Tutum Nedir, Nasıl Değişir?

Hiç düşündünüz mü, birisi sevdiğiniz bir markaya, partiye, takıma, inanca karşı olumsuz bir şey söylediğinde neden sinirlenir, kendi kişiliğimize laf edilmişcesine üzülürüz?

Bu sorunun cevabını birazdan hep birlikte bulacağız.

Tutum: bireyin diğer insanlar ve nesnelere karşı olan değerlendirmeleridir. Bireyin davranışlarını yönlendirir. Bireyin duygu, düşünce ve eylemlerinde tutarlı olmasını sağlar. Birey her şeye karşı tutum geliştirmektedir. Bu nedenle, çok sayıda tutumumuz vardır diyebiliriz. Tabi ki bu demek değildir ki çevremizde gördüğümüz her şeye karşı tutum geliştiririz, birey kendisine göre psikolojik olarak anlam ifade eden, önem taşıyan şeylere karşı tutum geliştirir. Tutum geliştirilen nesneye de tutum nesnesi denmektedir.

8767_imagesTutumun bilişsel, duygusal, davranışsal olmak üzere 3 boyutu vardır ve bu boyutlar birbiri ile tutarlı bir ilişki içerisindedir. Birbirleri ile etkileşim halinde olan bu üç boyut birbirinden kesin olarak ayrı çizgilerle değerlendirilmezler. Örneğin; bir takıma karşı olumlu bir tutumumuz varsa, o takımın maçlarına gideriz, o takımın renklerini severiz, o takımın başarısına seviniriz.

Tutumun bilişsel boyutu, o nesneye karşı olan ilgi, inanç, düşünce ve bilgimizi oluşturur. Örneğin; bir yiyeceğe karşı olumlu tutumumuz varsa, o yiyeceğin faydalarını biliriz hatta o yiyecekle ilgili çoğu bilgiye sahibizdir.

Duygusal boyut ise aslında en belirleyici kısımdır. Yani bir nesneye karşı olumlu veya olumsuz tutum geliştirmemizi sağlayan boyuttur. Bir sanatçıya karşı olumlu duygular besliyorsak çok severiz ve olumlu tutumumuz oluşur. Bir kişi yada nesne ile ilgili olumlu tutumumuzun olması belirleyicidir. Çünkü kişi önce duygusal açıdan etkilenir.

Tutumun davranışsal boyutu ise tutum nesnesine olan davranışlarımızı belirler. Biraz önceki örnekteki gibi bir sanatçıya yad herhangi birine karşı olumlu tutumu olan kişi onun yanında olma, ona yardım etme, onu destekleme davranışı gösterir. Birbirleri ile etkileşim içinde oldukları için bir boyutu olumlu olan tutumumuzun her boyutu olumlu olacaktır. Boyutları arasında tutarlılık olan tutumlar ise çok güçlüdür ve değişime çok dirençlidir. Neredeyse hiç değişmez diyebiliriz. Bu tutumlar benliğimizin bir parçası olmuştur artık, o kadar çok benimsemişizdir ki takımımıza, partimize, inancımıza karşıt bir şey söylendiğinde çok ağırımıza gider ve kişiliğimize karşı söylenmiş gibi algılarız. Çünkü: tutumlar öğrenme yolu ile oluşmaktadır. Yaşamımızın ilk 25 yılı boyunca oluşmakta ve hayat boyu devam etmektedir. Bu yüzdendir tutumlarımızı benliğimiz, kişiliğimiz gibi sahiplenmemiz. 25 yıllık evli olduğumuzu düşünelim, bu evliliğin bitmesi ne kadar zorsa tutumun değişmesi de o kadar zordur, zamanla benimsenmiştir.

Tutumlarımızın gelişmesinde anne ve babamız, çevremiz, yetiştirilme tarzımız çok etkilidir. Anne babanın öğrettiği bilgiler, okulda öğrendiklerimiz, arkadaşlarımız, bilgisayarlar, telefonlar, aile içindeki rol model davranışlar tutumlarımızı büyük ölçüde etkiler ve oluşturur.

Tutumun derecesi, tutumun değişip değişmemesi açısından önem taşır. Eğer tutum çok güçlü ise, değişmesi çok zordur. Özellikle üç boyutu da tutarlı ise değişim yok denecek kadar azdır. Örneğin; bir şampuan markasını çok beğeniyor, faydalarını, içeriğini biliyor olabiliriz fakat o şampuanı almıyor olabiliriz. Bur örnekte davranışsal boyut karşılanmamaktadır. Ya da yalnız yaşayan bir kişi evcil hayvanları çok sevse de korktuğu için evine hayvan alamamakta ise yine davranışsal boyut uygulanmamış olur. Bu tarz tutumlar değişime açıktır. Fakat üç boyutu da tutarlı olan tutumların değişmesi çok zordur. Bunların yanı sıra tutum, bir bilgi işin uzmanı tarafından anlatıldığı zaman değişebilmektedir. Eğer kişi bilginin kaynağına güveniyorsa, anlatan kişi alanında uzmansa, bilgi açık ve net ise tutumlar değiştirilebilmektedir. Hele bir de uzman kişinin ikana etme ve iletişim yeteneği iyi ise tutumlar değişebilmektedir.

Yazar: Nur Altn