Kalp Ağrısı (Anjina Pektoris) Nedir, Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır ?

Kalp ağrısına, anjina pektoris ismi verilir.
Stres, spor gibi kalbin işlevinin arttığı durumlarda kalbin oksijen ihtiyacı artar. Normal şartlar altında oksijen ihtiyacı sorunsuz karşılanır. Kalbin oksijen ihtiyacının yeterli karşılanamaması sonucu kalp ağrısı ortaya çıkar.
Kalbin yeterli oksijen alamaması sonucunda kalp dokusunda iskemi adı verilen, yetersiz oksijenlenmeye bağlı değişiklikler olur. Bu değişikliğe bağlı salgılanan bazı maddeler kalpteki sinirleri uyararak beyne sinyal gider ve kalp ağrısı oluşur. Kalbi besleyen koroner damarların daralması, aşırı stres, soğuk hava ve sigara içimine bağlı ani daralmalar kan akışını, dolayısıyla oksijenlenmeyi azaltır. Kansızlık ya da kan yoğunluğunun artması, şişmanlık, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliğinde kalbin beslenmesi bozulur. Çarpıntı, kanamalar, aort damarı darlıkları, aort damarı yetmezlikleri, tansiyon yüksekliği, doğuştan gelen kalp damarı hastalıkları, guatr, kalbi besleyen koroner damarlardaki kanın azalmasına sebep olur. Akciğer hastalıklarında kana yeterli oksijen geçemediği için kalp ağrısına neden olabilir.
Kalp ağrısının en sık nedeni, kalbi besleyen koroner damarların daralmasıdır. Koroner arterlerde damar sertliği sonucu damar lümeninde daralmalar olur. Daralmalar sonucu kanın geçişi azalır.

BULGU, BELİRTİ VE YAKINMALAR

Yürüme, merdiven ve yokuş çıkma gibi hareketler esnasında yanıcı, batıcı, sıkıştırıcı göğüs ağrısı olur. Bu keskin göğüs ağrısı çene, diş, omuz, sırt ve sol kola yayılım gösterebilir. Bazen mide yanması ve bulantı şeklinde hissedilir. Mide ağrısı şeklinde olanlar hazımsızlıkla karıştırılabilir. Hasta, hareketi bırakıp dinlenince ağrısı geçer. Ağır yemekler, soğuk hava, heyecanlanma, sigara içimi de kalp ağrısını başlatabilir. Ağrıya tansiyon Yüksekliği, terleme, bulantı, kusura, çarpıntı, nefes darlığı eşlik edebilir.
Kan kolesterol ve trigliserid düzeyleri değerlendirilir. Kötü kolesterolün damar duvarlarında hasar yapmasını engelleyen iyi kolesterol HDL mutlaka değerlendirilmelidir. Özellikle ailesel erken yaşta ölüme neden olan kalp krizi riski, HDL düzeyi düşük olanlarda daha fazladır. Damar sertliğine neden olacak şeker, yüksek tansiyon, böbrek hastalığı gibi bulgulara göre tahliller yapılır.
Kalp şeridi, yani EKG, istirahat halindeyken normal çıkabilir. Eforla birlikte değerlendirildiğinde kalp kasının beslenemediğine ait bulgular görülebilir. Akciğer hastalıklarını atlamamak için akciğer röntgeni çekilir. Miyokard perfüzyon sintigrafisi, ekokardiyografi, anjiyografi yapılan incelemelerdendir.
Benzer şekilde göğüs ağrısı yapabilecek mide hastalıkları, reflü, yemek borusu iltihabı, sol omuz eklem hastalıkları, kalp kası iltihapları yapılan incelemelerle kalp damar hastalığından ayrılır.

TIBBİ TEDAVİ

Doğru beslenme, kilo kontrolü, düzenli egzersiz ve sigarayı bırakmak ilk yapılması gerekenlerdendir.
Ani oluşan anjina pektoris için dil altı veya sprey şeklinde nitrogliserin gibi ilaçlar kullanılır. Sonraki atakların önlenmesi için beta blokerler (propranolol, metoprolol vb), kalsiyum antagonistleri (diltiazem, nifedipin, amlodipin vb) ve uzun etkili nitratlar kullanılır. Bu ilaçlar tek başına ya da kombinasyon şeklinde verilebilir. Kanın pıhtılaşmasını azaltan aspirin benzeri ilaçlar tedaviye eklenir. Kolesterol yüksekliği, damar duvarlarında sertleşmeye neden olan plakların birikimine neden olacağı için uygun kişilerde statin grubu ilaçlara başlanır.
Varsa, tansiyon yüksekliği, kalp yetmezliği, ritim bozuklukları tedavi edilir.
Kalbi besleyen koroner damarlardaki darlık ileri derecede ise koroner anjiyoplasti (balon), stent uygulamaları yapılır. Tedaviye cevap vermeyen olgularda koroner bypass ameliyatı düşünülür.
Tedavi yapılmadığı takdirde ciddi ritim bozuklukları, kalp krizi ve ani ölümler görülür.

DİYET DEĞİŞİKLİKLERİ

Beslenme, kalp-damar sağlığında çok önemli bir rol oynar. Trans yağların azaltılması, tam tahıl, meyve ve sebze tüketiminin artırılması yararlıdır. Et olarak balığın tüketildiği, derisi ayrılmış tavuk, yağsız süt, tam tahıl, meyve, sebze, fındık, fıstık, ceviz gibi bitkisel kökenli gıdaların temelini oluşturduğu Akdeniz tipi beslenme önerilmektedir. Tuz kısıtlanmalıdır, sofrada bulundurulmamalıdır. Rafine tuzdan uzak durulmalıdır. Ölçülü olarak doğal, kristal kaya tuzu kullanılabilir. Doymuş yağlar, kalp-damar sağlığı üzerinde belirgin bir olumsuzluğu olmasa da aşırıya kaçırılmayacak şekilde tüketilmelidir.
Ağır ve bol miktarda yemek tüketilmesi göğüs ağrısını tetikleyebilir.
Ayrıca alkol tüketilmemelidir.

YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ

İlk yapılması gereken, sigara içiliyorsa bırakmaktır. Kalp ağrısı geçirenler sigara içmeye devam ediyorsa bir nevi intihar etmektedirler. Pasif içicilik de aynı derecede zararlıdır.
Fiziksel aktivite aşırı kilonun verilmesinde, kolesterol ve şeker yüksekliğinin kontrolünde, stresin azaltılmasında yararlıdır. Doktorun izin verdiği ölçüde mutlaka düzenli egzersiz yapılmalıdır. Ilımlı günlük egzersiz ile beraber mesleki stresin azaltılmasına yönelik yaklaşımlar ve yağdan fakir beslenme programı göğüs ağrısı sıklığını azaltmakta, egzersiz kapasitesini ve yaşam kalitesini iyileştirmektedir. Haftada en az 5 gün 30-60 dakika arasında şiddetli olmayan egzersiz yararlıdır. Egzersiz ile haftalık 1.000 kalori yakılması yeterlidir. Özellikle ciddi kalp damarı tıkanması veya kalp yetmezliği olan kişilerde daha kısa süreli egzersizler gün içinde sık tekrarlanarak yapılabilir, böylece zorlanmadan egzersiz tamamlanır ve giderek kapasite artırılır. Düzenli egzersiz yapılması kilo kaybı veya tuz alımından bağımsız olarak tansiyonda 5-10 mm Hg düşme sağlar. Egzersiz yapılması, özellikle ACE inhibitörü veya idrar söktürücü kullanan kişilerde tansiyon düşürücü ilacın ihtiyaç duyulan dozunda azalma sağlayabilmektedir. Beta bloker cinsi ilaç kullananlarda ise egzersizin bu yararı daha azdır. Fiziksel aktivite insülin direncini azaltır, şeker düzeyini, kolesterol düzeyini azaltır ve kilo kaybı sağlar. Egzersiz esnasında göğüs ağrısı olduğu zaman hemen egzersiz sonlandırılmalı ve istirahat edilmelidir, nitrogliserin dilaltı alınması yararlı olabilir.
Cinsel aktivite göğüs ağrısını artırabilir. Bu durumda, korunmak için cinsel birleşmeden önce nitrogliserin alınması yararlı olabilir (nitrogliserin baş ağrısı yapabileceği için parasetamol gibi basit ağrı kesici de tavsiye edilir). Göğüs ağrısı atağı geçirenler ile kalp-damar sağlığı sorunu olanların ereksiyonu sağlamak için aldıkları sildenafil gibi ilaçların kullanımı kalp krizi ile ölüme neden olabileceği için mutlaka doktor önerisine göre hareket edilmelidir.
Aşırı kilolu olmak kalp hastalığı riskini artırır. Diyet uzmanının önerileri ve izin verilen egzersiz programıyla beraber sağlıklı kilo verilmesi gereklidir.

Kolesterol yüksekliği varsa bununla ilgili mücadele yöntemleri doktor ile beraber kararlaştırılmalıdır.
Kalp hastalığına neden olan tansiyon yüksekliği veya şeker hastalığı gibi sağlık sorunları varsa bunların tedavi ve takiplerinin düzenli yapılması, kişinin hayatını buna göre şekillendirmesi gereklidir.
Stres, damarların daralmasına ve tansiyonun yükselmesine neden olur. Bu nedenle stres ile mücadele teknikleri geliştirilmesi, gevşeme, meditasyon, nefes tedavisi gibi yaklaşımların uygulanması yararlıdır. Başa çıkılamıyorsa psikolojik yardım alınmalıdır.

ÖNERİLEN BESİN TAKVİYELERİ

• L-karnitin: Mitokondrilerde yağlar enerjiye çevrilmektedir. L-karnitin, yağların mitokondriye taşınmasını sağlayan aminoasittir. Kalp fonksiyonları için yeterli enerji üretimi şarttır. Günde 2-3 kez 1 gram L-karnitin, kalp fonksiyonlarında artışı ve anjina semptomlarında azalmayı sağlamıştır.
• Koenzim Q10: Kalbin enerji mekanizmasına destek olabilir. Günde 150 mg koenzim Q10 verilen anjina hastalarında, göğüste ağrı olmaksızın hareket kabiliyetlerinde artış gözlenmiştir.
• E vitamini: Kanda antioksidan etkili vitaminlerin özellikle E vitamini düzeylerinin düşük bulunuşu ile anjina riski arasında bir korelasyon saptanmıştır. Uzun süreli olarak günde 50 IU E vitamini takviyesi ile anjina hastalarında semptomlarda minör düzelmeler tespit edilmiştir.
• Arginin: Nitrogliserin ve benzeri ilaçlar damarlarda nitrik oksit ile etkileşerek genişleme yaparlar. Anjina hastalarında kan hücreleri yeterli miktarda nitrik oksit üretemez. Nitrik oksidin vücutta öncülü arjinin aminoasididir. 3 gün süreyle günde 3 kez 2 gram arjinin takviyesi ile anjina hastalarında hareket kabiliyeti artmıştır. Bir araştırmada, 3 ay boyunca günde 9 gram arjinin takviyesi ile damarlarda genişleme sağlanmış ve hastalarda olumlu sonuçlar alınmıştır.
• N-asetilsistein (NAC): Anjina tanısı konulmuş hastalarda NAC, nitrogliserinin etkisini artırmaktadır. 4 ay boyunca günde 3 kez 600 mg NAC ile birlikte, transdermal nitrogliserin preparatı verilen hastalarda anjina semptomları önemli oranda azalmıştır.
• Magnezyum (Mg): Mg eksikliği koroner arterlerde spazm oluşmasına neden olabilir. 6 ay boyunca günde 2 kez 365 mg Mg alan hastalarda harekete bağlı göğüs ağrılarında önemli oranda azalma saptanmıştır.
• Riboz: 3 gün boyunca günde 4 kez 15 gram riboz verilen hastalarda egzersiz testi sonucunda EKG değerlerinde düzelmeler ve göğüste ağrı olmaksızın hareket yeteneğinde artış saptanmıştır.
• Balık yağı: 3 gram EPA ve 2 gram DHA takviyesi göğüs ağrısının sıklığını azaltmış ve nitrogliserine olan ihtiyacı azaltmıştır. Balık yağı alan kişilere, vücutta yağın oksidasyonuna engel olmak amacıyla E vitamini takviyesi de önerilmektedir. Günde 6 gram balık yağı alan kişilere 500 IU E vitamini takviyesi de önerilmiştir.

ÖNERİLEN BİTKİSEL İÇERİKLİ TAKVİYELER

• Alıç: Alıcın çiçekli yaprakları ve meyveleri hafif kalp yetmezliklerinde özellikle yaşlılıkta kullanılmaktadır. Meyve, yaprak ve çiçekler, flavonoit grubu bileşikler içermektedir. Oligomerik prosiyanidin yapısında olan bu flavonoitler, damarları olası hasarlardan koruyup damar direncini artırma özelliğindedir. %18.75 oligomerik prosiyanidin içeren standart ekstreden günde 60 mg alan hastalarda kalp fonksiyonlarında ve egzersiz toleransında artış gözlenmiştir.
• Alıç çayı: 1 çay kaşığı (1.5 gram) drog 1 bardak kaynamış su içinde ağzı kapalı olarak 15 dakika demlenir ve süzülür. Gün içinde birkaç çay fincanı içilir.
• Arnika (öküzgözü) çiçekleri ile kompres: 2 gram çiçek, vücut sıcaklığına yakın sıcaklıkta (sıcak su kullanılmaz) 100 ml su içinde bekletilip süzülür. Bu süzüntüye bir bez batırılır, suyu sıkılıp, göğüs bölgesine kompres yapılır. Göğüs, pamuklu bir bezle sarılır (tatbik süresi 10-15 dakikadır). Kollar ve omuzlar bir battaniye ile gevşek olarak örtülür. Kompres, Arnika tentürü ile de yapılabilir. %70 etanol içinde hazırlanmış olan tentürden 1 tatlı kaşığı, bir kase suya ilave edilir ve karıştırılır. Bu karışımın içine daldırılan bez ile kompres yapılır.

Yazar: Fatih Bolelli

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :