XX. Yüzyılda Nükleer Güç

451Nükleer güç, uzun bilimsel araştırmaların ürünüdür. XX yüzyılın başında atomun parçalanabilmesi, büyük enerji kaynakları yaratan tepkilerin, yapay olarak oluşturulmasını sağladı. Ama, iyi kanal ize edilemediği durumlarda bu güç, insanlığa yarar yerine zarar da getirebilir.

Nükleer enerji gibi dev bir gücün, dünya sahnelerine ilk çıkışı, ikinci dünya savaşı sırasında atom bombası olarak gerçekleşti ama bu acı verici olaydan sonra, artık insanlığın yararına kullanıldı. Sanayi, ulaşım ve tıpta kullanılan nükleer enerjinin tarımda da kullanımı başlatıldı.

Nükleer güç ile çalışan gemiler, yardım çağrısına çok çabuk yetişebilirlerken, nükleer reaktörler uzay araştırmalarına katkıda bulunabilirler. Cobalt bombaları sayesinde, kanser gibi hastalıklara çare bulunabilir ve radyoaktivite ile bitkiler dünyasına ait yeni buluşlar gerçekleştirilebilir.

Ama, atom bombası yüzünden Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerinde ölen yüz binlerce insan unutulmamalı ve nükleer gücün her zaman için insanlığın yararına kullanılmasına özen gösterilmelidir.

Nükleer gücün barış amacı ile kullanılmasına verilebilecek en güzel örneklerinin biri, elektrik üretimidir. 1940 lı yılların sonlarından bu yana nükleer bir enerji ile elektrik üretme çalışmalarında büyük bir gelişme kaydedilmiştir.

Dünyada inşa edilen ilk atom enerjisi santralı (1956) Cumberland’in Calder Hail bölgesindedir. Santralın günümüzdeki üretimi, yılda 180 megavatlık (180 milyon vat) elektriktir.

Dünyanın en büyük atom enerjisi santralı ise Ontrlo Hydro’daki Pickering istasyonu olup, yıllık üretimi 1973 yılında 2.160 Mengavatı buldu. En büyük nükleer reaktör (tekli ) ise Alabama’daki Wheeler su deposunda bulunan Browns Ferry Ünit-1 reaktörüdür. 1973 te çalışmaya başlayan reaktörüdür. 1973 te çalışmaya başlayan bu araç, 1.098 Mengavatlık üretim yapıyor. Ama, Mississippi’nin Port Gibson bölgesindeki Grand Gulf Nuclear Station, Alabama’daki reaktörün üretimini geçmek üzeredir.

nukleer-santral-turkiyeElektrik üretiminde kullanılan Fuel-oil ile kömürün, giderek azalan kaynaklar olmaları, nükleer enerjinin ön plana çıkmasına neden olacaktır. Nükleer güç kaynaklarının, şu anda bulunan petrol yataklarından elde edilebilecek enerjinin 100 katı olduğu sanılıyor.

Nükleer enerjinin kullanımı ile gerçekleşebilecek teknik ve bilimsel gelişmelerin neler olabileceğini anlamak için, dünyadaki bazı gelişmelere göz atmakta fayda vardır.

Stockholm kentinin eteklerinde bulunan Farts’da ısınma, merkezi olarak bir nükleer reaktör aracılığı ile sağlanıyor. Franza’nın Chinon kentindeki nükleer enerji istasyonunda bir ton uranyumdan, 10 bin ton kömürden üretilebilecek kadar elektrik üretiliyor. Yakın tarihte, bir tonluk atom yakıtından, 600 bin ton kömürden elde edilebilecek kadar elektrik üretilebileceği sanılıyor.

Gemi ve denizaltıların yapımında da nükleer gücün kullanılmasına başlandı. Amerikan uçak gemisi Enterprise, atom reaktörleri ile donatıldı. Nükleer denizaltılar, su yüzüne çıkmadan kalabiliyorlar ve çok çabuk yer değiştirebiliyorlar.
Uzay yolculuğunda kullanılması planlan nükleer güç, insanın uzayı ele geçirebilmesini bile sağlayabilecektir.

Ancak gittikçe önemi artan nükleer güç Dünya ülkelerinde rekabetinin artmasına neden olmakta. Bu da günümüz insanlığı için tehlike oluşturmaktadır. Bu gücün insanlığın yararına barışçıl bir şekilde kullanılması insanlık için büyük yararı ve umudu olacaktır.