Isırgan otu, Urticaceae (Isırgangiller) familyasına aittir. Günümüzde dünyanın her yerinde bulunabilse de kökeni Avrupa ve Asya’nın soğuk bölgelerine dayanmaktadır. Ormanlardan çorak arazilere, çitlerden nehir kıyılarına kadar her yerde görülebilen ısırgan otu otları genellikle nemli, besin açısından zengin toprakları sever. Isırgan otları, yaprak benzerliği olan fakat yakıcı tüyleri olmayan Lamiaceae familyasına ait bir bitki olan beyaz ısırgan da denilen, beyaz çiçekli “ak veya beyaz ballıbaba” (Lamium album) ve çiçekleri mor olan mor ballıbaba (Lamium purpureum) ile karıştırılmamalıdır. Isırgan otları gövdesi boyunca karşılıklı dizilmiş, kenarları dişli yapraklarıyla tanınan, yüzyıllar öncesine dayanan zengin bir kullanım geçmişine sahip çok yıllık, otsu bir çiçekli bitkilerdir. Genellikle ” Isırgan Otu ” olarak anılmasının nedeni, ısırgan bitkisinin yapraklarında ve gövdesinde, histamin, formik asit ve diğer kimyasalları enjekte eden iğneler gibi davranan yakıcı tüyler ya da trikomlar bulunmasıdır. Zaman zaman acı verici bir yanmaya neden olsa da, çok sayıda faydaya sahip olan ısırgan otunun tüketimi yüzyıllar öncesine dayanır ve çeşitli kültürlerde zengin bir tarihe sahiptir. İnsanlar ısırgan otunun besleyici ve tıbbi değerini fark etmiş ve onu beslenme ve sağlık yararları için diyetlerine dahil etmişlerdir.
Isırgan Otunun Kullanım Tarihi
Isırgan otunun kullanımı Bronz Çağı’na (MÖ 3000 – MÖ 1200) kadar uzanmaktadır ve bitkisel tıpta günümüzde de kullanılmaktadır. MÖ 58 ile 45 yılları arasında, ısırgan otunun yakıcı özelliklerinin Julius Caesar’ın askerlerinin gece boyunca uyanık ve tetikte kalmalarına yardımcı olduğuna dair kayıtlar bulunmaktadır. Bitkisel takviyelerde kullanımının yanı sıra, ısırgan otu yaygın olarak tekstil ürünü olarak da kullanılmıştır. Keten liflerinden yapılan tekstil ürünlerine benzer şekilde, ısırgan otu liflerinden elde edilen iplerle ipeksi dokudan kaba dokuya kadar farklı dokularda kumaşlar üretilebilir. Isırgan otu kumaşı ayrıca pamuk gibi boyanabilir veya ağartılabilir. 16. ve 17. yüzyıllarda İskoç evlerinde yaygın bir ev tekstil ürünü olmuştur. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında, pamuk ipliği bulunmadığında, ısırgan otu lifi pamuk ipliği yerine kullanılmıştır. Güçlü ve sağlam lifleri nedeniyle, ısırgan otu, ormanda mahsur kalınması durumunda harika bir dost olabilir, çünkü doğal halat yapımında kullanılabilir. Bu doğal halat daha sonra barınak inşa etmek, ateş yakmak, giysi dikmek, alet yapmak ve daha birçok şey için kullanılabilir; bu da onu hayatta kalma durumunda bulundurulması gereken ideal bir bitki haline getirir.
Isırgan Otu Nasıl Yetiştirilir?
Isırgan otlarının en sevdikleri yer rüzgardan korunaklı, kuzeydoğuya bakan yamaçlar, çürümüş gübreyle dolu eski ahır avlularıdır. Bahçelerde veya saksılarda yetiştirmek kolaydır. Isırgan otu yüksek protein içerdiği için, amino asitlerinin ve genel protein içeriğinin oluşmasına yardımcı olan azot bakımından zengin, nemli bir toprağı sever. Bol miktarda aktif olarak ayrışan organik maddeye sahip olduklarında iyi gelişirler. En çok ilkbahar ve sonbaharda büyürler. Isırgan otu tohum ve rizom ya da kök ayırma yoluyla çoğalır. Isırgan otu tohumu internetten satın alabilir ve fide olarak yetiştirilebilir. Tohumlar, bölgedeki son don tehlikesinden yaklaşık dört ila altı hafta önce iç mekanda ekilmeye başlanabilir. Bir ila üç tohum, saksı toprağıyla dolu torf saksılara ekilir. Üzerleri 1 cm toprakla hafifçe örtülmelidir. Büyüyen ısırgan otu tohumları nemli tutulmalıdır. Çimlenme yaklaşık 14 gün içinde gerçekleşir. Isırgan otu tohumları doğrudan bahçeye de ekilebilir. Diğer otlardan biraz uzakta, zengin ve nemli toprağa sahip bir yer seçilmelidir. Tohumlar ilkbaharda, aralarında 2,5 cm mesafe bırakarak sıralar halinde ekilmeli ve alan nemli tutulmalıdır. Isırgan otu iç mekânda yetiştirilmeye başlandıysa, büyüyen ısırgan otu fideleri en az 30 cm aralıklarla hazırlanmış bir bahçe yatağına nakledilmelidir. Isırgan otu sebze bahçelerine dikilirse rizomları nedeniyle çok istilacı bir bitki olabilir ancak etrafı biçilerek ve tohumlanmasına izin vermeyerek kontrol altına alınabilir.
