Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Einstein’ın Problem Çözerken Şaşırtan Sırrı Nedir?

0 60

Einstein‘ın dünyayı kurtarmak için bir saati olsaydı, bu zamanın elli beş dakikasını sorunu tanımlamak için, sadece beş dakikasını da çözümü bulmak için harcayacağını söylediği aktarılır. Bu alıntı önemli bir noktayı göstermektedir: bir sorunu çözmeye geçmeden önce, geri adım atmalı, sorunu anlamayı geliştirmek için zaman ve çaba harcanmalıdır. Sorunları birçok farklı perspektiften görmek ve problem çözmede en önemli adımın ne olduğunu öğrenmek için kullanılabilecek bazı stratejiler vardır.

Sorunun Ne Olduğunu Bilmek

Sorunun tanımı, tüm sorun çözme çabalarının odak noktası olur. Bu nedenle, problem tanımına mümkün olduğu kadar çok dikkat ve özveriyle yaklaşmak mantıklıdır. Genelde olan şey şu ki, kişi üzerinde çalışılması gereken bir problem olduğu anda çözümlere ulaşmaya o kadar heveslidir ki, onu düzeltmek için herhangi bir zaman harcamayı ihmal eder.
Çoğu kişinin fark etmediği ve Einstein’ın ima ettiği varsayılan şey içinde bulunulan çözümlerin kalitesinin, çözmeye çalışılan problemin tanımının kalitesiyle doğru orantılı olmasıdır. Çözümler yalnızca daha bol ve daha kaliteli olmakla kalmaz, aynı zamanda, çok daha kolay bir şekilde elde edilebilir. En önemlisi de, değerli bir sorunla mücadele etme güvenine sahip olunmasıdır.

Einstein'ın Problem Çözerken Şaşırtan Sırrı Nedir?Problem Tanımlama Araçları ve Stratejileri

Bir sorunu net bir şekilde tanımlamak için farklı bakış açıları ve açılar elde etmek, öğrenilebilen ve geliştirilebilen bir beceridir. Bu nedenle, bunu mükemmelleştirmek için kullanılabilecek birçok strateji vardır. Bilinen en etkili stratejilerden bazıları aşağıdaki gibidir:
Sorunu yeniden ifade etmek
Bir Toyota yöneticisi, çalışanlarından verimliliklerini artırmanın yolları konusunda beyin fırtınası yapmalarını istediğinde, aldığı tek yanıt, çevresindekilerin boş bakışları olmuştur. İsteğinin işlerini kolaylaştırmanın yolları olarak yeniden ifade ettiğinde ise öneriler çoğalmıştır. Sözcükler güçlü örtük anlam taşırlar ve bu nedenle bir sorunu nasıl algılandığı konusunda önemli bir rol oynarlar. Yukarıdaki örnekte, üretken olun şirket için yapıldığında bir fedakârlık gibi görünebilirken, işinizi kolaylaştırın kelimesi, daha çok insanların kendi çıkarları için yaptığı, ancak şirketin de fayda sağladığı bir şey gibi görünebilir. Sonunda, sorun hala aynıdır, ancak her biriyle ilişkili duygular ve bakış açıları çok farklıdır.
Sorun ifadesiyle farklı şekillerde ifade edilebilir. Metodik bir yaklaşım için, tek kelimeler alınmalı ve varyasyonlarıyla değiştirilmelidir. Satışları artırmak? Artış yerine çekme, geliştirme, uzatma, tekrarlama ile değiştirildiğinde soruna ilişkin algıların nasıl değiştiği net bir şekilde görülebilir. Burada zengin bir kelime hazinesi önemli bir rol oynar, bu nedenle bir eş anlamlılar sözlüğü kullanmak veya kelime dağarcığını geliştirmek sorunları farklı bir şekilde ifade etmeyi kolaylaştırır.
Varsayımlar ortaya çıkarmak ve meydan okumak
Her problem görünüşte ne kadar basit olursa olsun uzun bir varsayım listesiyle birlikte gelir. Bu varsayımların çoğu yanlış olabilir, sorun kişinin bildirimlerinin yetersiz ve hatta yanlış yönlendirebilir. Kötü varsayımlardan kurtulmanın ilk adımı, onları açık hale getirmektir. Bir liste yazılmalı ve mümkün olduğunca çok varsayımı ortaya çıkarılmalıdır, özellikle en bariz ve dokunulmaz görünenler yazılmalıdır.
Bu, kişinin kendi içinde, eldeki soruna daha fazla açıklık hale getirir. Ancak daha ileri giderek ve her varsayımın geçerliliği test edilerek, geçerli olmayan yollar ve sonuçlarda düşünülmelidir. Bulunan sonuç kişiyi şaşırtabilir: Bu kötü varsayımların çoğu kişinin kendi kendine empoze edilir, sadece biraz inceleme ile onları güvenle bırakabilir. Örneğin, bir kişinin restoran işine girmek üzere olduğu düşünüldüğünde, herkesin ilk varsayımlarından biri her restoranın bir menüsü olduğu olabilir. Böyle bir varsayım ilk başta doğru gibi görünse de, bu fikre meydan okuyarak belki de çok ilginç iş modelleri ortaya çıkabilir. Örneğin, belirli bir yemek menüsü yerine müşterilerin aşçıya yemek pişirmesi için yemek fikirleri getirdiği bir restoran düşünülebilir.
Yığın oluşturmak
Her problem, daha büyük bir problemin küçük bir parçasıdır. Bir problemi yanal olarak keşfedebilindiği gibi örneğin kelimelerle oynanarak veya varsayımlara meydan okunarak onu farklı rakımlarda da keşfedilebilir. Kişi ayrıntılarla boğulduğunu veya bir soruna çok dar baktığını düşünüyorsa, daha genel bir perspektiften bakmalıdır. Sorununu daha genel hale getirmek için kendine bu neyin parçası? Bu neyin örneği? veya bunun arkasındaki niyet nedir? Gibi sorular sormalıdır.
Yığınları ayrıştırmak
Einstein'ın Problem Çözerken Şaşırtan Sırrı Nedir?Her problem daha büyük bir problemin parçası ise, bu aynı zamanda her problemin birçok küçük problemden oluştuğu anlamına gelir. Bir problemi, her biri orijinalinden daha spesifik olan birçok küçük problemde ayrıştırmanın, o problem hakkında daha fazla içgörü sağlayabileceği ortaya çıkar. Problemi küçültmek yani daha belirgin hale getirmek özellikle, sorunun bunaltıcı veya göz korkutucu zorluklarını aşmada yararlı olur. Bir sorunu daha belirgin hale getirmek için sorulabilecek tipik sorulardan bazıları şunlardır: Bunun bölümleri nelerdir? Veya Bunun örnekleri nelerdir?
Birden fazla perspektif bulmak
Bir sorunu çözmek için acele etmeden önce, her zaman ona farklı açılardan bakıldığında emin olunmalıdır. Farklı gözlerle bakmak, yeni, gözden kaçan yönler hakkında anında fikir sahibi olmanın harika bir yoludur. Örneğin, bir kişinin işletmesi varsa ve satışları arttırmaya çalışıyorsa, bu soruna bir müşteri açısından bakmaya çalışmalıdır. Müşterinin bakış açısından bu, ürüne kişinin daha fazla ödemeye razı olacağı özellikler ekleme olabilir. Her seferinde bu farklı bakış açılarından birini kullanarak sorun ifadesini birçok kez yeniden yazılmalıdır. Rakip firmalar, doktorlar veya işçiler bu sorunu nasıl görür? Ayrıca, çeşitli rollerdeki insanların sorunu nasıl çerçeveleyeceği hayal edilmelidir. Farklı rollerin problemlerle nasıl başa çıkacağına dair farklılıklar ve benzerlikler bulmaya çalışılmalıdır.
Etkili dil yapıları kullanmak
Mükemmel problem ifadesini düzgün bir şekilde oluşturmak için herkese uyan tek bir formül yoktur, ancak her zaman daha etkili olmasına yardımcı olan bazı dil yapıları vardı ve bunlara örneklerden bazıları aşağıdaki gibidir:
• Bir sorun bildirimine başlamanın mükemmel bir yolu hangi yollarla yapabilir ifadesidir. Bu ifade, Nasıl yapabilirim? İfadesinden çok daha üstündür, çünkü yalnızca bir değil ya da belki de hiçbiri değil, çok sayıda çözüm olduğunu ima eder. Kulağa çok basit gelse de, beklenti hissi beyninin çözümler bulmasına yardımcı olur.
• Olumsuz cümleler, işlemek için çok daha fazla bilişsel güç gerektirir ve bu kişiyi yavaşlatabilir, hatta düşünce trenini rayından çıkarabilir. Olumlu ifadeler ayrıca sorunun arkasındaki gerçek hedefi bulmaya yardımcı olur ve bu çok daha motive edicidir. Örneğin, sigarayı bırakmanın yollarını bulmak yerine, enerji artırmanın yolları aranmalıdır, böylelikle daha sağlıklı ve uzun yaşayarak, bunun çok daha değerli hedefler olduğu görülebilir.
• Beyin soruları sever, soru güçlü ve ilgi çekici ise, beyin cevaplamak için ellerinden gelen her şeyi yapar. Buna engel olmak mümkün değildir: Beyin hemen problem üzerinde çalışmaya başlar ve farkında olunmasa bile arka planda çalışmaya devam eder.
İlgi çekici hale getirmek
Etkili dil yapıları kullanmanın yanı sıra, kişiyi gerçekten heyecanlandıran bir problem ifadesi bulmak önemlidir, böylece problemle yaratıcı bir şekilde başa çıkmak için en iyi zihin çerçevesinde olunur. Sorun kişi için çok sıkıcı görünüyorsa, orjinalliğini koruyarak ona güç katmak için zaman ayrılmalı ve cazip hale getirilmelidir.
Sorunu tersine çevirmek
Bir sorunla karşılaşıldığında genellikle yardımcı olan bir numara, onu tersine çevirmektir. Kişi kazanmak istiyorsa, neyin kaybedeceğini bulmalıdır. Satışları artırmanın yollarını bulmakta zorlanıyorsa, bunun yerine onları azaltmanın yollarını bulmalıdır. O zaman tek yapılması gereken cevapları tersine çevirmektir. Daha fazla satış görüşmesi yapılması satışları artırmanın açık bir yolu gibi görünebilir, ancak bazen bu bariz yanıtları sadece soruna ters yönden bakıldığında görünür. Bu görünüşte dolambaçlı yöntem ilk bakışta sezgisel görünmeyebilir, ancak bir sorunu tersine çevirmek, orijinal soruna oldukça açık çözümler ortaya çıkarabilir.
Gerçekleri toplamak
Sorunun nedenleri, koşulları, bununla ilgili kökenleri ve nedenleri gibi ayrıntılar araştırılmalıdır. Özellikle çok belirsiz bir sorun varsa, gerçekleri araştırmak genellikle onu hemen çözmeye çalışmaktan daha verimlidir. Örneğin, kişi eşine belirttiği bir sorun karşısında beni hiç dinlemiyorsun demesi bunun için çözüm belli değildir. Ancak, seninle konuşurken yeterince göz teması kurmuyorsun ifadesi ise, o zaman çözüm açıktır ve beyin fırtınasını tamamen atlayabilir. Kişi kendisine yaşadığı sorunla ilgili bu konuda: Problemin şemasını çizilebilir mi? Sorun sınırları nelerdir? Bilinmeyen nedir? gibi sorular sormalı ve gerçek cevapları aranmalıdır.
Problem-sorun bildirimi çözülmelidirEinstein'ın Problem Çözerken Şaşırtan Sırrı Nedir?
Burada sonsuz bir döngüye girme riskini olabilir, ancak fark edildiği gibi bir soruna doğru bakış açısı kazandırmak, aslında başlı başına bir sorundur. Bu nedenle, yardımcı olacağını bilinen herhangi bir yaratıcı düşünme tekniği kullanılmalıdır. Örneğin kişi kendisine sorunlu ifadeler için bir fikir listesi veya çözülmesi gereken sorunun bir listesini çıkarılabilir. Tabii ki, asıl problemi çözmek için ne kadar çaba sarf edildiğinin aksine, sorunu tanımlamak için ne kadar çaba harcandığıdır, bu pratikle elde edilebilir olsa da, elde edilmesi zor bir dengedir.
55 dakikalık bir problemi tanımlamaya karşı 5 dakikalık bir problem üzerinde hareket etmenin oranı genellikle iyi bir oran değildir şeklinde değerlendirilir. Mesele şu ki, problem tanımlamanın ne kadar önemli olduğunun farkında olunmalı ve üzerinde çok az zaman harcama eğilimi düzeltilmelidir. Aslında, problemleri nasıl tanımlandığına daha fazla dikkat etmeye başlanıldığında, muhtemelen onları çözmekten çok daha zor olduğu fark edilebilir, fakat aynı zamanda getirisinin de bu çabaya değdiği görmek mümkündür.

Kaynakça:
lifehack.org/creativity-stop-looking-for-great-ideas
digitalbusinessblog.wordpress.com/2016/04/21/einsteins-secret-to-amazing-problem/

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku