Gut Hastalığına İyi Gelen Bitkisel,Tıbbi Tedaviler

Gut hastalığı, halk arasında damla hastalığı olarak bilinir. Romatizmal bir hastalıktır. Erkeklerde ve ileri yaşlarda daha sık görülür.
Ürik asit yüksekliği sonucu eklemlerde ürat kristallerinin oluşması gut hastalığını başlatır. Ürik asit, pürin dediğimiz her hücrede bulunan doğal bileşiğin yıkım ürünüdür. Pürinler; et, balık, sakatat gibi protein içeren gıdalarda daha fazla bulunur. Hayvansal gıdalarla alınan pürinin vücutta sindirilmesi sonucu oluşan ürik asit böbrekler yolu ile atılır. Kanda ürik asit uzun süre yüksek kalırsa ürik asit kristallerine dönüşecek böbrek, eklem ve diğer organlarda birikim yapar. Böylece gut hastalığı ortaya çıkar.
Ürik asit yapımının artması ile gut hastalığı ortaya çıkabilir. Kalıtımsal bir hastalık olan Lesch Nyhan Sendromu’nda çocuk yaşta gut hastalığı belirtileri görülmeye başlanır. Protein yıkımlarının olduğu bazı kanserlerde ürik asit düzeyleri yükselir. Sürekli etle beslenmek, alkol kullanmak, şişmanlık ürik asidi yükseltir. Şişmanlık, tansiyon yükseldiği, şeker hastalığı, lösemi, sedef hastalığı (psöriyazis) ve kronik böbrek yetmezliği gibi çeşitli faktörler gut hastalığı riskini artırır.
Ürik asit atılımının azalması böbrek yetmezliğinde karşımıza çıkar. Aspirin, idrar söktürtürücü gibi bazı ilaçlarda ürik asit atılımını azaltabilir.
Yüksek ürik asit seviyeleri, kalp-damar hastalıkları, tansiyon yükselmesi ve böbrek yetmezliği gibi hastalıklara zemin hazırlar.

BULGU, BELİRTİ VE YAKINMALAR

Kanda ürik asit yüksekliğinin tespit edilmesi gut hastalığı anlamına gelmez. Bu kişilerde ürik asit kristalleri oluşup organlara çökerse gut hastalığı ortaya çıkar.
Genelde tek eklem tutuluşu ve ayak başparmağında olur. İlk atak çoğu zaman alkol ve etli bir yemek sonrası görülür. Ayak başparmağında ağrı, şişme, kızarıklık meydana gelir. Ağrı çok şiddetli olduğu için uykudan uyandırır. Ekleme değen bir çarşaf bile ağrıya neden olur. Eklem çevresindeki deri parlak kırmızıdır ve soyulmalar görülür. Atak yaklaşık 10 gün içinde geçer. Ataklardan sonra eklemde hareket kısıtlılığı olur. İlk atak geçtikten sonra şikayetin olmadığı ara dönemler görülür.
Gut hastalığının ilerleyen dönemlerinde deri altı birikimler olur. Tofüs denilen bu nodüller ayak başparmağı, avuç içi, parmak ucu, dirsek ve kulak kepçesinde sıklıkla görülür. Bu şişliklerin, büyük olmadığı sürece zararı yoktur. Şişlikler büyürse, örneğin avuç içinde olanlar gibi, hareket zorluğuna neden olur. Görüntüleri hastayı rahatsız edebilir.
İç organ tutuluşuna bağlı olarak hasarlar verebilir. Böbrekte ürik asit birikimine bağlı böbrek taşı ve böbrek yetmezliği gelişebilir. Tutulan eklemden sıvı alıp incelemede ürik asit kristallerinin görülmesi tanıyı kesinleştirir.

TIBBI TEDAVİ

Ataklarda kolşisin, nonsteroid antienflamatuar etkili ağrı kesiciler (naproksen sodyum, indometazin gibi) kullanılır. Etki görülmez ise kortizon tedavisi verilir. Kolşisinin bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal gibi yan etkileri mevcuttur. Ağrı kesicilerin yoğun kullanılması ile böbrek yetmezliği ve mide kanamasına kadar giden yan etkileri olabilir.
Tekrarlayan ataklardan korunmak, deride şişlik oluşumunu ve böbrek taşı oluşumunu önlemek için allopurinol verilir. Yan etkileri arasında bulantı, deri döküntüsü, karın ağrısı ve baş ağrısı bulunur.
Aşırı proteinli gıdalarda kaçınmak, alkol kullanmamak, şişmanlık varsa diyetisyen gözetiminde kilo vermek ve bol su tüketmek gereklidir.

DİYET DEĞİŞİKLİKLERİ

Ksantin oksidaz enzimi ürik asit oluşumunu sağlayan enzimdir. Bitkilerde bulunan flavonoidler ve özellikle apigenin bileşeni ksantin oksidaz enziminin işlevini engelleyerek ürik asit oluşumunu azaltır. Apigenin maddesi maydanoz, kekik ve nanede bol miktarda bulunur. Her birinden günde 1-2 tatlı kaşığı tüketilmelidir. Zerdeçalın da tüketilmesi yararlıdır.
Pürinden zengin gıdalar ürik asit düzeyini artırır. Biftek, domuz, karaciğer, dalak ve sakatat gibi organ etleri, ıstakoz ve hamsi gibi deniz ürünleri bol miktarda pürin içerir. Bu gıdaların kısıtlanması gut hastalığının kontrol altına alınmasında yararlı olur.
Yağsız süt tüketimini takiben kısa süre içinde ürik asit düzeylerinde %10 düşüş sağlanmakta olup aşırı olmayacak ölçüde beslenme planında bulunmalıdır.
Beslenmede alınan kalorinin azaltılması, basit şeker ve beyaz un gibi işlenmiş karbonhidrat yerine kompleks karbonhidratların tüketilmesi, et tüketiminin azaltılması, meyve ve sebzeden zengin beslenme oldukça yararlıdır. Tam tahıllar ve yarım yağlı-yağsız süt tüketimi tercih edilmelidir. Günlük 150 gramdan daha az et, balık, kümes hayvanı tüketimi olmalı, günlük olarak yarısı su olmak üzere 2-4 litre sıvı tüketilmelidir.
Meyve aromalı içecekler, diyet olmayan gazoz, şekerli maden suyu, kola ve işlenmiş gıdalar gibi fruktoz içeren gıdalar tüketilmemelidir.
Alkol tüketimi gut atağını tetikleyebilir, mümkünse tüketilmemelidir.

YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ

Gut hastalığından korunmada en önemli faktörlerden birisi aşırı kilolu olmamaktır. Şişmanlarda gut hastalığı daha fazla görülür. Uygun beslenme ve egzersiz programıyla kilo vermek yararlı olur.

ÖNERİLEN BESİN TAKVİYELERİ

• C vitamini (Askorbik asit) ve B3 vitamini (Niasin): Ürik asit düzeylerini azaltabilmesi nedeniyle günlük 500 mg C vitamini takviyesi önerilir. Ancak bazı hastalarda C vitamininin ürik asit seviyelerini artırdığı da tespit edilmiştir. Bu nedenle, doktor tavsiyesi ve kontrolünde kullanılmalıdır. B3 vitamini suda çözünen bir vitamin olup guta neden olan kolesterol yüksekliği ve damar kireçlenmesinin tedavisinde yararlıdır. Fakat yüksek dozda alınırsa vücuttan atılmak için böbrekte ürik asit ile yarışarak gut atağına neden olabilir. Günde 50 mg’dan fazlası önerilmez.
• Kuersetin ve bromelain: Kuersetin, allopurinolün etkisine benzer mekanizma ile iltihap yapan bileşiklerin üretimini ve salınımını önlemektedir. Gut ataklarını önlemek için günde 3 kez 50-250 mg dozda önerilir. Bromelain, ananas meyvesinde bulunan proteinlerinin sindirimini sağlayan bir enzimdir. Atak süresince bir yandan enflamasyonu azaltmaya destek olurken diğer taraftan kuersetinin emilimini de artırmaktadır. Günde 2-3 defa yemek aralarında 200- 400 mg dozda alınması önerilir.
• Balık yağı: Onıega-3 yağ asitleri nedeniyle enflamasyonu azaltmak ve eklemleri desteklemek için günde 3 kez 1 gram alınması önerilir.
• Folik asit: Ürik asit üretiminden sorumlu olan ksantinoksidaz enzimini inhibe eder. Gut tedavisinde destek olarak günde 10-40 mg folik asit önerilir. Uyarı: Yüksek dozlarda folik asit kullanımı B12 vitamini eksikliğini maskeleyebilir, ayrıca epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçlarla etkileşebilir. Hekim tavsiyesi ve kontrolünde alınmalıdır.
• Alanin, aspartik asit, giutamik asit ve glisin: Proteinlerin temel yapı taşı olan aminoasitlerdir. Böbrek tüplerinden ürik asidin emilimini engelleyerek kanda ürik asidi azaltırlar. Böylece ürik asit atılımında artış olur. Magnezyum ve kalsiyum gibi minerallerle birlikte alınmaları önerilir.
• N-sasetilsistein (NAC) ve metilsülfonilmetan (MSM): Günde 200 mg NAC antioksidan etkisi nedeniyle önerilir. Günde 2 kez 3.000 mg MSM enfiamasyonu baskılamak için önerilir.

ÖNERİLEN BİTKİSEL İÇERİKLİ TAKVİYELER

• Kolşisin (Acı çiğdem, Colchicum autumnale): Acı çiğdem, kolşisin ve demekolsin alkaloitlerini, flavonoitler ve fenolik asit yapısındaki bileşikleri içermektedir. Hekim tavsiyesi ve kontrolünde alınmalıdır. Akut gut krizlerinde başlangıçta 1 mg kolşisin, sonra ağrı kesilene kadar her 2 saatte 0.5-1.5 mg kolşisin verilir. Toplam kolşisin miktarı günlük 8 mg’ı geçmemelidir. Tedavi en fazla 3 gün sürmelidir.
• Keten tohumu yağı: EPA, iltihap oluşumunu tetikleyen lökotrienlerin üretimini sınırlar. Günde 1 yemek kaşığı keten tohumu yağı veya 1.8 g EPA alınması önerilir.
• Yaban mersini, üzüm çekirdeği, çam kabuğu: Yaban mersini, üzüm çekirdeği veya çam kabuğu ekstreleri proantosiyanidin yapısında flavonoit bileşikleri bakımından zengindir. Günde 150-300 Mg önerilir. Kiraz, alıç, yaban mersini, likapa meyvesi ve diğer kırmızı mavi zar kabuklu meyveler antosiyanidin ve proantosiyanidin kaynaklarıdır. Bu maddeler güçlü antioksidan etkili olup lökotrien oluşumuna da engel olabilirler. Günde 100-300 mg çam kabuğu ekstresi veya üzüm çekirdeği ekstresi ya da 80 mg yaban mersini meyve ekstresi antioksidan kaynağı olarak ve iltihap oluşumunu önlemeye destek olarak önerilmektedir. Bir derlemede, günde 200-250 gr taze veya konserve kiraz tüketiminin ürik asit düzeylerini düşürmede ve gut hastalığını önlemede destek olabileceği bildirilmiştir.
• Angelica sinensis (Çin melek otu): Geleneksel Çin tıbbında kullanılır ve ksantin oksidaz enzimini kuvvetli baskılar. 45-75 kg olan kişilere günde 1.040 mg, 75 kg’ın üzerinde olanlara 1.560 mg angelica ekstraktı içeren kapsül önerilmektedir.

TIBBİ ÇAYLAR

• Şeytan tırnağı (Harpogophytum procumbens, Devil’s ciaw): Eklem ağrılarını azaltmada ve kolesterol ile ürik asit seviyelerini düşürmede etkili olduğu görülmüştür. Günde 3 kez 1-2 gram kök ile hazırlanmış çay veya günde 3-5 ml tentürü önerilir.
• Turna yemişi (Vaccinum macrocarpon, Cranberry): Günde 90- 250 gram meyve ya da 150-600 ml taze meyve suyunun tüketilmesi önerilir.
• Mısır püskülü: Zengin potasyum içeriği nedeniyle idrar söktürücü olan mısır püskülü çayı, sistit, romatizma ve gut gibi iltihabi hastalıklarda önerilmektedir.1 tatlı kaşığı (2-2.5 gram) drog, 150 ml kaynar su içinde ağzı kapalı olarak 10 dakika demlenip süzülür. Günde 3-4 defa birer çay fincanı idrar söktürücü olarak içilir.
• Hindiba (Cichorium intybus): Kök ve toprak üstü kısımları kullanılmaktadır. Karaciğer ve safra rahatsızlıkları yanında gut ve romatizmada da kullanılmaktadır. İdrar söktürücü özelliktedir. Çay kaşığı drog (2.5 gram), bir bardak kaynar su içinde ağzı kapalı olarak 5 dakika demlenir ve süzülür. Günde 2 çay fincanı içilir.

Yazar: Fatih Bolelli

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :