Zemin İnceleme ve Önemi

zem

Yapıların üzerine inşa edildiği ortamların statik ve dinamik yükleri taşıyabilmeleri açısından çeşitli mühendislik parametreleri hayati önem taşımaktadır.

Ülkemizin yaklaşık %92’si depreme maruzdur ve binlerce yıldır Anadolu’da özellikle, Kuzey ve Doğu Anadolu fay zonları büyük depremler sorucu mal ve can kaybına sebep olmuştur. Buna rağmen yapıların üzerine oturtulacak zeminlerin çeşitli mühendislik özellikleri ayrıntılı ve analitik metotlarla incelenmemiştir. Bu önemli kaybın sorumlusu öncelikle mühendisler olup sonra bu konuda halka yeterli bilgi aktaramayan sistematik yapıdır. Bir nebzede olsa bunun önüne geçebilmek için zemin etüdü hakkında bilgi sahibi olmalıyız.

Herhangi bir taşınmaz yapının öncelikle depreme, erozyona, çökmeye, aşınmaya karşı göstereceği direnç yapılacak olan zemin etüdüne bağlı olarak sonuçlanır.Zemin etüdü;y

er altı tabakalarının,durumlarını, konumlarını,yoğunluklarını, jeolojik türünü,derinliklerini,kalınlıklarını, sismik hızlarını, ivmesini, yeraltı suyu derinliğini ve bu tabakaların diğer dinamik parametrelerini, deprem karşısında gösterecekleri davranışları tespit etmek amacıyla yapılan çalışmalardır.

Zemin etüdü, zeminin cinsine göre çeşitli yöntemlerle yapılır. Bu yöntemlerin en önemlileri; Sismik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, radyoaktivite başlığı altında toplanabilir.

Zemin etüdü: Öncelikle incelenecek yerden örnek alınarak laboratuvar ortamında incelenir.

İncelemeden alınacak sonuçları şu şekilde ifade edebiliriz;
*Numunenin türü
*Kuru yoğunluğunu
*Yüke karşı dayanımını
*Doygun yoğunluğunu
*Kurutulmuş yoğunluğunu
*Sertliğini
*Dayanımını
*Su geçirgenliğini
*Gözenekli yapısını
*Doygunluk yüzdesini vs. gibi mühendislik incelemelerden sonra o zeminin kullanılabilir olduğu veya olmadığı anlaşılır. İşte bu tür incelemelerin yapılmadığı taşınmaz yapıların can ve mal kaybına neden olduğu açıktır. Herhangi bir yapının zemininde bulunan su seviyesinin zamanla artması bile o yapıya zarar vereceğinin bilinmesi elbette toplumun yararına olacaktır. Bizler elbette işi ehline bırakmalıyız. Yalnız nasıl bir işi kimin eline bıraktığımızı bilmek zorundayız…

Yazar: Süleyman Korkutata