Türkiye’nin Kahramanı, Kahramanmaraş

Kahramanmaraş’a Genel Bakış

7962_5Kahramanmaraş, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, ve Akdeniz bölgelerinin birleştiği ortak bir noktada bulunmaktadır. Bu bölgelerin birleştiği noktada yer almasından dolayı, iklim çeşitliliği fazladır. Ancak hakim olan iklim tipi Akdeniz iklimidir. Akdeniz iklim tipinin egemen olması ile Kahramanmaraş’ta yazlar sıcak, kışlar ise soğuk geçmektedir. Ayrıca, iklim çeşitliliğinin fazla olması doğal güzelliklerinin ve bu güzelliklerinin çeşitliliğine de yol açmıştır. Bu sayede şanslı olan illerimiz arasında Kahramanmaraş’ı saymak mümkündür.
Kahramanmaraş’ın ormanlık alanlarının gür olması, su kaynaklarının bol olması ve iklim koşullarının insan hayatına uygunluğundan bahsetmek mümkündür. Kahramanmaraş, özellikle çeşitli iklim özellikleriyle meydana gelmiş doğal güzelliği ve barajlarının çokluğuyla da dikkat çekmektedir.
Kahramanmaraş’ın iklim çeşitliliği fazla olduğu gibi, bitki örtüsü de çeşitlidir. Belli yüksekliklere göre değişen bir bitki örtüsüne sahiptir. Bu bitki örtülerini sayacak olursak, Çalı Formasyonu, Orman Formasyonu, Alpin Formasyonu olarak nitelendirdiğimiz üç çeşit bitki örtüsü vardır.

Kahramanmaraş’ın Tarihsel Sürecine Genel Bakış

7962_3Kahramanmaraş’ın asıl adı ”Markasi” olarak bilinmektedir. Halk dilinde ise bilinen adı Maraş’tır. Kahramanmaraş’ta yapılan araştırmalar ve elde edilen buluntularla, bu yörede insan yerleşiminin Üst Paleotik Çağ’da başladığını söylemek mümkündür. Bu çağı sırasıyla Neolitik, Kalkolitik ve Eski Tunç Çağları izlemektedir. Maraş şehrini Hitiler’in kurduğu bilinmektedir. Hitiler’den sonra Asurlular, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Araplar, Selçuklular, Memluklular, Dulkadiroğulları ve Osmanlılar bu şehre hakim olup, yerleşmişlerdir.
Maraş şehrinin en önemli özelliklerinden birisi de Dünya’nın sayılı madalyalı şehirlerinden olmasıdır. Bu madalya Kurtuluş Savaşı sırasında halkın göstermiş olduğu birlik, gayret ve direnişten meydana gelmiştir. Halkın Kurtuluş Savaşı sırasında göstermiş olduğu bu direniş ile beraber 7 Şubat 1973’den itibaren TBMM tarafından Maraş’a, ”Kahramanlık” ünvanı verilmiştir. Verilen bu ünvan ile Maraş’ın adı Kahramanmaraş olarak değişmiştir.
Kahramanmaraş bu sayede, tarihsel süreç olarak da dikkat çeken şehirlerimizden birisidir.

Kahramanmaraş’ın Tarihi Yerleri

Kahramanmaraş doğal güzelliklerinin yanısıra tarihi ve tarihi eserleri ile de ünlü bir şehrimizdir. Ancak tarihi eserlerinin çoğu kullanılamamaktadır. Bu eserlerin çok az bir kısmı kullanılabilir bir vaziyettedir.

Ulu Cami

Kahramanmaraş’ta bulunan Ulu Cami’yi, Dadiroğullarından Alâüddevle bin Süleymân’ın yaptırdığı bilinmektedir. Bu cami 1496 yılında yaptırılmıştır. Bu cami ahşap işlemeleri ve güzel süslemeleriyle dikkat çekmektedir. Caminin minaresine bakacak olursak renkli taş işlemelerini ve Memluklü esintilerini görmekteyiz.

Hatuniye Cami

7962_2Bu caminin, Alâüddevle’nin hanımı Şemsi Sultan ve Yavuz Sultan Selim’in büyükannesi tarafından yaptırıldığı bilinmektedir. Hatuniye Cami’nin pencere demirleri, dövme demirden yapılmıştır. Bu caminin görüntüsüyle, işlemeleriyle, mimarisiyle büyük bir sanat eseri olduğunu söylemek mümkündür.

Taş Mescid ve Medrese

Bu yapının kesin olarak bilinmemekle beraber, Alâüddevle’nin kızı adına yapıldığı tahmin edilmektedir. Bu yapının kitabesi yoktur. Medrese dörtgen şekliyle ve açık avlu çevresinde dizilmiş bölümlerden oluşmaktadır. Bu bölümlerin yanında mescid ve türbe bulunmaktadır. Bulunan bu türbelerde de dört kabir olduğu bilinmektedir. Medrese aynı zamanda, Hâfız Ali Efendi İlmî Eserler Kütüphânesi olarak da kullanılmaktadır.

Eshâb-ı Kehf Külliyesi

Bu külliye ribat ve kervansaraydan meydana gelmiş olup, Eshâb-ı Kehf’in makamları olarak bilinmektedir.

Maraş Kalesi

Hititler zamanında yapılmış olan bu kale, şehrin tam ortasında yer almaktadır. Ayrıca Eski Maraş Müzesi bir zamanlar bu kale idi. Bu müzede Hitit, Roma ve Osmanlı devirlerine âit belli başlı eserlerin yer aldığı bilinmektedir. Maraş Kalesi, Selçuklular tarafından tamir ettirilmiştir. Ancak bu kaleyi Kanuni Sultan Süleyman onartmış ve cami yaptırtmıştır. Kanuni Sultan Süleyman döneminde bu kalenin içinde 10 adet ev yer almaktaydı. Ayrıca bu kaleden alınan Hitit ”Maraş Arslanı” İstanbul Arkeoloji Müzesi’ndedir. Bu kalede dört aslan bulunduğu bilinmekle beraber, üç aslan da kayıptır. Bu kalenin alanı 7680 m2 ve duvar kalınlığı 160 cm’dir.

Sütçü İmam Anıtı

Sütçü imam Anıtı, manevi olarak büyük bir önem teşkil etmektedir. Çünkü Sütçü İmam Kurtuluş Savaşı esnasında, orada bulunan Türk kadınlara sarkıntılık yapan Fransız askerlerini öldürerek, direnişi başlatması adına önem teşkil etmektedir. Bu yüzden Sütçü İmam’ın şehit edildiği yere anıtı yapılmıştır. Bu anıtın kitabesinde de “31 Teşrin 1920’de Sütçü İmam, Türk nâmusunu burada silâhıyla korudu, 1936” yazmaktadır. Bu yüzden Kahramanmaraşta Sütçü İmam Anıtı oldukça önemli bir anıt olarak görülmektedir.

Köroğlu Kalesi

Pazarcık’ta ve Aksu Vadisi üzerinde yer almaktadır. Köroğlu kalesinin yapılış amacı, Abbasiler tarafından Toroslardan gelecek Bizans saldırılarını önlemektir. Bu kale sekizinci asırda yapılmıştır.

Kahramanmaraş’ta Mesire Yerleri

Daha önceden de bahsettiğimiz üzere Kahramanmaraş oldukça tabii bir güzelliğe ve mesire yerlerine sahiptir. Bunlardan başlıcaları:

Ali Kayası

Ali Kayası dimdik ve çok heybetli bir taş kütlesidir. Bu kaya, Maraş-Kayseri yolu üzerinde bulunmaktadır. Ayrıca şehir merkezine de yaklaşık 25 km mesafededir. Ali Kayası, . Menzelet Barajının dolması ile yarısı sular altında kalmış bir kara taş kütlesidir.

Güvercinlik

Güvercinlik, Maraş- Kayseri yolu üzerinde bulunmakta ve şehir merkezine yaklaşık olarak 15 km uzaklıktadır. Bu Güvercinlik Barajının yakınlarında bir doğa harikası olarak, yerden kaynayan sular mevcuttur.

Fırnız

Fırnız etrafı doğal, gür ormanlarla kaplı bir vadi olarak bilinmektedir. Bu vadiden akan suyun çevresi hoş, sakin bir dinlenme yeridir. Bu akan suda en çok tatlı alabalık bulunmaktadır. Görüntüsüyle huzur veren bu doğa harikası Kahramanmaraş’ın bilinen mesire yerlerindendir.

Tekir

7962_1Kahramanmaraş’ın ardıç ve çam ormanlarıyla kaplı, akarsuları bol olan bir diğer mesire yeri de Tekir’dir. Özellikle bu mesire yerinde Ardıç ismi verilen pınarın suyu meşhurdur. Tekir mesiresinin yakınında yer alan Delihübek Dağının balı ile Tekir Çayının alabalığı da oldukça meşhurdur. Doğayla iç içe olan bu mesireler oldukça misafir çekmektedir.

Çınar Geçidi

Bu geçit orman içi güzel bir dinlenme yeri olarak bilinmektedir. Doğayla iç içe, huzurlu, sakin bir yer olan Çınar Geçidi sevenlerini kucaklamaktadır. Bu geçidin bulunduğu yer özellikle de buz gibi soğuk sularıyla ünlüdür.

Döngele Mağaraları

Bu mağaralar, Maraş-Kayseri yolu üzerinde bulunmaktadır. Döngele Mağaraları şehir merkezine yaklaşık olarak 35 km uzaklıkta yer almaktadır. Mağaraların içinde eski devirlere ait kalıntılar yer almakla beraber, soğuk kaynak suları da bulunmaktadır. Bu kaynak sularının mağaranın eteğinde Tekir Çayı’nı oluşturdukları bilinmektedir. Ayrıca bu çayda neredeyse Türkiye’nin en lezzetli alabalıkları bulunmaktadır. Bu doğa harikaları birçok turiste misafirlik yapmaktadır. Bu yüzden Tekir Çayı’nın çevresinde turistik dinlenme tesisleri mevcuttur.

Kaplıca ve Ilıcalar

Kahramanmaraş’ın kaplıcaları fazla olmakla beraber yeterince kullanıma elverişli değildir. Bu kaplıcaların belli başlı hastalıklara iyi geldiği bilinmektedir. Şimdi Kahramanmaraş’ın şifalı birkaç kaplıcalarına göz atacak olursak:

Ekinözü İçmeleri

Tesislerin yer aldığı bu kaplıcanın sularının böbrek taşlarını düşürmekte faydalanıldığını bilmekteyiz. Ayrıca bu suların şişmanlık ve gut hastalığı, metabolizma hastalıkları, safra, karaciğer, mide rahatsızlıklarına da iyi geldiğini söylemek mümkündür.

Hopur İçmesi

Şifalı olarak bilinen Hopur İçmesi’nin suları ve çamuru belli başlı deri hastalıklarına, böbrek taşlarını düşürmeye ve iç hastalıklara iyi gelmektedir. Hopur İçmesi’nin suları birçok turisti kente çekmektedir.

Yazar: Ensar Türkoğlu