Yıldırım Düşmesi Nasıl Gerçekleşir?

Yıldırım düşmesi, şimşek çakması ya da gök gürlemesi gibi doğa olayları pek çok zaman insanoğlunun dikkatini çekmiştir. Sadece günümüzde değil, tarihin ilk çağlarında da insanlar yaşadıkları doğayı keşfedebilmek için bu olayları incelemişlerdir. En nihayetinde günümüzde, bu olayların bilim çerçevesinde açıklığa kavuştuğu muhakkaktır.

8562_332221Bir sene içinde yaklaşık olarak 3 milyar kadar yıldırım ya da şimşek oluşması normal karşılanır. Yani hemen hemen her saniye 100 yıldırım dünyaya düşmektedir. Gökyüzünde oluşan ve kimilerinin görülüp kimilerinin görülmediği bu ür doğa olaylarında büyükçe bir enerji de açığa çıkmaktadır.

Oksijenin ve nitratların yeryüzüne inmesinde etkili olan, bu nedenle de bitkiler başta olmak üzere canlılar için yararı bulunan yıldırımların nasıl oluştuğu ise merak edilir.

Bu noktada ilk olarak bahsedilmesi gereken durum, güneş ışıklarının dünyayı ısıtması ve ısınan havanın da bir şekilde yükselmesidir. Bu esnada buharlaşan su kütleleri de yukarılara taşınmaktadır. Buharlaşan ve ısınan hava yaklaşık olarak 2 ila 3 kilometrelik mesafelere ulaştıklarında havanın soğuk katmanları ile karşı karşıya gelir. İşte burada tıpkı soğuk havalarda insan nefesinin aniden buharlaşması hadisesi gibi bir olay yaşanır. Bu büyük çaplı ani buharlaşmalar ise bulutları oluşturur. Gökyüzünde gördüğümüz bulutlar hava akımları sayesinde 20.000 metreye kadar çıkabilirler.

8562_hqdefaultBulutlar yükselişleri esnasında içlerindeki buz kristallerinin birbirlerine sürtünmelerine ortam hazırlarlar. Bu sırada da ortaya belli bir statik enerji çıkar. Söz konusu elektrik enerjisi bulutların üst kısımlarında + (pozitif), alt kısımlarda ise – (negatif) yüklüdür. Tüm şartlar sağlandığında, eğer bulutun içinde bulunan yükün havayı iyonize etmesi sağlanırsa da şimşek oluşmaktadır.

Yağmur bulutlarının alt katmanlarında büyük negatif yükler bulunur ve işte bu negatif yükler içlerindeki elektronları iterler ve söz konusu alanı da pozitif yüklü hale getirirler. Söz konusu yükün 1 saniyede 1000 kilometrelik hıza ulaşarak toprağa inmesi ise aslında bir çeşit kısa devre olarak tanımlanabilir. Yıldırım, tam da bu sırada 30.000 derecelik ısıya ulaşır. Bu değerin kıyaslanarak anlaşılması için güneş yüzeyinin yaklaşık 6.000 derecelik bir ısıya sahip olduğu bilgisi akla getirilebilir.

Yıldırım olayı ile ilgili asıl soru, yıldırımın aşağıdan yukarı doğru mu, yoksa yukarıdan aşağı yönlü mü olduğu ile ilgilidir. Çünkü yıldırım anında erden de buluta doğru bir boşalmadan söz edilebilir. Yaklaşık olarak 100 metrelik bir irtifada iki akım birleşir ve inanılmaz iletken bir koridor meydana gelir. Pozitif yükün buluta doğru yükselmesi (aslında negatif yükün buluttan uzaklaşması) durumu yaşanırken, maksat ise bulutun nötr hale gelmesidir. İki taraf arasında başlangıçta var olan potansiyel fark zaman içinde kapanır ve bu fark sıfırlandığında yıldırım oluşumu sonlanır. Takribi olarak 10 ila 12 kez bu iletken koridor oluşturma duruma gerçekleşir.
Kaynakça:
Tamer Korugan – Lüzumsuz Bilgiler Ansiklopedisi 1

Yazar: Baran Akçok