Isırgan Otu Hasadı
Isırgan otları her yıl aynı yerlerde çıkar. Isırgan otu toplarken, küçük ve tahriş edici tüylerinden kaynaklanan yanmalardan korunmak için önlem alınmalıdır. Yakıcı tüylerle doğrudan teması en aza indirmek için uzun kollu gömlek, uzun pantolon ve eldiven gibi uygun koruyucu giysiler giyilmelidir. Kalın bahçe eldivenleri veya deri eldivenler iyi bir koruma sağlayabilir. Isırgan otu toplamak isteyen ve makası olan ama eldivenlerini unutan bir kişinin tek yapması gereken, ihtiyaç duyulan kısmı kesmek, parmaklarını yaprağın üstüne ve altına getirip sıkıştırmaktır. Bu durumda acı hissedilmez çünkü tüyler dümdüz dışarı doğru değil, yaprağın aşağısına doğru eğimlidir. Yapılacak şey, tüyleri yaprağa düz bir şekilde bastırmak ve deriye batmalarını engellemektir. Çok zaman alsa da yaprakları bu şekilde toplama yolu seçilirse çok dikkatli olmak gerekir. Yaprak seçilip sıkıştırıldığında, sapından çekmeden önce yakınındaki yaprakların konumuna bakılmalı, aşağı doğru sarkan ve elin üstüne batabilecek küçük üst yapraklara dikkat edilmelidir. Üst yapraklara dikkat ederken, gizlice dışarı çıkan ve bileğe batabilecek daha büyük alt yapraklara da dikkat edilmesi gerekir.
Isırgan otları tohumdan ekildikten 80 ila 90 gün sonra hasat edilmeye hazır olacaktır. Isırgan otu hasadı için en iyi zaman, yaprakların genç ve yumuşak olduğu ilkbaharın ilk birkaç haftasıdır. Bitki çiçek açmadan önce, sabahın erken saatlerinde, çiy buharlaştıktan sonra toplanmalıdır. Genç ısırgan otları daha iyidir ve yaşlı bitkilere göre daha az lif içerirler. Bitkinin tepesinden ilk iki veya üç çift yaprağı (en açık renkli ısırgan yaprakları) toplanmalıdır çünkü bunlar en genç ve en yumuşak olanlardır. Bu, bitkinin çiçek açmadan ve tohum üretmeden önceki dönemidir. Çiçekler ortaya çıktıktan sonra yeşillikler kartlaşır ve tadı daha az lezzetli hale gelir. Terminal (üst) tomurcuğu hasat etmek yan tomurcukların büyümesini teşvik ederek bitkinin daha gür olmasını sağlar ve aynı bitkiden sürekli hasat yapmayı mümkün kılar. Yaz boyunca hasat etmeye devam edilebilir. Toplanan yapraklar bir sepete, kâğıt torbaya veya hava alabilen başka bir kaba koyulmalıdır. Isırgan otları ip yapımı için tohum verdikten sonra (bu çoğalmayı sağlar) ve gövdelerin çürümesine neden olacak şiddetli yağmurlar başlamadan önce hasat edilmelidir. Lif elde etmek için sapın tamamı hasat edilir. Toprağa yakın yerden kesilmelidir. Eldiven giyiliyorsa, bir elle tabanı kavranır ve diğer elle tabandan uca doğru kaydırarak yaprakları ayrılır. Hasat edilen yerde yapraklar ayrıldıktan sonra geri kalan sapların yerde kalmasına ve çürümesine, geldikleri toprağa besin sağlamasına izin verilmelidir. Isırgan otu toplarken, bulunulan arazinin eğer sahibi varsa izin alınmalı, yalnızca gerektiği kadarı alınmalı, topraktan sökerek çıkarılmamalı ve mümkün olan en kısa sürede işlenmeli, israf edilmemelidir. 1/20 kuralı uygulanmalıdır. Eğer popülâsyonu korumaya yetecek 20 bitki daha mevcutsa, bir bitkinin hasat edilmesinde sakınca yoktur. En sağlıklı popülâsyonu oluşturmaya devam edebilmeleri için en büyük ve en iyi bitkilerin kalmasına izin verilmeli, her zaman kökleri bırakılmalıdır. Kirlenmiş alanlardan uzak durulmalı, tarım veya sanayi alanlarından ısırgan otu toplanmamalıdır çünkü inorganik nitritleri ve ağır metalleri emebilirler. Bitkinin, ağacın, ormanlık alanın veya bölgenin hayatta kalmaya ve gelişmeye devam edebilmesi için, özenli bir yaklaşımla hasat yapılmalıdır. Hasar görmüş bitkiler bırakılmalıdır ve diğer canlılar da düşünülmelidir. Yiyecek ve ilaç için kaliteli malzeme seçilmelidir. Eğer bir canlı orada yuva kurmuşsa, başka bir yer seçilmelidir. Çiçekleri toplanıyorsa, en az 2/3’ü kelebekler gibi polen taşıyıcılar (tozlayıcılar) için bırakılmalıdır. Sincapların ve alakargaların da yiyeceğe ihtiyacı olduğu unutulmamalı ve buna saygı gösterilmelidir.

Isırgan Otu Yenebilir Mi?
Dünyadaki en sağlıklı yiyeceklerden biri olarak kabul edilen ısırgan otu doğru şekilde hazırlandığında güvenle tüketilebilir. Dokunulduğunda geçici rahatsızlığa neden olabilen yakıcı tüylerine rağmen, ısırgan otunun uzun bir mutfak kullanım geçmişi vardır. Genellikle genç yaprakları toplanır, pişirilir; pişirme işlemi dikenli tüylerin tahrişe neden olma özelliğini, yakıcı bileşenlerin etkisini yok eder ve tüketimi güvenli hale getirir. Isırgan otunu tutarken, doğrudan dikenli tüylerle temas etmemek için eldiven giymek veya maşa kullanmak önemlidir. Isırgan yaprakları oldukça besleyici olup çeşitli sağlık yararları sunar. Isırgan otunun yaprakları ve sapları A,B, C, E ve K vitaminleri gibi vitaminler, kalsiyum, magnezyum, demir, potasyum, krom, kobalt ve çinko gibi mineraller ve antioksidanlar açısından zengindirler. En yüksek vitamin içeriği parlak yeşil genç yapraklarında bulunur. Isırgan yaprakları genellikle çorbalarda, çaylarda ve diğer tariflerde sağlıklı ve besleyici bir malzeme olarak çoğu yemekte ıspanak, kara lahana, hardal yaprağı veya pazı yerine (veya bunlara ek olarak) kullanılabilir, ıspanaktan daha besleyicidir. Isırgan otu, ıspanaktan dört kat fazla demir, 3-4 kat daha fazla C vitamini (portakaldan yedi kat daha fazla) içerir. Bir fincan ısırgan otu 37 kalori, iki gram protein ve altı gram diyet lifi, ayrıca, günlük önerilen A vitamini alımının üçte birinden fazlasını (ıspanak genellikle ısırgan otundan daha yüksek düzeyde A vitamini ve folat içerir), demirin yüzde sekizini ve kalsiyumun yüzde 42’sini içerir. İlkbaharda ısırgan otu yiyerek, sütten iki kat daha fazla kalsiyum alınabilir. Bu bakımdan vejetaryenler, veganlar veya laktoz intoleransı olanlar için süt ürünlerine harika bir alternatiftir. Besin değeri açısından hem ısırgan otunu hem de ıspanağı menüde tutmak en iyisidir.
Isırgan Otunun Mutfakta Kullanımı
Isırgan otu, özellikle kırsal kesimlerde ilkbahar aylarında geleneksel olarak besleyici bir gıda olarak kullanılır. Sebzelerin az bulunduğu bölgelerde yaygın olarak pişirilir. Isırgan otu, özellikle yoksul ülkelerde ve düşük sosyoekonomik sınıflar arasında popülerliğini korumaktadır. Romalıların ısırgan otu tükettiği söylenir. MS 563’te İskoçya’nın Iona adasında etkili bir manastır kuran, 6. yüzyıldan kalma önemli bir İrlandalı keşiş, bilgin ve misyoner olan, Colmcille olarak da bilinen St. Columba ( 521–597), Iona’daki (İskoçya’nın tarihi Dağlık Bölgesi’ndeki Mull Adası’nın batı kıyısında yer alan küçük bir adadır) konaklaması sırasında ısırgan otu çorbasını tercih etmiştir ve “St. Columba Çorbası” tarifi günümüze kadar ulaşmıştır. Bundan dört yüzyıl sonra ve dünyanın diğer ucunda, Tibetli Budist yogi Jetsun Milarepa’nın (1028-1111), Tibet ve Kuzey Nepal’deki ıssız meditasyon mağaralarında tek başına yaşadığı yıllarda ısırgan çorbasından başka bir şey yemediği ve zamanla derisinin yeşile döndüğü söylenir. Yunan ve Roma dönemlerinde ısırgan otu kökleri et yumuşatmak için kullanılmıştır. Günümüzde ısırgan otu çok sayıda tarifte kullanılmaktadır. Genç yaprakları hatta genç sapları ısırgan otu tüylerinin batmaması ya da yakmaması için dikkat edilerek özenle işlendikten sonra, çeşitli şekillerde hazırlanabilir ve pişirilebilir, pişmiş bir yemeğe pişirme işleminin sonuna doğru eklenebilir. Aşağıda ısırgan otunun mutfakta bazı popüler kullanım alanları yer almaktadır:
Çorbalar ve Yahniler: Klasik ısırgan otu çorbası genellikle ısırgan otu, et suyu, sebzeler ve krema kullanılarak yapılır. Daha zengin bir lezzet için baharat, et, şarküteri ürünleri, yumurta gibi başka malzemeler de eklenebilir. Blenderdan geçirildiğinde hoş, pürüzsüz bir kıvama sahip olur. Romanyalılar fermente edilmiş buğday kepeği, sebzeler ve genç ısırgan yaprakları kullanarak ekşi çorba yaparlar.
Salatalar, Soteler ve Garnitürler: Isırgan salatası çiğ ısırgan otuyla yapılabilir ve genellikle sarımsak, limon gibi diğer taze malzemelerle hazırlanır. Isırgan otunun tadını çok keskin bulanlar salata ya da yemek yaparken domates kullanabilir, bu ikisi birbirine çok yakışır. Diğer yapraklı yeşillikler ya da yeşil yapraklı sebzeler gibi, ısırgan otu yaprakları garnitür olarak sotelenebilir veya buharda pişirilebilir, biraz tereyağı ve Parmesan peyniriyle garnitür olarak servis edilebilir. Basit bir garnitür olarak, yaklaşık beş dakika boyunca buharda pişirilmek ya da haşlanmak yeterlidir. Pişirme süresi/yumuşaklık derecesi kişisel tercihlere göre değiştirilebilir. Haşlama, sebzelerin bozulmasına neden olan enzimleri ve ısırgan otu tüylerinin yakıcı özelliğini yok eder ancak rengi çok hoş, şaşırtıcı bir yeşil tonuna dönüşür. Yaklaşık 4 ila 5 bardak taze ısırgan otundan yaklaşık 1 bardak haşlanmış ısırgan otu elde edilir. Cevizli haşlanmış ısırgan otu Gürcistan’da yaygın bir yemektir.
Isırgan Otu Pestosu: Klasik bir pesto tarifindeki geleneksel fesleğene alternatif veya ek olarak taze ısırgan otu yaprakları kullanılabilir. Isırgan otu yapraklarını sarımsak, kuruyemişler (çam fıstığı veya ceviz gibi), Parmesan peyniri ve zeytinyağı ile karıştırmak, lezzetli ve canlı bir pesto sosu elde edilmesini sağlar. Bu lezzetli sos makarna, patates veya pişmiş sebzelerle karıştırılabilir, krakerlerin veya taze sebzelerin üzerine sürülebilir veya dip sos olarak değerlendirilebilir.
Isırgan Otlu Makarna: Isırgan otu (yaprağı, tozu veya unu) hamura katılıp makarna ya da erişte haline getirilebilir, ısırgan otu pestosu veya domates sosuyla servis edilebilir. Isırgan otu yaprakları ayrıca lazanyaya eklenebilir
Isırgan Otlu Börek: Börekler farklı bir yorum katmak için ıspanak yerine ısırgan otu kullanılarak hazırlanabilir.
Isırgan Otlu Ekmek: Besleyici ve lezzetli bir ekmek için ekmek hamuruna ısırgan otu unu eklenebilir. Bazı Avrupa ülkelerinde, örneğin Sırbistan ve Polonya’da, ısırgan yapraklı (en fazla %1) ekmek ticari bir ürün olarak satılmaktadır. Isırgan ekmeği özellikle antioksidanlar açısından zengindir. Normal kahvaltılık gevreklerle karşılaştırıldığında, ısırgan tozu az kalori içerir. Arpa ve buğday ununa kıyasla, ısırgan otu unu çok daha yüksek oranda protein, ham lif, yağ, kül, kalsiyum ve demir içerir, düşük glisemik indekse sahiptir. Isırgan otu, arpa ve buğdaya kıyasla çok daha yüksek oranda tanen ve toplam polifenol içerir. Ekmek hamuru, yulaf lapası, müsli veya granola, hemen her türlü yiyeceğe ısırgan otu tohumları da eklenebilir. Isırgan otu tohumları, ısırganın en besleyici kısmıdır ve kesinlikle kullanmaya değer. Günlük ideal doz 2 yemek kaşığıdır. Isırgan otu tohumları taze olarak kullanılabileceği gibi, daha sonra kullanılmak üzere dondurulabilir veya kurutulabilir.
Isırgan Otlu Tuzlu Çörekler: Lezzetli bir atıştırmalık olarak tereyağı veya peynirle servis edilebilir veya besleyici ısırgan otu çorbasının yanında sunulabilir.
Isırgan Otlu Kekler: Isırgan otları keklerde ve turtalarda genellikle limon ve orman meyveleri gibi tatlarla birlikte kullanılır.
Isırgan Otlu Krepler ve Pankekler: Bunlar tatlı veya tuzlu olarak yapılabilir, kahvaltı veya akşam yemeği için çok yönlülük sunar. Isırgan otu yaprakları ve tohumları omletlerde de kullanılabilir.
Smoothie’ler: Isırgan otu, yeşil smoothie’ler için harika bir temel oluşturur. Yapraklar ve yakıcı dikenleri ezilene kadar blenderda karıştırılır. Elde edilen karışım yeşil meyve sularına da eklenebilir.
Bitki Çayları ve İnfüzyonlar: Kurutulmuş ısırgan otu yaprakları bitki çayı veya infüzyon yapmak için demlenebilir. Bir bardak kaynar suya 1 yemek kaşığı kuru yaprak ya da bir avuç taze yaprak eklenir, 5-10 dakika bekletilerek eşsiz tadı ve potansiyel sağlık faydaları nedeniyle sıklıkla tercih edilen ferahlatıcı ve aromatik bir çay elde edilebilir. Süzülerek servis edilir, sıcak veya soğuk olarak içilebilir, isteğe bağlı olarak bal ve limon suyuyla tatlandırılabilir. Soğuk içilecekse buz küpü, bir dilim limon ve bir dal nane ile lezzetli bir ısırgan otu çayı hazırlanabilir. Kullanılan miktara bağlı olarak, ısırgan çayı hafiften güçlüye değişen, sebze suyuna benzeyen bir tada sahiptir. İlkbaharın başlarından başlayarak alerji mevsimine kadar günde iki fincan ısırgan otu çayı içilebilir. Isırgan otu ayrıca kanamayı durdurmak için de kullanılır. Konsantre ısırgan çayı, çorba tabanı olarak veya içeceklerde veya yeşil kokteyllerde bir bileşen olarak kullanılabilir.
Isırgan Otu Aromalı Tereyağı veya Sıvı Yağlar: Isırgan otu yaprakları, tereyağı veya bitkisel sıvı yağlara aroma kazandırmak için kullanılabilir ve mutfak kreasyonlarına eşsiz bir lezzet katar. Tereyağı veya sıvı yağ ısıtılır ve ısırgan yaprakları eklenir, lezzetlerin birbirine karışması sağlanır. Elde edilen aromalı tereyağı veya sıvı yağ, makarna yemekleri gibi çeşitli tariflerde kullanılabilir veya ekmeğin üzerine sürülebilir.
Peynir Yapımı: Olgun yapraklar, ot bakımından zengin sütten yapılan ve ısırgan otuna sarılan yarı sert Cornish peynirinin üretiminde kullanılır. Isırgan otu, peynirin dışındaki asitliği değiştirerek, lorun parçalanma ve olgunlaşma şeklini etkiler. Ayrıca ısırgan yapraklarının taze peynir yapım sürecinde sütü pıhtılaştırmak için kullanılabileceği de belgelenmiştir.
Isırgan Otu Birası: Hafif, ferahlatıcı ve bitkisel bir tada sahip olan ısırgan otu birası, düşük alkollüdür. Buz ile servis edilebilen bu biranın yapımı son derece kolaydır. Özel bir ekipmana ihtiyaç duyulmaz, sadece temiz bir kova (veya damacana) ve mayalanıp köpürmesi için birkaç hafta ılık bir yerde bekletilmesi yeterlidir. Isırgan otu birası yapmak için ihtiyaç duyulanlar sadece ısırgan otunun en üst 6-8 yaprağı (1 kg), şeker (450-500 gr.), su (5 lt.), bira mayası ( 1 paket ya da 10 gram), bir portakal, bir veya iki limonun suyu ve 50 gram krem tartardır. Daha baharatlı bir bira için limonun yanına bir parça rendelenmiş zencefil eklenebilir. Berraklaştırıcı olarak“İrlanda yosunu” olarak da bilinen ‘karagen’ yosunu kullanılabilir. Bunlar bira görünümünü bozacak protein “bulanıklığını” önler. Berraklaştırıcı maddelere rağmen bu bira bazen biraz bulanık olabilir çünkü ev yapımıdır. Eğer kova kullanılıyorsa, üzerini bir tülbentle örtmek gerekecektir. Kabarcıklanma iyice yavaşladığında şişelemeye hazırdır. Gaz üretimi devam edebileceği ve basınç oluşturacağı için plastik şişeler en güvenli olanlardır. Şişeler gözden uzak bir yerde saklanmalıdır. Yaklaşık 7 gün sonra içmeye hazır olacaktır. Bir şişe açılıp tadına bakıldığında eğer çok tatlı gelirse, birkaç gün daha bekletilmelidir. Hazır olduğunda soğutularak içilebilir, limon ve nane ile servis edilebilir. Isırgan otuyla evde yapılan biranın tadı genellikle tatlıdır ve yapısı daha çok elma şarabına benzer. Ancak fermente edildikten, şişelendikten ve soğutulduktan sonra susuzluğu gideren harika bir içecek haline gelir. En az birkaç ay dayanabilir.

Isırgan Otlarını Saklama Yöntemleri
Hasat edildikten sonra eve getirildiğinde hemen kullanılıp kullanılmayacağına veya daha sonrası için saklanıp saklanmayacağına karar verilir. Isırgan otu birkaç günlüğüne buzdolabında, daha uzun süre için dondurularak veya kurutularak ileride kullanmak üzere saklanabilir.
Buzdolabında Saklama: Hemen kullanılacaksa, genellikle birkaç dakika temiz bir yüzeye veya süzgece serilerek böceklerin kaçmasına izin verilir. Ardından, üzerlerindeki kir ve kalıntıları temizlemek için soğuk musluk suyu altında yıkanır ve işlemeden önce son bir kez kontrol edilir. Bu aşamada eldiven veya maşa kullanılması önerilir. Taze hasat edilmiş ısırgan otu, yıkanmadan buzdolabının sebze çekmecesinde bir poşet içinde en az 2-3 gün (muhtemelen daha uzun süre) saklanabilir. Kullanılacağı zaman poşetten çıkarılır, yıkanır, haşlanır ya da pişirilir ve afiyetle yenir.
Dondurarak Saklama: Dondurmak için ısırgan otu yaprakları 1,5 ila 2 dakika kaynar suya batırılır. Çıkarmak için maşa veya delikli bir kaşık (kevgir) kullanılır ve pişirme işlemini durdurmak için soğuk veya buzlu suya daldırılır. Süzülerek, düz bir tepsiye tek katman halinde yerleştirilerek dondurulur. Donduktan sonra, dondurucuda saklamak için hava geçirmez kaplara yerleştirilir, etiketlenir ve tarihi yazılır. Isırgan otunu pişirmek için kullanılan su (tuzsuz ise), lezzetli çay veya çorba yapımında kullanılabilir. Isırgan otları buz kalıplarında dondurulacaksa, haşlanmış ısırgan otları tek tek kalıplara 3/4 oranında doldurulur. Üzerini kapatacak kadar su eklenir. Küpler tamamen donduktan sonra, kalıptan çıkarılır ve hava geçirmez dondurucu poşetlerine veya kaplarına koyulur. Etiketlenir ve tarih atılır. 1 yıl içinde tüketilmesi tavsiye edilir. Isırgan otları çiğ olarak mutfak robotuna atılıp incecik doğranana kadar işlemden geçirildikten sonra da dondurulabilir.
Kurutarak Saklama: Isırgan otu yaprakları kurutulup ufalanabilir ya da toz haline getirilebilir. Kurutmak için sapları demet haline getirilir ve karanlık, kuru bir yerde baş aşağı asılır veya kâğıt torbaya koyularak her gün çevrilir. Ayrıca, ısırgan otları kağıt bir torbaya veya karton kutuya koyularak fırının önüne yerleştirilebilip sıcak hava akımıyla kurutulabilir. Nemliyken hala yakıcı olabilecekleri için çıplak elle karıştırılmamalıdır. Sapları kırılıp ufalandığında cam bir kavanozda saklanmaya hazır oldukları anlaşılabilir. Yeşil renklerini kaybedip kahverengi veya siyahlaşacak kadar kurutmamaya dikkat edilmelidir. Kuruduktan sonra, sokma özelliğini kaybettikleri için çok daha güvenli bir şekilde elle tutulabilir. Ancak, tüyleri hala oradadır ve dikkatli olunmazsa cildi tahriş edebilir, bu nedenle kuruduktan sonra eldiven kullanılarak yaprakların saplardan ayrılması önerilir.
İşletmelerde kurutma raflarına yığılır ve üzerlerinden sıcak hava üflenir. 12 saat sonra otlar çevrilir ve genellikle 24 saat içinde kurur. Kuruduklarında yapraklar parçalanır, sapların hala esnek olması sorun değildir çünkü yapraklar kuruduktan sonra bir elek üzerinde ovulur ve geri kalan sapları harika bir gübreleme malzemesi olarak kullanılır. Ev ortamında kurutulacaksa yıkanıp suyu süzülen ısırgan otları bir maşa yardımıyla kurutma tepsisine tek kat halinde yayılır, 35-46 santigrat derece sıcaklıkta gevrekleşene, çıtır çıtır olana kadar kurutulur. Toz haline getirilen ısırgan otları hava geçirmez poşetlerde veya kaplarda, karanlık ve serin bir yerde saklanır. Etiketlenir ve tarihi yazılır. Kurutulmuş otlar en geç 6 ay içinde tüketilmeli veya dondurucuda 1 yıla kadar saklanmalıdır. Isırgan tozu düşük glisemik indeksli bir gıda olarak kabul edilir. Isırgan yaprağı tozunda demir, çinko, magnezyum, kalsiyum, fosfor, potasyum, kobalt, nikel, molibden ve selenyum bulunur, ayrıca bu toz ortalama olarak yaklaşık %30 protein, %4 yağ, %10 lif ve %15 kül içerir. Isırgan otu tozu, örneğin yeşil tozlar ve bitki çayları için iyi bir temel oluşturur. Isırgan tozu ayrıca çok antrenman yapanlar, hamile olanlar veya aşırı adet kanaması çekenler için mükemmel bir besin takviyesidir.
Isırgan Otunun Zararları, Yan Etkileri
Isırgan yaprakları ve ısırgan çayı yetişkinler için genellikle güvenlidir. Ancak, tüm bitkisel ilaçlarda olduğu gibi, bazı kişilerde cilt döküntüleri gibi yan etkileri ortaya çıkabilir. Bitki çayı içen kişilerde yan etkilerin ne kadar yaygın olduğuna dair çok fazla kanıt bulunmamaktadır. Bazı kişiler ısırgan otu infüzyonlarına karşı kurdeşen gibi belirtiler de dahil olmak üzere alerjik reaksiyon yaşadıklarını bildirmişlerdir. Hamile kadınlar ısırgan otu çayı içmemelidir çünkü bu çay rahim kasılmalarına neden olarak düşük veya erken doğuma yol açabilir. Hamilelik veya emzirme döneminde bitki çayları kullanmadan önce mutlaka bir sağlık uzmanına danışılmalıdır. Isırgan otu çayı yüksek konsantrasyonda A ve K vitaminleri içerdiğinden kan sulandırıcı ilaçlarla etkileşime girebilir. Kan şekeri problemi olan kişiler ısırgan otu çayından kaçınmalıdır çünkü kan şekeri seviyesini düşürebilir. Bu çayın içilmesi ve kan şekeri ilacının alınması kan şekeri düzeylerinin çok düşmesine ve baş dönmesi veya bayılma ile sonuçlanmasına neden olabilir. Ödem gibi bir rahatsızlık nedeniyle vücutta su tutulması sorunu yaşanıyorsa, ısırgan otu çayı içmekten kaçınılmalıdır. Isırgan otu çayı, idrar miktarını artıran doğal bir idrar söktürücüdür ve idrar söktürücü ilaçlarla etkileşime girebilir. Eğer tıbbi bir rahatsızlık nedeniyle NSAID ilaçlar (Nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar) kullanılıyorsa ısırgan otu çayı içmeden önce doktorla konuşulmalıdır. Çayın içindeki doğal bileşenler ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkilere neden olabilir.
Isırgan otu genellikle kurutulduğunda güvenlidir, ancak taze ısırgan yapraklarına dokunmaktan veya yemekten kaçınılmalıdır; yapraklardaki bitki tüyleri yanmaya, kabarmaya ve kaşıntılı döküntüye neden olabilir. Bitkinin özsuyu ayrıca cildi tahriş edebilecek bir toksin içerir. Isırgan otuna veya ısırgan ailesindeki diğer bitkilere alerjisi olanlar ısırgan otu tüketmekten kaçınmalıdır. Çiçek açmış ısırgan otu bitkileriyle temas eden kişilerde polen alerjisi sonucu alerjik rinit de görülebilir. Isırgan otu poleni, sıcak aylarda saman nezlesinin yaygın bir nedenidir.
Herhangi bir tıbbi rahatsızlığın tedavisinde etkili olup olmadığı kesin olmasa da ısırgan otu, genellikle bitkisel takviye olarak satılmaktadır. Isırgan otu, doktor tarafından reçete edilen ilaçların yerine kullanılmamalıdır. Isırgan otu takviyeleri ve özleri genellikle iyi tolere edilse de, tüketimi güvenli olsa da nadiren baş ağrısı, mide bulantısı, ishal, kabızlık veya mide rahatsızlığı gibi olumsuz yan etkiler görülebilir. Eğer BPH (iyi huylu prostat büyümesi) rahatsızlığı olabileceğini düşünenler, belirtilerini ısırgan otuyla tedavi etmeden önce teşhis koydurmak ve prostat kanseri olmadığından emin olmak için doktoruna danışmalıdır.
Isırgan Otunun Doğaya Faydaları
Isırgan otunun besin olarak (ve tıbbi olarak) kullanımları dışında çeşitli kullanım alanları da vardır. Dayanıklı tekstil ürünleri, gübre ve böcek ilacı yapımında kullanılır, kozmetik ürünlere eklenir ve üreme performansını artırmak için çiftlik balıklarına yem olarak verilir. Isırgan otu türlerinin tek başına veya diğer bitkilerle birlikte besin takviyesi olarak kullanımı, kümes hayvanları ve ineklerin sağlığını ve verimliliğini olumlu yönde etkileyebilir. Bağışıklığı artırarak onları bakteriyel enfeksiyonlara karşı daha dirençli hale getirebilir. Ticari olarak, ısırgan otları gıda ve ilaçlarda kullanılan yeşil renklendirici bir bileşen olan klorofil (E140) elde etmek için de kullanılır.
