Vatoz Nedir? Vatoz Türlerinin Özellikleri Nelerdir?

3723_vatoz1

Dünyadaki tüm balıklar, iskeletlerinin yapıları bağlamında iki geniş gruba ayrılır:

Vatozlar ve ejderha balıkları, köpek balıkları ile beraber Chondrichthyes sınıfında yer alır. Bu betimleme Yunanca “cartilage” kıkırdak ve “fish” balık sözcüklerinin onların iskelet yapılarının bir yansımasıdır. Osteichthyes sınıfını oluşturan kemikli balıklar, şimdi çok geniş bir biçimde gruplandırılmalarıyla onları diğer balıklardan ayırır.

Vatoz balıklarının çoğunluğunun vücut şekilleri, diğer balıklarınkinden çok köklü değişiklikler gösterir. Aynı zamanda, onları yakın akrabaları köpek balıklarından ayırt eden önemli anatomik farklılıklar sergilerler. Onların en belirgin özelliği, göğüs yüzgeçlerinin görünüşünün sıklıkla kanat gibi genişlemiş olmalarıdır. Bu geniş kanatlarıyla su içindeki hareketleri, yarasaların havada uçmalarına benzer. Bu kanatların gücüyle vatozlar, suların yüzeyini düzenli biçimde yararak ilerler ve geniş kanatlarının kendilerine sağladığı güçlü bir şekilde ileriye doğru itme özellikleri, onları dalgaların üstünde epeyce ileri mesafelere taşır.

Kıkırdaklı balıklar olarak betimlenmelerine rağmen, batoids balıklarının iskelet yapıları tamamen kıkırdak benzeri bir maddeden oluşmaz; fakat özellikle daha yaşlı balıklar ile sığ sularda yaşayanların kıkırdakları kemiklerle sağlamlaştırılır. Vatozların büyüklükleri, 10 cm ile 6.7 m arasında geniş bir yelpazede dağılım sergiler. Çok büyük göğüs yüzgeçleri ile gövdelerinin birleşmesi, “disk” olarak betimlenir. Şekilleri türlere göre değişiklikler gösterir.

3723_vatoz2

Elektrikli Vatozlar

Elektrikli vatozlar ve onların şok verme yetenekleri, elektriğin gücü anlaşılmadan yüzyıllar önce eski dünyada bilinmekteydi. Bu bakımdan onlar balıklara özgü değildir. Onların maksimum elektrik çıktıları, yaklaşık 220 volt, 550 volt elektrik akımı üretebilen elektrikli yılan balığının (Elektrophorus electricus) ürettiği elektrik akımından önemli ölçüde daha azdır.

Elektrikli vatozların elektrik organları, gövdelerinin her bir tarafına yerleştirilmiş çiftli yapılardır. Jel gibi elektrik ileten bir maddeyle paketlenmiş katmanlardan oluşur. Bu katmanlardan yaklaşık 1000 taneye kadar yatay katman olarak düzenlenmiştir. Vatozların gövdelerinin alt kısımları, negatif elektrik yükü taşır fakat üst yüzeyi pozitif elektrik yükü taşır.

Elektrik Üretmek3723_vatoz3

Vatozların beyinlerinin içine elektrikli lop denilen elektrikli organlardan çıkan elektriği kontrol eden bir kısım vardır. Pille olduğu gibi, şayet elektriksel çıktı, ısrarla kullanılırsa, elektrikli organlardan gelen voltaj emilir.

Görünüşe göre, herhangi bir tehdide karşı kendisine saldırıda bulunan saldırganı etkisiz duruma düşüren bir savunma sistemine sahiptirler ve anında tepki vererek doğrudan saldırının geldiği kaynağa yönelttiği elektriksel şok üretirler. Vatozlar, ürettikleri elektriksel akımı kendi vücutlarında geçecek şekilde yönlendirmekten kaçınırlar çünkü gövdeleri elektrik akımını iletmez. Elektrik akımı, onunla karşılaşacak diğer yaratıklara çarpacağı yere giderken deniz suyu aracılığı ile iletilir.

Onların elektrik üretme becerileri, sadece savunma amacıyla elektrik akımı üretmez. Vatozlar, bu yeteneklerini yiyecek elde etmede etkin bir yol olarak kullanırlar. Elektrik akımı üretme güçleri, tuzak kurarak avlanmada çok etkilidir. Kumların arasına gizlenerek avlarının kendi menzillerinin içine girmesini beklerler. Avları menzile girince, ya saklandıkları yerden kritik bir anda çıkacak ve hiçbir şeyden kuşkulanmadan yaklaşan avlarını elektrik şoku yönelterek onları sersemletip yönlerini şaşırtırlar veya açıkta saldırı tarzını kullanırlar.

ZD YouTube FLV Player

İğneli Vatozlar 

OLYMPUS DIGITAL CAMERAİğneli vatozlar; vatozların en büyük ve en yaygın bulunan vatoz guruplarından birini temsil eder. Grubun daha çok tropikal bölgelerde yoğunlaşmış;  açık okyanuslardan sahillere, dere ve nehir ağızlarıyla haliçlere ve özellikle Güney Amerika kıtasın’da, nehirlerin üst kısımlarında bile bu balıkların ait olduğu cins ve türlerin temsilcilerine rastlanan yerler gibi çok yaygın yaşam alanları vardır.

İğneli vatozlar, genellikle deniz tabanına yakın yerlerde avlanma eğilimindedir. Fakat mavi/iğneli vatoz (Pteroplatytrygon violacea), açık sularda küçük balıkları ve benzeri omurgasızları avlamak suretiyle okyanusların içinde yüzmeleriyle kendilerine özgü balıklardır. Bu grubun üyelerinin çoğunun üst kısımları daha koyu ve alt kısımları ise daha açık renklidir fakat tıpkı doğal alemdeki diğer yaratıklarda olduğu gibi, dikkate değer bir biçimde manta vatozlarında (Manta birostris) acayip görünüşlü albinizm (tamamen renksiz beyaz) örneklerine rastlanmaktadır. Aynı zamanda nadir olarak tamamen siyah renkli olanları da vardır. Diğer çeşitli balıklarda da görüldüğü gibi, manta vatozları, gündüzleri renk değiştirirler. Bu durum onların günün karanlık saatlerine daha açık renkli ve sonra günün aydınlık saatlerinde gene daha koyu renge dönmeleriyle sonuçlanır.

3734_igneli3Köpek Balıklarının Saldırısı

Manta vatozları, tüm batoids grubunun en irileri olmalarına rağmen, iğneli vatozlar büyüklükleri bakımından fazla değişiklik göstermezler. Bu balıkların çoğu ile ilgili özelliklerden birisi, kuyrukların kök kısmında zehirli iğneleri olmasıdır. Bu iğneler, öncelikle savunma amacıyla ve özellikle köpek balıklarının onlara arkadan saldırmaları durumunda kullanılır. Böyle olmasına rağmen, aç yırtıcı köpek balıklarına karşı, bu zehirli iğneler onlara yeterli koruma sağlayamaz. Çünkü yakalanan köpek balıklarının ağızlarında, iğneli vatozların etlerinin kalıntıları ile ağızlarının etrafına saplanmış zehirli iğneleri bulunmuştur. Bundan başka, köpek balıkları için ölümcül sonuçlara yol açabilecek şekilde midelerinin zarları ile midelerini çevreleyen kas liflerine batmış halde zehirli iğnelerin kalıntılarının köpek balıklarının midelerinde bulunmuş olduğu bilinmektedir.

Kanatlar ve Kuyruklar

Genel profilleri bakımından bu vatozların kanatları, özellikle kelebek vatozlarında (familya Gymnuridae) genellikle gayet geniştir. Bu familya üyelerinin disklerinin genişliği, boylarından neredeyse iki kat daha uzun olup açık kanatlarıyla bir kelebek izlenimi yaratmasıyla 2 metre çapındadır. Diğer aşırı yuvarlak iğneli vatozlar ise neredeyse yuvarlak bir diske sahiptir.

