Kendinin Polisi Olmak Üzerine

Kendi kendinin polisi olan insan birçok alanda kendine kısıtlamalar getirir. Bu kısıtlamaların sebebi yargılanmamak, suçlanmamak ve dışlanmamaktır. Yargılanmaz, suçlanmaz ve dışlanmazsa normal kimliği ile hayatını rahat bir şekilde sürdüreceğine inanır. Ancak bu kısıtlamalar sonucunda hayatını rahat bir şekilde sürdürmesi onun tam da iktidarın istediği gibi bir yaşam sürmesine neden olur. Çalışan, üretken, sağlıklı ve sağlıklı oldukça daha da iyi çalışan birey olması en çok da iktidarın işine gelir.

Kendi kendinin polisi olan insan kendisine yasaklar getirmekten çok kendisini çalışmak üzere ikna ediyor. Çalıştığı zamanlarda kazandıklarını güzelleşmek, daha sağlıklı, daha normal olmak için harcamak istiyor ve kendini buna da ikna ediyor. Burada bir parantez açıp Bülent Usta’nın “Kara Deli(lik)ler” yazısında verdiği örnekten bahsedilmelidir. Bu örnek Yüzüklerin Efendisi’nde Frodo’nun iktidar olmayı temsil eden yüzüğü parmağına her geçirişinde kaybolması ile ilgilidir. Bu örnekte görüldüğü gibi iktidar olmak benliğinden vazgeçmekle eşanlamlıdır.

Doğrusu kendi kendini ikna sürecinde kendi kendine iyilik yaptığını ve koruduğunu düşünen insan iktidarın kendisine uyguladığı şiddetin farkında değildir. Farkında olsa bile bu şiddetten memnundur. Çünkü bu şiddet olmadan nasıl yaşayacağına dair fikri yoktur.