Yeraltı Suları ve Özellikleri

5123_fhds31- Yeraltı sularının tanımı ve oluşumu: Yeraltı suları; atmosfer, karalar, denizler-okyanuslar arasında var olan su dolaşımının bir unsuru olarak meydana gelirler. Transpirasyon ve buharlaşma sonucu atmosfere giren sular, su buharının yoğunlaşması ile yağmur, kar ve sıvı olarak yeryüzüne geri düşer. Düşen sular çeşitli şekillerde dağılırken bu dağılımın bir kısmı yerin altına sızıp yeraltı sularını oluşturur.

Sızma yoluyla yerin altına geçen sular, geçirimli kayaçları doldurarak geçirimsiz kayaçların bulunduğu zona kadar inerler. Bu kısım “taban suyu” olarak ifade edilir. Bu kütleyi meydana getiren suyun üst yüzeyi yani tavan kısmı “yeraltı suyu tablası” veya “su tablası” ismini alır. Yeraltı suyunun zonu tamamen dolu hale geldiğinde, “suya doygun zon” veya “satürasyon zonu” adını alır. Su tablası ile yer yüzeyi arasında asılı halde bulunan su, “vadoz su” olarak adlandırılır. Bu su, yeraldığı zonda boşlukları tamamen doldurmamış olduğu için “havalanma zonu” veya “aerasyon zonu” olarak da adlandırılır.

5123_sarkit

Suların yer altına sızması her şeyden önce zeminin toprak özelliğine bağlıdır. Zemini oluşturan unsurlar ne kadar kaba, büyük, boşluklar halinde ise sızma olayı o kadar fazla olurken, aksine küçük, sık unsurlardan oluşan zeminde sızma olayı o derece az olur.

Depo cinsine göre sızma miktarı şöyledir:

Unsur Cinsi Zaman (Gün) Miktar (R)
Kumlu Silt 0.1-0.5 10-20
Killi Kum 0.5-1.0 30-40
İnce Homojen Kum 20-25 30-80
Orta Homojen Kum 35-50 110-150
İri Kum 60-75 225-275
Çakıl 110-115 275-350
Çok Çatlaklı Kaya 115-125 500>

Yeraltı suyu miktarını etkileyen beslenme ve boşalma unsurları, bir diğer önemli etkendir. Beslenme unsurları; yağıştan sızma, akıştan sızma, kar erimelerinden sızma, göl tabanından sızma, buzul erimelerinden sızma, yapay beslenmedir. Boşalma unsurları ise; terleme(transpirasyon), buharlaşma(evaporasyon), su çekme ile boşalma, kaynaklar ile boşalma, göl tabanından kaçaklar, akarsu tabanından kaçaklar.

5123_dsc001282- Yeraltı sularının kaynağı: Yeraltı sularının asıl kaynağını amosferden düşen(meteorik sular) oluştursa da akarsu, baraj, göl gibi büyük su kütlelerinden sızan sular da ciddi bir kısmını oluşturur. Bu durumda sızma ve zemin kapasitesi kavramları önemli hale gelir. Sızma, kabaca suyun yeryüzünden yer altına geçmesi olarak ifade edilebilir. Yağış sırasında birim zamanda zemine sızabilecek maksimum yağmur suyu miktarına “sızma kapasitesi” adı verilir. Havalanma zonunda yer alan bir zemin içinde, yerçekiminin etkisiyle su tablasına inmeden depolanabilecek maksimum su miktarına ise “zemin kapasitesi” adı verilir.

Sızmayı etkileyen faktörler:

-Kayaç ve toprakları meydana getiren unsurların boyutları (Bir önceki konuda değinilmiştir).
-Yağışın şiddeti. Yağış çiseleme şeklinde olursa su toprağa düştüğünde hemen yeraltına sızar. Sağanak yağışlarda ise su topoğrafya eğimi boyunca akıp gider.
-Topoğrafya yüzeyinin eğimi. Eğim ne kadar az ise o derecede su akışa geçmez ve sızmaya fırsat bulur.
-Zeminin yağıştan önceki nem miktarı fazla ise sızma o derece az olur.
-Şehirsel yerleşmenin yoğun olduğu yerlerde sızma olayının değeri minimuma iner. Çünkü su yeraltına sızmak için yer bulamaz.
-Bitki örtüsünün gür olması da sızma olayını azaltır.

5123_yeralti_sulari-893-Yeraltı sularında hareket: Yeraltında ilerleryen sular genel olarak yavaş ve düzgün akışlıdır (laminar-laminer). Ancak uzun ve geniş boşluklarda sular çalkantılı veya girdap şeklinde akar.

4- Yeraltı sularının kimyasal bileşimi: Yeraltı suları tamamen saf değildirler ve içlerinde karbonatlar, klorürler, oksitler, sülfatlar gibi erimiş yada çözünmüş maddeler vardır. Bunun dışında diğer bulunan elementler ise şöyledir: Mg, Ca, K, Na, Cl, Fe, F

5- Yeraltı sularının aşındırma ve biriktirme faaliyetleri: Yeraltı suları içinde bulundukları zemini esas olarak eritme (korrozyon) yoluyla aşındırır. Suda eriyebilme özelliği gösteren kayaçların bulunduğu sahalarda (kalker, jips, dolomit, tebeşir) ise bu etki oldukça fazladır. Yeraltında meydana gelen başlıca şekiller ise; yumrular (konkresyonlar), birikme filonları, sarkıtlar, dikitler, sütunlar, kabuklardır.

Yazar: Sinan Uza