bu mercidir.

5. Askeri İdari Yargı – Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş bağımsız bir yüksek mahkemedir ve Askeri İdari Yargı Sistemi tek dereceli görev yapan yargı sistemidir. Türk Milleti adına, askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan bu mahkeme İlk ve Son Derece Mahkemesidir. Bu kanun uygulanmasında asker kişilerden maksat; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli veya hizmetten ayrılan subaylar, astsubaylar, askeri öğrenciler, uzman çavuş veya uzman jandarma çavuşlar, erbaş veya erler ile askeri memurlar veya sivil memurların idare aleyhine açtıklara davalara bakar. Askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartı aranmamaktadır.

6. Uyuşmazlık Yargısı – Uyuşmazlık Mahkemesi

Anayasa Mahkemesi tarafından kendi üyeleri arasından görevlendirdiği bir üyenin başkanlık ettiği Uyuşmazlık Mahkemesi, on iki asıl, on iki de yedek üyeden oluşmaktadır.
Adli, İdari ve Askeri Yargı mercileri arasında oluşabilecek görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili tek yargı organı olup Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilen Uyuşmazlık Mahkemesi ilk ve son derece, bağımsız bir yüksek mahkemedir.

Bu temel yargı kollarına göre yargısal fonksiyonları kendi alanlarında kısıtlı bir yargı mekanizması içeren, sınırlı işlem yapma yetkisi bulunan iki yargı kolu daha bulunmaktadır. Bunlar da;
Seçimlerin yapılmasına ilişkin “Yüksek Seçim Kurulu”nun yürütmekte olduğu yargısal faaliyetler göz önüne alınarak “Seçim Yargısı”,

Bazı kamu zararı içeren konularda kesin hüküm verebilen “Sayıştay”ın oluşturduğu, “Hesap Yargısı, Mali Yargı”dır.

Bu yargılama mekanizmalarına ek olarak taraf devletlere karşı yapılan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde yer alan insan haklarının ihlali iddialarını yargılayan, iç hukuk mekanizmamızda yer almasa da kararları iç hukukumuzda etkili “Avrupa İnsan Hakları Yargısı” da bulunmaktadır. Ancak sözleşmede yer alan hakların ihlal edildiği iddiası iç hukuk yolları ile çözümlenemiyor ise başvurulabilmektedir. Dolayısıyla bu mahkeme, Türkiye’de yargı organları içerisinde yer almaz ve Türkiye’deki yargı kollarının üzerinde bir üst mahkeme olma niteliği taşımamaktadır.
Kaynakça:
Anayasa Mahkemesi, http://www.anayasa.gov.tr
Yargıtay, http://www.yargitay.gov.tr/
Danıştay, http://www.danistay.gov.tr/
Askeri Yargıtay, http://www.msb.gov.tr/AskeriYargitay/
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, http://www.msb.gov.tr/Ayim/
Uyuşmazlık Mahkemesi, http://www.uyusmazlik.gov.tr/
Sayıştay, http://www.sayistay.gov.tr/tr/
Yüksek Seçim Kurulu, http://www.ysk.gov.tr/
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, http://www.echr.coe.int/Pages/home.aspx?p=home

Yazar: Tülay Güneş