Birçok böcek ısırgan otuna adapte olmuştur. Bu, beslenmek veya üremek için bu bitkiye kesinlikle ihtiyaç duydukları anlamına gelir. Isırgan otu, virgül kelebeği, kaplumbağa kelebeği ve tavus kuşu kelebeği de dahil olmak üzere birçok tırtılın birincil besin kaynağı olduğu için kelebeklerin hayatta kalması için çok önemlidir. Kelebekleri çektiği gibi, tarlalarda zararlı olan daha küçük böcekleri ( örneğin kırmızı karıncaları, termitleri ve yaprak bitlerini), tüylü tırtılları, kesici kurtları da kendine çeken bir bitkidir. Isırgan otları, yumurtlayacak olan uğur böceklerinin de bir numaralı hedefidir. Bu yumurtalar, yaprak bitleri, beyaz sinekler ve kırmızı örümcek akarı gibi bahçe zararlıları ile beslenen uğur böceği larvalarına dönüşür. Bu nedenle, biyolojik mücadele için kullanılabilir ve bu zararlıları mahsullerden uzaklaştırabilir.
Isırgan Otu Gübresi
Azot bakımından oldukça zengin olan ısırgan otu iyi bir kompost (gübre) malzemesidir. Organik bahçecilik dünyasında uzun zamandır bilinen ısırgan otu gübresi, bitkileri güçlendirme, topraktaki biyolojik aktiviteyi teşvik ederek organik maddenin ayrışmasına katılan ve toprağı doğal olarak zenginleştiren mikroorganizmaları destekleme ve bazı zararlıları uzak tutma yeteneğiyle popülerlik kazanmıştır. Haziran ayından itibaren ısırgan otundan purin ( sıvı gübre) yapılabilir. Avrupa’da iyi bilinen bir gübre türüdür, bahçe merkezlerinde ya da marketlerinde bile satılmaktadır. Isırgan gübresi yapmanın farklı yolları vardır. Çoğu bahçıvan ısırgan otunu ezerek püre haline getirir diğer adıyla ısırgan otu maserasyonu yapar. Azot bakımından zengin ısırgan gübresi yapmak için, bir kovaya ya da büyük bir kaba doldurulan ısırgan otları küçük parçalar halinde kesilir veya bir sopayla ezilerek püre haline getirir diğer adıyla ısırgan otu maserasyonu yapılır. Ne kadar çok ezilirse besin maddelerinin salınması için o kadar geniş bir yüzey alanı elde edilir. Isırgan otları sopayla ezildikten sonra, üzerlerine eski bir tuğla veya bazı büyük taşlar gibi ağırlıklar koyulur ve ardından ısırgan otlarını (karahindiba veya hatta biçilmiş çim kırpıntıları gibi yabani otlar da eklenebilir) kaplayacak kadar su (1 kg bitki için yaklaşık 10 litre su) eklenir. Kapağı kabın üzerine yerleştirilir, ancak tamamen kapatılmamalıdır. Birkaç gün sonra köpürmeye başlar. Bu aşamada, kabın bahçenin uzak bir köşesine taşınması gerekir çünkü ayrışma veya çürüme işlemi sırasında çok kötü kokmaya başlayacaktır. Ardından sabırla demlenmesi beklenir. 3-4 hafta sonra ısırgan otu karışımı kullanıma hazır olacaktır. İşlemi hızlandırmak için demlenen ısırgan otu karışımı (üzerine koyulan tuğla veya taşlar çıkarıldıktan sonra) günde bir kez karıştırılabilir, taşlar yeniden koyulur. Karıştırırken kabarcıkların oluşmasını izlenir. Köpürme (kabarcıklanma) durduğunda kullanıma hazır hale gelir. Bu aşamaya gelmesi gölgede 20-25 santigrat derece sıcaklıkta yaklaşık 10 gün sürer. Daha sonra karışım bez bir çuvaldan kaba bir şekilde süzülür ve sıvı 1 ölçek maserat ile 10 ölçek su oranında ( örneğin, bir bardak ısırgan otu sıvı karışımına 10 bardak su) seyreltilip bahçedeki en çok suya ihtiyaç duyan sebzelerin, yani domates, kabak, salatalık vb. bitkilerin dibine dökülür. Bu gübre çok miktarda azot ve potasyum içerir ve bir haftadan fazla saklanamayacağı için hızlı bir şekilde kullanılmalıdır. Daha yavaş ayrışan geleneksel gübrelerin aksine, ısırgan otu gübresi kökler tarafından hızla emilir ve hızlı bir etki sağlar. Özellikle meyve vermeden önce, erken yaz aylarında sebze yetiştiriciliğinde mükemmeldir, çünkü esas olarak yaprak üretimini teşvik eder. Büyük bir miktarı seyreltip saklamak yerine, ihtiyaç olduğunda (kullanmadan hemen önce) az miktarda ısırgan otu gübresini ayrı bir kapta seyreltip karıştırmak daha kolay olabilir. Sıklık açısından sıvı ısırgan otu gübresi aktif büyüme döneminde özellikle ilkbahar ve yaz aylarında iki haftada bir uygulanabilir. Sonbaharda bitki sağlığını korumak için aylık bir uygulama yeterlidir. Her durumda, çok hızlı buharlaşmayı önlemek için tercihen sabah veya öğleden sonra geç saatlerde uygulanmalıdır. Gübre çok güçlü olduğu için küçük fidelerde kullanılmamalıdır, bu onlara zarar verebilir.
Kötü kokmayan, büyüyen bitkilere püskürtülebilen ve uzun süre saklanabilen “gerçek” ısırgan otu purini elde etmek için, fermente edilmesi gerekir. Ancak fermantasyon, havasız bir işlemdir (lahana turşusu yapımı gibi), oysa maserasyonda durum böyle değildir. Bu nedenle, hava almayan bir kap gerekir. Bu kaba ısırgan otu ve su karışımı (her zaman 10 litre suya 1 kg bitki) ağzına kadar doldurulur ve açılmadan fermente bırakılır. 20-25 santigrat derecede 15 gün sonra, serin ve karanlık bir yerde 3 yıla kadar saklanabilen berrak, kokusuz bir sıvı elde edilir. Avrupa’daki mağazalarda satılan ürün genellikle budur.
Isırgan gübresi, bazı zararlı böceklere karşı doğal bir kovucu görevi de görür. Yapraklara püskürtüldüğünde, bitkileri zayıflatabilecek yaprak bitlerini, akarları ve diğer zararlıları uzaklaştırır. Isırgan otu gübresi, kimyasal pestisitlerin (böcek ilaçlarının) aksine, biyolojik çeşitliliği bozmadan bitkileri korur. Bu sayede bahçe bakımı yapılırken ekolojik denge korunabilir.
Özet
Urticaceae familyasına ait olan ısırgan otları dünyanın her yerinde bulunabilir, ancak türlerin çoğu tropikal ekosistemlerde, özellikle tropikal Asya’da bulunur. Genellikle insan yerleşim yerlerinin ve binaların yakınında, şehirlerde ve kırsal kesimlerde bulunur. Isırgan otu ayrıca yol kenarlarında, hendeklerde ve bahçelerde de yaygındır. Birçok farklı cinse ve türe sahiptir. Çoğu ısırgan türünün yaprak ve gövdelerinde bulunan batıcı bitki tüyleri formik asit dahil çeşitli kimyasallar içerir. Bu kimyasallar, insanlarda ve hayvanlarda 12 saate kadar sürebilen kaşıntılı, yanma hissi veren bir döküntüye neden olabilir. Aslında bu kimyasallar, geyik gibi büyük otçul hayvanları bitkiden uzak tutmaya yardımcı olan bir savunma mekanizmasıdır.
Isırgan otlarının mutfaklarda çorbalara, çaylara, pestolara ve daha fazlasına eklenmesi, eşsiz topraksı tadının keyfi çıkarılırken zengin besin içeriğinden de faydalanılmasını sağlar. Isırgan otları en verimli dönemlerinde %25’e varan oranda protein içerir ve bu da onları mükemmel bir bitkisel protein kaynağı yapar. Bu besin yoğunluğu ısırgan otunu mevcut en besleyici bitkilerden biri haline getirir. Tarlalarda, bahçelerde ve ormanlık alanlarda yaygın olarak bulunan bu bitki, sadece besin açısından zengin olmakla kalmaz, aynı zamanda sayısız tıbbi fayda da sunar. Vitaminler, mineraller ve antioksidanlarla dolu olan ısırgan otunun potansiyel anti-enflamatuar, alerji giderici ve detoksifiye edici özelliklere sahip olduğu düşünülmektedir. Ancak, ısırgan otlarının yakıcı tüylerini etkisiz hale getirmek için dikkatli bir şekilde işlenmesi ve hazırlanması önemlidir.
Isırgan otunu kullanmanın daha pek çok yolu vardır. Isırgan yaprakları kolayca buharda pişirilebilir, ıspanağa benzer bir tada sahiptir. Pişirildiğinde, yapraklar acı özelliğini kaybeder ve canlı bir yeşil renge dönüşür. Pişmiş ısırgan yaprakları diğer pişmiş yeşillikler gibi kullanılabilir. Isırgan otunu beslenmeye dahil etmek sadece fiziksel sağlık açısından fayda sağlamakla kalmaz, aynı zamanda bilinçli bir beslenme ve sağlık yaklaşımını da teşvik eder. Isırgan otu, yaban hayatı için de önemli bir besin kaynağıdır, ayrıca onlara yaşam alanı sağlar. Küçük kaplumbağa (ya da kaplumbağa kabuğu) kelebeği (Aglais urticae) gibi kelebekler yumurtalarını ısırgan yapraklarının alt yüzeylerine bırakırlar. Yumurtalar çatladıktan sonra larvalar (tırtıllar) ısırgan otu bitkisinin yaprakları ve saplarıyla beslenir. Isırgan otu bize aynı zamanda bir şeyler de öğretir. Birçok yerli kültürde, ısırgan otunun acısı, her zaman tetikte olmak, çevreye dikkat etmek gerektiğine dair zarif bir hatırlatma olarak kabul edilir. Bu bitkinin korunması önemlidir ve gelecekte daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.
Kaynakça:
https://www.gardeningknowhow.com/edible/herbs/nettle/stinging-nettle-greens.htm
https://www.wildfoodie.co.uk/post/the-stinging-nettle-nature-s-health-food
https://thearcticpure.com/en-fi/blogs/nutrition-and-health/nettle-from-the-underdog-of-the-plant-world-to-a-nutritious-delicacy?srsltid=AfmBOopTtRjCaDNfRze7zGDRAO6MYEpJ9CN_RiF9qAz_yum3Op-p5Scd
https://thekitchenapothecary.com/how-to-identify-pick-stinging-nettles-without-the-ouch-for-medicine-meals/
https://laidbackgardener.blog/2024/06/19/nettle-edible-plant-and-fertilizer/
https://www.daringgourmet.com/wild-foraging-how-to-identify-harvest-store-and-use-stinging-nettle/
https://www.balparmak.com.tr/isirgan-otu-nedir-isirgan-otu-nasil-kullanilir?srsltid=AfmBOopXflqxxCMq54k84d8B3lDXuo42h_b-_FFwx45kK_UZD6RMLbRF
https://www.nefisyemektarifleri.com/liste/isirgan-otu-tarifleri/
https://www.agaclar.net/forum/tibbi-itri-boyar-aromatik-bitkiler/3654.htm
Yazar: Müşerref ÖZDAŞ