Üretim Sistemlerinin Tarihsel Gelişimi

Okuma Süresi: 2 Dakika  | Yazdır

Üretim Sistemleri 18. yüzyıldan bu yana çok önemli aşamalar geçirmiştir.

Aşamalardan ilki 1760 yılında James Watt’ın buhar makinasını bulması ve buhar gücünün insanlığın hizmetinde kullanılmasıdır. Bu, insanlık için büyük bir devrim ve mekanizasyona geçişte dev bir adımdır. 18. yüzyılda Adam Smith uzmanlaşma kuramıyla işleri küçük parçalara ayırarak her işçinin salt bir işi, yaptığında, daha etkin çalışacağını öne sürmüştür. Chrales Babbage ise uzmanlaşmaya göre işbölümü kavramını daha da geliştirmiştir.

İkinci aşama; 19. yüzyılın başlarıdır ve burada ikâme edilebilir parça I (Standardizasyon- interchangebiIity) kavramı geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Bu tip parçalar nerede üretilirse üretilsin, kullanıldığı yerde istenen işleve uygun olan parçalardır. Böylece herkes kendi parçasını kendi üretmekten kurtulmuş, bu parçalar belirli yerlerde büyük miktarlarda ve dolayısıyla çok daha ucuza üretilebilir duruma gelmiştir. Gereksinimi olanlar, bu parçaları satın alarak kendi üretimlerinde doğrudan kullanmaya başlamışlardır. İkâme edilebilir parçalar, üretimi, o zamana göre inanılmaz ölçüde hızlandırmış ve usta tipi nitelikli elemandan daha ucuz işgücüne geçişi sağlamıştır. Örneğin 1846’da dikiş makinalarında, 1847’de A.B.D.’de tarım makinalarında, 1848‘de A.B.D’de kol saatlerinin üretiminde ikâme edilebilen parçaların kullanılmasına başlanmıştır.

Üçüncü aşamayı oluşturan Üretim Yönetimi kavramını Frederic W. Taylor geliştirmiştir. Taylor, işçileri çalışma başında en ince ayrıntısıyla incelemeye almasıyla bilimsel yönetimin temel taşını yerleştirmiştir. Frank ve Lilian Giİbreth, hareket ekonomisi ilkelerini ortaya koymuş ve mikro hareketleri (therblig) tanımlamışlardır. Henry Lee Gantt iş çizelgelerinde kullanılacak Gantt diyagramını geliştirmiştir. Gantt diyagramı: etkinliklerin zaman ekseni boyunca sıralanması için kullanılan, dinamik yapıda basit bir çizelgeleme (programlama) ve kontrol aracıdır.
20. yüzyılın başlangıç yıllarında Henry Ford tarafından geliştirilen montaj hatları ile birlikte kitle üretimine (mass production) geçiş, dördüncü aşamayı oluşturmuştur. Bu, piyasadaki ürünlerin fiyatını daha da düşürmüş, üretimi hızlandırmış ve ürünlerin daha geniş toplum kesimleri tarafından elde edilebilmesine olanak sağlamıştır. Ford’un ilk T modeli 1908 yılında üretilmiş, 1913 yılında ise Ford’un Haghland ve River Rouge fabrikalarında ilk montaj hattı kullanılmıştır. 1920’lerde ise F.W. Harris, matematiksel modelleri stok kontrol problemlerine uygulamıştır.

Yazar: Oguzhan Sahna