3734_igneli1Üreme

Bilindiği kadarıyla, iğneli vatozların hepsi, “ovoviviparous”, yani, yavrularını canlı olarak doğuran balıklardır. Bazı durumlarda, dişiler çiftleştikten sonra bir yıl süreyle erkek vatozun spermlerini gövdelerinin içinde depolamak suretiyle saklama yeteneklerine sahiptirler. Doğada yalnız yaşayan türlerin konumunda, bu durum, üreme döngüsüne açıkça yardımcı olur. Hayatta kalmaları bakımından bu gerçekten çok önemlidir. Çünkü balıklar, böyle çevrelerde yalnız yaşayan balıklar saldırılara daha açıktır.

Akvaryumlarda yaşayanlar hakkında toplanan bilgilere göre, iğneli vatozların 10 yıldan fazla bir süre yaşadıkları bilinmesine rağmen ömürleri hakkında nispeten az bilgi sahibiyiz.

Mantaların muhtemel ömürlerinin en az 20 yıl olduğuna inanılmaktadır.Kalıtım yoluyla miras alınan tehlikelere rağmen, özellikle Meksika sularında bulunan bazı türler, çok yoğun bir şekilde avlanmaktadır.

ZD YouTube FLV Player

Yaygın İğneli Vatoz Balıkları

3793_3

Bilimsel Adı: Dasyatis pastinaca

Familya: Dasyatidae

Takım: Rajiformes

Boyutları: 60 cm

Fiziksel özellikleri: Göreceli olarak geniş, ön kısmı gövdesine doğru üçgendir. Kuyruğu dar, uzun ve uzunluğu hayvanın başı ile kuyruk sokumu arasındaki mesafenin iki katıdır. Üst yüzeyi koyu renkli, alt kısmı daha açık renklidir ve belirli biçimde öne doğru çıkık olan solunum delikleri veya solungaç yarıkları gözlerine bitişik konumda bulunmaktadır.

Yaşam Çizgisi: Dişiler, 6 veya 9 yavru doğurur.

Beslenme Tarzı: Omurgasızlar ve balıklar.

Yaşam Alanı: Sahil bölgesine yakın deniz dibindeki açık bölgelerde ve kumlu deniz dibine yakın yerlerde yaşarlar.

Yeryüzünde Dağılımı: Kuzeydoğu Atlantik Okyanusu’ndan, aşağıya Akdeniz’e kadar uzanan bölgeler en yaygın oldukları yerlerdir. Zaire sahillerine kadar uzanan güney bölgelerinde de bulundukları rapor edilmiştir.

Türün Durumu: Hala göreceli olarak yaygın fakat özellikle yoğun olarak avlanıldıkları yerlerde saldırılara ve tehlikelere açıktırlar.

Yaygın iğneli vatozlar, sivri iğnelerle donanımlıdır. Uzunlukları 35 cm olan iğneleri, kuyruklarının kökünün yanından bir koruma silahı olarak dışarıya uzanan ve hançere benzeyen bir organdır.

Vatoz iğnesi, aslında zehirli ve dikenli bir kılçığa dönüşmüş bir dişçiktir. İğneli vatozlar, iğnelerini yitirdikleri esnada kendilerini korumada daha yetersiz olmalarına rağmen, bazen doğal olarak iğneleri düşer ve sonradan yeniden büyür. Bu iğneli vatozlar, tipik olarak derinliği 60 metreden daha derin olmayan sığ sahil sularında bulunurlar. Haliç ağızlarında da bulunabilirler. Özellikle dibi kumlu veya çamurlu yerlerdeki hafif tuzlu sularda ve sahil lagünlerinde yaşarlar.

Sıradan iğneli vatozun iğnesi, avını ele geçirmekten çok savunma amaçlıdır. Örneğin, bu iğnesini kendisine saldıran köpek balığının etine batırarak deler ve dışarıdan basınç uygulamak suretiyle keskin iğnelerini daha derine batırırlar. İğnenin alt kısımlarındaki deliklerden zehrini akıtırken iğnesi çıkmasın diye, iğnesinin kenarlarında dikenli tellerin dikenleri veya bit olta iğnesinin kancasının geriye çıkmasına engelleyen çıkıntısı gibi çıkıntılar vardır. Zehir, bir nörotoksin etkiye sahiptir.

Yüzücülere ve Dalgıçlara Tehlike3793_2

Vatozların iğnelerini yaşamsal önemli olan organlara batırma riski de vardır. Bazen vatozlar, kurbanlarını defalarca ısırarak daha ciddi zarar ve yaralanmalara yol açabilirler. Şayet iğne kırılarak yaranın içinde kalırsa, akıtılan zehrin etkisi geçtikten sonra bile, bir enfeksiyonu tetikleyebilir. Zehirli iğneli vatoz sokması durumunda, ekseriya tavsiye edilen en iyi acil tedavi yöntemi olarak iğnenin etkileriyle savaşmak için enfeksiyon kapmış bölgenin sıcak su ile yıkanmasıdır. Enfeksiyon kapmış yerin sıcak su ile yıkanması ile, zehrin içindeki mevcut protein maddelerini denşirerek (denatüre ederek) etkilerini nötr hale getirir.

Vatozlar, sıklıkla sahile ve çoğunlukla kumlu yerlerin yakınlarına geldikleri için çıplak ayakla beklenmedik bir şekilde onların üstüne basarak vatozlarla temas eden yüzücüler için önemli ölçüde tehlike oluştururlar. Sıradan iğneli vatozların deniz dibindeki yerlerini saptamak aslında zordur ve bu yüzden dalgıçlar için tehlike oluştururlar çünkü çoğunlukla gözden uzak ve görünmez bir şekilde gömülü olarak kalırlar. Nefes aldıkları solungaç yarıkları, gözlerinin arkasında yer alır ve üzerleri açıktır. Solungaç yarıkları ile gözleri birbirine çok yakın yerlerde olduğundan karıştırılabilir.

Vatozlar, ekseriya güçlü ve keskin dişleriyle onların kabuklarının kırarak yedikleri avları kabuklular ve bu kabuklu kolonilerinin yakınlarında bulunurlar. Her iki çenelerinde de dişleri olduğundan balıkları yakalayıp yemelerine de yardımcı olurlar. Elektro-septörler diğer hayvanlar tarafından çıkartılan zayıf elektrik akımlarını algılayan organlar, su kirli bile olsa vatozların avlarını bulmalarına yardımcı olur. Akraba oldukları türler gibi, sıradan vatozların burunları da esnektir ve kumlarla yumuşak toprakları kazarak avlarını daha kolayca yakalamalarına yardımcı olurlar.

Canlı Yavru3793_1

Dişiler, yumurtalarını gövdelerinin içinde muhafaza ederler ve sonunda 6-9 arasında yavru doğururlar. Gebelik dönemleri, yaklaşık dört ay sürer ve bu esnada yavrular dişinin rahmine özel çıkıntıları aracılığıyla beslenirler. Bilim insanları, bir zamanlar bu çıkıntıların gözlerinin arkasında büyüdüklerini ve sonradan embriyon halindeki balığın midesine bağlandıklarını düşünüyorlardı. Fakat aslında bu çıkıntılar gövdeyi bir zarf gibi sarar. Vatozların iğneleri doğumdan önce oluşur.

Diğer birçok vatozlarla ortak olarak bu türlerin doğurganlık oranları düşüktür. Bilim insanları, en ideal koşullarda bile büyüklüklerinin iki katına ulaşmasının en az 15 yıl vakit alması olası olduğunu hesaplamaktadırlar. Kendilerine yakın olan bir kimseye iğnelerini batırabilecek ve kesebilecek olmaları nedeniyle iğneli vatozlar, suyun dışında da hala tehlikeli yaratıklardır. Onlarla ilgilenmek ve onları tutmak tehlikeli olmasına rağmen, ticaret amacıyla avlanırlar. Gövdelerinin geri kalan kısmı balık yemi olarak işlenirken, sıradan vatozların kanatları, sıklıkla tütülenmiş olarak yenilmek için satılır.

Manta Vatozları

3774_manta1

Bilimsel Adı: Manta birostris

Familya: Mobulidae

Takım: Myliobatiformes

Boyutları: 5.2 m; en irileri Atlantik Okyanusu mantalarıdır.

Fiziksel Özellikleri: Çok belirgin boynuz biçimindeki çıkıntıları, (cephalic fins) kafalarının hemen yanındaki yüzgeçleri, aşağıya gözlerine kadar uzanır; sırt yüzeyinin üstü siyahımsı kahve renkli, balıkların bireysel olarak tanınmalarına olanak veren değişken beyaz boyun yakası; gövdelerinin yanal yüzeyleri beyazımsı.

Yaşam Çizgisi: Dişiler, bir canlı yavru doğurur.

Beslenme Tarzı: Tipik olarak planktonlarla beslenirler ve bazen küçük balıkları yerler.

Yaşam Alanı: Ekseriya okyanusların üst uzantılarında ve bazen haliçlerde ve hatta nehirlerde bulunurlar.

Yeryüzünde Dağılımı: Atlantik Okyanusu’nun tropikal bölgelerinde, Güney’de Brezilya’ya kadar; ABD’nin doğusu.

Türün Durumu: Küresel ısınmanın yiyecek kaynaklarını etkilemesi muhtemel olmasına rağmen, bu tür her hangi bir ani tehdit ile yüz yüze değil.

3774_manta2

Bu okyanus devleri, 6.7 m uzunluğa ulaşabilen kendi gövdelerinden çok daha büyük kanatlara sahiptir. Küçük teknelerin etrafında daireler çizerek ve dalgaların üzerinden atlayarak denizcilere yüzyıllarca ilham vermişlerdir.

Mantalar, vatozların en irileri olmasına rağmen, değişime uğramış solungaçlarının yapıları sayesinde suyun içindeki mikroskobik canlıları filtreleme yöntemiyle süzerek neredeyse tamamen planktonlarla beslenirler. Kafalarının ön kısmına yerleştirilmiş çok büyük ve ambar gibi boşluklu ağızlarının içine su akarken solungaçlarının içinden geçer ve buradaki kemerler planktonları filtreler ve daha sonra suyun içinden süzülen planktonlar yutularak doğruca midelerine gider. Kafalarının hemen yanındaki belirgin yüzgeçleri ise deniz suyu içindeki yiyecekleri mantaların ağızlarına doğru yönlendiren huniler gibi hareket eder fakat mantalar beslenme faaliyeti yapmadıkları zaman kıvrılarak muhafaza edilirler. Bu boynuz gibi çıkıntılar da bu türlerin niçin dev şeytan vatozu olarak isimlendirildiklerini açıklar. Şayet mantalar bir balık sürüsü bulursa, sürüyü ağızlarıyla emerek olduğu gibi bütün olarak yutarlar. Sadece alt çenelerine sıkışıp kalmış yaklaşık 270 tane dişleri vardır.

Ara sıra, kendi cinslerinden diğer mantalarla bir araya gelerek oluşturdukları guruplarla ilişki kurmalarına karşın, sıklıkla tek başına görülürler ve ergin bir mantaya küçük pilot balıkları (Naucrates ductor) sürüsü eşlik edebilir. Mantaların su içindeki yüzüş biçimlerinin görüntüsünü betimleyen İspanyolca dilinde “pelerin” anlamına gelen manta sözcüğünden türetilmiş ismiyle uyumlu bir şekilde hareket ederken çok nazik ve zariftirler. Onlara su içinde itici hareket gücü veren kuvvetleri denizin 1.5 metre dışına atlayabileceği sadece uçarak değil fakat hatta bazen de çember gibi havada dönerek uçtukları anlamına gelir.

3774_manta3

Özel Kur Yapma Yerleri

Bu vatozlar olgunlaşarak yaklaşık 4 metre kanat açıklığına erişecek kadar büyüdükleri vakit, yıl içinde herhangi bir zamanda çiftleşirler. Pasifik Okyanusu’ndaki Mikronezya Federal Devletleri’nin bir parçası olan Yap Adası’nın etrafında, ünlü kur yapma yerlerinden toplanabilirler.

Araştırmacılar, gövdelerindeki desen ve işaretlerdeki küçük farklardan bu hayvanları bireysel olarak tanıyabilmişlerdir. Büyüklüğü her ne olursa olsun, 13 ay (395 gün) süren bir gebelik döneminden sonra dişiler bir tek yavru doğururlar. İyice gelişmiş olarak dünyaya gelen yavru mantanın kanat açıklığı, bu safhada 1 metreden fazladır.

Meksika’da manta vatozlarının derilerinden özel deri yapılmasına rağmen, manta vatozları; hiçbir ölçekte ticari amaçla avlanılamazlar. Manta vatozlarının beslenme alışkanlıkları, kendi cüsselerinden çok ayrıdır. 1360 kg ağırlığa kadar büyüyebilmeleri, onların olta ile yakalanmalarını büyük oranda olanaksız hale getirir.

ZD YouTube FLV Player

Benekli Nehir İğneli Vatoz Balıkları 

3749_potamotrygon_motoro2Bilimsel Adı: Potamotrygon motoro

Familya: Potamotrygonidae

Takım: Rajiformes

Boyutları: 1 m.

Fiziksel Özellikleri: Üst kısımlarının arka fonunun renkleri ile kıyaslanınca gayet parlak renkli olan gövdesinin üstündeki çekici halka biçimli işaretler.

Yaşam Çizgisi: Dişiler, canlı yavru doğurur.

Beslenme Tarzı: Omurgasızlar ve balıklar.

Yaşam Alanı: Tamamen tatlı sularda yaşarlar; Tabanın kumlu veya çamurlu nispeten açık yerlerde bulunurlar.

Yeryüzünde Dağılımı: Amazon ile Orinoco dahil güneye Uruguay ve Paraguay’a kadar uzanan bölgelerde Güney Amerika’nın çeşitli nehir sistemlerinde.

Türün Durumu: Belirsiz; sayıları azalıyor olabilir.

3749_potamotrygon_motoro3İsimlerinden de anlaşılacağı üzere, bu iğneli vatozların üyelerinin ataları tuzlu su yaşamından tatlı su hayatına başarılı bir geçiş yapmışlardır. Öyle ki artık tamamen 1600 km’den fazla nehir sistemlerinde bulunan benekli nehir vatozları, yaşam yönünden tamamen tatlı sularda kısıtlı kalmışlardır.

Yaşam çevrelerindeki bu dramatik değişikliğin sonucu olarak, bu nehir iğneli vatozlarının fizyolojisi, belirgin biçimde değişerek bu yeni ortama uyum sağlamıştır. Denizlerde yaşayan akrabalarına göre vücut kaslarında daha az üre vardır. Ayrıca gövdelerindeki tuz miktarının doğru ve uygun seviyede kalmalarına yardımcı olan salgı bezleri vardır. Böbrekleri çok basittir ve dolayısıyla böbreklerinin yapısı, denizlerde yaşayan akrabalarından çok farklıdır. Böyle bir değişiklik meydana gelmiştir çünkü tatlı sularda yaşayan bu türlerin gövdelerinde tatlı su tutma gereksinimleri yoktur. Bundan çok daha önemlisi, çevrelerini saran düşük tuz konsantrasyonlu sular ile kasları arasındaki yüksek tuz oranı yoğunluk farkı yüzünden osmoz prensibine göre tatlı sularda yaşayan bu vatozların çevresindeki sular tarafından gövdelerindeki tuzların emilmesidir.

Bu fizyolojik farklara rağmen, nehir iğneli vatozlarının şekilleri denizlerde yaşayan akrabalarına çok benzer. Yaklaşık olarak dairesel olma eğilimindeki gövde biçimleri, hayat tarzlarının yansımaları tatlı su vatozlarının denizlerde yaşayan akrabalarından çok önemli bir sapma göstermemektedir.

Bu vatozların yaşadıkları tatlı sular, Güney Atlantik Okyanusu’na akmaları nedeniyle onların atalarının burada bulundukları Atlas Okyanusu’nun bu bölgesinde yaşayan vatozların nehirlerin üst kısımlarına göç etmeden önce nehir ağızları ile haliçlerde koloniler oluşturdukları genellikle kabul edilmektedir. Güney Amerika nehirlerinde bulunan iğneli vatozların parazitleri üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda bu tatlı su vatozlarının Atlantik Okyanusu’nda yaşayan vatozlarla gerçekten bir ilişkileri olmadığı fakat Pasifik Okyanusu’ndaki vatozlarla ilişkileri olduğu gerçeği ortaya çıkmıştır. Bu bulgunun anlamı da bu grubun daha önce zannedildiğinden çok daha geç dönemlere giden geçmişleri olduğu anlamına gelir. Çünkü onlar 20 milyon yıl önce, Amazon Nehri’nin Atlantik Okyanusu yerine Pasifik Okyanusu’na döküldüğü zaman, güneyden nehirler yoluyla kıtanın içlerine girmiş olmalıdır. Bu aşamaya kadar, bu vatozların üç milyon yıl gibi çok daha kısa bir süre önce meydana gelen çevresel değişiklikler sonucunda tatlı su yaşamına geçtiklerine inanılmaktaydı.

3749_potamotrygon_motoroBenekli Görünüm

Güney Amerika nehir iğneli vatozlarının (Potamotrygon türleri) arasındaki farklı biçimleri ayırt etmek zordur. Toplam 20 tür olabilir. Benekli nehir iğneli vatozlarının en bariz özellikleri, gövdelerinin sırt yüzeyleri üstündeki benekli desenlerdir. En büyük desenler, her zaman diskin merkezine doğru konumlanmış olmalarına rağmen, bu desenlerin şekil ve büyüklükleri vatozlar arasında değişiklik gösterir. Ortadakilerin daha açık renkli olmaları, beneklere bir göz gibi veya “benek” görünümü verir. Bu da bu vatozlara verilen ismi açıklar. Vücutlarının renkleri, yaşadıkları yere bağlı olarak önemli değişiklikler gösterir. Bu vatozlar, zamanlarının çoğunu gömülmüş olarak harcarlar. Benekli desenleri, onların mevcudiyetlerini, yukardan bakıldığında şekillerini bozarak çok daha etkili bir şekilde gizlerler. Sonra bu noktalar, “engelleyici kamuflaj” oluşturarak çakıl taşlarına benzerler. Küçük balıkların yanında çeşitli omurgasızları da araştırarak dipte veya dibe yakın yerlerde beslenirler.

Dikenler ve İğneler

Derileri nispeten düz ve gövdeleri koruyucu dikenelere sahip olmamalarına rağmen, benekli nehir iğneli vatozları, tehdit edildikleri zaman kendilerini savunmaları yönünden iyi donanımlıdırlar. Dar ve saldırılara açık kuyruklarının ortasından aşağıya doğru dizilmiş bir dizi sivri ve keskin dikenlere sahiptirler. Yıkıcı bir etkisiyle ileriye fırlatılabilen kuyruğunun ucuna yakın bir yerde ölümcül potansiyele sahip bir iğne vardır. İğnenin çok küçük olmasına karşın bu vatozlar yüzünden balıkçılar ölümcül ısırma veya sokma olaylarıyla karşı karşıya gelmişlerdir. Karındaki bir vatoz iğnesi yarası özellikle çok tehlikelidir. Şayet vatoz iğnelerinin açtığı yara iyi tedavi edilmezse, kolayca enfeksiyon kaparak daha sonra ölümcül sonuçlara yol açabilir. Benekli nehir iğneli vatozlarının üreme alışkanlıkları iyi belgelendirilmemiştir fakat üreme oranlarının düşük olduğuna inanılmaktadır. Çiftleşme, başlıca eylül ve ekim aylarında meydana gelir. Gebelik süresince yavru yumurtanın sarısı ile beslenir. Daha sonra gelişerek annenin rahminden beslenmeye devam eder. Yaklaşık beş aylık bir gebelik döneminden sonra yavrular dünyaya gelir.

ZD YouTube FLV Player

Kaynakça:
BBC John Dawes

Yazar: Tuncay Bayraktar