Psiko-Sosyal Gelişim

Erikson, psiko-soyal gelişim dönemleri üzerine oluşturduğu teorisinde kişinin gelişim sürecini sekiz döneme ayırmıştır. Bu dönemlerin her birinde aşılması gereken önemli kriz dönemlerinin olduğunu ve bireylerin olumlu kişilik özellikleri kazanmasında bu krizlerin etkili olduğundan bahsetmiştir. Bu dönemlerin özellikleri ve tahmini olarak sonuçlar sunulmuştur:

0-1 Yaş Psiko-Sosyal Gelişim Özellikleri Ve Kimlik Duygusu

Bu yaş arasındaki bebeklerde temel güvene karşı güvensizlik karmaşası söz konusudur. Freud’un oral dönemine karşılık gelen bu dönemde güven duygusunun kazanılmasında üç temel unsur bulunmaktadır.
Bunlar aşinalık, tutarlılık ve sürekliliktir.
Bu dönemde tanıdık gelen ve aşina olunan yüzlere karşı güven söz konusudur. Örneğin, bebek sürekli kimi görüyorsa yanında o kişiye karşı olan güveni de artar. Bu kişinin çocuğa karşı olan tavrında bir tutarsızlık varsa, çocukta güvensizlik oluşabilir. Bu nedenle çocukla zaman geçiren kişinin davranışlarının tutarlı olması çok önemlidir.

Bebeğin yanında olma ve tutarlı davranma kadar onun bakımını geciktirmeden yapmak da çocuklarda güven duygusunu artırır. Bu nedenle aksamayan bir bakım söz konusuysa güven duygusu kazanılır.
Bu dönemde ortaya çıkabilecek tahmini sonuçlar ise ümit, güven, gelecek korkusu ya da karamsarlıktır.
Bu dönemde güven duygusu oturduğundan en önemli dönemlerdendir.
Bu dönemde güvensizlik ve bakımda aksamalar varsa, çocuk büyüdüğünde gelecek korkusu ve ümitsizlik yaşama ortaya çıkar.
Çocuğun bu dönemde ben bana verilenim, güven verirseniz güvenilir, güvensizlik verirseniz geleceğe karşı korkan ve ümitsiz olan bir birey olarak kişiliği oturacaktır.

1-3 Yaş Psiko-Sosyal Gelişim Özellikleri Ve Kimlik Duygusu

Bu dönem daha çok özerkliğe yani bağımsızlığa karşı utanma ve şüphe karmaşasının temelini oluşturur. Bu dönemde çocuklarda Freud’un anal dönemine karşılık gelmektedir. Bu dönemde çocuk kendi başına yemek yeme, kıyafetlerini giyebilme ve basamakları tırmanabilme gibi davranışları kazanır. Bu dönemde bu gibi davranışların kazanılması sağlandığında çocuk daha özerk ve kendi başına karar verebilen bir kimlik kazanır. Çünkü çocuk bu dönemde başarabildiği kadar değerli olduğunu öğrenir. Bu nedenle çocukların kaşığı kendinin tutmayı istemesi, yeterlilik duygusuna sahip olması sağlanır. Bu gerçekleşmediğinde çocuk yeterliliğinin farkında olamaz ve çekingenlik, aileye bağımlılık ve şüphe daha fazla görülür.

Çocuğun özerkliğini sağlayabilmesi ve daha özgür karar verebilmesi için ona kendi başına yemek yeme imkanı bırakılmalıdır. Onun yaşamda bazı şeyleri başarabilmesi için fırsatlar tanınmalıdır. Çocuk hayatında bir şeyler oluşturabilmelidir.

1-3 yaş aralığında çocuk önceki dönemde güvene duygusuna ek olarak çevreyi araştırma ve rahat bir şekilde kendi işini yapabileceği davranışlara yönelir. Burada ailenin tutumunun da çocuğa karşı saygının ve kendilerine karşı olan saygının sağlanması için teşvik edici bir tutum sergilemelidir.

3-6 Yaş Psiko-Sosyal Gelişim Özellikleri Ve Kimlik Duygusu

Bu dönemde çocuğun, ben hayallerimdekiyim duygusuyla bazı davranışları ve özellikleri kazandığı dönemdir. Değerler konusunda içe kapanma, girişimcilik, amaç belirleyebilen ve cezalandırılmaktan ya da hata yapmaktan korkan bireyler yetişmesi olası özelliklerdendir. Yine bu dönemde Freud’un fallik dönemine karşılık geldiği görülmektedir. Çocukta merak duygunun uyanmasıyla beraber, çocuğun kendi kendine bir şeyleri öğrenme isteği söz konusudur. Aynı zamanda bu dönemde çocuklarda sürekli soru sorma ve her şeye cevap arama isteği de oldukça fazladır .

6-12 Yaş Psiko-Sosyal Gelişim Özellikleri Ve Kimlik Duygusu

6-12 yaş aralığındaki bireylerde, en karmaşık özelliklerden birisi çalışkanlık ve başarıya karşı aşağılık duygusu söz konusudur. Birey öğrendiklerini kullanabiliyor ve bir şeyleri istediği düzeyde yerine getirebiliyorsa, motive olacaktır. Motivasyon ise, kişinin adaptasyonunu da olumlu etkiler ve özgüvenin yerinde olmasını sağlar. Bireylerin bu yaştaki deneyimlerinin ardı arda başarısızlıkla sonuçlanması ise bireyde aşağılık duygusuna yol açabilir. Bu nedenle birey kendinde yetersizlik duygusu hisseder.

Freud’un gizil dönemin karşılık gelmektedir. Çocuğun ilgisi oyundan ziyade daha sosyal ve akademik konulara kayar. Örneğin arkadaşlık, dostluk, beğenilme arzusu ve takdir edilme isteği bu dönemde daha belirgin hale gelmektedir. Birey aynı zamanda toplumsallaşma ve okulla da tanıştığında çevrenin düşüncelerini önemser (Yeşilyaprak, 2008).

12-20 Yaş Psiko-Sosyal Gelişim Özellikleri Ve Kimlik Duygusu

12-20 yaş arasındaki psiko-sosyal gelişim sürecine baktığımızda, bu dönemde kimlik kazanmaya karşılık rol karmaşası yaşanmaktadır. Bu dönem bireylerin kimlik kazanma ve kim olduğunun arayışı içinde olduğu dönemdir. Bireyler ilgi ve yetenekleri doğrultusunda mesleksel seçimlerini de bu dönemde karar vermeye başlar. Sık sık meslek konusunda fikir değişikliği olması ise çok önemlidir. Bireylerin bazı geçici kimlikler yerine daha kalıcı kimlik kazanımı çabası söz konusudur.

Bu dönem sonucunda kimlik kazanma, sadakat ya da hayatına yön verememe gibi sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bazen bireylerin istedikleri ile ailenin bireylerden beklentileri arasında farklılıklar oluşmaktadır. Bu nedenle de rol karmaşası yaşanmaması için ailelerin bu konuda bireylere sadece rehberlik edici davranması, baskıcı olmamaları da çok önemlidir.

20-40 Yaş Psiko-Sosyal Gelişim Özellikleri Ve Kimlik Duygusu

Bu dönemde bireylerin rolleri belirlenmiş ya da en azından belli seçenekleri oluşmuş ve sorumluluk almaya hazır olma yanında, iş arkadaşlarıyla ve eşiyle olan ilişkilerin ve iletişimin sağlıklı olması, dostluk ve arkadaşlıkların daha değerli olması gibi durumlar söz konusudur. Karmaşa duygusu ise yakınlığa karşı yalnızlık duygusudur. Olumlu ve sevgi temelinde sosyal ilişkilerin kurulması ya da insanlardan uzaklaşma ise, olası sonuçlar arasındadır. Bu dönemde bireyler bulundukları çevrede rollerini yerine getirirken engellenmiyor ve çevresiyle uyumluysa bu dönemde kurulan ilişkiler daha sağlam olurken, bu dönemde gerek eş, gerek dost ve arkadaşlıklardan ya da iş çevresinden yaşanan olumsuzluklar ise bireyin insanlardan uzaklaşmasına yol açmaktadır.
Bu dönemde bireyin kimlik duygusu aslında arkadaş çevresi eşi ve iş ortamında yani sevdiklerinin tümüyüm hissidir. Burada bireyler birbirlerinin duygularından etkilenebilmekte, sosyal ortamlarda uyum içerinde daha saygılı ve hoşgörülü olabilme becerisini de kazanmaktadır.

40-65 Yaş Psiko-Sosyal Gelişim Özellikleri Ve Kimlik Duygusu

Bu dönemde bireylerde üretkenliğe karşı durgunluk karmaşası söz konusudur. Birey bu dönemde çocuk yetiştirirken gerektiği gibi bunu yerine getirebilen ve iş yerinde sorumluluklarını yerine getirebilen ve iş ortamında aranan verimli ve üretken biri olma yolundadır. Eğer birey işini severek yaparsa ve iş olanakları kişiye uygunsa kişi daha verimli ve üretken olacaktır. Buna karşın eğer birey meslek seçiminde doğru karar verememişse ya da bazı ketleyici durumlar söz konusu olursa ya da sosyo-ekonomik ve sosyo-psikolojik sorunlar söz konusu olduğunda birey daha verimsiz ve durağan olacaktır. Birey bu dönemde kendini ürettiği kadar değerli hisseder ve daha fazla üretmeye daha iyiyi yapmayı hedefler.

65 Yaş Ve Üstü Psiko-Sosyal Gelişim Özellikleri Ve Kimlik Duygusu

Bu dönemde kişi artık gelişimini tamamlamış topluma sağlayacağı yararı sağlamış ya da pişmanlıklar yaşamaktadır. Bireyin bu dönemde artık geçmişine dönüp bakarak, hayatını gözden geçirmesi ve tekrar dünyaya gelirse bir daha bu dünyaya gelmek isteyip istemediği tartışılmaktadır. Bu dönemde birey geçmişiyle yüzleşerek hayatla hesaplaşır. Bilgelik ve pişmanlık duygusu bu dönemdedir. Bu yaş grubu genellikle yaşıtlarıyla pişmanlıklarını paylaşırken genç kitleye geleceğe dair öğütler verir. Benlik bütünlüğüne karşı umutsuzluk görülür.

Kısaca Erikson’un psiko-sosyal gelişim süreçlerinde insan yaşamı boyunca 8 farklı evrede ele alınmıştır. Burada bireyin her dönemde olumlu ve olumsuz iki karşılık özelliklerden birini kazanarak kişiliğini de oluşturmaktadır. Bireyin kişiliğinin oluşmasında etkili olan psiko sosyal gelişim bireyin sosyal yaşamını ve rollerini yerine getirmesini de etkilemektedir. Bu nedenle bu dönemde ebeveynler, öğretmenler ve kişinin sosyal çevresi bireyin kişiliğinin oluşumunda etkili olmaktadır. Aynı zamanda birey her dönemde yeni bir kişilik duygusu da kazanmış olur.

Yazar: Soner İnce

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :