Kozmetik Ürünlerinde Kullanılan Başlıca Bileşenler ve Özellikleri

Kozmetik diline hakim olmak istiyorsan, işe kelime hazneni geliştirerek başlamalısın. Piyasadaki çoğu üründe gözüne çarpan içeriklerin yeteneklerini açıkladığımız sözlük, sana yardımcı olabilir.
Raflarda duran onca üründen hangilerine gerçekten ihtiyacın var? O havalı şişede duran ürünün içeriğindeki bir maddeden (dolayısıyla o üründen) uzak durman gerekiyor olabilir mi? Belki de ucuz diye emin olamadığın bir kavanoz, sana tam ihtiyacın olanı sunuyor… Peki, bunu nasıl bileceksin? Tıpkı yediklerini seçerken yaptığın gibi; etiket okuyarak. İşte A’dan Z’ye kozmetik etiketlerinde en sık karşılaştığın içerikler ve anlamları…
Alfa Hidroksi Asitler (AHA): Su tutucu özelliklerinin yanında soyucu etkileri de olan doğal organik asitlerdir. AHA’lı ürünler, nemlendirme özelliklerinin yanı sıra foto yaşlanma ve anti-aging amaçlı da kullanılıyor. Anti-aging kremler içerisinde en çok glikolik asit, laktik asit ve sitrik asit gibi AHA’lar tercih ediliyor. Bu asitler, peeling etkisiyle cildin ölü tabakasını uzaklaştırıyor, doğal hücre yenilenmesini uyarıyor, ciltteki renk düzensizliklerini gideriyor ve ince kırışıklıklar açılmasını sağlıyor.

Alfa Lipoik Asit:Yaşlanma karşıtı cilt bakım ürünlerinde serbest radikallerin yarattığı hücre hasarı ile savaşmak için kullanılıyor. Bu konuda, çoğu antioksidandan daha iddialı olduğu biliniyor. Ayrıca, antioksidanları uyararak ve kolajen üretimini tetikleyerek kırışıklık görünümünü azaltıyor.
Avobenzon: Güneşten gelen UVA ışınlarını emen kimyasal bir koruyucu. Beyaz tabaka bırakmıyor. Güneşten koruyucu ve güneş sonrası ürünlerde, makyaj malzemelerinde, saç bakım ürünlerinde bulunuyor.

Beta Glukan: Antioksidan özelliği ile ciltteki nem kapasitesinde artma sağlıyor. Cilt elastikiyetinde artışı desteklemede ve cildi sıkılaştırmada görev alıyor.
Beta Hidroksi Asitler (BHA): Gözenekleri tıkayan yağları arındırıyor. Akneye meyilli, siyah nokta ve geniş gözenek sorunu olan ciltler için ideal. Ancak kuru ciltleri tahriş edebiliyor; normal ve yağlı ciltler için daha uygun. En meşhur üyesi ise salisilik asit.
Biotin: H vitamini olarak da bilinen biotin, vücutta üretilen ve suda eriyen bir vitamin. Vücuttaki her bir hücre için gerekli olan B kompleks vitaminlerinden. İnce saçları kalınlaştırıyor ve kolayca kırılan tırnakları güçlendiriyor.
C Vitamini: Kolajen sentezini arttırarak ciltteki kırışıklıkları azaltıyor. Ayrıca çatlaklarda (roller ile birlikte), melasma lekelerinde, güneşin yaşlanma etkilerini önlemede ve gidermede oldukça etkili bir tedavi aracı.

Çinko Oksit: Ultraviyole ışınlarına karşı belirgin koruyuculuğu ile tanınıyor. Ayrıca güneş yanıkları ve cilt hasarları ile ilişkili hassasiyeti azaltıyor. Saç derisindeki pul pul dökülmeyi engellemek için kepek karşıtı şampuanlarda da aktif bir içerik olarak kullanılıyor.
Dioik Asit: Akneye yatkın ciltlerde, cilt bakımı ürünlerine eklenerek akneleri azaltabiliyor. Ayrıca cilt üzerindeki koyu lekeleri ya da hiperpigmentasyonu da hafifletiyor.
E Vitamini: Favori antoksidan içeriklerden biri. Kolajen üretimini arttırarak cildin daha genç görünmesini sağlıyor. İnce çizgi, kırışıklık, yaşlılık lekelerinin görünümünü hafifletiyor. Güneş koruyucuların etkisini arttırdığı için çeşitli güneş koruyucu ürünlerde de bulunuyor.

Elastin: Cilde elastikiyet veren önemli bir bileşen. Cilt bakım ürünlerinde genellikle kolajen ile kombine edilerek, elastin kaybının neden olduğu ince çizgi ve kırışıklık görünümünü azaltmaya yardımcı oluyor.
Fenoksietanol: Parabene göre cilde daha dost bir koruyucu olması onu doğal kozmetik ürünlerde en gözde içerik yapıyor. Koruyucu olduğu için pek çok ürünün içeriğinde bulunabiliyor. Ancak cilt ve göz için tahriş edici özellikleri var. Fenoksietanol (Phenoxyethanol) dışında, etiketlerde “2-phenoxy and ethanol”, “2 hydroxythyl”, “phenyl ether” olarak bulunabiliyor.
Ferulik Asit: Siyah pirinç, buğday ve yulaf gibi tohum ve yapraklarda bulunan bitkisel bir antioksidan. Çevresel hasara karşı cildi koruyor, güneşten koruyucu ürünlerde etkili bir şekilde çalışıyor. Ayrıca çok iyi bir takım arkadaşı: Cilt bakım ürünlerine C ve E vitaminleriyle beraber eklendiğinde, diğer vitaminlerin yıkımını önlüyor.

Fitik Asit: Tahıl ve meyve tohumlarında bulunan bitkisel bir antioksidan. Genellikle cildi aydınlatmak için kullanılıyor: Melanin oluşumunda bakır ve demirin girişini bloke ediyor.
Formaldehit: Oje, deodorant, makyaj malzemeleri, banyo köpükleri ve saç boyalarında koruyucu olarak kullanılıyor. Etiketlerde “cormalin”, “formic aldehyde”, “methanal, methyl aldehyde” veya “oxymethane” olarak bulunabiliyor. Bağışıklık sisteminde toksik etkiye neden oluyor: tahriş edici ve alerjen özellikleri var.
Glikonik Asit: Ciltteki ölü hücrelerin soyulup atılmasını sağlıyor. Bu özelliğiyle kırışıklık, sivilce ve iri gözenek problemlerin sahip ciltler için ideal. Cildi yumuşatıyor, ince çizgileri yok ediyor, kirleri uzaklaştırıyor ve cilt dokusunu geliştiriyor.
Gliserin:”Gliserol” olarak da bilinen gliserin, ciltte doğal olarak bulunan, cildin sağlıklı görünümünü ve hissini devam ettirmesine yardımcı, kuruluğa karşı koruma sağlayan bir madde. Kozmetik ürünlerinde nem tutucu özelliği nedeniyle sık kullanılıyor. Bu sayede saç ve ciltteki suyun yeterli düzeyde kalmasına yardımcı oluyor; ürünlerin uygulanmasını kolaylaştırıyor.
Kaolin: Kil mineralinde doğal olarak bulunuyor ve kozmetiklerde emici özelliğiyle kullanılıyor. Bu özelliğiyle, yağlı ciltler için üretilen kil maskelerinde popüler bir içerik. Çok sık kullanımı cildi kurutabiliyor.
Koenzim Q10 (Ubikinon): Yaşlanma karşıtı ürünlerde kullanılıyor. Kolajen ve elastin üretiminde önemli rol oynuyor. Antioksidan etkisi de bulunuyor.
Kolik Asit: Antioksidan etkili, leke tedavisinde kullanılan bir içerik. Ancak kaşıntı, yanma ve soyulma gibi yan etkileri olabiliyor. Dezavantajı, kozmetik formüllerinde aşırı istikrarsız olması: Hava ya da güneş ışığına maruz kaldığında kahverenginin garip bir tonuna dönüp etkisini kaybedebiliyor.

Kömür: Yüz maskesi ya da yüz temizleme ürünlerinde gözenek temizleyici olarak kullanılabiliyor. Yağlı ciltlerde sebum dengesini sağlıyor; akne ve siyah noktalarla savaşıyor.
Laktik Asit: Akne ya da rozasea gibi sorunlara sahip hassas ciltler için uygun bir soyucu içerik. Cilt dokusunu iyileştiriyor ve kolajen üretimini Teşvik ediyor. İnce çizgi, kırışıklık, akne lezyonları, yaşı ılık lekeleri ve hiperpigmentasyonu azaltıyor. Cilt temizleyiciler, akne ürünleri ve yaşlanma karşıtı formüllerde kullanılıyor.
Landlin: Koyun yününün yağından elde edilen, nem kaybını önleyici özellikte alan bu madde, rujdan yüz bakım ürünlerine kadar birçok kozmetik ürününde nem verici içerik olarak kullanılıyor.
Magnezyum Askorbil Fosfat: Erken yaşlanma belirtileri gösteren ya da olgun ciltler için ideal, C vitamini türevi, iltihaplanma karşıtı bir antioksidan. Cildin nem seviyesini yükseltiyor, kolajen oluşumunu destekleyerek olgun ciltlerin elastikiyetini arttırıyor. Cilt tonu eşitsizliğini de giderebiliyor.
Malik Asit: Yaşlanma karşıtı tedavilerde cildi güzelleştirmek ve cilt hücrelerinin daha genç görünmesini teşvik etmek amacıyla kullanılıyor.
Meyan Kökü Özü: Çok iyi bir enflamasyon karşıtı içerik. Sürekli kullanımında leke görünümünü hafifletiyor. İçeriğindeki glabridın, hiperpigmentasyonun azalmasına yardımcı oluyor. Meyan kökü özü, cildin yaş üretimini düzene soktuğu için akne karşıtı bakımda da tercih edilebiliyor.
Niasinamid (B3 Vitamini): Cilt bakım ürünlerinde hiperpigmentasyon, kızarıklık ve kırışıklık görünümünü hafifletmek için kullanılıyor. Ayrıca cilt bariyerini tahriş edici etkenlerden koruyor ve cildin nemli kalmasına yardımcı oluyor. Elastikiyeti arttırıyor, enflamasyon ve akneyi azaltabiliyor.
Oksinoksat: UVB ışınlarını absorbe etmek için güneş koruyucularda en yaygın kullanılan içerik. UVA ışınlarını filtrelemiyor. Şampuan, krem, saç boyası ve ruj gibi güzellik ürünlerinde kullanılıyor. Kötü haber: Cilt tarafından çok hızlı emildiği için östrojen gelişimini arttırıyor. Yüksek seviyelerdeki östrojen fazlalığı da meme kanseri ile ilişkilendiriliyor.

Paraben: Kozmetikleri zararlı mikroorganizmalara ve bozulmalara karşı koruyor. Ürünlerin raf ömrünü uzatıyor. Şampuan, deodorant, diş macunu, makyaj malzemeleri, nemlendiriciler gibi birçok üründe kullanılıyor. Fakat endokrin sisteminin fonksiyonlarını bozabileceği, cilt ve meme kanserine yol açabileceği biliniyor.
Polihidroksi Asit (PHA): Cilt bariyerini güçlendiriyor ve yaşlanma belirtileriyle cildi tahriş etmeden savaşmayı sağlıyor. AHA’lara göre hassas ciltlere daha nazik bir şekilde etki ediyor. Doğal bir nemlendirici olduğu için kuru cildin nemli kalmasına yardımcı oluyor.
Resveratrol: Asıl kaynağı kırmızı üzüm olan bir antioksidan. Yaşlanma sürecini geciktiriyor ve ince çizgi, kırışıklık gibi yaşlanma belirtilerini önlüyor. Ayrıca enflamasyon karşıtı olduğu için tahriş olmuş cildi yatıştırıyor.
Retinol (A Vitamini): Hücre yenilenmesini arttırıyor, ince kırışıklıkları düzeltiyor ve serbest radikal hasarına karşı cildi koruyor. Ayni zamanda kolajen sentezini uyarıp, parçalanmasını önlüyor. Bu nedenle de kolajen ve elastin kaybına bağlı sarkma ve kırışıklıkların başladığı 30’lu yaşlardan itibaren kullanılması öneriliyor.
Salisilik Asit: Akne tedavisinde kullanılıyor. Cildin en üst katmanını arındırıyor, tıkalı folikülleri açıyor ve akneye yol açan bakterileri öldürüyor. Şampuanlara eklendiğinde saç derisindeki sivilceler için de etki gösteriyor.
Sitrik Asit: Soyucu ve pH düzenleyici bu içerik. yaşlanma karşıtı tedavilerde cildin görünümünü iyileştirmek için kullanılıyor. Yaşlılık lekeleri ve akne izlerinin giderilmesinde Yardımcı oluyor. Ayrıca şampuanlarda kepek karşıtı ajan olarak da tercih ediliyor.
Sodyum Laureth Sülfat ve Sodyum Lauril Sülfat: Şampuanlarda ve aslında kopüren her şeyde yaygın olarak kullanılıyor (sabun, vücut jeli, diş macunu gibi). Cildi tahriş edebiliyor, cildin koruyucu bariyerini zayıflatıyor, saç renginin ve parlaklığının solmasına neden olabiliyor. Cilde ve kafatasına kolaylıkla nüfuz ediyor. Karaciğer tarafından metabolize edilemiyor. Endokrin sisteminin işleyişini aksatıyor. Etiketlerde “sodium lauryl/laureth sulfate”, “sodium dodecyl sülfate”, “sodium salt sulphuric acid”, “monododecyl ester”, “PEG lauryl sulfate” olarak bulunuyor.
Sürfaktan: Cilt temizleyicilerinin ana bileşeni. Sürfaktanlar hidrofobik özellikleri ile ciltteki kirlerin uzaklaştırılmasında görev alıyor. Ancak derinin bariyer fonksiyonunda bozulmaya yol açarak ciltte kuruluğa sebep olabiliyor.

T.Talk: Bebek pudralarında kullanılan bir mineral. Sıvı pudra, far, yüz pudraları ve güneş koruyucularda da kullanılıyor. Topaklaşmayı önleyen emici madde olarak tercih ediliyor. Hayvanlar üzerinde yapılan bazı çalışmalara göre nefes yoluyla içe çekilmesi akciğerlerin tahrişine ve hatta kansere bile neden olabiliyor. Etiketlerde “talc” veya “talcum powder” olarak gözüne çarpabilir.
Titanyum Dioksit: Güneşten koruyucu ürünlerde kullanılıyor. UVB ışınlarını ve bazı UVA ışınlarını absorbe etmek yerine yansıtıyor. Tebeşirimsi bir görünüme sahip olan mineral, renkli kozmetiklerde opaklığı arttırma, beyezlaştırma ve renk ayarlaması için kollanılabiliyor. Cildin nefes almasını önleyebildiği için bazı kişilerde sivilce yapabiliyor.
Triklosan: Antibakteriyel ve mantar önleyici özelliklere sahip. Kısaca dezenfektan amaçlı kullanılıyor. Cildi tahriş etme özelliği var. Yüksek seviyede maruz kalmak cildin bakterilere kargşı savunma sisteminin zayıflamasına neden oluyor. Sabundan diş macununa, akne tedavisi ürünlerinden antiperspirent ve ruflara kadar pek çok ürünün içine dahil ediliyor. Etiketlerde “chloro” ve “dichlorophenoxy” olarak görebilirsin.

Üre: Üre, idrardan ayrıştırılmış organik bir bileşen. Sakin ol, açıklayabiliriz. Antibakteriyel özellikleri ile biliniyor. Ciltteki kuru bölgeleri nemlendiriyor, böylece cilt hücrelerini yenileyerek cildin koruyucu bariyerini güçlendiriyor. Ayrıca diğer içeriklerin cilt tarafından emilmesini sağlıyor. Daha yumuşak ve pürüzsüz bir cilt vadettiği için genellikle kuru ya da pul pul dökülen ciltler için öneriliyor.
Yeşil Çay: Kendisi artık iyi bildiğiniz gibi bir antioksidan kaynağı. İçeriğindeki kateşin ile cilt üzerindeki hücre hasar ve kırışıklıkları gideriyor; sivilceleri temizliyor. Enflamasyonla savaşarak ve serbest radikallerle mücadele ederek güneş hasarını da azaltıyor. Yeni saç oluşumunu teşvik ettiği, kuru saç derisi ve kepek gibi problemlere karşı etkili olduğu biliniyor.
Zencefil: Antioksidan etkili. Çevresel etkenler ve serbest radikallere karşı cildi koruyor. Saç derisindeki kan akışını arttırıp, saç foliküllerini tetiklediği için saç uzamasına destek olduğu biliniyor.
Zerdeçal: Antioksidan, enflamasyon karşıtı ve antibakteriyel özelliklere sahip. Cilt kusurlarını, ton farklılıklarını hafifletiyor ve cilde canlı bir görünüm kazandırıyor. Yüz maskelerinde etkili bir içerik.

Yazar: Fatih Bolelli

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :