At Nasıl Bir Hayvandır?

3621_1b

At, toynaklıların tek parmaklılar alt takımından olan memeli bir hayvan türüdür. Atın erkeğine aygır, dişisine kısrak ve yavrusuna tay denilir. Atların yerden yüksekliği cinslerine göre değişmekle birlikte, genelde omuz başında 1,3 metre ile 1,7 metre arasındadır. Atın derisi kısa ve parlak kıllarla kaplıdır. Kılların rengine göre: Kırmızımsı renkte olanına doru, siyah renklisine yağız, gri-beyaz renkte olanına kır, koyu kırmızı renkte olanına ise al denir. Atın başı gövdesine oranla oldukça küçüktür ve aşağı doğru uzuncadır. Bundan dolayıdır ki uzun surat hattına sahip olan insanlara at suratlı denilmektedir.

Atın burun delikleri geniş, gözleri büyük ve canlıdır. Külah biçimindeki kulakları küçüktür ama çok iyi işitir. Uzun ve çok kuvvetli olan boynunun üzerinde gür kıllardan oluşan bir yele mevcuttur. Kimi at cinslerinin alnında görülen beyaz lekeye akıtma, ayaklarındaki beyaz lekeye de seki denilir. Kuyruğu uzun ve püsküllüdür. Atın uzun ve püsküllü kuyruğundan esinlenerek kadınların saçlarını arkadan toplamalarına atkuyruğu denilmiştir. Atın bacak kasları çok kuvvetlidir. Ayakları tek parmaklıdır, parmağının ucu toynakla(at, eşek vb. tek tırnaklı hayvanların tırnağı) çevrilidir. Atın dudakları yumuşak ve etlidir. Ağzında 40 diş vardır. Körelmiş köpek dişleriyle( erkek atlarda körelmemiştir ) azı dişleri arasında, alt ve üst çenede her iki yanda boşluklar vardır, buraya gem(atı yönlendirmek için ağzına takılan demir araç) takılır. Dişleri zamanla aşınır ve aşınma derecesine göre atın yaşı saptanır. Midesi bir gözlü, bağırsakları ise oldukça uzun yaklaşık 25-30 metredir. Atın gebelik süresi 11 aydır. Yılda bir kez doğurur; yavru doğar doğmaz ayağa kalkar, bir süre ana sütü ile beslenir. Atların ömrü 30-50 yıl arasındadır. Atların yürüyüşü; adeta, tırıs, rahvan ve dörtnal olmak üzere dört türlüdür. Normal yürüyüşüne adeta, hafif koşmasına tırıs, hızlı koşmasına dörtnal denilir. Rahvan ender bir koşma biçimidir ve özel bir eğitimle öğretilir.

3621_1c

Atların evrimi incelendiğinde gerçekten çok ilginç veriler(bilgiler) ortaya çıkmaktadır. Bu hayvanların Eosen devrinde( 60 milyon yıl önce ) ortaya çıktığı, başlangıçta kedi kadar küçük oldukları, ayakları beşer parmaklı iken; sonradan boyca büyüdükleri, parmak sayılarının azaldığı ve parmak kemiklerinin uzadığı görülmektedir. Atların geçmişte kedi kadar küçük oldukları düşünülürse şuan ki görünüşlerine gelene kadar baya büyük bir evrimden geçtikleri görülmektedir. Bugünkü atların ayağı, zamanla uzamış ve gelişmiş olan orta parmaklarıdır. Hayvanın dizi dediğimiz yerde ise bilek kemikleri yer almıştır.(ancak bunları savunanlar evrimcilerdir. Gerçekte atın böyle bir evrimden geçmediği savunulmaktadır. Normal şartlar altında atların evrimleri doğru olsaydı, insanların evriminide doğru kabul etmemiz gerekirdi)

Atın Orta Asya’da evcilleştirildiği sanılmaktadır. Atlar yeşil ve kuru ot, saman ve tahıl taneleri ile beslenirler. At bu besin maddelerinin yanı sıra şekeri çok sever. Atlar vücut yapılarına, çabuk ve uzun koşma yeteneklerine, yük taşıma güçlerine göre sıcakkanlı atlar( binek atları ) soğukkanlı atlar( koşum atları ) diye başlıca iki gruba ayrılır. Sıcakkanlı atlar narin ve küçük yapılıdırlar. Çok hızlı ve uzun süre koşabilirler. Bunların en ünlüleri uzun koşularda başarılı olan Arap atları ile kısa koşularda başarılı olan İngiliz atlarıdır. Her iki ırkın da melezleri vardır. Soğukkanlı atlar daha iri, kuvvetli, hantal ve kalın bacaklıdırlar. Hareketleri de vücutları gibi oldukça ağırdır. Soğukkanlı atlar yük taşımak için koşum hayvanı olarak kullanılırlar. Perşöron, Arden Nonyüs ve Belçika atları soğukkanlı atlar gruba girer. Yarım kan at ırklarına gelince, bu grup da saf binek atından ağır koşum atına kadar değişen çeşitli tipteki atlar yer almaktadır. En önemlileri Prusya, Hannover, Holstein, Oldenburg, Hackney, Gleveland Brown ve Yorkshire atlarıdır. Tırısçı ırk olarak, Amerikan tırısçıları ve Rus’ların Orloff’ları en tanınmış yarım kan at ırklarıdır.

3621_1i

At, binek ve spor hayvanı olarak eksiden beri Türkiye’de yetiştirilmektedir. Türkiye coğrafi ve tarihi durumunun sonucu olarak buradan gelip geçmiş ya da yerleşmiş birçok kavimlerin beraberinde getirdikleri çeşitli at tiplerinin birbirine karıştıkları bir yerdir. Anadolu atları arasında, karakteristik özelliği ile kendini belli eden eski bir yerli at tipi vardır. Yüksekliği 1,34 metre olan bu at, küçük ve tıknaz yapılıdır. Bundan başka Adana bölgesinde( Osmaniye ve Kozan’da) biri koşum, diğeri binek atı olmak üzere, yerli tipten daha uzun olan Çukurova atları vardır. Ayrıca Kayseri ve Sivas arasında, Uzun yayla yöresinde, 1873 yılında Kafkasya’dan gelen göçmenlerin getirdikleri Çerkez atlarından türemiş Uzun yayla tipleri vardır. Gerek binek için, gerek çift işlerinde kullanışlı hayvanlar elde etmek için Uzun yayla atları Nonyüs ırklarıyla melezleştirilmektedir. At, binek hayvanı olarak kullanıldığı gibi koşum hayvanı olarak da kullanılmaktadır. Artık günümüzde tarım işlerinde kullanılan at oranı azalmıştır. Birçok yerde atların yerini tarım araçları almıştır.

Türk tarihi üstüne yapılan dil, edebiyat, tarih ve folklor araştırmalarının sonuçları, arkeolojik kazı ve buluntular Türklerin ata verdikleri büyük önemi yansıtır. Eski Türk destanlarında, halk hikâyelerinde, masallarda, İslamiyet sonrası dinsel hikâyelerde, atasözü ve deyimlerde, türkü ve deyişlerde efsanelerde at; kahramanların yoldaşı, dert ortağı ve arkadaşı halkın değer verdiği bir varlık olarak karşımıza çıkar. Adları ve sahipleriyle olan ilişkileri simgelemiş atlar vardır: Benli Boz(Hızır ), Burak( Hz. Muhammet ), Düldül( Hz. Ali ), Aşkar(Battal Gazi ), Kırat( Köroğlu ) vb. atlar yer almaktadır. Efsanevi atlarla ilgili özellikler arasında gökten inme, kanatlı at, bir deniz( ya da göl) aygırının soyundan gelmiş olma, sahibinin ölümünden sonra da; ya uçarak göğe çıkma, ya da bir mağaraya girerek kaybolma gibi motifler önemli bir yer tutar.

3621_1h

Eski Anadolu Türkleri at kurban ederler, at eti yerler ve kısrak sütünden yapılan kımız içerlerdi. Halen Anadolu’da çok önem verilen ve başkasına emanet edilemeyeceğine inanılan üç değer vardır: Bu üç değer at, avrat ve silahtır. Eski Türklerde savaşlarda ölen yiğitler atlarıyla birlikte gömülürdü.

Ata çok düşkün olan Osmanlı padişahlarının atları için kasideler yazılması ve özel mezarlar yapılması, atla ve atçılıkla ilgili her türlü bilgi ve uygulamayı içeren kitaplar yazılması, minyatürler yapılması; kazılarda çok sayıda koşum takımları ele geçmesi, atın Türk hayatındaki önemini göstermesi bakımından değer taşır.

ZD YouTube FLV Player

Kaynakça:
Hayvanlar Alemi Ansiklopedisi

Yazar: Derya Talas