Hayvanlar Dünyasının Usta Kimyageri: Bezuar Keçisi

3201_bezuar_kecisi2

Ekosistem içerisinde dünyayı paylaştığımız hayvanlar, kendilerine bahşedilen görevler ve özel yetenekler sayesinde, yaşam popülasyonlarında yaşamlarına devam etmektedirler. Oldukça ilginç, merak uyandırıcı ve bir o kadar eğlenceli olan hayvanların dünyası, bazı hayvanların özel yetenekleri sayesinde  çok ilgi çekici bir hal almaktadır.

Doğada özel yeteneği olan hayvanların bir tanesi ismi Farsça’da ilaç anlamına gelen Bezuar keçileridir. Bezuar keçileri, özellikle kimyagerlik yetenekleriyle kendilerini özel kılmaktadırlar.

Doğadaki bu keçi türünün en önemli özelliklerinden bir tanesi, bu keçiler kendilerini nasıl tedavi edeceklerini bilmektedirler. Eğer bu keçiler, bir yılan tarafından ısırılırsa, hemen çevrede yer alan sütleğen bitkisinden yemeye başlarlar. Bu bitkinin özelliği incelendiğinde ise, Bezuar keçilerindeki özel yetenek açıkça ortaya çıkmaktadır. Çünkü sütleğen bitkisinin yapısında bulunan ‘’Öforbon’’ maddesi, yılan zehrini tamamen etkisiz hale getirmektedir ve Bezuar keçileri bunu bilmektedirler.

3201_bezuar_kecisi

Bu olaydaki ilginç ve şaşırtıcı nokta ise, bu keçilerin günlük otlamaları sırasında, kesinlikle sütleğen bitkisini yememeleridir. Bu bitki, sadece yılan ısırıldığı zaman yenir ve tedavi amaçla kullanılır. Bezuar keçileri, hangi bitkinin neye iyi geldiğini bilmektedir. Burada ise, bir mucize söz konusudur. Çünkü  günlük yaşamda asla yenilmeyen bitkinin yılan zehrine kesin çözüm olduğu bilinmektedir. Tabi burada ilk olarak akla ‘’Ama nasıl?’’ sorusu gelmektedir.Varsayımlardan gidildiği hesap edilirse, bu keçiler deneme ve yanılma yöntemiyle bu bitkinin zehre iyi geldiğini bulabilirler. Fakat, burada bu bitki bulunana kadar  ölüm çoktan gerçekleşir.Bu nedenle bu varsayım, geçersiz sayılmaktadır.

Bezuar keçilerindeki mucizenin sebebi  kendilerine bahşedilen ve ekosistem içerisinde kendilerine avantaj ve güvenlik sağlamaktır. Bu keçiler kendilerine verilen bu özel kimya yetenekleri sayesinde, kendi yaşam popülasyonlarında yaşamlarını devam ettirmekte ve kendilerini dış tehlikelerden korumayı başarmaktadırlar.

Yazar: Erdoğan GÜL