Yaser Arafat Kimdir?

Tam adıyla Muhammed Abdurrahman Abdurrauf Arafat el-Kudva el-Hüseyni 27.08.1929 tarihinde Kahire ‘de dünyaya geldi. Politik sebeplerden ötürü doğum yerini zaman zaman Kudüs bazen de Gazze yakınlarındaki bir mülteci kampı olarak belirtmiştir. Filistinli kumaş tacirinin oğlu olarak bulunduğu coğrafyaya göre hayata şanslı başlamıştır. Gençliğinden itibaren İngiliz mandasına ve siyonist gruplara karşı mücadelelere katılarak Filistin’in özgürlüğünü savundu. Gençliğinde Rahman adını kullanırken kendisi gibi İngiliz mandasına karşı çıkan ve İngilizler tarafından öldürülen Yaser adındaki direnişçinin adını kullanmaya başladı.

8795_arafat11956 yılındaki İsrail-Arap savaşında Mısır Ordusunda teğmen olarak görev aldı. Bundan 3 yıl sonra El Fetih’i (Filistin Kurtuluş Hareketi) kurdu. Örgüt kurulduktan 6 yıl sonra silahlı mücadeleye başladı. Arafat’ın taktik becerisi sayesinde El Fetih kısa sürede Filistin’deki en güçlü gerilla grup haline geldi.

1967’de Altı Gün savaşında Arafat İsrail’i ancak partizan savaşıyla yenebilecekleri kanaatine vardı. Dokuz ay sonra Ürdün’deki Karameh köyünü İsrailli komando birliklerine karşı savunarak İsrail’e karşı ilk ve göz dolduran başarısını kazandı. Bu başarı Filistin halkının kendine olan güvenini yerine getirdi. Sadece kendine değil aynı zamanda Arafat’a olan güven de arttı.

1969 yılına gelindiğinde ülkedeki bütün direniş örgütlerini bir araya toplayarak gücünü pekiştirdi. Silahlı eylemlerde bulunmasına rağmen Pan Arabizm ve radikal solcu gruplardan uzak durduğu için ılımlı olarak nitelendirildi. Kendine has kıyafeti, keskin zekası ve halk üzerindeki tartışmasız otoritesiyle FKÖ’yü diğer Arap devlet başkanlarının etkisinden kurtararak 1974 yılında Filistin ‘in tek ve yasal temsilcisi olarak ilan etti.

8795_yaser21982 yılına gelindiğinde örgüt içi güç mücadeleleri baş göstermeye başladı. Bunu fırsat bilen İsrail Lübnan’daki Arafat’ın üssünü ele geçirdi. Arafat bu yenilgiden sonra müzakerelere hazır olduğunu bildirdi. İsrail Arafat’ın emrindeki savaşçıları farklı Arap devletlerine göndererek Arafat’ı serbest bırakmayı kabul etti. Arafat’ın müzakere yapmasını örgüt içinde hoş karşılamayan bazı radikal gruplar tarafından Trablus limanında kuşatıldı. Ancak ABD ve SSCB’nin ileride faydalanabilme ihtimali olduğundan ötürü araya girerek ülkeyi terk edebilmesini organize ettiler.
Bu yenilgiden ve örgüt içi politikalardan dersler çıkaran Arafat düşüncelerinde değişiklikler yaparak Pan Arabizm ve radikal düşüncelere ışık yakarak hem örgütü dağılmaktan kurtardı hem de eski desteğini…

Aralık 1987’de İsrail işgali altındaki bölgelerde yaşayan Filistinliler ayaklandılar. Bu ayaklanmanın Arafat’la ilgisi olmamasına rağmen olaylar istediği şekilde gelişti. 1969 yılından beri FKÖ’nün sözcülüğünü yapan Arafat Filistin özgürlüğünün simgesi haline geldi. 1988’de Ürdün’ün Batı Ürdün’den vazgeçmesi üzerine Filistin Devleti’nin bağımsızlığını ilan etti. 5 ay sonra yapılan seçimle devlet başkanı oldu.

İsrail’in FKÖ’yü terörist statüsünden çıkarıp, bütün Filistinlilerin sözcüsü olarak tanıması halinde Arafat buna karşılık olarak Yahudi Devleti’nin var olma hakkını kabul etti. 13.09.1993 yılında Washington’da İsrail ve Filistin arasındaki ilk antlaşmayı imzaladı. Bu antlaşmaya göre Gazze ve Eriha kentinin otonomisi sağlandı. İsrail’in verdiği sözü yerine getirmemesi üzerine iç politikada zor duruma düşen Arafat radikal örgütler tarafından hedef haline geldi. Bütün bu yaşananlara rağmen Filistin 1996 seçimlerini kazanarak Arafat’ın liderliği yasallaşmış oldu. Hamas gibi daha radikal gruplar tarafından ılımlı politikaları yüzünden eleştiriler gittikçe yükseldi ve ülkedeki gücünü giderek kaybetmeye başladı. İsrail’e karşı verdiği savaşlarda da yenilgiye uğradıktan sonra Ramallah’tan çıkmasına izin verilmedi ve İsrail ‘in gözetiminde vefat etti.

Ölümünden yıllar sonra zehirlendiği iddaaları ortaya atıldı.

Kaynakça:
tr.wikipedia.org/wiki/Yaser_Arafat,
arsiv.sabah.com.tr/ozel/arafat206/dosya_208.html

Yazar: Taner Gülmüş