Kazılarda Bulunan Kafataslarının Sırrı Nedir?

Binlerce yıl önce, insanlar kişinin kafatasında delikler açmayı içeren ‘’trepanasyon’’ adı verilen bir ameliyat gerçekleştiriyorlardı.
Trepanasyon: Canlı bir kişinin kafatasına delik açmayı, kesmeyi veya keskin bir aletle kemik katmanlarını kazıyarak kazmayı içeren bir cerrahi prosedürdür. Bugüne kadar, dünya çapında arkeolojik sit alanlarında trepanasyon belirtileri taşıyan binlerce kafatası açığa çıkarılmıştır.
Afrika ve Polinezya’da 20. Yüzyıl trepanasyonlarının antropolojik hesapları, bu vakalarda en azından acıyı tedavi etmek için trepanasyonun yapıldığı, örneğin kafatası travması veya nörolojik hastalığın neden olduğu ağrıyı göstermektedir.
Trepanasyonun tarih öncesi dönemde de benzer bir amacı olabilir. Birçok trepanlı kafatası, genellikle trepanasyon deliğinin yapıldığı kafatasının aynı bölgesinde, kranial yaralanma veya nörolojik hastalık belirtileri gösterir. Ancak araştırmacılar tıbbi sorunların tedavisinin dışında bir durumdan daha şüphelenmektedirler; ritüel.
Trepanasyonun en erken açık kanıtı yaklaşık 7000 yıl öncesine dayanmaktadır. Antik Yunan, Kuzey ve Güney Amerika, Afrika, Polinezya ve Uzak Doğu gibi farklı yerlerde uygulandı. İnsanlar muhtemelen uygulamayı çeşitli yerlerde bağımsız olarak geliştirdiler. Trepanasyon, Orta Çağ’ın sona ermesiyle çoğu kültür tarafından terk edilmişti, ancak uygulama, 1900’lerin başına kadar Afrika ve Polonezya’nın birkaç izole bölgesinde hala devam ediyordu.
19. yüzyılda trepanasyon üzerine yapılan ilk bilimsel çalışmalar yayınlandığından beri, akademisyenler, eski insanların bazen ruhların bedene girip çıkmalarına izin vermek için trepanasyon yaptığını veya bir inziva rutinin parçası olarak tartışmaya devam ettiler. Ancak kanıt bulmak zordur. Tıbbi nedenlerle bir trepanasyonun yapılma olasılığını tamamen dışlamak neredeyse imkansızdır çünkü bazı beyin rahatsızlıkları kafatasının üzerinde hiçbir iz bırakmaz.
2011 yılında, uluslararası bir arkeolog ekibi 137 insan iskeleti analiz ediyordu. Geçtiğimiz günlerde, Rusya’nın Stavropol Krai bölgesinde, Gürcistan ile günümüz sınırına yakın, Rostov-on-Don’un 310 mil (500km) güneydoğusundaki üç ayrı Bakır Çağı gömü bölgesinden kazılmışlardır.
Arkeologlar bölgenin prehistorik sakinlerinin genel sağlığını öğrenmek için oradaydılar. Ancak 137 kafatasının arasında, göze çarpan delikleri olan dokuz tane buldular. Bunlardan beşi standart trepanasyon örnekleriydi. Delikler, kafatasının ön ve yan taraflarında çeşitli farklı yerlerde yapılmıştı ve kafataslarının tümü fiziksel bir travmaya maruz kaldıklarını gösterdi ve bu da yaralanmaların etkilerini tedavi etmek için trepanasyonların yapıldığını gösterdi. Fakat diğer dört dişi kafatasından hiçbiri herhangi bir hasar veya hastalık belirtisi göstermedi. Dahası, dördü de, tam olarak, dikilme noktasının üzerinde trepanlanmıştı.
Rus Bilimler Akademisi’nden, Rus trepanasyonu konusunda uzman Maria Mednikova, kafatasının belirli, tehlikeli bölgelerindeki trepanasyonların bir tür “dönüşüm” elde etmek için gerçekleştirilmiş olabileceğine inanıyor. O, bu yerlerde trepanning yaparak, toplumun sıradan üyelerinin sahip olmadığı benzersiz becerileri kazanabileceklerini düşünmektedir.

Kaynakça:
http://www.bbc.com/earth/story/20160826-why-our-ancestors-drilled-holes-in-each-others-skulls

Yazar: Merve Karaca

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :