Wilhelm Steinitz Kimdir?

3294_wilhelm_steinitz

Wilhelm Steinitz (d.14 mart 1986, prag- ö. 12 ağustos 1990, New York) ilk resmi dünya şampiyonudur. Wilhelm Steinitz’e “Tanrı ile satranç oynarsam ilk hamle fırsatını ona verirdim.” dedirten şey neydi?

Wilhelm Steinitz Viyana’da ufak bir satranç kahvesinde çalışarak geçimini temin ediyordu. Aynı zamanda fakir bir öğrenci olan Wilhelm Steinitz’in, ileride dünya şampiyonu olacağını o zamanlar tahmin etmek mümkün değildi. Geçim sıkıntısının verdiği zorluklar onu dünya şampiyonu yapmamaya yeterli değildi, olmadı da. O idealinden hiçbir zaman vazgeçmedi. Ne var ki o hedefine ulaştığı halde hedefi onu istediği yere getirememişti. Dünya şampiyonu olmasına rağmen geçim sıkıntısı yaşayan Wilhelm Steinitz ölümünden önce girift düşünceler içinde şizofrenik davranışlar sergilemekteydi. O dönemlerde satranç sistematik bir olgu içinde olmadığından Wilhelm Steinitz başarısını maddiyata çevirememişti. Bu da onu ruhsal bozukluğa sürüklemişti. İşte bunların etkisiyle “Tanrı ile satranç oynarsam ilk hamle fırsatını ona verirdim.” demiştir.

Evet Wilhelm Steinitz satrancı sistematik olarak oynayanların en iyisidir. Atak oyunu ile Satrançla ilgili görüş ve çalışmaları modern satrancın temelini oluşturup, ders notlarında önemli bir yer oluşturur.

Günümüzdeki imkanlar ve şartlar artık çok farklı. Belkide Wilhelm Steinitz o zor şartlarda yaşamamış olsaydı, satranç bu denli iyi bilinmiyor olacak ve modern satrancın gelişimi hep Wilhelm Steinitz’in eksikliğini yaşayacaktı…

satr3

Okullarda satrancın yeri
Satrançla ilgili milyonlarca şey söylendi ve söylenmeye devam ediyor. Yaklaşık 5000 yıllık bir geçmişi olan satranç oyunu sadece iki kişi arasında oynanan bir oyun olsaydı bu güne nasıl ulaşabilirdi? Satrancın dünyadaki gelişimini kendi içinde geliştirmeyen bir oyuncu ne denli başarılı olabilir? dolayısıyla dünyadaki satrancın gelişimi kişinin kendindeki gelişim ile paraleldir.

Bilindiği üzere satrancın özellikle çocuklar üzerinde etkisi çok büyüktür. Çocuklar hızlı öğrenip  hızlı büyüdükleri için satranç onların kişilik ve karakterlerini olumlu yönde etkiler. Satrancın çocuklar üzerindeki etkilerinden bir kaçını maddeler halinde sıralayalım.

Odaklanma; çocuklara konsantre olmayı öğretir. Çocuk ne kadar zeki olursa olsun bir olayı dikkat ile analiz etmediği sürece başarılı olamaz.

Gözünde canlandırma; henüz yaşanmamış bir olayı önceden gözünde canlandırma yeteneği kazandırır. bu olay çocukları tedbir almaya yönlendirir. Ve kendisine ve etrafındakilere zarar verecek hal ve hareketlerden sakındırır.

İleriyi düşünme; çocuklar satranç oynayarak bir hamle yapmadan önce olacakları hesaplar böylece ileriyi düşünerek alacağı kararın artısını ve eksisini düşünmeye başlar. Bu sadece satranç tahtası üzerinde değil çocukların yaşantısı boyunca edinecekleri güzel bir alışkanlık olacak. Böylece ileriyi görme becerisine sahip bir toplum yetişecek.

Seçenekleri değerlendirme; satranç oyunu çocuklara bir tahta üzerinde bir çok seçenek tanıyarak çocuklara seçenekleri değerlendirme becerisi kazandırır. Bu da onların sağlıklı karar almalarına neden teşkil eder.

Analiz;her türlü olasılığı analiz etme becerisi kazandırır.

satr2

Düşünme ve zaman; satrancın en büyük faydalarından biri düşünme olgusunu aşılamasıdır. Çocuklar sadece hoş vakit geçirmek isterler bu sebeple onları düşünmeye teşvik etmek çok zor. İşte satranç çocuklara hem hoş vakit verir hep düşünme becerisi birde zamanı iyi kullanmayı öğretir. Ki bunu biz büyükler bile çok iyi kullanıyoruz diyemeyiz.

Planlama;çocuklara planlı olmayı öğretir.

Sosyal faydalar; çocukları sosyalleştirerek topluma faydalı birer fert haline getirir.

Sezgi gücü ve feda; satrançta bence en önemli olan şey sezgi ve fedadır. İki türlü feda vardır. Birincisi bir piyade yada bir taşı feda etmeden önce tüm olasılıkları hesaplar en kötü olasılıkta bile mat edip yada (konum-alan-materyal) olarak üstünlük elde edeceğinizi anladığınızda bu fedayı yaparsınız. Aslında bu bir feda değildir. Çünkü; tüm olasılıklar hesaplanmış verilen taşın karşılığında daha güçlü bir taş alıp veya mat edebiliyorsanız buna feda diyemeyiz. Asıl feda sezgilerine güvenip hareket edebilmektir. Satrançta sezgimi olurmuş! Evet olur ve bence çocuklara satrancın öğreteceği en özel davranış biçimi sezgidir. Sezgileriyle hareket ederek kaybetmek kişiye kendi hatasını kabullenmeyi öğretir.

Okullarımızda satranca yer verelim… Sağlık, barış ve huzur ile…

Yazar: Süleyman Korkutata